Valilik’ten son dakika flaş açıklama mesai saatleri değişti!

Valilik’ten son dakika flaş açıklama mesai saatleri değişti!

İSTANBUL’da Covid-19 normalleşme kararları çerçevesinde mesai saatleri değişti. Kamu kurum ve kuruluşlarında mesai saatlerinin 09.00-12.30, 13.00-17.00 olarak uygulanacak.

İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, İstanbul İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi, Vali Ali Yerlikaya başkanlığında toplandı. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve sağlık kuruluşları dışındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlarında mesai saatlerinin 09.00-12.30, 13.00-17.00 olarak uygulanmasına karar verildiğini bildirdi.

Kamudaki çalışma saatlerinin Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile normale döndürüldüğü belirtilen açıklamada, 2 mart 2021 tarihinden itibaren İstanbul’da kamu kurum ve kuruluşlarında kademelendirilmiş mesai başlama ve bitiş saatlerinin şu şekilde olacağı bildirdi:

Emniyet ve jandarma
*Vardiya sistemiyle görev yapan bazı Bölge Müdürlükleri ile İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığında mesai saat 07.00’da başlayıp kademeli olarak 08.00 ve 09.00 olarak devam edecek.

Belediyeler
*İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediyelerinde yeni mesai saati : 09.00-12.30, 13.00-17.00 olarak uygulanacak.

*Sağlık teşkilatında mesai saati 08.30-16.30 oldu.

*Diğer tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında ise 09.00-12.30, 13.00-17.00 olarak mesai saati uyarlandı.

Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı! Madde madde hukuk reformu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda son dakika açıklamalarda bulundu. Erdoğan, 11 ilke 9 amaç onlarca yeniliği açıkladığı reform paketinin nihai amacının yeni anayasa olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı tarafından “Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” vizyonuyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı. Erdoğan, bunun uzun süren ve çok emek verilen bir çalışma olduğunu belirtti.

“İnsan Hakları Eylem Planı, değişim ve reform irademizin devam ettiğinin ve devam edeceğinin bir örneğidir. Her maddenin hayata geçmesi için gereken adımları kararlılıkla atacağız. Adalete sarılınca müreffeh olur, adaletten sapınca gerileriz.” diyen Erdoğan, “Malcolm X’in sözleriyle ifade edebiliriz; Ben gerçeğin peşindeyim kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim kim için veya kime karşı olduğu önemli değil. Öyle her çiçeğe su vermeyeceğiz. Susuz çiçeğe su vermek adalet, dikene su vermek zulüm olur.” düşüncesini dile getirdi.

İnsanlık ailesinin evrensel değerler etrafında oluşturduğu uluslararası belgeleri de aynı samimi duyguyla sahiplendiklerini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: Ne uluslararası belgelerin kayıtsız şartsız kopyalanmasından yanayız ne de insanlığın evrensel kazanımlarına bigane kalmak gibi bir düşünceye sahibiz. Biz bugüne kadar tüm reformları, falan kuruluş dayattığı, filan teşkilat talep ettiği için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için gerçekleştirdik. İnsan Hakları Eylem Planı’nın hazırlığında da asıl belirleyici, milletimizin ihtiyaç ve talepleri olmuştur. Her reform, daha özgürlükçü, daha katılımcı, daha çoğulcu demokrasiye ulaşma konusunda milletimizle aramızdaki duygu ve düşünce birliğinin eseriydi, İnsan Hakları Eylem Planı da böyledir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın onuruna, inancına, değerlerine, hayatına yönelen her türlü tehdide karşı vatandaşların yanında olmayı sürdüreceklerine dikkati çekti.

Erdoğan, “Her zamanki gibi en büyük dayanağımız ve güven kaynağımız, yüzyıllardır farklılıklarını zenginliğe dönüştürerek bu toprakları vatan kılan milletimizin o derin iradesidir. 15 Temmuz darbe girişimi gibi tarihin gördüğü en alçak saldırılardan birini dahi hukuk devleti sınırları dışına taşmadan bastırabilmiş olan bu millet, Allah’ın izniyle, demokrasiden kalkınmaya her alanda daha nice zaferlere imza atacaktır. Hep söylediğim gibi, böyle necip bir milletin mensubu olmakla övünüyor, Rabb’ime binlerce kez hamdediyorum.” ifadesini kullandı.

9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı.

“Milletimizin beklentileri doğrultusunda oluşturulan bu Eylem Planı’ndaki her bir faaliyetin arkasında geniş tabanlı bir istişare süreci vardır.” diyen Erdoğan, hazırlık çalışmalarını yürütenlerin, ilgili tüm bakanlıklarla, kurumlarla, ekonomi ve iş dünyasıyla, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, velhasıl milletin her kesimiyle bir araya geldiğini söyledi. Erdoğan, bu sürecin sonunda İnsan Hakları Eylem Planı’nın, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktığını bildirdi.

