Özgür Özel Değişim Herkese İyi Gelecek
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Milletimiz emin olsun ki değişim herkese iyi gelecek. Millete tepeden bakanlar gidecek, milletin hizmetkarı olanlar göreve gelecek. Herkes derin bir nefes alacak' dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti. Özel, yaklaşık 3,5 saat süren toplantının ardından açıklama yaptı. Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, kahraman polisimizin ve jandarmamızın tüm çabalarına rağmen sokaktaki suç çeteleriyle mücadelede yetersiz kalmaktadır. Yaşadığımız bu ağır tablo siyasi tercihlerin bir sonucu şüphesiz. Uyuşturucu çeteleri ülkemizin her köşesini sarmakta ve özellikle çocuklar bu çeteler tarafından kullanılmaktadır. Bunun yanında ekonomik kriz her geçen gün daha da yakıcı hale gelmekte, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı buna da bir çözüm üretememektedir" dedi.
'ADALET BAKANI, HSK’DA YER ALMAYACAK'
Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin araçsallaştırılan yargı eliyle siyasi operasyonlar yapıp, iktidar koltuğunda kalmaya çalıştığını söyleyerek, "Bugün yüzde 20’lere düşen yargıya güven oranını, şerefli yargı mensuplarıyla birlikte yeniden yükselteceğiz. Hızlı, liyakatli ve güvenilir bir yargı sistemini inşa edeceğiz. Bunun için Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu evrensel, demokratik standartlarda yeniden yapılandıracağız. HSK’yı siyasetin etkisinden kurtaracağız. Adalet Bakanı ve yürütme organının hiçbir temsilcisi, bu kurulda yer almayacak. Kurulların üyeleri yüksek yargı mensupları tarafından seçilecek. Yargı sistemi Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, mal varlıkları açıklanamayan, yolsuzluğa bulaşmış kişilerden hızla ve tamamen arındırılacak. Yargı mensuplarının göreve alımından atamalarına, terfilerine ve performans değerlendirmelerine dair tüm süreçler şeffaf ve önceden belirlenen kriterler çerçevesinde yürütülecek. Mahkemelerde dosyaların hangi heyete ya da heyetlere düşeceğine ilişkin yetki mahkeme başkanlarından alınacak. Dosyalar, kanuni olarak oluşturulacak sıralama yöntemine göre otomatik olarak dağıtılacak. Coğrafi teminata ilave olarak yer ve kürsü güvencesi sağlanacak. İhtisas mahkemelerinin sayısını artıracağız. Bu mahkemeler, alanına hakim yargıçlar tarafından yürütülecek. Tıbbi davalara bakan mahkemeler, asker kişiler için mahkemeler gibi alanlarda da yeni ihtisas mahkemeleri kuracağız, var olanları güçlendireceğiz. Dosya görülme süresi uzamış yüksek mahkemelerin üye sayılarını artırarak, vatandaşın adalet talebini karşılayacağız. Kırılgan grupların yargıya erişiminin önündeki engelleri kaldıracağız. Bunun için barolarla ve Barolar Birliği ile birlikte çalışacağız. Bizim iktidarımızda yargı, siyasetin aparatı olmaktan çıkarılacak, sadece vatandaşın hukukunu koruyacak” ifadelerini kullandı.
'GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI DEĞİŞMELİ'
Özel, devletin milletin hukukunu koruması gereken bir diğer sahanın uluslararası alan olduğunu söyleyerek, "Bu iktidar nasıl vatandaşın hukukunu yurt içinde korumuyorsa, yurt dışında da koruyamamaktadır. Gümrük Birliği çerçevesinde yaşanan son gelişmeler, bu ülkenin üreticisinin uluslararası alanda sahipsiz bırakıldığını ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır. Ama yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye’ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir. Biz iktidarımızda Gümrük Birliği anlaşmasının kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyoruz. Anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye’yi dahil edeceğiz. Gümrük Birliğinin Türkiye’de yarattığı sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasından geçmektedir. Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle, Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız. Başkan Yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal’de 89 üye partinin, CHP’nin Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne tam üye yapma hedefini tamamen desteklediklerini sık sık tekrarladıkları, imza altına aldıkları niyet beyanları ve dayanışmasını bu konuda son derece kıymetli görüyor, CHP iktidarında ne kadar hızlı Avrupa Birliği’ne üye olabileceğimiz konusunda bir fikir vereceğini umuyoruz" dedi.
'TEFECİ FAİZ ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZ'
Özel, iktidarın işletmeleri de iflasa sürüklediğini savunarak, "Bugün ekonomide serbest rekabet ortamını ortadan kaldırıp, her alanda imtiyazlı gruplar oluşturup, geri kalanları ticari hayattan dışlayan bir yapı var. İşletmelerimizin genel borçluluk seviyesinin olağanüstü seviyelere ulaştığını endişe ile takip ediyoruz. 2025 yılı, son 5 yılın en fazla konkordato başvurusu yapılan yılı olmuştur. Son 1 yılda 6 bin 361 konkordato başvurusuyla bir yıllık artış yüzde 85’e ulaşmış. Bu rakam son 3 yılın toplamına eşittir. 2025 yılı sonu itibarıyla hem vatandaşların, hem de işletmelerin toplam icra ve iflas dosya sayısı 23 milyon 994 bine ulaştı. Takipteki alacakların tutarı, 2025 yılı sonu itibarıyla 426 milyar 201 milyon liraya ulaşmıştır. Son 1 yıldaki artış yüzde 100’e yakındır. Vatandaşın kamuya olan borçlarındaki artış, 1 yılda yüzde 65’e ulaşmıştır. Bu rakamın da detaylarına baktığımızda en büyük borç takibinde olan grubun KOBİ’ler olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın da işletmelerimizin de kamuya ait borçlar ve yüksek faizler nedeniyle içinden çıkılmaz bir mağduriyet yaşadıklarını üzüntüyle takip ediyoruz. Biz iktidarımızda bu tefeci faiz anlayışına son vereceğiz. Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Vatandaşlarımız ve işletmelerimizin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma çalışmasını hayata geçireceğiz" diye konuştu.
'BU ÜLKENİN DEVASA KAYNAKLARI VAR'
Türkiye’nin devasa kaynakları olduğunu söyleyen Özel, "Örneğin bu sene bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle 2,7 trilyon liramız faiz ödemelerine gidecek. Sadece bu kaynak bile tüm bu saydıklarımızı karşılamaya misliyle yetiyor. Kur Korumalı Mevduatla heba edilen kaynaklarımızı, zenginlerin silinen vergilerini, kamu özel işbirliği anlaşmalarına yapılan garanti ödemelerini saymıyorum bile. Ve en önemlisi adalet olmazsa, refah olmaz. Sadece 19 Mart darbesi için 160 milyar dolarımız heba edildi. Ekonomik krizin üzerine bir de yargı ve siyasi kriz eklendi. Biz bu çatı altında Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yapıcı çözümler üretmek için ve bunları milletimizle paylaşmak için çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, 12 metrekarelik hücresinde olsa da bu millet için azimle çalışıyor. Onu esir alarak bu işi durduracaklarını sananları, yerel seçimlerde olduğu gibi yine büyük bir hüsran bekliyor. Yerelde nasıl kazandıysak, genel seçimde de açık bir farkla kazanacağız” dedi.
‘REFAH VE HUZUR İÇİNDE BİR ÜLKE OLACAK'
Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi, bu ülkenin işçisine, emeklisine, çiftçisine, esnafına ve memuruna iyi gelmedi. Ama milletimiz emin olsun ki değişim herkese iyi gelecek. Millete tepeden bakanlar gidecek, milletin hizmetkarı olanlar göreve gelecek. Herkes derin bir nefes alacak. Söz veriyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak ‘Artık sorunları görüyoruz, bunları anlatıyoruz’ noktasından, bu sorunları çözecek reçeteleri elimizde uygulamak için seçimleri bekliyoruz. Milletimizin vereceği yetkiyle ve büyük bir sorumluluk anlayışıyla arı gibi çalışarak umudunu kaybetmiş olan insanlarımızın umutlarını yeşerteceğiz. Bundan önce Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde olduğu gibi hiç kimseyi ayırmadan, kimseyi dışarıda bırakmadan, omuz omuza, kol kola bu ülkeyi bir kez daha ayağa kaldıracağız. Bu ülke kalkınacak, zenginleşecek ve adaletli olarak paylaşacak. Kimse Cumhuriyet’in kalkınmasının ve adaletinin dışında kalmayacak. Bu ülke, bu ülkeyi kuran dedelerimizin hayallerinde olduğu gibi torunlarının barış, refah ve huzur içinde yaşadığı bir ülke olacak” dedi.
Bakmadan Geçme