Bahçeli Fırat'ın Doğusunda da Terörist Faaliyetlerin Kökü Kurutulmalı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki gelişmeleri değerlendirdi. 'SDG-YPG Fırat'ın batısından çıkarıldı, şimdi doğusundaki terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı,' dedi. Kürt halkıyla terör örgütünü birbirinden ayırdığını vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şunlar oldu:
Değerli dava arkadaşlarım, saygı değer hanımefendiler, beyefendiler sizleri hürmetle selamlıyorum. Bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı yüreğimle selamlıyor şükran duygularımı paylaşıyorum.
Ülkemizi etkileyen iç ve dış gelişmeleri, çoğalan risk ve tehditleri kapsamlı olarak ele aldık. Terörsüz Türkiye'ye karşı bozguncu tesirleri dikkatle ele aldık. Husumet senaryolarını gözden geçirip temkinli duruşumuzu teyit ettik. Hain emellerin karşısındayız. Terörsüz Türkiye ucuz hesaplara kurban verilmeyecek kadar hayatidir.
Sizleri ve dava arkadaşlarımı takdir ve tebrik ediyor; rabbim eksikliğinizi göstermesin diyorum. Anlayışımızda çalışmanın sınırı başarının limiti yoktur.
Zafer, akıl eden, iman eden; 'kim var' diye sorulduğunda sağına soluna bakmadan ben varım diyenlerin harcıdır. Cumhur İttifakı işte bu harcın ve liyakatin burcudur. Biz çıkarlarımızın değil ülkülerimizin peşindeyiz. İhanetin, hainlerin karşısındayız. Biz milletimizin hizmetkarıyız. MHP'nin siyaseti, Türk tarihinin zamanlar üstü mesajıdır. Bize göre siyaset bir meziyet mecburiyet, mensubiyet olmanın yanı sıra insana hizmetin hassasiyet ile göstermenin cümlesidir.
SDG YPG DEF EDİLDİ
Malumunuz olduğu üzere, SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir. Son gelişmeler hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müspet ve kayda değerdir. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır. Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir.
KÜRT KARDEŞLERİMİZ BAŞKA YPG BAŞKA
Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür. 18 Ocak 2026 Pazar günü, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere” ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.
ŞAM’IN GÜVENLİĞİ ANKARA’NIN GÜVENLİĞİDİR
SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur. Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız. Terörün sonu yoktur. Terörizm çıkmaz sokaktır. İnsanlığa karşı işlenmiş en vahşi suç terör suçudur ve terörle yaşamak, teröre sessiz ve seyirci kalmak onurlu yaşamanın tam tersi, tam zıttıdır. Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiç kimsenin yanına kalmayacağı, hiçbir hain örgütün yanına bırakılmayacağı da gayet iyi bilinmelidir. Suriye Cumhuriyeti devletinin siyasi ve toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla iç huzur ve istikrarı tartışılamaz, sulandırılamaz, sakatlanamaz mahiyettedir. Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, “Terörsüz Bölge” hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır.
CHP'YE: SİZİN ÖNERGENİZE DESTEK OLMAYIZ
En düşük emekli maaşının insanca yaşayabilecekleri seviyeye getirilmesini söylemiştim. Sözlerimizin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayız. Biz ne söylediysek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP'nin iç çekişmelerine, yolsuzluk siyasetine aklımız ermez. MHP Cumhur İttifakı ortağıdır ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da Cumhurbaşkanlığı kabinesinin ülkenin kalkınmasındaki aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz. Özel'in emekliler ile ilgili değerlendirmelerimizi dile dolaması kendisini boşa düşürdü. Emeklilerimiz üzerinde fitne peşine düşmüştür. Sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarınıza kanmayız. İmkanlar arttıkça emeklilerimizin durumu da iyileşecektir. CHP boş keseden sallarken MHP vatandaşın geçim meselesini çözüme kavuşturmak amacı ile ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir.
ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ
İstanbul Güngören’de yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız yan baktın bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledildi. Müteessir bir hissiyatla diyorum ki, Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti. Merhum Atlas evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız. Farkında mısınız, kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor. Farkında mısınız, Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor. Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor. Cinnet, cinayet ve şiddet eşzamanlı mesafe alıyor. Huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor. Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor. Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor. Ülkemiz Merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş. Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?
BARIŞ KURULUNUN BAŞI ERDOĞAN OLMALI
Başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya sesleniyorum; Filistin ve Gazze meselesinde (Gazze'deki Barış Kurulu) barışın başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Barışın başı Türkiye onun başı cumhurbaşkanı olmalıdır.
Bakmadan Geçme