Eylem Planı’nın iki yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlandığını dile getiren Erdoğan, “Eylem Planı’nda belirlenen her bir faaliyet için sorumlu ve ilgili kuruluşlar ile bu faaliyetler için öngörülen zaman dilimine yönelik takvim de iki hafta içerisinde kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.” diye konuştu.

Bugün burada, belgedeki ilke, amaç, hedef ve faaliyetleri, sadece ana hatlarıyla paylaşmak istediğini belirten Erdoğan, vizyonu “Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” olarak belirlenen Eylem Planı’nın, 11 temel ilkeyle başladığını açıkladı.

Erdoğan, devletin millete taahhüdü olan ve asla vazgeçmeyecekleri ilkeleri şöyle sıraladı:

1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar. Devletin temel amaç ve görevi, bu hakları korumak ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.

4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve idari işleyiş; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirisi veya düşünce açıklaması nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Bağımsız ve tarafsız yargı ile korunan hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilmelidir. Adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının merkezindedir.

Yenilikler

  • İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, Anayasa Mahkemesi’ne başvuruya gerek kalmaksızın, uzun yargılama zararlarını karşılayacak. Kararların sadece adil olması yetmiyor, aynı zamanda makul bir sürede verilmesi gerekiyor.
  • İdari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz.
  • İş davalarının daha hızlı sonuçlanmasını temin için, hakimlerin, SGK kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişebilmesini sağlıyoruz.
  • Barolar, STK’lar ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kuruyoruz.
  • Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sisteminin etkinliğini artırmayı hedefliyoruz.
  • Demokratik katılımı güçlendirmek için, siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz.
  • KDK ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun kararlarını, kişisel verilerin korunması suretiyle kamuoyunun erişimine açıyoruz.
  • İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, Anayasa Mahkemesine başvuruya gerek kalmaksızın, uzun yargılama zararlarını karşılayacak.
  • Barolar, STK’ler ve üniversitelerden temsilcilerin katılımıyla bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kuruyoruz.
  • Çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar başta olmak üzere suç mağdurlarına yönelik psiko-sosyal destek ve bilgilendirme hizmetlerinin etkinliğini artırıyoruz.
  • Hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak, hem yargı teminatını güçlendiriyor, hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz.
  • Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve tartışmaları bitiren mahiyette olması için HSK’nin denetim alanını genişletiyor, istinaf dairelerine de bu sebepten dolayı bozma yetkisi veriyoruz.
  • İdari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz.

Elektronik tebligat uygulamasına, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı da dahil ediyoruz.

  • İş davalarının daha hızlı sonuçlanmasını temin için, hakimlerin, SGK kayıtlarına bilişim sistemi üzerinden erişebilmesini sağlıyoruz.
  • İddianamelerin mağdur ve müştekilere de tebliği uygulamasını başlatıyoruz. İdari davalarda dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu hale getiriyoruz.”
  • Avukatların, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruları elektronik ortamda yapabilmelerine imkan sağlıyoruz.
  • Dava, icra ve noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz. e-Duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz.
  • İdareye yapılan başvurularda idarenin cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz.
  • İstinaf ve temyize başvurma süreleri, gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacak.
  • Tüm ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını, kişisel verileri koruma ilkesine uygun şekilde, kamuoyunun erişimine açıyoruz.
  • Yargıdaki unvanlı görevler için kıdem şartı aranacak. Hakim ve savcı yardımcılığını sisteme kazandırıyoruz.
  • İdare ile yatırımcılar arasındaki uyuşmazlıkları gidermek için, bağımsızlık ve tarafsızlık esasıyla çalışacak, hızlı karar alabilecek ‘Yatırım Ombudsmanlığı’ kuruyoruz.

Mevzuatı ve uygulamayı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının en geniş şekilde teminat altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz.

  • İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz.
  • Hangi dine mensup olursa olsun, kamu ve özel sektör çalışanları ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz
  • Tek bir kadının dahi şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar kurumların, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve toplumun tüm kesimlerinin iş birliğiyle bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
  • Kadına karşı şiddet suçlarını etkin şekilde soruşturmak amacıyla kurulan özel soruşturma bürolarını ülke genelinde yaygınlaştırıyoruz.
  • Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili öngörülen ağırlaştırıcı sebebi, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletiyoruz.
  • Tek taraflı ısrarlı takip fiillerini ayrı bir suç olarak düzenliyoruz. Şiddet mağduru kadınlara avukat görevlendirilmesini sağlıyoruz.
  • İletişimin tespiti ve dinlenmesi şeklindeki koruma tedbiriyle elde edilen kayıtların, beraat kararı halinde yok edilmesini sağlıyoruz.

Ceza infaz kurumlarında dijital dönüşümü tamamlıyoruz. Bu çerçevede, hükümlü ve tutukluların yakınlarıyla görüntülü görüşebilmeleri yanında, mektup alıp gönderme, dilekçe verme ve sağlık durumunu takip gibi işlemlerde de teknolojiden yararlanılacak.

  • Kamulaştırmayla ilgili tüm mevzuatı yeniden ele alıyor, kamulaştırmasız el atmaya karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getiriyoruz.
  • İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenliyoruz.
  • İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi yargılama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkan sağlıyoruz.
  • Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda ‘pilot dava’ usulü getiriyoruz.
  • İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa ‘git davanı aç, kazan öyle gel’ şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz.
  • Yerleşik yargı içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları kabul etme ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz.
  • Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz
  • Çocukların dijital riskler, siber zorbalık ve internet bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz.
  • Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kimsesiz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel kişi vesayet sistemini hayata geçiriyoruz

 Çocuk mahkemelerini çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hakim, savcı ve avukatların cübbesiz katılımına imkan sağlıyoruz.

– Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi amacıyla aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz.

– Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz.

– Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını artırmak için ortaöğretim müfredatına ‘gönüllülük çalışmaları’ koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz.

– Gençleri aile kurmaları yönünde teşvik için evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz. İş gücü piyasasına aktif katılımları için Genç İstihdamı Ulusal Strateji Belgesi hazırlayarak staj imkanlarını geliştiriyoruz.

– İstanbul’da BM Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Böylece BM 2030 Gençlik Stratejisi’nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine katkıda bulunmak istiyoruz.

– Engelli bireylerin üst kademe kamu yöneticiliği ile mesleklerine uygun görevlerde istihdamını zorlaştıran hükümleri tespit edip kaldırıyoruz.

– Ağır hasta, yaşlı veya engelli hükümlülerin cezalarının konutlarında infazının imkanlarını artırıyoruz.

– Yaş veya sağlık sebebiyle ceza infaz kurumunda hayatını tek başına idame ettiremeyen hükümlüler için denetimli serbestlik uygulamasının alanını genişletiyoruz.

– Tabiatı ve çevreyi beraber paylaştığımız hayvanları ‘mal’ olarak değil ‘can’ olarak gören bir anlayışla mevzuat değişikliği yapıyoruz.

– Uyuşturucu kullanımından ilk kez denetimli serbestlik kararı alanların rehabilitasyon ve tedavilerinin ara kontrollerle izleneceği, 5 yıl süreli Bağımlılık Takip Modeli kuruyoruz.

İnsan haklarına duyarlı çalışmalarıyla, emsallerine göre öne çıkan kamu görevlilerini ödüllendiriyoruz.

  • Hakim, savcı ve avukat adaylarına Anayasa Mahkemesi’nde staj imkanı getiriyoruz.
  • Hakim ve savcılar ile kamu görevlileri için ‘sosyal medya etik ilkeleri’ni, ‘tarafsızlık’ anlayışını esas alarak belirliyoruz.
  • Kamulaştırmayla ilgili tüm mevzuatı yeniden ele alıyor, kamulaştırmasız el atmaya karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getiriyoruz.
  • İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenliyoruz.
  • İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi yargılama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkan sağlıyoruz.
  • Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda ‘pilot dava’ usulü getiriyoruz.
  • İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa ‘git davanı aç, kazan öyle gel’ şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz.
  • Yerleşik yargı içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları kabul etme ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz.
  • Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.
  • Çocukların dijital riskler, siber zorbalık ve internet bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz.
  • Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kimsesiz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel kişi vesayet sistemini hayata geçiriyoruz.

Çocuk mahkemelerini çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hakim, savcı ve avukatların cübbesiz katılımına imkan sağlıyoruz.

  • Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi amacıyla aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz.
  • Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz.
  • Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını artırmak için ortaöğretim müfredatına ‘gönüllülük çalışmaları’ koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz.
  • Gençleri aile kurmaları yönünde teşvik için evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz. İş gücü piyasasına aktif katılımları için Genç İstihdamı Ulusal Strateji Belgesi hazırlayarak staj imkanlarını geliştiriyoruz.
  • İstanbul’da BM Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Böylece BM 2030 Gençlik Stratejisi’nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine katkıda bulunmak istiyoruz.
  • Hukuk fakültelerinde öğrenim süresini 5 yıla çıkarıyoruz. Kontenjanlarını da daha nitelikli eğitim verilecek şekilde gözden geçiriyoruz.

Nihai amacımız sivil bir anayasa yapmak

  • Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır.
  • Milli iradenin üstünlüğü esasına göre hazırlanacak yeni bir toplumsal sözleşme metnini, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını karşılamaya hazırlandığımız şu dönemde ülkemize kazandırmanın, tarihi sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz.
  • Ülkemizin geleceği konusunda sözü olan herkesi, yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet ediyoruz.

Kimler katıldı?

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa, siyasi partilerin genel başkanları da davet edildi. Programa ayrıca TBMM Başkanı Mustafa Şentop, yüksek yargı başkanları, kabine üyeleri, gayrimüslim cemaat temsilcileri, büyükelçiler ile Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, rektörler, dekanlar, akademisyenler, hukukçular ve gazeteciler katıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu