<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Muhabir - Haber, Güncel Haberler ve Son Dakika Haberleri</title>
      <link>https://www.muhabir.com.tr</link>
      <language>tr</language>
      <description>Türkiye ve dünyadan günün son dakika haberleri ile flaş haberlere muhabir.com.tr'den ulaşın. Gündem, ekonomi, spor, dünya, teknoloji ve en son haberler için burayı takip edin.</description>
      <category>News Headlines</category>
      <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 11:13:06 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.muhabir.com.tr/rss/mansetler/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Ahbap Derneği'ne Yapılan Bağışların İncelenmesi İçin Bilirkişi Heyeti Görevlendirildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ahbap-dernegi-ne-yapilan-bagislarin-incelenmesi-icin-bilirkisi-heyeti-gorevlendirildi/55876/</link>
            <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Başsavcılık, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağış ve yardımların kullanımına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle incelendiğini, alanında uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirildiğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ahbap-dernegi-ne-yapilan-bagislarin-incelenmesi-icin-bilirkisi-heyeti-gorevlendirildi/55876/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 23:48:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>&#39;BİLİRKİŞİ HEYETİ GÖREVLENDİRİLDİ&#39;</strong></p><p>Soruşturmaya ilişkin yeni ifadeler ortaya çıkarken sıcak bir gelişme yaşandı.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremi nedeniyle Ahbap Derneği tarafından toplanan bağış ve yardımların kullanımıyla alakalı bilirkişi heyeti görevlendirildiğini duyurdu. </p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada,</p><p> 'İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmekte olan soruşturma dosyası kapsamında, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağış ve yardımların kullanımına ilişkin iddialar tüm yönleriyle incelenmektedir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla; toplanan bağış ve yardımların belirlenen amaçlar doğrultusunda ve ilgili mevzuata uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için alanında uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından; bağışların toplanması, aktarılması ve harcanmasına ilişkin tüm mali kayıtlar, banka hesap hareketleri, ilgili kişi ve şirketler arasındaki para transferleri ile soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgeler incelenerek ayrıntılı rapor hazırlanacaktır. Soruşturma; hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi esas alınarak, yalnızca somut bilgi, belge ve deliller doğrultusunda sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur' ifadeleri kullanıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ahbap-dernegi-ne-yapilan-bagis_1784234935_zYo46V.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ahbap Derneği'ne Yapılan Bağışların İncelenmesi İçin Bilirkişi Heyeti Görevlendirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ahbap-dernegi-ne-yapilan-bagis_1784234935_zYo46V.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zelenski Ve Putin Masada Tarihi Zirve Türkiye'de Olabilir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/zelenski-ve-putin-masada-tarihi-zirve-turkiye-de-olabilir/55868/</link>
            <description><![CDATA[Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, aylardır süren kanlı savaşı bitirecek olası Zelenski-Putin zirvesinin Türkiye'de yapılabileceğini tüm dünyaya ilan etti.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/zelenski-ve-putin-masada-tarihi-zirve-turkiye-de-olabilir/55868/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 16:01:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Binlerce insanın hayatını kaybettiği ve küresel ekonomiyi derinden sarsan Ukrayna-Rusya savaşında, barış umutlarını yeşerten o kritik  haber yine Ankara&#39;nın diplomatik çabalarıyla geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan&#39;ın Kiev&#39;e yaptığı ziyarette kameralar karşısına geçen Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, dünya gündemine bomba gibi düşen o zirve ihtimalini ilk kez bu kadar net kelimelerle telaffuz etti.</p><p>BARIŞ MASASI İSTANBUL&#39;DA MI KURULACAK?<br>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ukrayna&#39;nın başkenti Kiev&#39;de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Sybiha, çatışmaların gölgesinde tarihi bir mesaj verdi. Ankara&#39;nın arabulucu rolüne duyulan güveni bir kez daha teyit eden mevkidaş, 'Müzakerelerin, özelikle de Sayın Volodimir Zelenski ve Vladimir Putin arasında gerçekleşebilecek olası görüşmelerin Türkiye&#39;de yapılabileceğini ifade ediyoruz' sözleriyle beklenen çağrıyı yaptı.</p><p>Kendi cephelerinden masaya oturmaya niyetli olduklarının altını çizen Sybiha, 'Sadece liderler zirvesinin barış sürecine yeni bir dinamik katabileceğine inanıyorum. Ukrayna olarak ateşkese hazırız' diyerek savaşın bitmesi için gözlerin artık liderlere çevrildiğini kaydetti.</p><p>FİDAN&#39;DAN MOSKOVA ZİYARETİ DETAYI<br>Diplomasi trafiğinin diğer ucundaki isim olan Bakan Fidan ise Türkiye&#39;nin krizin ilk gününden beri üstlendiği zorlu denge politikasına dikkat çekti. Geçtiğimiz ay Rusya&#39;nın başkenti Moskova&#39;ya gerçekleştirdiği temasları hatırlatan Fidan, barışın aciliyetini şu sözlerle aktardı:</p><p>'Türkiye savaşın başından bu yana iki tarafla da doğrudan temaslarını sürdürüyor. Geçtiğimiz ay Moskova&#39;ya gerçekleştirdiğim ziyarette savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollarla sonlandırılmasına yönelik telkinlerimizi bir kez daha ilettik. Onlardan da görüşlerini alma imkanımız oldu. Önümüzdeki dönemde müzakere tekrar ev sahipliği yapmak üzere doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz.'</p><p>KARADENİZ İÇİN KIRMIZI ÇİZGİ ÇEKİLDİ<br>Bölgedeki tansiyonun Karadeniz&#39;e sıçrama ihtimali, Ankara&#39;nın en büyük endişelerinden biri olmaya devam ediyor. Fidan, bu konudaki hassasiyeti vurgulayarak,</p><p>'Savaşın başından bu yana dikkat çektiğimiz üzere çatışmanın yayılma riski halen önümüzde ciddi bir tehdit olarak durmaktadır. Karadeniz&#39;in güvenliğini tehlikeye atan gelişmeler bu endişeleri daha da artırmaktadır. Her vesileyle vurguladığımız gibi savaşın Karadeniz&#39;e taşınmasını istemiyoruz.'</p><p>Sivillerin ve ticari gemilerin hedef alınmasına sert tepki gösteren Bakan Fidan, açıklamalarını şöyle noktaladı:</p><p>'Limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının tehlikeye atılması mazur görülecek bir husus değildir. İstanbul Görüşmeleri ile yürütülen Türkiye müzakerelerinin aynı şekilde devam etmesinin çok faydalı olacağına inanıyorum. Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/zelenski-ve-putin-masada-tarih_1784206909_H6EmyN.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zelenski Ve Putin Masada Tarihi Zirve Türkiye'de Olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/zelenski-ve-putin-masada-tarih_1784206909_H6EmyN.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan Savaşın Karadeniz'e Taşınmasını İstemiyoruz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/disisleri-bakani-fidan-savasin-karadeniz-e-tasinmasini-istemiyoruz/55866/</link>
            <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile düzenlediği basın toplantısında, "Savaşın Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz. Karadeniz'de huzurun korunması şarttır. Burada limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının riske atılması mazur görülecek bir husus değildir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/disisleri-bakani-fidan-savasin-karadeniz-e-tasinmasini-istemiyoruz/55866/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:56:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kiev temasları çerçevesinde Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile ortak basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarına Ukraynalı mevkidaşı Sibiha&#39;ya ev sahipliği nedeniyle teşekkür ederek başlayan Fidan, Sibiha&#39;nın daha önce Ukrayna&#39;nın Ankara büyükelçiliği yapmış ve ikili ilişkilere büyük katkıları olmuş bir isim olması nedeniyle iki ülke arasındaki meselelerin daha hızlı ilerletilebildiğini söyledi.</p><p>Fidan, 'Biliyorsunuz geçtiğiniz mayıs ayında da buradaydım. Sizlerin huzurunda burada, basın toplantısı yaptık, iki ülke arasındaki ilişkileri değerlendirdik ama her şeyden önemlisi tabii ki, bir numaralı konu, devam eden savaş. Bu savaşta Ukrayna&#39;nın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı için neler yapılabilir ama aynı zamanda barış nasıl getirilebilir, onları konuşmuştuk. Tabii, yine aynı şartlar altında bugün yine buradayız. Savaşın getirdiği yıkımı ve etkileri görürken, diğer yandan da Ukrayna halkının sergilediği dirayet ve dayanışmayı takdirle gözlemliyoruz. Yaşanan bu acıların bir an önce son bulması bizim millet olarak en büyük temennimizdir. Bu vesileyle Ukrayna&#39;nın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik desteğimizi bir kez daha teyit etmek istiyorum' dedi.</p><p><strong>'Maalesef son dönemdeki gelişmeler kaygı verici'</strong></p><p>Bugünkü görüşmede savaşı sona erdirmeye yönelik çabaları birlikte ele aldıklarını ifade eden Fidan, 'Maalesef son dönemdeki gelişmeler kaygı verici. Bir yandan diplomatik çabalarda durgunluk yaşanırken diğer yandan çatışmaların daha da şiddetlendiğini görüyoruz. Özellikle son dönemde sivil altyapıya ve yerleşim yerlerine yönelik artan saldırılardan açıkçası endişe duyuyoruz. Süratle müzakere masasına dönülmesi ve diplomatik çözüm arayışlarının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz' diye konuştu.</p><p>Bugünkü görüşmenin Ankara&#39;da gerçekleştirilen NATO liderler zirvesinin hemen ardından gerçekleştirilmesi bakımından da ayrı bir anlam taşıdığını belirten Hakan Fidan, 'NATO Zirvesi&#39;nde müttefikler olarak Ukrayna&#39;ya desteğin sürdürülmesine yönelik güçlü mesajlar verildi. Türkiye, savaşın ilk gününden beri Ukrayna&#39;ya hem siyasi hem de askeri destek vermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO liderler oturumunda belirttiği üzere, Türkiye olarak Ukrayna İçin Önceliklendirilmiş İhtiyaçlar Listesi&#39;ne (PURL) katkıda bulunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.<br>Fidan pazartesi günü Fransa&#39;nın başkenti Paris&#39;te düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi&#39;ne Sayın Cumhurbaşkanımızı temsilen katılmasına değinerek, 'Burada da Ukrayna&#39;ya desteğimizin farklı veçhelerini muhataplarımızla ele alma imkanımız oldu' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz'</strong></p><p>Bakan Fidan, Türkiye&#39;nin savaşın başından bu yana iki tarafla da doğrudan temaslarını sürdürdüğünü vurgulayarak, 'Geçtiğimiz ay Moskova&#39;ya gerçekleştirdiğim ziyarette, savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollarla sonlandırılmasına yönelik telkinlerimizi bir kez daha ilettik. Onlardan da görüşlerini alma imkanımız oldu. Önümüzdeki dönemde, müzakerelere tekrar ev sahipliği yapmak dahil olmak üzere, doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz' dedi.</p><p><strong>'Savaşın Karadeniz&#39;e taşınmasını istemiyoruz'</strong></p><p>Savaşın başından bu yana çatışmanın yayılması riskinin ciddi bir tehdit olduğunu ve çeşitli şekillerde tırmanmalara şahit olduğunu kaydeden Hakan Fidan, 'Karadeniz&#39;in güvenliğini tehlikeye atan gelişmeler, bu endişeleri daha da artırmaktadır. Her vesileyle vurguladığımız gibi, savaşın Karadeniz&#39;e taşınmasını istemiyoruz. Karadeniz&#39;de huzurun korunması şarttır. Burada limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının riske atılması mazur görülecek bir husus değildir. Bu açıdan tüm tarafların sağduyulu ve sorumlu davranması gerektiğini bir kez daha buradan vurguluyoruz' diye konuştu.</p><p>Ukrayna ve Türkiye arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da derinleştiğini ifade eden Hakan Fidan, 'Türk şirketleri, devam eden savaşa rağmen Ukrayna&#39;daki faaliyetlerini sürdürmekteler. Firmalarımızın, yeniden imar başta olmak üzere, Ukrayna&#39;nın toparlanma ve ekonomik gelişim süreçlerine savaş sonrası dönemde de katkı sağlayacağına eminiz. Bu çerçevede, az önce değerli meslektaşım da ifade ettiler, Ukrayna&#39;yla Türkiye arasında 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması&#39;nın benim ziyaretimden bir gün önce Ukrayna Parlamentosu&#39;nda onaylanmasını ve anlaşmanın yürürlüğe girmesini de büyük memnuniyetle karşılıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Ticaret hacmimizin Serbest Ticaret Anlaşması&#39;nın da etkisiyle çok daha yükseklere çıkacağına inanıyorum'</strong></p><p>Emeklerinden dolayı Ukraynalı meslektaşına teşekkür eden Bakan Fidan, 'Bu anlaşmayla, zaten aramızda var olan dinamik ticaret iş birliğinin çok daha ileriye taşınacağını, hatta savaş sonrası dönemde Türkiye-Ukrayna ekonomik ilişkilerinin stratejik bir seviyeye yükseleceğini; sadece iki ülke arasında değil, bağlantısallık imkanları da kullanılarak bölge için, bölgemizin dışındaki diğer ticaret ortaklarımız için de büyük fırsat sunacağına inanıyorum. Çünkü Ukrayna büyük bir tarım arazisine ve sanayi alanına sahip bir ülke. Türkiye&#39;nin de benzer kabiliyetleri, yetenekleri ve imkanları var. Bunların güzel şekilde iş birliğiyle kullanılması halinde gerçekten muazzam bir ekonomik potansiyel üreteceği ortada' şeklinde konuştu.<br>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, '2025 yılı itibarıyla, savaş şartlarına rağmen 6,6 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizin, ben inşallah savaştan sonra bu Serbest Ticaret Anlaşması&#39;nın da etkisiyle çok daha yükseklere çıkacağına inanıyorum. Bu arada enerji ve ulaştırma alanlarında da iş birliğimizi ilerletmeye büyük önem veriyoruz. Ukrayna&#39;nın enerji güvenliğine ve mal tedarikine katkıda bulunmanın en güvenilir ve en etkin yolunun Türkiye&#39;nin gelişmiş altyapısından yararlanmak olduğuna inanıyoruz. Ukraynalı arkadaşlarımız da bunun farkındalar. Bölgedeki diğer ortaklarla da iş birliği için bu yöndeki çalışmalarımızı sürdüreceğiz' dedi.</p><p><strong>'Türkiye&#39;nin her daim Kırım Tatar soydaşlarımızın arkasında olacağını bir kez daha vurgulamak isterim'</strong></p><p>Kırım Tatarlarının Türkiye ve Ukrayna arasında müstesna bir köprü oluşturduğunu da ifade eden Bakan Fidan, 'Kırım&#39;ın yasa dışı ilhakı konusunda en başından beri ilkeli tutumumuzu muhafaza ediyoruz. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle, Türkiye&#39;nin her daim Kırım Tatar soydaşlarımızın arkasında olacağını bir kez daha vurgulamak isterim' diye konuştu.</p><p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Sibiha ile bugün sadece savaş ve ikili ilişkileri değil Orta Doğu ve İran&#39;a ilişkin meseleleri de görüştüklerini belirten Hakan Fidan, 'İfade ettiği gibi, Suriye de dahil olmak üzere Körfez&#39;e giden ticari yollarda Ukrayna&#39;nın katılımı ve yeni bağlantısallıkta bu imkanları hep beraber nasıl kullanabiliriz, onları değerlendirme imkanımız oldu. Türkiye, Ukrayna&#39;da uluslararası hukuk temelinde adil ve sürdürülebilir barışın sağlanması için öncü ve etkin çabalarını bundan sonra da sebatla sürdürecektir' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var'</strong></p><p>Basın toplantısında bugünkü görüşme ile Türkiye&#39;nin Rusya ve Ukrayna arasında yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapma hedefine yaklaşmış olup olmadığı yönünde bir soru alan Bakan Fidan, 'Biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın bu savaşın başından beri çok ilkeli bir tutumu var ve biz de bunu dış politikamızın aslında asıl mihenk taşı yaptık. &#39;Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz&#39; ilkesi, esası itibarıyla onun vizyonunu ifade etmekte. Tabii ki savaşı ortaya çıkartan sebepler inanılmaz derecede karışık. Özellikle burada Ukrayna&#39;nın toprak bütünlüğünün tehdit altında olması meselesi, Ukrayna&#39;nın haklı bir direniş içerisinde olması, savaşı başka bir boyuta taşıyor. Şimdi burada savaşın 21. yüzyılda Avrupa&#39;da beş yıl konvansiyonel bir savaş olarak giderek daha yıkıcı bir şekilde devam etmesinin hiçbir izahı yok. Giderek daha büyük yaygınlaşma riski de gösteren bir savaş. Hem coğrafi olarak hem yeni hedefleri içeren bir yöne maalesef evrilmek durumunda. Hem de yeni, Allah korusun, silah çeşitlerinin devreye sokulması, bu yayılma riskini artırıyor. Dolayısıyla barışa bizim her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Yakın gelecekte iyi şeylerin olacağını düşünüyorum'</strong></p><p>Türkiye&#39;nin Ukrayna&#39;ya desteği sürdürürken diğer yandan birkaç ülke ile barış yönünde temasları artırarak bu yönde çok ciddi bir çaba içerisinde olduğunu ifade eden Fidan, 'Ben kendilerine görüşlerini benimle paylaştıkları için açıkça, samimi bir şekilde çok teşekkür ediyorum. Moskova ziyaretimde de orada Rus tarafının samimi görüşlerini dinleme imkanım oldu. Burada yaptığımız analizleri Amerikalı mevkidaşlarımızla da paylaşma imkanımız oldu. Çünkü onlar da biliyorsunuz arabuluculuk işindeler. Gözlemlerimizi iki tarafa da aktarıyoruz. Bu yeni kısır döngüden nasıl çıkabiliriz, onunla ilgili yeni stratejik arayışlar içerisindeyiz' dedi.</p><p>Yeni fikirlerin ortaya çıktığını belirten Fidan, 'Onları masaya yatırıyoruz. Ama şunu söylemek istiyorum; Geçtiğimiz yıl özellikle artık görünür hale gelmiş İstanbul görüşmeleriyle yürütülen Türkiye müzakerelerinin aynı şekilde devam etmesinin ben çok faydalı olacağına inanıyorum. İstanbul formatına baktığınız zaman değerli arkadaşlar, tarafların çeşitli branşlardaki yetkilileri karşılıklı bir araya gelip gerçekten hem kendi içlerinde bir şeffaflık sağladı hem de kendi aralarında birbirleriyle bir şeffaflık sağladığı, direkt müzakerelerin olduğu çok güzel görüşmeler gerçekleşti. Aynı türden görüşmelerin kesintisiz şekilde devam etmesi önemli. Yani savaşın devam ediyor olması aslında görüşmelerin bu formatta devam etmeyeceği manasına gelmez' diye konuştu.</p><p>İstanbul görüşmeleri sürecine değinen Fidan, 'Tabii ki İstanbul görüşmelerinden sonra biliyorsunuz Amerikalı müzakereciler devreye girdiler. Onlar daha nihai sonuç alıcı bir şey yapılabilir mi, onunla ilgili uğraştılar. Ama bugün itibarıyla maalesef hala savaş devam ediyor ve gittikçe tırmanma riski var. Biz çabalarımızı devam ettireceğiz. Çünkü birilerinin çabayı devam ettirmesi gerekiyor. Barışa ve ateşkese ihtiyaç olduğu her iki taraf tarafından da resmi olarak ifade ediliyor. Tarafları destekleyen diğer aktörler tarafından, yani Avrupalılar tarafından, Amerikalılar tarafından, Çin tarafından da altı çizilerek söyleniyor. Dolayısıyla bu kadar büyük bir uluslararası niyetin ve iradenin olduğu bir konunun bir yerde pratiğe dönüşmesi gerekiyor. Bazı tıkanıklıkların açılması gerekiyor. İşte Türkiye tam da burada bu tıkanıklığı açmada hem zihni, stratejik bir rol oynayarak hem de pratikte olayları uygulamada hayata geçirerek, ben inşallah yakın gelecekte iyi şeylerin olacağını düşünüyorum. Burada barış için emeği geçen, katkı sunan bütün taraflara da ayrıca teşekkür etmek istiyorum' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Türkiye deniz unsurlarına liderliği yapmayı kabul etti'</strong></p><p>Karadeniz&#39;deki seyrüsefer emniyeti ve ticari güvenliğe de değindiği açıklamalarında Dışişleri Bakanı Fidan, 'Bunu Moskova ziyaretim esnasında Rus tarafıyla da görüştüm. Burada değerli meslektaşımla da görüştüm. Bugün gün boyu yapacağım görüşmelerde de gündeme getireceğim. Bu bizim için önemli bir husus. Karadeniz ülkeleri için önemli bir husus. Esas itibarıyla biliyorsunuz savaş devam ederken hem bizim hem Birleşmiş Milletler&#39;in bir teklifi olmuştu. Savaş bütün alanlarda devam ediyor ama iki alanı buradan ayıralım ve taraflar burada belli bir taahhüde bağlı kalsınlar. Neydi o alanlar? Enerji güvenliği ve Karadeniz&#39;deki seyrüsefer emniyeti, bununla da tahıl güvenliğinin garanti altına alınmasıydı. Bu alanda özellikle biliyorsunuz tahıl anlaşması yapılarak iki sene önce bir kısmı başarı elde edildi ve bu süre içerisinde gerçekten dünya pazarlarına serbest bir şekilde Ukrayna tahılı da gitme imkanı buldu' şeklinde konuştu.<br>Tahıl anlaşmasının Afrika da dahil birçok yerde gıda güvenliğine çok ciddi bir katkıda bulunduğunu vurgulayan Fidan, 'Şimdi Karadeniz&#39;deki seyrüsefer emniyetinin savaşın tırmanmasından dolayı tamamıyla ortadan kalkmış olması açıkçası çok endişe verici. Biz tekrar, asıl amacımız tabii ki savaşın tamamen durdurulması. Eğer bu mümkün olmuyorsa gerek Ukrayna, gerek Rusya, gerek bütün ülkeler için önemli olan birkaç tane kritik alanda savaş moratoryumu ilan edilebilir, hedefler vurulmayabilir. Nedir? Karadeniz güvenliği ve enerji güvenliği olmak üzere. Bu konudaki alternatif tekliflerimiz hala masadadır. Tarafların dikkatine. Ukrayna tarafı bu konuda gerçekten ciddi bir anlayış birliği içerisinde' dedi.</p><p>Karadeniz güvenliği ve enerji güvenliği konusunda Türkiye&#39;nin muhtemel askeri katkılarının masaya yatırıldığını aktaran Fidan, 'Burada şunu söylemek isterim. Biliyorsunuz muhtemel bir barış anlaşmasının en önemli ayaklarından biri de, şu anda tartışılan belgelerde, Ukrayna&#39;ya yönelik güvenlik garantileri. Bu güvenlik garantilerinin biliyorsunuz verilecek kara, deniz ve hava unsurları var. Türkiye deniz unsurlarına liderliği yapmayı kabul etti. Müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz. Bu konudaki planlama çalışmaları ilgili müttefik ülke deniz kuvvetleri tarafından da yapılmakta' diye konuştu.</p><p><strong>'Kırım Tatarlarının kendi haklarını geri alması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz'</strong></p><p>Türkiye&#39;nin Kırım&#39;a ilişkin pozisyonu konusunda Fidan, 'Kırım konusunda da bizim duruşumuz baştan beri belli biliyorsunuz. Kırım meselesi gerek dış politikamız açısından gerek iç politikamız açısından bizim için hayati derecede önemli bir konu. Türk dünyasının bir parçası olan Kırım Tatarları konusunda sadece biz değil, bütün Türk devletleri de hassasiyet taşımaktadır. Bu konuda Kırım Tatarlarının kendi haklarını geri alması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Söylediğiniz gibi belli hukuksuzlukların olması bizi gerçekten derinden etkiliyor. Bazı Kırım Tatarı liderlerinin hapishanede olduğunu biliyoruz. Bunların da çıkarılması için Rus tarafıyla müzakerelerimiz devam ediyor' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Tarafların bir noktada psikolojik olarak da ateşkese hazır hale geldiklerini görüyoruz'</strong></p><p>Ukrayna&#39;da barış ya da ateşkesin önündeki en büyük engelin ne olduğu sorusuna Fidan, 'Savaşın başından beri belli aralıklarla sürekli buraya gelmekteyim. Maalesef savaşları gözlemleme, analiz etme ve biraz da içinde bulunma durumundan dolayı tecrübe sahibi olduğumuz için, kötü senaryolarda neler olabileceğini analiz ettiysek onları görüyor olmaktan ayrıca üzüntü duyuyoruz. Belli oranlarda tabii yaygınlaşma var. Bunu da az önce ifade ettim. Bu bizi gittikçe daha da endişeye sevk ediyor' cevabını verdi.</p><p>Fidan, 'Ama diğer taraftan da savaşta artık yapılabilecek her şey yapıldıktan, bütün araçlar kullanıldıktan sonra tarafların bir noktada psikolojik olarak da ateşkese hazır hale geldiklerini görüyoruz. Hep derler ya, sabaha en yakın nokta gecenin en karanlık olduğu andır diye. Şu anda savaşta ulaştığımız bu yok edici anın inşallah yakın bir barışın ve ateşkesin habercisi olduğunu düşünmek istiyoruz' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Sadece Rusya ve Ukrayna&#39;nın değil, uluslararası toplumun da bir ateşkese, bir barış anlaşmasına ihtiyacı var'</strong></p><p>Moskova ziyaretinde Rusya&#39;nın görüşmelere ne derecede hazır olduğunu gördüğü ve Rus tarafından neler duyduğu yönünde bir soru alan Fidan, 'Moskova&#39;da yaptığım temaslar esnasında özellikle Sayın Putin ve Sayın Lavrov&#39;la görüşmelerimde, olabilecek en yüksek ağızdan görüşmelere hazır olduklarını, esas itibarıyla bu maksatla yapılan her türlü teması da kabul ettiklerini ifade ettiler. Tabii burada iki tane husus var. Birincisi, gerek aracılı gerek aracısız konuşma konusunda nerede duruyorsunuz? Bu zamana kadar biliyorsunuz liderler hariç, Sayın Zelenskiy ile Sayın Putin hariç, her iki taraf sürekli gerek Türkiye&#39;nin arabuluculuğuyla gerek Amerika&#39;nın girişimleriyle bir araya gelmekten imtina etmediler ve bu devam edecek. Şimdi bu türden bir iletişime ve temasa hazır oluyor olmak müzakereler açısından çok önemli bir konu. Ama bundan daha önemlisi, müzakere pozisyonunuzda nerede duruyorsunuz?' dedi.</p><p>Bu soruyu Putin&#39;e yönelttiğini açıklayan Fidan, 'Kendileri, Alaska&#39;da Amerika&#39;yla üzerinde mutabık kalınan genel çerçevenin, orada deklare ettikleri genel çerçevenin hala arkasında olduklarını ifade ettiler. Tabii burada Ukrayna için kabul edilemeyecek hususlar var. Bu genel çerçeve mevcut şartlar altında nereye evrilebilir, ne olabilir? Aslında müzakerecilerin şu anda üzerinde çalışması gereken konu bu. Ben her iki tarafta da gördüğüm, az önce de ifade ettim, her iki tarafın da acil bir şekilde, sadece Rusya ve Ukrayna&#39;nın değil, uluslararası toplumun da bir ateşkese, bir barış anlaşmasına ihtiyacı var. Biz de bunu mümkün kılmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/disisleri-bakani-fidan-savasin_1784206588_9lZa7X.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dışişleri Bakanı Fidan Savaşın Karadeniz'e Taşınmasını İstemiyoruz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/disisleri-bakani-fidan-savasin_1784206588_9lZa7X.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran ABD'nin Hürmüz Boğazı'na Müdahale Etmesine İzin Vermeyeceğiz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-abd-nin-hurmuz-bogazi-na-mudahale-etmesine-izin-vermeyecegiz/55861/</link>
            <description><![CDATA[İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin vermeyeceklerini yineleyerek, bunun Tahran'ın "tavizsiz kırmızı çizgisi" olduğunu söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-abd-nin-hurmuz-bogazi-na-mudahale-etmesine-izin-vermeyecegiz/55861/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:41:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yarı resmi Tesnim  Haber Ajansının haberine göre Zülfikari, ABD saldırıları ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>ABD&#39;nin saldırılarla bölgeyi güvensiz hale getirmeye devam ettiğini belirten Zülfikari, bölge dışından bir ülke olan ABD&#39;nin hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı&#39;na müdahale etmesine izin vermeyeceklerini, bunun İran&#39;ın 'tavizsiz kırmızı çizgisi' olduğunu ifade etti.</p><p>Zülfikari, ABD&#39;nin İran&#39;ın altyapısını hedef alması durumunda bölgedeki tüm altyapıyı hedef alacakları ve onlardan hiçbir iz bırakmayacakları tehdidinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-abd-nin-hurmuz-bogazi-na-_1784198490_cCg76f.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran ABD'nin Hürmüz Boğazı'na Müdahale Etmesine İzin Vermeyeceğiz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-abd-nin-hurmuz-bogazi-na-_1784198490_cCg76f.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti MHP Genel Başkanı Bahçeli İle Görüştü]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-mhp-genel-baskani-bahceli-ile-gorustu/55859/</link>
            <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya geldi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dem-parti-imrali-heyeti-mhp-genel-baskani-bahceli-ile-gorustu/55859/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:36:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu&#39;nun çalışmalarını tamamlamasının ardından yayımladığı ortak rapor kapsamında, TBMM tatile girmeden çerçeve yasa çıkarılması konusunda beklentiler sürüyor.</p><p>DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve Mithat Sancar, bu kapsamda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#39;yi TBMM&#39;deki makamında ziyaret etti.</p><p>Yaklaşık 40 dakika süren basına kapalı görüşme sonrasında açıklama yapılmadı. Bahçeli, görüşmenin ardından TBMM&#39;den ayrıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dem-parti-imrali-heyeti-mhp-ge_1784198206_6oyab2.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DEM Parti İmralı Heyeti MHP Genel Başkanı Bahçeli İle Görüştü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dem-parti-imrali-heyeti-mhp-ge_1784198206_6oyab2.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Gürlek Sivil Toplum Hukuki Denetimden Kaçmanın Kalkanı Olamaz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bakan-gurlek-sivil-toplum-hukuki-denetimden-kacmanin-kalkani-olamaz/55858/</link>
            <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Sivil toplum; hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık, bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bakan-gurlek-sivil-toplum-hukuki-denetimden-kacmanin-kalkani-olamaz/55858/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:06:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakan Gürlek, Ankara&#39;da 81 ilden gelen başsavcılar ve adalet komisyonu başkanlarının katılımıyla düzenlenen &#39;Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı&#39;na katıldı. Bakan Gürlek, yargı ve hukukun devletin belkemiği olduğunu ifade ederek, 'Hakim ve Cumhuriyet savcılarımız; Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yapmaktadır. Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir ve eleştirilebilir. Kararların hukuki zeminde değerlendirilmesi ifade özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak eleştiri ile hakim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek birbirinden tamamen farklıdır. Siyasi saiklerle, kişisel hesaplarla veya kamuoyu baskısı oluşturarak yargı organlarını yıpratmaya yönelik girişimler, yalnızca yargı mensuplarımıza değil, doğrudan hukuk devletine zarar vermektedir. Adalete olan toplumsal güveni zedelemeyi, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi ve hakimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz. Türk yargısının kararlarına saygı göstermek yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin de gereğidir' diye konuştu.</p><p>&#39;UZMANLAŞMIŞ DAİRE BAŞKANLIKLARI KURDUK&#39;</p><p>Suç türleri ve suç örgütlerinin yöntemlerinin hızla değiştiğini belirten Bakan Gürlek, 'Dijital araçların, finansal sistemlerin, kripto varlıkların ve sosyal medya platformlarının suç amacıyla kullanıldığı bir dönemde eski yöntemlerle mücadele etmek yeterli değildir. Bu nedenle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yeni ve uzmanlaşmış daire başkanlıkları kurduk. Faili meçhul suçlardan terör suçlarına, narkotik ve ekonomik suçlardan terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına, dijital ortam güvenliğinden dezenformasyonla mücadeleye kadar pek çok alanda daha güçlü bir kurumsal yapı oluşturduk. Cumhuriyet başsavcılıklarımız nezdinde koordinasyonu artırarak, soruşturmaların daha etkin, hızlı ve ihtisaslaşmış biçimde yürütülmesini amaçlıyoruz. Adalet Hizmetlerinin Etkinliği Daire Başkanlığımızla da adliyelerimizin işleyişini, mahkemelerimizin performansını ve insan kaynağımızın verimli kullanımını temel amaç olarak benimseyeceğiz. Amacımız yalnızca istatistik üretmek değildir. Dosya yükünün dağılımını doğru analiz etmek, ihtiyaç bulunan yerlere zamanında müdahale etmek ve vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti artırmaktır' dedi.</p><p>&#39;HİÇBİR MAĞDURUN HAKKINI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ&#39;</p><p>Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalara ilişkin, 'Yıllardır ailelerin yüreğinde bir yara olarak duran faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk. Her dosyanın arkasında cevabını bekleyen bir aile, yarım kalan bir hayat ve tecelli etmeyi bekleyen bir adalet duygusu bulunmaktadır. Bugüne kadar 19 dosyada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik işlemler tesis ettik. Çalışmalarımız büyük bir titizlikle devam edecektir. Adli bilimlerdeki gelişmeleri, yeni teknik imkanları, dijital verileri ve kurumlar arası koordinasyonu kullanarak geçmişte aydınlatılamayan dosyaları yeniden ele alıyoruz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı zamanın karanlığına terk etmeyecek, hiçbir mağdurun hakkını sahipsiz bırakmayacak ve faillerin adalet önüne çıkarılması için tüm imkanlarımızı kullanacağız' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;SOKAKLARIMIZI SUÇ ÖRGÜTLERİNE BIRAKMAYACAĞIZ&#39;</p><p>Vatandaşların huzurunu tehdit eden sokak çeteleriyle mücadelenin, öncelikli başlıkları arasında yer aldığını kaydeden Gürlek, 'Çocukları ve gençleri kendi karanlık dünyalarına çekmeye çalışan, mahallemizde korku ortamı oluşturan, silahı ve şiddeti güç gösterisine dönüştüren hiçbir yapılanmaya müsamaha göstermeyeceğiz. Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız. Bu yapılara karşı yalnızca örgüt yöneticileri ve silahlı mensupları bakımından değil; finans kaynakları, bağlantıları, silah temin ağları, uyuşturucu ticareti ve suçtan elde ettikleri mal varlıkları yönünden de kapsamlı soruşturmalar yürütülmelidir. Özellikle gençleri kolay para, şöhret ve güç vaadiyle suçun içine çeken yapıların, sosyal medya üzerinden yürüttükleri propagandaya karşı da dikkatli olmalıyız. Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile kolluk birimlerimizin güçlü koordinasyonu sayesinde sokak çetelerinin hareket alanını daraltmaya, kaynaklarını kurutmaya ve gençlerimizi bu yapılardan uzak tutmaya kararlılıkla devam edeceğiz' dedi.</p><p>&#39;GENÇLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR&#39;</p><p>Uyuşturucu tacirlerinin, gençlerin umutlarını ve ailelerin huzurunu hedef aldığını söyleyen Bakan Gürlek, 'Bu kirli ticareti yürütenlere karşı hukuk içerisinde en kararlı mücadeleyi vereceğiz. Özellikle okul çevrelerinde, sosyal medya platformlarında ve dijital haberleşme ağlarında gençlerimize ulaşmaya çalışan suç gruplarının tespiti ve etkisiz hale getirilmesi bizim için büyük önem taşımaktadır. Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda yalnızca sokaktaki satıcıya değil; organizasyonu yönetenlere, finansman sağlayanlara, sevkiyat ağlarına ve suç gelirlerini aklayanlara da ulaşılmalıdır. Mal varlıklarına el koyma, finansal hareketleri takip etme ve örgüt bağlantılarını çözme imkanlarını etkin biçimde kullanmalıyız. Bir tek gencimizin dahi uyuşturucu bataklığına sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gençlerimizi korumak hepimizin hukuki, vicdani ve insani sorumluluğudur' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakan-gurlek-sivil-toplum-huku_1784196363_16UTNg.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Gürlek Sivil Toplum Hukuki Denetimden Kaçmanın Kalkanı Olamaz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakan-gurlek-sivil-toplum-huku_1784196363_16UTNg.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Terör Örgütleri İçin Artık Deniz Tükenmiştir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-teror-orgutleri-icin-artik-deniz-tukenmistir/55856/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-teror-orgutleri-icin-artik-deniz-tukenmistir/55856/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:45:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü&#39;nün 10. yılı dolayısıyla Başkent Millet Bahçesi&#39;nde düzenlenen '10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim' programına katıldı. Programa, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program öncesinde 15 Temmuz şehitlerinin isimleri tek tek okunarak anıldı. Ardından Piyanist Fahir Atakoğlu sahne alarak 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bir performans sergiledi. Performansın ardından sela verildi. Daha sonra Kur&#39;an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Safi Arpaguş tarafından dua edildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden 253 şehidi rahmetle andı, darbecilere karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gaziye ise millet adına şükranlarını sundu.</p><p><strong>'Şehit ve gaziler yağmur gibi yağan kurşunlara karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde milletin, devletin ebediyete kadar ayakta kalması uğruna büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek, 'O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan yardan serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar. Evlatlarını bıraktılar. Gözü yaşlı analar yüreği mahzun babaları bıraktılar. Yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16&#39;lardan atılan bombalara karşı namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına, jandarma, polis, özel harekat personeli ile meydanlara çıkarak demokrasiye sahip çıkan vatandaşlara teşekkür etti. O gece milletin ortaya koyduğu direnişin, Türkiye&#39;nin bağımsızlık ve milli irade konusundaki kararlılığını tüm dünyaya gösterdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>'Yine burada 15 Temmuz gecesi, üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına, jandarması, polisi, özel harekatçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum. O gece İstiklal Savaşı&#39;nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden Haşhaşi çetesine karşı bir asır önce olduğu gibi yine &#39;Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım&#39; dedik. Buradan aziz milletimi bir kez daha tebrik ediyor, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğumu, kıvanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum.'</p><p><strong>'FETÖ&#39;cüler Ankara&#39;da 10 yıl önce Gazi Meclisi hedef aldı'</strong></p><p>İhaneti toplumu saran sinsi bir virüse benzeten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyerek, 'FETÖ&#39;cüler Ankara&#39;da 10 yıl önce Gazi Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekat Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı, TRT ve TÜRKSAT&#39;ımızı hedef aldılar. İstanbul&#39;da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar. Marmaris&#39;te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara&#39;da 149 kardeşimizi şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16&#39;ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain pilot üniforması giymiş teröristlere emniyet binasını vurun diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda 7&#39;si emniyet mensubu, 6&#39;sı sivil olmak üzere toplam 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü' ifadelerine yer verdi.</p><p><strong>'Şehitlerimizin hepsinin ayrı bir destanı var'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz şehitlerinin her birinin ayrı bir hikayesinin olduğuna vurgu yaparak, 'O gece burada şehit düşen vatan evlatlarından biri Polis Memuru Varol Tosun kardeşimizdi. Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, &#39;sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?&#39; Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu; &#39;gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam&#39;. Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına &#39;ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum&#39; demişti. Annesine &#39;devleti bu çapulculara mı bırakacağız&#39; demişti. Babasına &#39;ben şehit olmaya gidiyorum, çocuklarım size emanet&#39; diyerek evden fırlamıştı. Yolda nereye gidiyorsun diye soranlara &#39;benim safım belli, ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum&#39; diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Bize ömür biçenlere, sesleniyorum; cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür'</strong></p><p>Erdoğan, 15 Temmuz gecesi milletin ortaya koyduğu direnişin tarihe geçen büyük bir destan olduğunu belirterek, şehitlere Allah&#39;tan rahmet diledi. Darbe girişimi sırasında meydanlara çıkarak iradesine ve devletine sahip çıkan vatandaşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ve yurt dışında Türkiye için dua eden herkese şükranlarını sundu. Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Bakınız burada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü&#39;ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür. Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı &#39;Korkma&#39; ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegane millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze&#39;den Lübnan&#39;a, Somali&#39;den Suriye&#39;ye, Arakan&#39;dan Sudan&#39;a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz.'</p><p><strong>'Orta Doğu&#39;dan Balkanlara, Kafkasya&#39;dan Afrika&#39;ya mazlumlar büyük bir umutla Türkiye&#39;ye bakıyor'</strong></p><p>Dünyanın farklı bölgelerindeki mazlumların umutla Türkiye&#39;yi takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu umudu ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere izin vermeyeceklerini söyledi. Erdoğan, 'Bugün de dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablus, Şam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze&#39;nin, Batı Şeria&#39;nın, Kudüs&#39;ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu&#39;dan Balkanlara, Kafkasya&#39;dan Afrika&#39;ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye&#39;ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah&#39;ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadele de olacaktır'</strong></p><p>Milletin hafızasının güçlü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında hayatını kaybeden terör örgütü elebaşlarının da affedilmeyeceğin altını çizdi. FETÖ ile mücadelede rehavete yer olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü elebaşının ölümünün ardından örgütün zayıflamış görünmesine rağmen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>'FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ ile mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ&#39;nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz. Nitekim emniyetimiz ve yargımız aynı şekilde istihbarat birimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyor. Bu süreçte suçlu ve suçsuz aralarındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor. Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor. Türkiye Maarif Vakfımız dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza atıyor. Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmiyoruz. FETÖ&#39;nün bürokraside, siyasette özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz. En büyük özelliği kanser hücresi gibi. Vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz.'</p><p><strong>'Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#39;ye karşı düşmanca tutumundan vazgeçen ve pişmanlık duyanlara devletin hukuk çerçevesinde yaklaşacağını belirterek, 'Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye&#39;nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse, çok net söylüyorum, bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir; terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye&#39;ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah&#39;ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe, Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, &#39;Yenikapı&#39; ruhu diri olduğu sürece, evvelallah Türkiye&#39;nin yolunu kimse kesemeyecek' açıklamasında bulundu.</p><p>Milletin birlik ve beraberliğini koruduğu sürece iradesine kimsenin zincir vuramayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasinin kesintiye uğramayacağını, milli iradeye kastedenlerin ise adalet önünde hesap vereceğini söyledi.</p><p>Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kabine üyeleri, milletvekilleri, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-teror-or_1784144726_Ih4pnX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Terör Örgütleri İçin Artık Deniz Tükenmiştir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-teror-or_1784144726_Ih4pnX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mahmut Arıkan Meclisi Bombalayan Yapılar NATO Zirvesi'ne Misafir Edildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/mahmut-arikan-meclisi-bombalayan-yapilar-nato-zirvesi-ne-misafir-edildi/55849/</link>
            <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "10 yıl sonra, bu Meclisi bombalayan yapıların NATO Zirvesi'ne misafir edildiğini gördük. En yüksek perdeden birçok NATO üyesi ülkenin bu kalkışmayı, bu darbe girişimini desteklediği ifade edildi. Geçtiğimiz hafta da Türkiye'deki bir zirvede en güzel şekilde misafir edildiler " dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/mahmut-arikan-meclisi-bombalayan-yapilar-nato-zirvesi-ne-misafir-edildi/55849/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 18:24:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, '10 yıl sonra, bu Meclisi bombalayan yapıların NATO Zirvesi&#39;ne misafir edildiğini gördük. En yüksek perdeden birçok NATO üyesi ülkenin bu kalkışmayı, bu darbe girişimini desteklediği ifade edildi. Geçtiğimiz hafta da Türkiye&#39;deki bir zirvede en güzel şekilde misafir edildiler. ' dedi.</p><p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM&#39;de Sözcü TV&#39;nin canlı yayınına katılarak, 15 Temmuz 2016&#39;da gerçekleştirilen darbe girişimi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Türkiye&#39;de Cumhuriyet tarihi boyunca birçok darbenin gerçekleştiğini anımsatan Arıkan, hepsinin ortak amacının Türkiye&#39;yi yıpratmak ve dünyada köşeye sıkıştırmak olduğunu söyledi.</p><p>FETÖ&#39;nün 15 Temmuz 2016&#39;daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, iktidarın birçok kez dile getirdiği 'dış güçler' konusunda, gerekli tedbirleri almadığını söyleyen Arıkan, '15 Temmuz&#39;a bir anda gelinmedi' ifadesini kullandı.</p><br><p > </p><p>Arıkan, 28 Şubat sonrası oluşan siyasi iklim, Fazilet Partisi&#39;nin kapatılması ve Milli Görüş Hareketi&#39;nin bölünmesinin ardından benimsenen siyasi yaklaşımın, 15 Temmuz sürecine zemin hazırladığını savundu. İktidar yetkililerinin, 'Milletimiz bizi affetsin&#39; söyleminin de kendi ifadelerinin teyidi olduğunu savunan Arıkan, şunları kaydetti:</p><p>'15 Temmuz&#39;da içinde bulunduğumuz Meclis çatısı bombalandı. Çok ağır, kabul edilmesi mümkün olmayan hadiseler yaşandı. Ama 10 yıl sonra bu Meclisi bombalayan yapıların NATO Zirvesi&#39;ne misafir edildiğini gördük. En yüksek perdeden birçok NATO üyesi ülkenin bu kalkışmayı, bu darbe girişimini desteklediği ifade edildi. Geçtiğimiz hafta da Türkiye&#39;deki bir zirvede en güzel şekilde misafir edildiler. O geceyi hatırlatmakta fayda görüyorum. İran ve Rusya devletleri, dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu&#39;nun da ifade ettiği gibi, ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#39;nin ve hükümetinin yanında duran açıklamalar yapmış, darbenin karşısında duracaklarını ifade etmişti. 10 yıl sonra yine bir Temmuz ayında, Türkiye&#39;de yapılan NATO Zirvesi&#39;nden İran&#39;a saldırı talimatı verildiğini üzülerek görüyoruz. Yine o gün bizim yanımızda duran Rusya&#39;ya karşı da bu NATO Zirvesi&#39;nde Ukrayna&#39;ya 170 milyar dolardan fazla silah yardımı yapılması kararı alındığını görüyoruz. Bir çelişkiler yumağı içerisindeyiz.' </p><p>Yaşanılanlardan ders alınmadığını söyleyen Arıkan, 15 Temmuz darbe girişiminin geri planında aktif rol alanlara hükümetin gereken tepkiyi ve duruşu göstermediğini savundu.</p><p><strong>'NATO ile beraber, Amerikan şemsiyesi altında İran&#39;la savaşa girmeyin'</strong></p><p>'FETÖ ve benzeri yapıların hl bir tehdit oluşturduğunu düşünüyor musunuz?' sorusunu yanıtlayan Arıkan, şunları söyledi:</p><p>'Kesinlikle görüyorum. Şu anda bugünkü konjonktürde isimler değişir ama her darbenin arkasında örgütler vardır. Bugünkü örgüt de bizi bir savaşa sürüklüyor. O savaşın adı da NATO şemsiyesi altında İran&#39;la savaşa sokmaktır. Bugün böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız ki büyük ihtimalle Sayın Bahçeli de konuşmasında bu tehlikeyi işaret etti. Bunu aşabilmenin yolu; Trump&#39;ın ve Amerika zihniyetinin, siyonizmin ve emperyalistlerin bu darbelerde nerede durduklarını, hangi pozisyonda kendilerini konumlandırdıklarını ve Türkiye&#39;yi nereye getirdiklerini doğru değerlendirmektir. Bugün bu değerlendirmenin eksik yapıldığı kanaatindeyim. İktidar yetkililerine sesleniyorum, sakın böyle bir şeye girmeyin. NATO ile beraber, Amerikan şemsiyesi altında İran&#39;la bir savaşa girmeyin.'</p><p>Arıkan, Selahattin Demirtaş&#39;la görüşmesinde Türkiye&#39;nin durumu, bölgesel gelişmeler ve demokrasi üzerine fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi. Siyasetçilerin farklı görüşteki kişilerle de görüşebilmesi gerektiğini belirten Arıkan, Demirtaş&#39;ın gelişmeleri yakından takip ettiğini ve demokrasiye ilişkin değerlendirme ve önerilerini paylaştığını aktardı.</p><p><strong>'Mevcut sistemin alternatifi bir ittifak inşa etmeye çalışıyoruz'</strong></p><p>Arıkan, Abdullah Gül&#39;ün cumhurbaşkanı adaylığı iddialarına ilişkin, görüşmelerin kişi veya parti pazarlığı değil; ülkenin geleceği, hukuk ve yeni bir sistem oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Seçime yaklaşıldığında somut adımların açıklanacağını, önceliğin parti ittifakı değil ilke ve program temelli bir yol haritası olacağını dile getiren Arıkan, 'Şu anda Meclis bahçesinde bulunan herhangi biri cumhurbaşkanı adayımız oldu. Mevcut sistemi devam ettireceğini ifade etti. Biz burada yokuz. Mevcut sistemin alternatifi bir ittifak inşa etmeye çalışıyoruz. Sorun Türkiye&#39;de sadece iktidarın değişimiyle çözülecek bir mesele değil. Problem, iktidarı değiştirmenin ötesinde anlayışı değiştirmek, devleti yöneten anlayışı değiştirme zaruriyetidir' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'Ana muhalefet partisindeki mevcut tablo size göre bölünmüş bir CHP görüntüsü veriyor mu? Özgür Özel yeni bir siyasi oluşumla yola çıkarsa, ilkesel ittifak görüşmelerinizde yer alır mı?' sorusunu da yanıtlayan Arıkan, şunları söyledi:</p><p>'Bu karmaşada, biz Saadet Partisi olarak, beraber yeni bir hat inşa etmeye çalıştığımız kadrolar olarak omuzlarımızdaki yükün daha da ağırlaştığını hissediyoruz. Son dönemde yaşanan hadiselerde daha fazla inisiyatif almamız gerektiğini, daha fazla sorunlarla alakalı gündem çalışması yapmamız ve daha fazla insana ulaşma ihtiyacımızın oluştuğunu görüyoruz. Ben yakın bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ndeki bu karmaşanın da o 100 yıllık aklın devreye girerek bir orta yol bulma ihtimalini hl görüyorum.'</p><p>Arıkan, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#39;in tutuklanmasıyla ilgili hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini söyledi. Muhalefetin hatalarının daha görünür hle getirilirken iktidara yakın kişilerin hatalarının yayın yasağı veya erişim engelleriyle gizlenmesinin ahlaki bir sorun oluşturduğunu kaydeden Arıkan, herkes için aynı hukuk ve ahlak kurallarının geçerli olması gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mahmut-arikan-meclisi-bombalay_1784129066_2PHWe7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mahmut Arıkan Meclisi Bombalayan Yapılar NATO Zirvesi'ne Misafir Edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/mahmut-arikan-meclisi-bombalay_1784129066_2PHWe7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Son 10 Yıldaki Başarıların Arkasında FETÖ'nün Tasfiyesi Vardır]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-10-yildaki-basarilarin-arkasinda-feto-nun-tasfiyesi-vardir/55848/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe, casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-10-yildaki-basarilarin-arkasinda-feto-nun-tasfiyesi-vardir/55848/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 18:21:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni&#39;ne katıldı. Erdoğan, 15 Temmuz&#39;un 10&#39;uncu seneidevriyesinde &#39;Gazi Meclis&#39; çatısı altında bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade etti. Erdoğan, 'Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak on yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz. Öncelikle 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10&#39;uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilerimize Cenabıallah&#39;tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum. 15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur&#39;an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rabb&#39;im cümle şühedanın mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan; esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız. Aynı kalpten duygularla milletin temsilcileri sıfatıyla darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum' dedi.</p><p><strong>&#39;VEKİLLERİMİZ TERÖRİSTLERE KARŞI DİK DURMUŞLARDIR&#39;</strong></p><p>Erdoğan, 15 Temmuz gecesi vatandaşın iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde verdiği mücadele gibi milletin temsilcilerinin de Parlamento çatısı altında tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direndiğini kaydederek, 'Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis&#39;in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır. Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. &#39;Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir&#39; düsturuna bir kez daha sahip çıkarak milli irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleriyle iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla milli irade ve milli egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum' diye konuştu.</p><p><strong>&#39;TÜRKİYE DÜŞMANLARINA HİZMETKAR OLMAYI SÜRDÜRÜYORLAR&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanların sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolladığını vurgulayarak, '15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanlar ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullanıyor. Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye&#39;yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek, medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak 15 Temmuz&#39;da milletten yedikleri sillelerin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ&#39;cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya&#39;daki teröristbaşının bu millete yaptığı ihanete layık şekilde 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;ÖRGÜTLE MÜCADELEDE GARDIMIZI DÜŞÜRMEYECEĞİZ&#39;</strong></p><p>Özellikle örgüte müzahir tabanda son dönemde sorgulamaların arttığını işaret eden Erdoğan, 'Ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir. Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak, Allah muhafaza, eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak, şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak, 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız. Dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz. Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum; zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz' ifadelerini kullandı.</p><p>&#39;<strong>TÜRKİYE BAĞIMSIZLIĞINA BİR KEZ DAHA SAHİP ÇIKMIŞTIR&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, '15 Temmuz; iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr&#39;i tekrar diriltmeyi, Türkiye&#39;yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil, aynı zamanda topyekun bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş, emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye, enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen, Cumhur İttifakı&#39;yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi; başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir. 15 Temmuz sonrasında aldığımız çok katmanlı tedbirlerle FETÖ&#39;nün devlet ve toplum hayatımızdan tasfiye sürecini hızlandırdık. Suriye&#39;nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekatı&#39;yla DEAŞ&#39;lı canilere; Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, 15 Temmuz&#39;un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ&#39;nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir' dedi.</p><p><strong>&#39;TÜRKİYE YÜZYILI&#39;NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR&#39;</strong></p><p>Sadece Suriye&#39;de değil, Libya&#39;dan Karabağ&#39;a kadar nerede Türkiye&#39;nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkanlarıyla orada olduklarını vurgulayan Erdoğan, 'Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca milli iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik. Bu süreçte Türkiye&#39;nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;yle on yıllar boyunca antidemokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye&#39;nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ&#39;nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe, casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye&#39;nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; FETÖ&#39;cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı&#39;nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah&#39;ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum üstadın dediği gibi; &#39;Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir.&#39; Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye&#39;nin ve Türk milletinindir. Rabb&#39;im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü&#39;nün ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor; şehitlerimize Allah&#39;tan rahmet, şehit yakınlarımıza başsağlığı, gazilerimize sağlık ve afiyet niyaz ediyorum' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-son-10-y_1784128864_YCh9vj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Son 10 Yıldaki Başarıların Arkasında FETÖ'nün Tasfiyesi Vardır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-son-10-y_1784128864_YCh9vj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Özgür Özel Tiyatro Değil Kanlı Bir Darbe Diyen Kişiyim]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-tiyatro-degil-kanli-bir-darbe-diyen-kisiyim/55843/</link>
            <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 15 Temmuz darbe girişiminde 'Biz seçilmişlerin arkasındayız. Meclis açılsın, Meclis'i teslim etmeyelim' diyen kişi olduğunu söyleyerek, "10 yıl geçmesine rağmen bugün olsa yine aynı tutumda olurum. O gün çok çeşitli tartışmalar yürüyordu, çok tartışıldı; 'Tiyatro değil kanlı bir darbe' diyen bir kişiyim. O günden bugüne de fikrim hiç değişmedi, hiçbir tutarsızlığım yok" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-tiyatro-degil-kanli-bir-darbe-diyen-kisiyim/55843/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 14:41:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM&#39;de gazetecilerin sorularını yanıtladı. 15 Temmuz darbe girişiminin 10&#39;uncu yıl dönümüne ilişkin Özel, '10 yıl önce bu milletin ve Meclis&#39;in iradesine darbe yapılmak istendi. Hepiniz şahitsiniz; o gün bu Meclis kapalıydı ve bu Meclis&#39;in açılmasını öneren, açıldıktan sonra da Ankara&#39;da olup gelebilen milletvekilleriyle birlikte sabaha kadar darbeye karşı direnen, Meclis&#39;i açtığımız için de hedef haline gelip bombardıman altında kalan milletvekillerinden birisiyim. O gün Meclis&#39;in açılması fikrine sahip milletvekiliyim; AK Parti&#39;li mevkidaşlarımızı, yöneticilerini arayıp, &#39;Bu demokrasiye karşı yapılan bir darbedir. Biz seçilmişlerin arkasındayız. Meclis açılsın, Meclis&#39;i teslim etmeyelim&#39; diyen kişiyim. 10 yıl geçmesine rağmen bugün olsa yine aynı tutumda olurum. O gün çok çeşitli tartışmalar yürüyordu, çok tartışıldı; &#39;Tiyatro değil kanlı bir darbe&#39; diyen bir kişiyim. O günden bugüne de fikrim hiç değişmedi, hiçbir tutarsızlığım yok. Bu açıdan da tarihin doğru tarafında olmanın kıvancı içindeyim. Şehitleri rahmetle, gazileri hürmetle anıyorum. O gün Meclis&#39;te şöyle bir hava vardı; artık anlaşıldı sadakate değil, liyakate bakmak gerekiyormuş. Cumhuriyetin, kuvvetler ayrılığının, birilerini alnı secdeye vardığı için bir yerlere getirmenin yanlışlığı anlaşıldı, &#39;Kim olursa olsun ama liyakatli olsun&#39; dendi. Bir anda AK Parti İl Başkanlıklarına Atatürk resimleri asıldı, hızla büyük posterler arandı ve bulundu. Bizlerden istendi; illerimizde AK Parti İl Başkanlıkları büyük Atatürk posterlerini CHP&#39;lilerden istediler. &#39;Laiklik&#39; vurguları yapıldı, &#39;Bundan sonra bu yanlışlar yapılmayacak, demokrasinin değeri anlaşıldı&#39; dendi. Ancak 10 yılın sonunda ne var; FETÖ&#39;nün ordu, yargı, emniyet, diyanet olmak üzere tüm yapılanmalar ele alındı; ama FETÖ&#39;nün siyasi ayağına gelince iş durdu' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;DARBE BİRLİKTE SAVUŞTURULDU&#39;</strong></p><p>15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu&#39;nun hazırladığı raporu ve partisinin karşı raporunda yer alan soruları hatırlatan Özel, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan&#39;ın komisyon toplantılarına katılmadığını hatırlattı. Özel, 'Bizim raporumuzda adeta darbenin yapılmasının beklendiğine dair ve darbe sonuçlarından istifade edildiğine dair şüpheler yazıldı ve bunlara cevap verilmediği halde darbe ile yüzleşilemeyeceğini; çünkü &#39;istihbaratı değerlendirmeyenler ülkeyi yönetmeye devam mı edecekler?&#39; soruları vardı. Bu sorular parti olarak değil, kişiler üzerinden soruluyordu. Çünkü o istihbarattan haberi olup gereğini yapmayanlar Genelkurmay Başkanı, MİT&#39;in başında durmaya devam mı edeceklerdi? Şimdi birisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı, birisi ise Dışişleri Bakanı. Komisyon raporu hiç basılamadı, bu çok önemli ve şüpheli bir durumdur. Bunun yanında üzüntümü de ifade etmem lazım; darbe iktidara yapılır. İktidar darbe yapıldığında ya teslim olur ya direnir, ondan beklenen direnmesidir ama darbe olduğunda herkes döner muhalefete bakar, ana muhalefetin gözünün içine bakar. 15 Temmuz gecesi biz gözümüzü kırpmadan seçilmişlerin arkasında durduk. O gün darbeye muhatap olan iktidar; sokakta ve Meclis&#39;te bizleri demokrasiden yana gördüler ve darbe birlikte savuşturuldu. O gün saldırılan şey sandık ve seçilmişlerdi. Darbe başarılı olsaydı Fetullah Gülen, Humeyni gibi Ankara&#39;ya inecek ve devletin başına bir seçilmiş yerine atanmış birisi gelecekti. Biz bununla mücadele ettik' diye konuştu.</p><p><strong>&#39;15 TEMMUZ&#39;A İLK ANDA &#39;DARBE&#39; DEDİM&#39;</strong></p><p>Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#39;in tutuklandığını hatırlattı ve soruşturmada yer alan iddiaların ifadeye çağrılmayı dahi gerektirmediğini kaydetti. Özel, 'Bu ülkenin Cumhurbaşkanının bir sözü var, &#39;İstanbul&#39;u kazanan Türkiye&#39;yi kazanır&#39; diyor. Türkiye&#39;yi kazanacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve cumhurbaşkanı adayımız tutuklandı. Ben 15 Temmuz&#39;a ilk anda &#39;darbe&#39; dedim ve buna bütün AK Parti&#39;li arkadaşlar şahit. 19 Mart&#39;a da ilk günde &#39;darbe&#39; dedim. 15 Temmuz&#39;da darbenin muhatabı olanlar, 19 Mart sonrası darbe sürecinin nasıl faili oluyorlar, nasıl susuyorlar? 15 Temmuz&#39;da onlara darbe yapılırken; birlikte direndiklerimize, partimizin seçilmişlerine, partimizin genel başkanına, partimizin kurumsal kimliğine yapılan darbeye, Türkiye&#39;de siyasi partiler düzenini ortadan kaldıran butlan sürecine nasıl susuyorlar, nasıl yön veriyorlar, nasıl bundan medet umuyorlar?' dedi.</p><p><strong>&#39;BUTLANI SEYREDENLERE TEESSÜF EDERİM&#39;</strong></p><p>Darbe gecesindeki tutumunun partisinin tutumu olduğunu ve o gece Bakırköy Belediye Başkanının evinde olan dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nu savunduğunu vurgulayan Özel, 'Şimdi AK Parti yapılan bir seçimi ve üst üstte aldığımız 4 mazbatayı yok sayıp bizi görevden uzaklaştırdı ve Kemal Bey&#39;i göreve getirdi. Sayın Erdoğan&#39;ın butlan kararından 20 gün önce söylediği gibi, &#39;İnşallah pek yakında milletimize yakışır bir ana muhalefet partisine sahip olacağız&#39; dediğini de hatırlatırım. Teessüf ederim. 15 Temmuz darbesinde, &#39;Seni alnından öpeceğim&#39; deyip, bugün butlanı seyreden AK Parti&#39;nin içerisindeki herkese teessüf ederim' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>&#39;KEMAL BEY&#39;İN HAFIZASI ZAYIF KALMIŞ&#39;</strong></p><p>Özel, &#39;Kemal Kılıçdaroğlu bugün sizin FETÖ tarafından desteklendiğinizi ifade etti&#39; sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yıllarca bu soruyu bana AK Parti&#39;liler, AK Parti&#39;li grup başkanvekilleri, AK Parti&#39;li siyasetçiler, &#39;Yurt dışındaki FETÖ&#39;cülerin Kemal Bey&#39;i desteklediklerine ne diyorsunuz?&#39; diye sordu. Biz de dedik ki, &#39;Onların hükumetle derdi var diye muhalefetin yaptığı bir dosyaya destek veriyorlarsa bu FETÖ&#39;cülük anlamına gelmez.&#39; Şimdi Kemal Bey kendisine çokça yapılan bu haksızlığı bana yapmaktan medet mi umuyormuş? O zaman şöyle bir şey olur; bunun ilk dalgasının nasıl geri püskürdüğünü hatırlamak lazım. Cevabı dönemin Genelkurmay Başkanından, Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi kumpas davalarının mağdurlarından, ölenlerin yakınlarından, Ali Tatar&#39;ın abisi Ahmet Tatar&#39;ın Kumpas-Der, İlker Başbuğ&#39;dan geldi. &#39;FETÖ&#39;ye karşı yanımızda dimdik duran, o günlerde bir tek yanımızda olan Özgür Özel&#39;e kimse FETÖ yakıştırması yapamaz&#39; demişlerdi. Ayrıca Kemal Bey sağ olsun, &#39;Hukuka uymayacak mıyız, mahkemeleri dinlemeyecek miyiz, mahkemeleri yok mu sayacağız?&#39; diyor. Ben Hulusi Akar&#39;a demiştim ki, &#39;Sana silah arkadaşların hakkını helal etmiyor. Sana silah arkadaşların hakkını helal etmeden öldüler. Sen FETÖ&#39;nün önünü açan, yolları temizleyip ona otobanı açan insansın.&#39; Bana dava açmıştı. 7 yıl önce 500 bin lira, tarihinin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner. Hulusi Akar döneminde görev yapan 254 amiral, general, albay lehime tanıklık yapmak için mahkemeye dilekçe verdiler. O yüzden kime &#39;FETÖ&#39;nün tarafındasın. FETÖ&#39;cüler seni destekliyor&#39; derken herkesin ayağını denk alması lazım. Hep o savunuları biz buralarda güçlü yaptığımız için, Kemal Bey&#39;in o kası ve hafızası zayıf kalmış. O yönüyle herhalde buna verilecek cevabın bu olduğunu unuttu ki böyle bir imada bulunmuş.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ozgur-ozel-tiyatro-degil-kanli_1784115681_L7GURp.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Özgür Özel Tiyatro Değil Kanlı Bir Darbe Diyen Kişiyim ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ozgur-ozel-tiyatro-degil-kanli_1784115681_L7GURp.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gazze'de  Can Kaybı 73 bin 246'ya Çıktı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/gazze-de-can-kaybi-73-bin-246-ya-cikti/55842/</link>
            <description><![CDATA[İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde devam eden saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 246'ya yükseldi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/gazze-de-can-kaybi-73-bin-246-ya-cikti/55842/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 14:37:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gazze&#39;deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#39;in Gazze Şeridi&#39;ne yönelik saldırılarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Açıklamada, son 24 saatte hastanelere 13 yeni cenaze ile 18 yaralının ulaştırıldığı belirtildi.</p><p>Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim&#39;den bu yana düzenlenen saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 1123&#39;e, yaralı sayısının 3 bin 616&#39;ya ulaştığı, enkaz altından çıkarılan cenaze sayısının ise 800 olduğu kaydedildi.</p><p>İsrail&#39;in Ekim 2023&#39;ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 246&#39;ya, yaralı sayısının ise 173 bin 727&#39;ye yükseldiği ifade edildi.</p><p>Gazze&#39;de halen enkaz altında kalan çok sayıda cenazenin bulunduğu ancak sağlık ekiplerinin yetersizliği sebebiyle ulaşılamadığı aktarıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gazze-de-can-kaybi-73-bin-246-_1784115471_UaZ1cr.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gazze'de  Can Kaybı 73 bin 246'ya Çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gazze-de-can-kaybi-73-bin-246-_1784115471_UaZ1cr.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran'dan Babülmendep Boğazı'nın Kapatılabileceği İması]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-babulmendep-bogazi-nin-kapatilabilecegi-imasi/55840/</link>
            <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koymasının ardından Tahran'dan uyarı geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını yineleyerek, ABD ve müttefiklerine fayda sağlayan diğer enerji ve ihracat koridorlarının da kapatılabileceğini açıkladı. ABD basınında ise İran'ın bu açıklamasıyla, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan stratejik Babülmendep Boğazı'nı işaret ettiği ileri sürüldü.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-babulmendep-bogazi-nin-kapatilabilecegi-imasi/55840/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:08:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD&#39;nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye sokmasının ardından, Hürmüz Boğazı&#39;nın ardından bölgedeki diğer kritik deniz geçişlerinin de kapatılabileceği uyarısında bulundu. İran resmi haber ajansının aktardığı İran Devrim Muhafızları Ordusu açıklamasında, 'Bölgesel enerji ihracatı ya herkes tarafından paylaşılır ya da hiç kimseye izin verilmez' ifadelerine yer verildi.</p><p>ABD medyasında yer alan haberlerde, Tahran&#39;ın açıklamalarının, 'Yemen&#39;deki Husiler aracılığıyla Kızıldeniz&#39;i Aden Körfezi&#39;ne bağlayan Babülmendep Boğazı&#39;nın hedef alınabileceği mesajını içerdiği' kaydedildi. Küresel deniz ticaretinin ve Suudi Arabistan&#39;ın petrol ihracatının önemli bölümünün geçtiği Babülmendep Boğazı, dünya enerji arzı açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak görülüyor.</p><p>Yemen merkezli Husilerin üst düzey isimleri Muhammed el-Farah de İran&#39;ın devlet kanalı Press TV&#39;ye yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan&#39;ın Yemen&#39;e yönelik operasyonlarını sürdürmesi halinde Babülmendep Boğazı&#39;nı kapatmaya hazır olduklarını belirtti. El-Farah, böyle bir senaryoda petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar yükselebileceğini öne sürdü.</p><p><strong>'ABD&#39;NİN KÖTÜLÜĞÜ SONA ERENE KADAR'</strong></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı&#39;nın 'ABD&#39;nin kötülüğü sona erene kadar kapalı kalacağını' açıkladı. Açıklamada ayrıca, ABD&#39;nin son saldırılarına karşılık Bahreyn&#39;deki ABD 5&#39;inci Filosu&#39;na ait olduğu öne sürülen komuta-kontrol, lojistik, yakıt ve askeri teçhizat tesislerinin hedef alındığı iddia edildi.</p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu ayrıca, Kuveyt&#39;teki Mina Abdullah Limanı&#39;nda ABD&#39;ye ait olduğunu öne sürdüğü bir lojistik tesisinin ateşe verilerek imha edildiğini, Ürdün&#39;deki Azrak Üssü&#39;nde bulunan uçak hangarlarının da hava saldırısıyla vurulduğunu ileri sürdü.</p><p>Kuveyt resmi haber ajansı ise İran saldırılarının ardından hedef alınan bir bölgede çıkan yangının kontrol altına alındığını duyurdu. Ancak yangının İran Devrim Muhafızları Ordusu&#39;nun sözünü ettiği tesisle bağlantısı doğrulanmadı.</p><p>Ürdün Ordusu da İran&#39;dan ülke hava sahasına giren üç balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.</p><p><strong>CENTCOM: İRAN&#39;IN ONLARCA ASKERİ HEDEFİ VURULDU</strong></p><p>İran tarafından yapılan açıklamalar, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı&#39;nın (CENTCOM) Hürmüz Boğazı çevresinde İran&#39;ın ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini hedef alan yeni operasyonlar düzenlediğini açıklamasından bir gün sonra geldi.</p><p>CENTCOM, Hürmüz Boğazı çevresi ile İran&#39;ın kıyı bölgelerindeki onlarca askeri hedefin yaklaşık yedi saat süren operasyonla vurulduğunu bildirdi.</p><p>ABD yönetimi ayrıca İran&#39;ın son bir hafta içinde yedi ticari gemiye saldırdığını, bu saldırılarda mürettebattan en az 12 kişinin öldüğünü, yaralandığını veya kaybolduğunu ileri sürdü.</p><p><strong>TRUMP&#39;TAN YENİ UYARILAR</strong></p><p>ABD Başkanı Donald Trump ise İran&#39;ın müzakere masasına dönmemesi halinde gelecek hafta ülkenin elektrik santralleri ve köprülerinin hedef alınabileceğini söyledi.</p><p>ABD merkezli televizyon kanalı Fox News&#39;e konuşan Trump, 'Enerji hedeflerini en sona bırakacağım ama sonunda onları da vuracağız' ifadelerini kullandı. Trump, ABD&#39;li müzakerecilerin İranlı yetkililere yeniden anlaşma çağrısı yaptığını belirtti.</p><p>Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı&#39;ndan geçen gemilerden yüzde 20 ücret alınması yönündeki önerisini geri çektiğini açıklayarak, bunun yerine Körfez ülkeleriyle yatırım anlaşmalarına odaklanacaklarını ifade etti.</p><p><strong>PETROL FİYATLARI YÜKSELİŞİNİ SÜRDÜRÜYOR</strong></p><p>Hürmüz Boğazı&#39;ndaki gerilim nedeniyle küresel enerji piyasalarında da yükseliş devam etti. Brent petrol, salı gününü yaklaşık yüzde 2 yükselişle son bir ayın en yüksek seviyesinde tamamlarken, ABD ham petrolü (WTI) de 15 Haziran&#39;dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Her iki gösterge de bugün işlemlerinde yükselişini sürdürdü.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-dan-babulmendep-bogazi-ni_1784106535_aD7mId.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran'dan Babülmendep Boğazı'nın Kapatılabileceği İması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-dan-babulmendep-bogazi-ni_1784106535_aD7mId.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 15 Temmuz Makalesi Her alanda FETÖ'nün Kökünü Kazıdık]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dan-15-temmuz-makalesi-her-alanda-feto-nun-kokunu-kazidik/55839/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil, milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir." ifadelerini kullandı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dan-15-temmuz-makalesi-her-alanda-feto-nun-kokunu-kazidik/55839/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:56:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle '15 Temmuz: Türkiye Yüzyılı&#39;nın İstiklal Beyannamesi' başlıklı bir makale kaleme aldı.</p><p>Gazetelerde yayımlanan makaleye, 'Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti.' ifadeleriyle başlayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların iş birlikçilerine tıpkı İstiklal Harbi&#39;nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi.</p><p>15 Temmuz, şairin 'Ecdadımızın heybeti ma&#39;ruf-i cihandır / Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!' dizelerinde dile getirdiği gibi bin yıl evvel Malazgirt&#39;te kahramanca mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul surlarında Sultan Fatih&#39;in rüyasını gerçekleştirmek, Peygamber Efendimiz&#39;in müjdesine nail olmak için ruhunu ve bedenini ortaya koyanların, yüz yıl evvel vatan müdafaası için canını hiçe sayanların inancı ve kararlılığıyla sokaklara, meydanlara koşan asil milletimizin tarihe altın harflerle yazdığı bir büyük destandır.'</p><p><strong>- 'Milletimiz istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı'</strong></p><p>Makalesinde, gözü dönmüş terör örgütünün tarihte benzerine az rastlanacak ihanet girişimine karşı, aziz milleti milli iradeye sahip çıkmak adına meydanlara ve havalimanlarına çağırırken, basit bir davette bulunmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:</p><p>'Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü. Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan &#39;Ya istiklal ya ölüm!&#39; şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Adeta tarihin derinliklerinden çıkıp gelen milletimiz de bu çağrıya, canını ve ruhunu hiçe sayarak anında cevap verdi. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı. O gece milletimiz, iradesine vurulmak istenen zincirleri paramparça etmiş, vesayetin ve ihanetin prangalarını söküp atarak, Türkiye&#39;nin önündeki engelleri birer birer yıkmıştır. O gece 253 vatan evladımız şehadet şerbetini içerken, 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Bu rakamların her biri, vatanı, bayrağı ve milli iradeyi korumak uğruna ortaya konulan fedakarlığın, cesaretin ve kahramanlığın ayrı ayrı nişanesidir.'</p><p><strong>- 'Her alanda FETÖ&#39;nün kökünü kazıdık'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Geçen on yıllık süre zarfında, eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelemizi hem yurt içinde hem de uluslararası alanda tavizsiz bir kararlılıkla sürdürdük.' ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:</p><p>'Çünkü devletimizin içine sızmış bu kanser hücresini temizlemek ve faillerin adalet önünde hesap vermelerini sağlamak, canlarını seve seve feda eden şehitlerimize en büyük borcumuzdu. Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ&#39;nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var, yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegane yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.'</p><p><strong>- 'Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir'</strong></p><p>Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda acıların ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirten Erdoğan, makalesine şöyle devam etti:</p><p>'Bununla birlikte FETÖ ve benzeri tüm terör odaklarıyla olan savaşımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. 15 Temmuz&#39;un 10. yılında, artık çok daha güçlü, çok daha kararlı ve birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir Türkiye var. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu diri kaldığı müddetçe, hainlerin sinsi planlarının ve onların arkasındaki küresel senaristlerin kirli oyunlarının asla karşılık bulamayacağından kimsenin şüphesi olmasın.</p><p>Bu vesileyle, o karanlık geceyi sinesini siper ederek aydınlığa kavuşturan, canı pahasına ecdadımızın yadigarı olan ve yüzyıllardır hüküm sürdüğümüz bu toprakları bize yeniden vatan kılan tüm şehitlerimize, Allah&#39;tan rahmet diliyorum. Gazilerimize hayırlı, bereketli ve uzun ömürler niyaz ediyorum.</p><p>Rabb&#39;im, mazisi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş aziz milletimize bir daha 15 Temmuz benzeri ihanetler yaşatmasın. Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. Allah, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-dan-15-t_1784105795_XefmbL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 15 Temmuz Makalesi Her alanda FETÖ'nün Kökünü Kazıdık ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-dan-15-t_1784105795_XefmbL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Haluk Levent’in Emniyetteki İfadesi Ortaya Çıktı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/haluk-levent-in-emniyetteki-ifadesi-ortaya-cikti/55835/</link>
            <description><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent’in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Levent ifadesinde, “Ben ne kendimi, ne etrafımı, ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/haluk-levent-in-emniyetteki-ifadesi-ortaya-cikti/55835/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:32:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#39;nca Ahbap Derneği&#39;ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent&#39;in de bulunduğu 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü&#39;ndeki işlemleri tamamlandı. 23 şüpheli sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan&#39;daki İstanbul Adalet Sarayı&#39;na sevk edildi. Şüphelilerden 23&#39;ü, işlemlerinin ardından Çağlayan&#39;daki İstanbul Adliyesi&#39;ne sevk edildi. Bir şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Diğer şüphelilerin ise ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p><p>&#39;AYLIK KAZANCIMI HATIRLAMIYORUM&#39;</p><p>Haluk Levent&#39;in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Levent ifadesinde, 'Etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum. Üzerime kayıtlı hiçbir şey yoktur. Üzerime kayıtlı olmadığı halde sahibi olduğum ya da kullanımımda olan gayrimenkul, araç ve diğer mal varlığı yoktur. Üzerime kayıtlı olan telefon numaralarının hiçbirini hatırlamıyorum. Benim adıma kayıtlı olup da bir başkasının kullandığı telefon numarası yoktur. Aylık kazancımı hatırlamıyorum. 1988 yılında Adana&#39;da birkaç yıl maaşlı olarak çalıştım ancak sonrasında müzisyenliğe başladığım için maaşlı olarak bir yerde çalışmadım. Risus Organizasyon Ltd. Şti. unvanlı firmada gayriresmi olarak ortağıyım. Resmiyette sahibi Zafer Yay&#39;dır. Henüz kar etmediği için bir kazancım olmadı. Bu firma organizasyon ve müzik alanında faaliyet göstermektedir. Başkaca sahibi, ortağı olduğum, müdürlüğünü yaptığım, firma veya iş yeri yoktur. Yeliz Kaya&#39;nın üzerine kayıtlı olan banka hesapları ben yönetmekteyim. Konserler sonucunda kazandığım paralar bu hesaplara yatmaktadır ve paraları ben kullanmaktayım. Kendi adıma banka hesabı kullanmamaktayım. Zafer Yay&#39;ın üzerine kayıtlı olan borsa aracı kurumlarında hesabım vardır. Geçmişte adıma kayıtlı olan bir bankada bir adet kredi kartım vardı ancak şu anda kapalı durumdadır. Adıma düzenlenmiş vekaletname yoktur' dedi.</p><p>&#39;BANKALARDAN PARA ÇEKME YETKİSİ BANA AİTTİR&#39;</p><p>Ahbap Derneği&#39;nin faaliyet alanının neler olduğu, yönetim yapısının nasıl olduğu, hangi bankalarda ve aracı kuruluşlarda banka hesabının bulunduğu, hesapların kimler tarafından kullanıldığı, kimlerin işlem yetkisi bulunduğunun sorulması üzerine Haluk Levent, 'Ahbap Derneği bir yardımlaşma ağıdır. Yardım faaliyetleri yapar. Derneği 2016 ya da 2017 yılında ben kurdum. Ahbap Derneği kurulduğu ilk iki yıl bütün finansmanı ben sağladım. Tüm yardımları kendi cebimden yaptım. Elazığ depremi sonrasında bağışlar gelmeye başladı. Bu bağışlarla vatandaşımıza yardımlar yapmaya başladım. Yönetim kurulu ara ara değişti. Bankalardan para çekme yetkisi bana aittir. Parasal anlamda derneğin tek yetkilisi benim. Aracı kuruluşta paramız yoktur. Ahbap Derneğinin kurulduğundan itibaren başkanıyım. Başka bir görevim olmamıştır' dedi.</p><p>&#39;KİŞİSEL, TEMİNAT ÇEKİ OLARAK KULLANDIĞIM OLMUŞTUR&#39;</p><p>Ahbap Derneği, Ahbap İktisadi İşletmesi ve Ahbap Lojistik adına hangi bankalarda çek karnesi bulunduğu, bu çeklerin nasıl kullanıldığı, kimlerin bu dernek ve işletmeler adına çek düzenleme yetkisi bulunduğunun sorulması üzerine Levent, 'Sadece Ahbap İktisadi İşletmesi adına VakıfBank bankasında çek karnesi vardır. Ahbap Derneği ve Ahbap Lojistik adına herhangi bir bankada çek karnesi yoktur. Çek düzenleme yetkisi bana aittir. Ahbap Derneği dışında yapacağımız lojistik faaliyetleri için çek kullandım ama kişisel olarak teminat çeki olarak da kullandığım olmuştur. Ahbap Derneği çalışanları adına herhangi bir çek düzenlenmedi. Diğer kuruluşlara 2026 yılında mülk alımları karşılığı senetler verilmiştir. Mülkler için 2026 Kasım ayında aktarımlar yapılacaktı' dedi. Ardından AHBAP Derneği tarafından yürütülen yardım kampanyalarından yurt içi ve yurt dışı olarak dernek hesaplarına ne kadar yardım toplandığı ve bu yardım paralarının nerelere harcandığının sorulması üzerine Levent, 'Detayları sosyal medyada şahsi hesaplarımdan canlı olarak açıkladım ama tahmin ediyorum ki 2023 yılı deprem dönemi için 4 milyar 300 milyon civarında bir para geldiğini hatırlıyorum. Rakamlarda ufak değişiklikler olabilir. Bu paranın 4 milyarlık kısmının o yıl harcandığını belgeleriyle açıklamıştık. Tüm faturalar 2023 mali denetimi içerisinde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Ayrıca 2024 ve 2025 mali raporlarının denetimi yine İçişleri Bakanlığı Dernekler Masasında mevcuttur. Gelen yardım paralarının neredeyse tamamı 2 yıl içerisinde deprem bölgesine yaptığımız çalışmalarda kullanılmıştır. Özellikle kaçak göçek olmasın diye hepsinin faturası ve teslim-tesellüm belgeleri Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana valiliklerinde kayıtlıdır' dedi.</p><p>&#39;İŞLERİMİ MAALESEF DOĞRU DÜRÜST YÖNETEMEDİM&#39;</p><p>Levent, 'Benim burada olmamın sebebi 2026 yılında başlayan bir durum ile alakalıdır. Ben Ahbap Derneğine kazanç sağlamak amacıyla şu anki fiyatıyla 150 milyon lira tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon lira karşılığında Ahbap Derneğine vermek istedim ve bununla ilgili Ahbap Derneği karar defterine yönetim kurulu kararı aldırttım. 80 milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap&#39;ın dairesi vardır. 20 adet daire, 3 ay kadar önce Çerkezköy Tapu Dairesinden Ahbap Derneği adına başvurumuz yapıldığı halde alınamamıştır. Bunun sebebi bizlere &#39;Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından İl Dernekler Müdürlüğüne başvuruda bulunularak hemen akabinde tapu işlemlerinin yapılacağı&#39; söylendi. Biz de genel kurulu toparladık. Genel Kuruldan taşınmazlar için karar aldık ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmamdan 2 gün önce başvuruda bulunduk. Söz konusu taşınmazların ada parsel bilgilerinin yer aldığı dernek yönetim kurulu kararı mevcuttur. Bu karar Emniyet Müdürlüğünün el koyduğu dernek karar defterinde bulunmaktadır. İşte buna istinaden yönetim kurulu üyemiz Yusuf Can Ertit , Çerkezköy Tapu Müdür Yardımcısının yanında daireleri almak için bekliyordu. Cuma günü yetişmedi. Cuma günü yetişseydi bugün Yeliz Kaya&#39;ya bir yıldır gelen 80 milyon lira yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Kaya&#39;ya gelen 80 milyon lira, yani benim param, aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Ben, 14 Temmuz Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı ama operasyon sırf herkes örgüt üyesi olsun ve herkes alınsın diye eşyanın tabiatına uygun olmayarak 12 Temmuz günü öğlene alındı. Eğer bir gün daha beklenseydi Ahbap Derneğinden Kaya&#39;ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur. Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne de işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır' dedi.</p><p>&#39;BU PARALARI HEP BORÇLANDIM&#39;</p><p>Levent, 'Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı? Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap Derneğinden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığının Başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlarıyla yardımda bulunduğu Ahbap Derneğinin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil, İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler. Raporlar ilgili kuruluşta mevcuttur ve Ahbap Derneği resmî sosyal medyasında her yıl açık bir şekilde görülebilir. Bunu da şu anda açıp görebilirler. Benim sorunum 2026 yılı içindir. Ahbap&#39;ta eksiklikler vardır. Hangi dernek veya vakıfta yok ki? Ama ben yeni denetime gelene kadar eksiklikleri zaten tamamlayacaktım. Bu 80 milyon TL&#39;lik borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben, birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor. Öncelikle kendimin, sonrasında ise Ahbap Derneğinin ekonomik krizinin nasıl geliştiğini anlatacağım. 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışma konusu oldu. Ahbap&#39;a gelen bağışlar 4 milyar TL&#39;yi bulmuştu. Bu konuda az önce tutanağa geçilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden, ki benim için konuyla alakası var, hem de çok var, ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum' dedi. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/haluk-levent-in-emniyetteki-if_1784104376_gFGu2d.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Haluk Levent’in Emniyetteki İfadesi Ortaya Çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/haluk-levent-in-emniyetteki-if_1784104376_gFGu2d.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[En Düşük Emekli Aylığı 23 Bin 552 Liraya Yükseliyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/en-dusuk-emekli-ayligi-23-bin-552-liraya-yukseliyor/55833/</link>
            <description><![CDATA[En düşük emekli aylığının yüzde 17,76 artırılarak 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören düzenleme, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/en-dusuk-emekli-ayligi-23-bin-552-liraya-yukseliyor/55833/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/ekonomi/">Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:40:28 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu&#39;nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#39;nin görüşmelerine başlandı. Emekliler ve hak sahiplerini yakından ilgilendiren düzenleme, komisyondaki görüşmelerin ardından kabul edildi.</p><p>Komisyonda kabul edilen düzenlemeyle, halen 20 bin lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Artışta, Türkiye İstatistik Kurumu&#39;nun (TÜİK) 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin açıkladığı yüzde 17,76&#39;lık enflasyon oranı esas alınacak.</p><p>Düzenleme kapsamında, en düşük emekli aylığına ilişkin yeni tutarın yürürlüğe girmesiyle birlikte milyonlarca emekli ve hak sahibinin aylık ödemeleri 23 bin 552 lira üzerinden yapılacak. Teklif, komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu&#39;nun gündemine gelecek. Genel Kurul&#39;da da kabul edilip Resmi Gazete&#39;de yayımlanmasının ardından düzenleme yürürlüğe girecek.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/en-dusuk-emekli-ayligi-23-bin-_1784058027_DbtdTH.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ En Düşük Emekli Aylığı 23 Bin 552 Liraya Yükseliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/en-dusuk-emekli-ayligi-23-bin-_1784058027_DbtdTH.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim İle Görüştü]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-katar-emiri-temim-ile-gorustu/55826/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Khalifa Al Thani'nin ölümünün ardından taziye ziyareti gerçekleştirdiği Doha'da Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ile bir araya geldi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-katar-emiri-temim-ile-gorustu/55826/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:04:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamad bin Khalifa Al Thani&#39;nin ölümünün ardından Katar&#39;a taziye ziyareti gerçekleştiriyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkent Doha&#39;da Şeyh Hamad bin Khalifa Al Thani&#39;nin oğlu ve halefi Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ile bir araya geldi. Erdoğan, Tamim bin Hamad Al Thani&#39;ye taziyelerini iletti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;a ziyaretinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın eşlik etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-katar-em_1784041492_GcfhB8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim İle Görüştü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-katar-em_1784041492_GcfhB8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek Ahbap Derneği Soruşturması Genişleyebilir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir/55824/</link>
            <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyonlar yürütüldüğünü belirterek, "İlk aşamada 22 gözaltı oldu. MASAK raporları inceleniyor. Soruşturma genişleyebilir." dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir/55824/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:43:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Soru üzerine Ahbap Derneği soruşturması ile ilgili konuşan Gürlek, soruşturmanın gizliliğine vurgu yaparak 'Şu an soruşturma devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyonlar yürütülüyor. İlk aşamada 22 gözaltı oldu. MASAK raporları inceleniyor. Soruşturma genişleyebilir.' yanıtını verdi.</p><p>Bakan Gürlek, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent&#39;in, daha önce yurt dışı çıkış yasağı konulduğu halde kaçma girişimi olması üzerine pazar günü gözaltına alındığını ifade etti.</p><p>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında hayatını kaybetmesi ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin soru üzerine Gürlek, 'Soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız sürdürüyor. Yeni gözaltılar oldu. Burada alınanlar arasında emekli askerler var.' şeklinde konuştu.</p><p>Gürlek, 'Soruşturmada şüpheli olanlar arasında FETÖ ile iltisaklı olanlar da var mı?' sorusuna 'Evet, var.' cevabını verdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/adalet-bakani-gurlek-ahbap-der_1784040204_mDnzUK.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Adalet Bakanı Gürlek Ahbap Derneği Soruşturması Genişleyebilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/adalet-bakani-gurlek-ahbap-der_1784040204_mDnzUK.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DEM Parti'li Hatimoğulları Temmuz Ayında Çerçeve Yasayı Çıkaralım]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dem-parti-li-hatimogullari-temmuz-ayinda-cerceve-yasayi-cikaralim/55821/</link>
            <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, "Kalıcı bir çözümün zemini, hukuk olmalı ve teminatı da yasa olmalıdır. Bu yüzden kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa çıkmalıdır. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim; temmuz ayında çerçeve yasayı çıkaralım" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dem-parti-li-hatimogullari-temmuz-ayinda-cerceve-yasayi-cikaralim/55821/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:30:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM&#39;de partisinin grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları, &#39;Terörsüz Türkiye&#39; sürecine ilişkin gelişmeleri hatırlatarak, 'Şimdi sıra bu süreci; hukuka, Meclis iradesine, kalıcı barışın güvencesi olacak yasal zemine dönüştürmektedir. Defalarca kez söylediğimiz gibi; barış tek başına silahların susması değil, hukuku kurdukça barış gerçekten barış olur. 22 Ekim girişi ve 27 Şubat&#39;taki tarihi çağrıdan bu yana söylenen temel söz hiç değişmedi; hukuk. Kalıcı bir çözümün zemini, hukuk olmalı ve teminatı da yasa olmalıdır. Bu yüzden kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa çıkmalıdır. 100 yıllık bir meselenin tek bir yasa ile çözülemeyeceğinin farkındayız ama ilk düğmeyi doğru iliklemek zorundayız. Çünkü yanlış iliklenen ilk düğme, geri kalan her şeyi yanlış hale getirir. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim; temmuz ayında çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim&#39;de Meclis açıldığında ise bu çerçeve yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin açacak düzenlemeleri bir bir hayata geçirelim. Farklı düşündüğümüz noktalar olabilir, bunları müzakere ve ortak akılla çözebiliriz. İşte tam da burada siyaset kurumunun tamamına; ülkemizin yüklemiş olduğu görev ve sorumluluklar gereği herkese büyük sorumluluklar düşüyor. Kimse sorumluluktan kaçmamalı, izleyici pozisyonunda olmamalı' dedi.</p><p>&#39;BARIŞIN KAPISINDAN HERKES RAHATLIKLA GEÇEBİLMELİ&#39;</p><p>Hatimoğulları, DEM Parti olarak 4 temel başlığın ertelenmemesi gerektiğini belirterek, 'Bu başlıklarımız sırasıyla şöyle; ilki kapsayıcı bir kök yasa. Barışın hukuku, tarafların iradesini ve muhataplığını tanıyan bir zeminde kurulmalıdır. &#39;O gelir, bu gelmez&#39; tartışması olmamalı, kategoriler olmamalı, barışın kapısından herkes tereddüt etmeden rahatlıkla geçebilmelidir. İkincisi Meclis Komisyonu&#39;nun raporlarında yer aldığı gibi; kayyım anlayışı son bulmalıdır. AİHM ve AYM kararları uygulanmalı ve seçilmiş irade, tam anlamıyla güvence altına alınmalıdır. Üçüncüsü ise demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Adliye koridorlarıyla, cezaevleriyle değil; siyasetle konuşan bir Türkiye&#39;ye dönüşmelidir. İnsanın varlığı ve barış içindeki ortak yaşamı gerçekten son derece önemsenmeli ve bunu merkezimize alarak çalışmalarımızı yürütmeliyiz. Dördüncüsü ise Abdullah Öcalan&#39;ın iletişim ve çalışma koşullarının, demokratik çözümün ihtiyaçlarına uygun bir biçimde düzenlenmesidir. Biliyoruz, yaklaşık 50 yıldır devam eden savaş ve çatışmalar sürecinde herkesin yüreğinde derin bir yara var. Şimdi bu yaraları derinleştirme değil, iyileştirme zamanı ve Öcalan, Türkiye çözümünden ve bu yaraları iyileştirmekten yanadır, ortak yaşamdan yanadır. Özgür çalışabilirse bu yaraları sarma konusunda çok önemli bir rol üstlenecektir. Toplumla rahatça konuşabilen, düşüncelerini özgürce paylaşabilen, çözüm perspektifini anlatabilen bir Öcalan, Kürt halkının ve tüm Türkiye&#39;nin önünü açar' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dem-parti-li-hatimogullari-tem_1784039449_2NLV9W.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DEM Parti'li Hatimoğulları Temmuz Ayında Çerçeve Yasayı Çıkaralım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dem-parti-li-hatimogullari-tem_1784039449_2NLV9W.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Özgür Özel Millet Umudunu Yeni Partide Arıyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-millet-umudunu-yeni-partide-ariyor/55818/</link>
            <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni parti tartışmalarıyla ilgili sözlerine ilişkin, "Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor” dedi. Özel, “Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum” ifadelerini kullandı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-millet-umudunu-yeni-partide-ariyor/55818/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:56:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Özgür Özel, TBMM&#39;de CHP Grup Toplantısı&#39;nda konuştu. Özel, geçen hafta sonu Adana ve Niğde&#39;de vatandaşlarla buluştuğunu söyleyerek, 'Ant olsun ki asla ve asla ne onlara ne bize güvenen hiç kimseye üzüntüyü, yenilgiyi, mahcubiyeti bir daha yaşatmayacağız. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkmayanlara, çıkamayanlara sesleniyorum. Milletimizde korku yok. Milletimizde teslimiyet yok. İnanç var, azim var, kararlılık var' dedi.</p><p><strong>&#39;BİZ KAYBETMEYİ REDDEDEN CHP&#39;YİZ&#39;</strong></p><p>Özel, ülkede adalet olmadığını söyleyerek, 'Olmadığı için refah da yok bereket de yok. Fatih Sultan Mehmet şöyle söylemiş; &#39;Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın alırsan adalet ölür. Adalet ölürse bu devlet ölür.&#39; Milletin gönlünden ve gözünden düşen bir avuç insan, kendi menfaatleri için Türkiye&#39;de adaleti öldürdüler. Biz 2023 Kasım&#39;ında hep birlikte partimizde büyük bir değişimi gerçekleştirdik. 4 ay sonra yeni kadrolarımızla hep beraber, daha çok kadına, daha çok gence güvenerek, ölçme değerlendirmeye güvenerek, her adayımızı mutlaka nüfusun uygun olduğu, yarışın riskli olduğu yani kesin kazanma, kesin kaybetme durumları dışında mutlaka anketler yapılarak belirledik. Ve yapılan ilk seçimde söz verdiğimiz gibi Adalet ve Kalkınma Partisi&#39;ni ilk kez yendik, 47 yıl sonra da partimizi ilk kez birinci parti yaptık. O günden bu yana demokrasi dışı tüm saldırıların hedefi olduk. Biz kaybeden değil, kazanan CHP&#39;yiz. Biz kaybetmeyi reddeden CHP&#39;yiz. &#39;Bir seçim kaybedersek ertesi gün kurultaya gideceğiz ve aday olmayacağız&#39; diyen, Tayyip Erdoğan&#39;ın çeyrek asırdır çektiği resti ilk kez gören, &#39;Kaybedersem görevde kalmayacağım, sen de kalmayacak mısın?&#39; diye sorup, Tayyip Bey&#39;in sesini duyamayan CHP&#39;yiz' açıklamasında bulundu.</p><p><strong>&#39;GÖZÜMÜZ, KULAĞIMIZ ADLİYEDE&#39;</strong></p><p>Özel, bugüne kadar toplam 34 belediye başkanına operasyon yapıldığını ve 24 belediye başkanının halen tutuklu olduğunu ifade ederek, 'Bu operasyonların büyük bölümü İstanbul&#39;da, yargı içinde oluşturulan talimatlı bir yapı tarafından yapıldı, herkesin gözünün önünde oldu. Sonra o yapının başı, güya tarafsız, geldiği yer Bakan Yardımcılığı, oradan başsavcı. Ertesi gün Bakan. Ertesi gün il başkanları toplantısında &#39;Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim&#39; diyor. Dün olduğu gibi üstünde savcı cübbesi varken partinin başarısı için çalışıyor. Bugün de Bakan kimliği ile &#39;Partimin başarısı için çalışacağım&#39; dediği birinin geldiği ve hepimizin duyduğu, herkesin bildiği şekilde &#39;Ankara&#39;da başsavcı, vekilleri değişecek. Çünkü dediğimiz operasyonları yapmıyorlar&#39; dedi' diye konuştu.</p><p>Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner&#39;in gözaltına alındığını hatırlatarak, 'Hedef orada, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu&#39;ydu, CHP&#39;nin başarılı belediye başkanlarıydı. Şimdi Ankara&#39;ya gelindi, Ankara&#39;da hedef kim? &#39;Canını yakalım CHP&#39;nin, canını yakalım Özgür Özel&#39;in. Hüseyin Can Güler&#39;i hedefimize oturtalım.&#39; Gözümüz, kulağımız adliyede. Bir yandan da yeni atamalardan sonra yeni görev dağılımları olacak. Tutuklamaları yapacak hakimlere görevi vermeden soruyorlar, büyük büyük isimler söylüyorlar Cumhuriyet Halk Partisi&#39;nden. &#39;Önüne bu gelirse delile mi bakacaksın, gözünü kırpmadan tutuklayacak mısın?&#39; Gözünü kırpmadan tutuklayacak olanları o görevlere koymaya, böylesine bir gayrinizami, aslında var olmaması gereken bir mülakat yapmaya, koşul olarak da &#39;Acaba bir sonraki operasyon şuna mı, buna mı, ona mı?&#39; denen herkesin ismini verip &#39;Önüne gelirse, tutuklaman istenirse talebe mi uyacaksın, delil mi arayacaksın?&#39; diye sorulduğu bir sürecin içindeyiz' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;54 GÜNDÜR MİLLETİMİZLE BERABERİZ&#39;</strong></p><p>Mutlak butlan kararının üzerinden 54 gün geçtiğini ve bu 54 günde 21 il dolaştıklarını belirten Özel, 'Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkartmıyor. Butlanı kabul edenin illerde millet selamını almıyor. Butlana direnenleri omzunun üstünde taşıyor. Böyle bir sürecin içindeyiz. O kararla birlikte bir tartışma, &#39;Efendim tedbirle geldik. Biz tedbirle geldiğimiz için biz kongre yapamayız.&#39; Tartışmayı normalde bitirecek iş bu işin uzman görüşü. Konunun bütün profesörleri ortak metin yayınladı. Dediler ki &#39;Tedbir kurultaya engel değildir, aksine bir an önce yapılmalıdır.&#39; Kanunu çıkaranlar, çıkarırken burada çalışan hocalar görüş verdiler, makale yazdılar. &#39;Derhal yapılmalıdır&#39; dediler. &#39;Yapamazsın&#39; dediler. Kim dedi? &#39;Bir tane avukatım var, o dedi.&#39; Binin üzerinde delege imzaları teslim ettiler. İmzaları verdik, üstünden 1 ay geçti, hiçbir şey söylemeyip üstüne yatıyorlar. Bir yandan da orada, burada televizyona çıkınca, &#39;Tedbir var, kurultay yapamayız&#39; diyorlar. Oysa o imzalar gereğince alıp da İlçe Seçim Kurulu&#39;na başvursa, yapıyorsa yapacak, yapmıyorsa yapmayacak. Hepimiz göreceğiz. Bundan da kaçıyorlar' diye konuştu.</p><p><strong>&#39;MİLLET GÜNÜ GELİNCE SORACAK BUNUN HESABINI&#39;</strong></p><p>Özel, 54&#39;üncü gün olmasına rağmen dosyanın Yargıtay&#39;a gönderilmediğini söyleyerek, 'İlk 10-15 gün kendi kendine butlancılarla kararı alan, &#39;Bir dilekçe yaz, cevap yazayım, inceleyeyim, yapayım&#39; diye oyalama senaryoları. 1 aydır bir düğmeye basacak mahkeme başkanı, basmıyor. Düğmeye basma yetkisi oradaki müdürde. Yazı yazmış yetkiyi üstüne almış ondan habersiz onaylanmasın diye. Adli tatil gelene kadar onaylamamak için &#39;Müzakere var basamadım, NATO vardı gidemedim, bilmem ne yapamadım.&#39; Şimdi 3 günlük rapor daha almış, o düğmeye basamasın ki kararı Yargıtay&#39;a yollamasın. Dikkat, kararı alan; kararı Yargıtay&#39;a yollamamaya çalışıyor. Üst mahkemenin denetimine sokmamaya çalışıyor 54 gün geçmiş. &#39;5-6 gün daha sallarsam araya 40 gün adli tatil girer, belki bunlar yılar, partiyi oraya bırakır, maksat hasıl olur, ben de bu işlerden kurtulurum.&#39; Aldığı karara güvenmeyen, Yargıtay&#39;ın bozacağını adı gibi bilen, istinaf mahkemesinin tedbir kararı alması sonuç doğuracağı için diplomasını yırtıp atan, yetiştiren bütün hocaların &#39;yapamazsın&#39; diye yazdığı, makaleler yayınlanan yerde şimdi rapor almak suretiyle düğmeye basma görevini de memurdan kendisine alarak, verilen talimatı uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama bu millet günü gelince soracak bunun hesabını' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>&#39;MİLLET UMUDU YENİ PARTİDE ARIYOR&#39;</strong></p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nun katıldığı bir televizyon programında yeni parti tartışmalarıyla ilgili sözlerine ilişkin Özel, '&#39;Ya yeni parti niye konuşuluyor, hiç anlamıyorum.&#39; Millet anlıyor niye konuşuluyor. Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor. Ömrüm boyunca kendimden önce görev yapan genel başkanlarla konuşurken düğmem açık konuşmadım. Adlarını anıp bir kere kötü kelime söylemedim. Benden önceki genel başkan demediğini bırakmadı. &#39;Olsun o beni eleştirir, onun hukuku bana emanet&#39; dedim. Şimdi buradan söylüyorum. 2023&#39;te yapılmış seçim için 2025&#39;te seçilmiş il başkanlarını görevden alıyorsunuz. 60 tanesi sizin döneminizin il başkanını, &#39;Niçin seçilmiş CHP&#39;ye saygı duyuyorsun, atanmış benimle yürümüyorsun?&#39; diye bu partinin evlatlarını kıyıyorsunuz, partiden atıyorsunuz. En sonunda da dönüp dolaşıp &#39;Öyle yapamam, böyle yapamam&#39; diyorsunuz. Giderken 1 milyon 250 bin üye vardı, 2 milyona çıkardık Allah&#39;a şükür. &#39;Etmeyin istifa&#39; dedim. Maalesef 50 bini istifa etmiş. 1 milyon 950 bin üyemiz var' açıklamasında bulundu.</p><p><strong>&#39;KAYBEDEN CHP&#39;Yİ SALSIN&#39;</strong></p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#39;na çağrı yapan Özel, 'Size bu kürsüden ki bu kürsüde siz görev yaptınız, konuştunuz. Ama bu kürsünün ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#39;tür. Son sahibi ne benim, ne sensin. Mademki partilisin, mademki bölünmek istemezsin, mademki bölünme olursa AK Parti&#39;ye yarayacak diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun. Buradan açıkça söylüyorum. İster 1 milyon 950 bin üyemizle, istifa edenleri geri çağıralım ve 2 milyon üyemizle, ister son bıraktığın 1 milyon 200 bin üyemizle ikimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim, kaybeden CHP&#39;yi salsın, CHP&#39;yi salsın. Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90&#39;ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ozgur-ozel-millet-umudunu-yeni_1784037417_epq4fc.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Özgür Özel Millet Umudunu Yeni Partide Arıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ozgur-ozel-millet-umudunu-yeni_1784037417_epq4fc.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu Kim CHP'yi Bölüyorsa Erdoğan'a Hizmet Eder]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/kemal-kilicdaroglu-kim-chp-yi-boluyorsa-erdogan-a-hizmet-eder/55815/</link>
            <description><![CDATA[Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na dönen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında Özgür Özel'e "paralel yapı" suçlaması yönelterek, partiyi bölenlerin doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hizmet ettiğini vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/kemal-kilicdaroglu-kim-chp-yi-boluyorsa-erdogan-a-hizmet-eder/55815/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 21:18:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ana muhalefet partisinde mahkeme kararlarıyla sarsılan koltuk savaşları, ekran önünde zehir zemberek bir hesaplaşmaya dönüştü. 'Mutlak butlan' kararı sonrası partinin kontrolünü yeniden ele alan eski-yeni liderin televizyon ekranlarındaki açıklamaları, tabanda ve delegeler arasında şok etkisi yaratırken  siyaset kulislerinde tüm hesaplar şaştı.</p><p><strong>'Aramızda Paralel Yapıya İzin Vermem'</strong><br>Tv100 canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, partiden ayrılarak yeni oluşum hazırlığına giriştiği iddia edilen Özgür Özel&#39;e sert sözlerle yüklendi. Özel&#39;in hem grup başkanı olup hem de ayrı parti çalışması yürütmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, 'Özel&#39;in partiden ayrılmasına gerek yok. Ama parti içinde paralel yapı olmaz. Şu anki hali paralel yapı' ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Halk Partisi&#39;nde itiraz kültürünün her zaman var olduğunu kaydeden deneyimli siyasetçi, parti içi mücadelenin meşru olduğunu, yeni bir odak oluşturulmasının ise kabul edilemeyeceğini belirtti.</p><p><strong>Şaibeli Kurultay İtirafı: 'Parayı Konuşmuyorlar'</strong><br>38&#39;inci olağan kurultayda delegelerin iradelerinin satın alındığı iddiaları üzerine açılan davanay değinen Kılıçdaroğlu, yaşanan krizin perde arkasını araladı. Davayı kendisinin açmadığını, bizzat bazı CHP&#39;lilerin 'para verdim' ve 'gidip eğlendik' şeklinde ifadeler verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Mahkemenin butlan kararı vermesi işin içine paranın girmiş olmasındandır. Kimse bu parayı veya yolsuzluğu konuşmuyor' dedi. Mahkemenin kurultayda şaibe tespit ettiğini ve eski yönetimin tasfiyeleri temizlemek için geri döndüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, delegelerin hiçbir baskı altında kalmadan özgür iradeleriyle oy kullanacağı temiz bir kurultay organize edip görevi devredeceklerinin altını çizdi.</p><p><strong>'Sadece Ben Gelmedim, Eski Yönetim Döndü'</strong><br>Partiyi kayyuma teslim etmemek adına bu sorumluluğu üstlendiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, 'Kazık çakacak halimiz yok' diyerek koltuğa kalıcı olarak oturmadığı mesajını verdi. Muhalefet partilerinin iddiaları ilk gündeme getirdiğinde partiyi savunan tek kişinin kendisi olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı kapsamında adı şaibelere karışan 9 milletvekilinin de partiden derhal ihraç edildiğini kaydetti. İktidarın ekmeğine yağ sürecek hamlelerden kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Genel Başkan, 'CHP&#39;nin bölünmesi Erdoğan&#39;ın işine yarar. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan&#39;a hizmet eder' uyarısında bulundu.</p><p>Ekranlardan yükselen bu 'paralel yapı' ithamının ardından Özgür Özel kanadından gelecek yanıt ve partiyi yeni bir kurultaya götürecek takvimin detayları merakla bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu-kim-chp-yi-_1783966683_omdpyB.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kemal Kılıçdaroğlu Kim CHP'yi Bölüyorsa Erdoğan'a Hizmet Eder ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu-kim-chp-yi-_1783966683_omdpyB.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye NATO'nun En Güçlü Aktörlerinden Biridir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-nato-nun-en-guclu-aktorlerinden-biridir/55813/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri hâline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-nato-nun-en-guclu-aktorlerinden-biridir/55813/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:49:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı&#39;nın ardından basın açıklaması yaptı.</p><p>Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: 'Kabinemizin 68. toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda NATO Ankara Liderler Zirvesi&#39;nin yanı sıra,  bölgemizdeki güncel gelişmeleri değerlendirdik. Toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p><p><strong>'(SREBRENİTSA SOYKIRIMI) TÜRKİYE OLARAK BENZER ACILARIN TEKERRÜR ETMEMESİ İÇİN ÜZERİMİZE NE DÜŞÜYORSA YAPIYORUZ'</strong></p><p>Geçen haftaya damgasını vuran NATO Zirvesi&#39;ne geçmeden evvel birkaç önemli hususa değinmek istiyorum.</p><p>Sevgili vatandaşlarım; önceki gün başta Avrupa olmak üzere insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa Soykırımının 31. yıl dönümüydü.  Anma etkinliklerine bu sene ülkemizi temsilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız iştirak etti. Boşnak kardeşlerimiz orada katledilen evlatlarını anarken, biz de burada onlar için dua ettik. O hüzün, o utanç dolu günleri bir kere daha hatırladık. Tabii o günlerde yaşanan savaş kadar acı olan bir başka husus, Bosna Hersek halkının yalnız bırakılmasıydı. Avrupa&#39;nın göbeğindeki etnik temizlik girişimini Batılı ülkeler ve kurumlar sadece uzaktan seyretmekle yetindi. Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü kendisini dahi koruyamazken güvenli bölge olarak ilan edilen şehirler bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu. Aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8 bin 372 Boşnak katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa Soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya hlen devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşıyla birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31. sene-i devriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle yd ediyor, meknları cennet olsun diyorum. Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde yaşadığı istikrarlı ve müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye ve Türk milletinin desteğinin her zaman Bosna Hersek&#39;le beraber olacağını bugün bir kere daha ifade ediyorum.</p><p>Yine bu vesileyle dün vefat eden kıymetli dostum Katar Devleti Baba Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani&#39;ye de Allah&#39;tan rahmet niyaz ediyor, Katar Emiri Şeyh Temim&#39;i şahsında dost ve kardeş Katar halkına en kalbi taziyelerimi sunuyorum. Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar&#39;ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi. Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasının meseleleriyle yakından ilgilenen, nerede bir kanayan yara varsa sarmak için koşturan, vicdanlı, dirayetli, samimi bir Müslümandı. Gerek şahsım, gerekse ülke olarak Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yaptığı eşsiz katkıları hiçbir zaman unutmayacak, kendisini şükranla hatırlayacağız. Rabbim ruhunu şad, meknını inşallah Cennet eylesin.</p><p><strong>'ANKARA TARİHÎ BİR ZİRVEYE, EV SAHİPLİĞİ YAPMAK SURETİYLE ULUSLARARASI ALANDA GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRMIŞTIR'</strong></p><p>Değerli arkadaşlar; 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde NATO 36. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi&#39;ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı iştirak etti. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen Amerikan Başkanı Sayın Trump dhil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra 100&#39;e yakın bakan, 1.000 delege olmak üzere 4 bin 800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcisini ve davetliyi Ankara&#39;da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak NATO&#39;nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul iş birliği girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı veya Bakan düzeyinde zirveye katılmıştır. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski ile Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara da 8 Temmuz&#39;da Ankara&#39;ya ikili ziyaret gerçekleştirmiştir. 2 bin 500&#39;ü aşkın yerli ve yabancı basın mensubu zirveyi takip etmiştir.</p><p>Bir defa şu noktayı önemle vurgulamak durumundayım: NATO Zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı&#39;nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek, hem de resmî ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askerî Havalimanı&#39;nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece Başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konuk eviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Ankara Havalimanı&#39;nın şehrimize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.</p><p>Burada şunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum: Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Ama buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.</p><p>Ankara tarihî bir zirveye, tarihî bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara&#39;nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir. Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum. Allah nasip ederse bu sene Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara&#39;da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi&#39;nde de sergileyeceğiz.</p><p><strong>'ARTIK REDDİ MİRAS YAPAN TÜRKİYE YOK, MEDENİYET VE KÜLTÜR BİRİKİMİNİ KUCAKLAYAN TÜRKİYE VAR'</strong></p><p>Kıymetli vatandaşlarım; Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, zirve süresince uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiştir. Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla beraber tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara Zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında, gerekse sosyal medya mecralarında hlen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı&#39;ndan tören kıtasında ilk kez yer alan Yeniçerilerimize, Türk yıldızlarının muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, Külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye&#39;nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliğiyle Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından önemli buluyoruz. Tabii burada artık patolojik bir hl alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum: Maalesef Türkiye&#39;de kendi devletleri ve hükûmetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye&#39;nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz. Bakınız, yabancılaşma kötüdür. Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür. Her zaman söylediğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye&#39;nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye&#39;nin sıkıntısı ise bila istisna hepimizin sıkıntısıdır. Millî meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı&#39;ndan, Yeniçeri&#39;den merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin, ister etmeyin, ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok, tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde adeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı&#39;nın en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı&#39;nın da yer aldığı muhafız alayımız zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır.</p><p>Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Cumhurbaşkanlığı külliyemiz tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekn milletin evidir. Burası asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye&#39;nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine ne gerek var diyenlere iktidara gelirsek külliyeyi yıkacağız diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.</p><p>Kıymetli basın mensupları; Ankara zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara zirvesinde somutlaşması toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri hline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO&#39;nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Zirvede savunma sanayi iş birliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir: Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayi Forumu&#39;na 1000&#39;e yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak insansız sistemlere karşı özellikle Koyma mükemmeliyet merkezinin Konya&#39;da kurulmasına karar verildi. Zirve Türkiye&#39;nin tezlerinin en gür şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür.</p><p>Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;nın diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kere daha vurguladık. Zirve marjında üç gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekreterinin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile Suriye&#39;deki son durumu değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı aralarında 50&#39;nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas&#39;ta düzenlenen programında bulunduğu 7 ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık. Tabii özellikle Sayın Trump&#39;ın devlet başkanı seviyesinde Amerika&#39;dan Türkiye&#39;ye 17 yıl sonra yaptığı resmî ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump&#39;la birlikte çalışmaya devam edeceğiz.</p><p>Bu vesileyle bir kez daha karşılamadan ağırlama ve uğurlamaya kadar zirvenin her aşamasının devletimizin gücüne mütenasip şekilde icrasında emeği geçen tüm görevlilerimize, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Haftalardır büyük bir özveriyle çalışan tertip heyetimizi, polisi, jandarması, askerî ile tüm güvenlik kuvvetlerimizi, diplomatlarımızı, koruma personelimizi, sağlık görevlilerimizi, altyapı eksiklerinin giderilmesine katkı veren mahalli idareler çalışanlarımızı, mihmandarından protokolüne, aşçısından garsonuna, pilotundan şoförüne, temizlik görevlisinden teknik personeline, iletişimden özel sektör kuruluşlarımıza kadar isimlerini burada tek tek sayamayacağımız tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. NATO Ankara Zirvesi&#39;nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p><p><strong>'YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİ PROGRAMININ KAPSAMINI VE BÜTÇESİNİ GENİŞLETİYORUZ'</strong></p><p>Aziz milletim, değerli basın mensupları; üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın arttırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için Kurumlar Vergisi oranını yüzde 12,5&#39;a indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam koruma programı kapsamında istihdam başına aylık 3500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için şimdi yeni bir adım atarak yatırım taahhütlü avans kredi programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imknını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan 6 ay anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükûmet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-_1783964980_fqKwjG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye NATO'nun En Güçlü Aktörlerinden Biridir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-_1783964980_fqKwjG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran'dan Trump'ın Hürmüz Boğazı Restine Karşılık]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-trump-in-hurmuz-bogazi-restine-karsilik/55810/</link>
            <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele alma planına Tahran'dan jet hızında ve çok sert bir cevap geldi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-trump-in-hurmuz-bogazi-restine-karsilik/55810/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:24:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ortadoğu&#39;da sinirler adeta keman yayı gibi gerildi. Washington ile Tahran arasındaki o tehlikeli bilek güreşi, küresel ticaretin can damarı olan o dar boğazda yepyeni ve çok daha sıcak bir cephe açtı. ABD Başkanı&#39;nın canlı yayında sarf ettiği o cüretkar sözler&#39;e İran&#39;dan karışılık gecikmedi.</p><p><strong>TRUMP&#39;IN O SÖZLERİ TANSİYONU YÜKSELTTİ</strong><br>Fox News ekranlarına çıkarak bölgedeki deniz güvenliğine dair sarsıcı değerlendirmelerde bulunan Donald Trump, ipleri tamamen kopardı.</p><p>ABD&#39;nin Ortadoğu sularında artık çok daha aktif ve gövde gösterisine dayalı bir rol üstleneceğini duyuran Başkan&#39;ın o tartışmalı çıkışı şu sözleri sarf etti.</p><p>'Hürmüz Boğazı&#39;nın güvenliğini biz sağlayacağız. Boğazın koruyucusu olacağız.'</p><p><strong>HATEMU&#39;L ENBİYA KARARGAHI DEVREDE</strong><br>Beyaz Saray&#39;dan gelen bu açık meydan okuma karşısında İran cephesi elbette sessiz kalmadı.</p><p>Ülkenin savaşı yürüten en tepe noktası, İran Silahlı Kuvvetleri&#39;ne bağlı Hatemu&#39;l Enbiya Merkez Karargahı hızla devreye girdi.</p><p>Kurumsal ciddiyetle yapılan o zehir zemberek duyuruda, Amerikan donanmasının körfez sularında dilediği gibi hareket etmesine göz yumulmayacağı vurgulandı.</p><p>Karargahın resmi bildirisinde 'ABD&#39;nin Hürmüz Boğazı&#39;na müdahale etmesine izin vermeyeceğiz&#39;&#39; ifadeleri kullanıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-dan-trump-in-hurmuz-bogaz_1783956289_40HOU5.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran'dan Trump'ın Hürmüz Boğazı Restine Karşılık ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-dan-trump-in-hurmuz-bogaz_1783956289_40HOU5.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Trump Hürmüz Boğazı'nı Biz Alıyoruz Geçiş Ücreti Alacağız]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/trump-hurmuz-bogazi-ni-biz-aliyoruz-gecis-ucreti-alacagiz/55806/</link>
            <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'tan Ortadoğu'yu ateşe atacak çok kritik Hürmüz Boğazı açıklaması geldi. İran'ın nükleer anlaşmayı bozduğunu iddia eden Sarı kovboy Trump, küresel ticaretin can damarı olan boğazın kontrolünü ele alacaklarını ve geçişlerden güvenlik ücreti keseceklerini duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/trump-hurmuz-bogazi-ni-biz-aliyoruz-gecis-ucreti-alacagiz/55806/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:15:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ortadoğu&#39;da sular bir kez daha ısınıyor, bölgedeki o ince fay hattı adeta koptu kopacak. ABD ile İran hattında aylardır süren gergin bekleyiş, Washington&#39;dan gelen o son dakika restiyle yerini açık bir meydan okumaya bıraktı. Milyonlarca varil petrolün güzergahı olan bölgeden yükselen savaş söylemleri, küresel piyasaların ve dünya başkentlerinin uykularını kaçırmaya yetti.</p><p>ABD Başkanı Trump, İran&#39;a yönelik saldırılarına devam ederken, Hürmüz boğazı hakkında birçok devleti yakından ilgilendiren bir açıklama yaptı. Sarı Kovboy hürmüz boğazındaki hain gasp girişimi açıkladı. Trump bununla birlikte geçiş ücreti alacağını belirtti.</p><p><strong>CANLI YAYINDA KÜSTAH AÇIKLAMA: ÜCRET ALACAĞIZ</strong><br>Fox News kanalının en çok izlenen yapımlarından 'Fox &amp; Friends' programına telefonla bağlanan Sarı kovboy Trump&#39;ın, Tahran yönetimine yönelik sözleri uluslararası diplomasi ortalığı ayağa kaldırdı. ABD kendi toprağı olmayan yerlere göz dikerek silah zoruyla işgal etmeye devam ediyor.</p><p>İran&#39;ın masadaki o tarihi anlaşmayı tek taraflı bozduğunu iddia eden ABD Başkanı&#39;nın, 'Hürmüz Boğazı&#39;nı alıyoruz. Kontrol bizde olacak. Güvenliği sağlamak için ücret alacağız' şeklindeki çıkışı ajanslar tarafından acil koduyla aktarıldı. Bölgedeki yeni ve agresif stratejilerini açıkça ilan eden Trump&#39;ın peş peşe kurduğu 'Hürmüz Boğazı&#39;nı alıyoruz. Boğazın koruyucusu olacağız' ve 'Hürmüz Boğazı&#39;nda güvenliği sağladığımız için ücret alacağız' cümleleri, krizi geri dönülmez bir noktaya taşıdığına dikkat çekildi.</p><p><strong>TANKER TRAFİĞİ BIÇAK GİBİ KESİLDİ</strong><br>ABD&#39;nin İran&#39;a karşı saldırıları ve bölgedeki ticari gemilere yönelik peş peşe gelen saldırı  haberleri, küresel enerji ticaretini neredeyse felç etme noktasına getirdi.</p><p>Bölgeden sızan verilere göre, boğazdan geçen petrol ve doğal gaz tankeri sayısında son 24 saat içinde çok dramatik bir düşüş kaydedildi. Mevcut gemi takip radarlarına yansıyan o karanlık tabloda, geçiş trafiğinin 25 Mayıs tarihinden bu yana en dibi gördüğü ve tam anlamıyla son iki ayın en düşük seviyesine çakıldığı vurgulandı.</p><p><strong>ABD VURUYOR, İRAN KAPATIYOR</strong><br>Diplomatik kriz sahada da çoktan sıcak çatışmalara dönüşmüş durumda.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazar günü İran hedeflerine yönelik sarsıcı bir operasyon dalgası başlattıklarını ve farklı bölgelerdeki onlarca kritik noktanın hassas mühimmatla yerle bir edildiğini resmen ifade etti.</p><p>Tam bu kaos ortamında taraflardan gelen o çelişkili açıklamalar ise denizcilerin kafasını iyice karıştırdı. Trump, tüm yaşananlara rağmen Hürmüz Boğazı&#39;nın ticari gemi trafiğine açık olduğunu iddia ederken; İran cephesi, onaylanmayan bir rotada ilerleyen yabancı bir geminin vurulmasının hemen ardından o devasa boğazın tamamen kapatıldığını dünyaya duyurdu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/trump-hurmuz-bogazi-ni-biz-ali_1783948528_bmCrh0.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Trump Hürmüz Boğazı'nı Biz Alıyoruz Geçiş Ücreti Alacağız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/trump-hurmuz-bogazi-ni-biz-ali_1783948528_bmCrh0.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gözaltındaki Haluk Levent'ten Açıklama Asıl Bombayı Bekleyin]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/gozaltindaki-haluk-levent-ten-aciklama-asil-bombayi-bekleyin/55805/</link>
            <description><![CDATA[AHBAP Derneği soruşturması kapsamında polis ekiplerince gözaltına alınan Haluk Levent, sessizliğini bozdu. İçişleri Bakan Yardımcısı'na attığı mesajı ifşa eden ünlü sanatçı, kamuoyuna sarsıcı bir uyarıda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/gozaltindaki-haluk-levent-ten-aciklama-asil-bombayi-bekleyin/55805/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:45:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milyonların sevgisini kazanan Haluk Levent&#39;in gözaltına alınması Türkiye&#39;nin bir numaralı gündemi olmaya devam ediyor. Emniyetteki işlemleri süren Levent, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı o zehir zemberek paylaşımla deyim yerindeyse yer yerinden oynattı.</p><p>BAKAN YARDIMCISINA NE MESAJ ATTI?<br>Gözaltı kararının hemen öncesinde devletin zirvesiyle iletişime geçtiği anlaşılan Haluk Levent&#39;in, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan&#39;a kritik bir mesaj gönderdiği iddia etti. Ünlü sanatçı, kişisel meselelerinin kurucusu olduğu dernekle bağdaştırılmasına sitem ederek, tam 15 gündür yetkililere şu şekilde seslendiği aktarıldı:</p><p>'Sayın Bakanım, benim özel hayatımı Ahbap ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Gelin, çok acil gelin; deprem sürecinden bugüne kadar olan her şeyi denetleyin ve kamuoyuyla paylaşın. Kişisel borç-alacak ilişkilerimi Ahbap ile ilişkilendirmeyin.'</p><p>'HAYRETLER İÇERİSİNDE KALACAKSINIZ'<br>Hakkındaki iddiaların kasıtlı bir kampanyanın ürünü olduğunu savunan Levent, sürecin perde arkasına dair büyük sırlar vereceğine dikkat çekti.</p><p>'Biliyorum, bu bombardıman altında gerçeği açığa çıkarmak güç ve zaman alacak ama netice olarak haklılığımız tescillenecek.' diyen Levent&#39;in mesajındaki o gizemli bölüm ise kafaları iyice karıştırdı. Ünlü sanatçının kamuoyuna yönelik, 'Sevgili dostlarım, Asıl bombayı bekleyin. Yakında yapacağım açıklamalarda göreceksiniz. En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız.' sözleri dikkat çekti.</p><p>'HAYRETLER İÇERİSİNDE KALACAKSINIZ'<br>Hakkındaki iddiaların kasıtlı bir kampanyanın ürünü olduğunu savunan Levent, sürecin perde arkasına dair büyük sırlar vereceğine dikkat çekti.</p><p>'Biliyorum, bu bombardıman altında gerçeği açığa çıkarmak güç ve zaman alacak ama netice olarak haklılığımız tescillenecek.' diyen Levent&#39;in mesajındaki o gizemli bölüm ise kafaları iyice karıştırdı. Ünlü sanatçının kamuoyuna yönelik, 'Sevgili dostlarım, Asıl bombayı bekleyin. Yakında yapacağım açıklamalarda göreceksiniz. En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız.' sözleri dikkat çekti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gozaltindaki-haluk-levent-ten-_1783946725_nzcaYu.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gözaltındaki Haluk Levent'ten Açıklama Asıl Bombayı Bekleyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gozaltindaki-haluk-levent-ten-_1783946725_nzcaYu.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran'dan Körfez Ülkelerine ABD Uyarısı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-korfez-ulkelerine-abd-uyarisi/55803/</link>
            <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında bazı Körfez ülkelerindeki üsleri kullandığını savunarak, söz konusu ülkelerin topraklarını İran'a saldırılarda kullandırmaması gerektiği uyarısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-korfez-ulkelerine-abd-uyarisi/55803/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 13:13:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İran Dışişleri Bakanlığı, ülkeye yönelik ABD saldırıları hakkında bildiri yayımladı.</p><p>Bildiride, ABD saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Şartı&#39;na aykırı olduğu ve bölgede gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları baltaladığı belirtilerek, son 24 saatte yapılan saldırıların şiddetle kınandığı ifade edildi.</p><p>ABD&#39;nin İran&#39;da hedef aldığı noktaların sivil bölgeler ve yerler olduğu, dolayısıyla ABD&#39;nin savaş suçu işlediği ifade edilen bildiride, Washington&#39;un mutabakat zaptını bütünüyle ihlal ettiği belirtildi.</p><p>Bildiride, ABD&#39;nin Hürmüz Boğazı&#39;nda gerekli düzenlemelerin yapılması sürecine müdahil olduğu ve boğazda güvensizlik meydana getirdiği kaydedildi.</p><p>Bildiride ayrıca, komşu ülkelerin uluslararası hukuk uyarınca topraklarının saldırgan taraflar tarafından İran&#39;a yönelik askeri saldırı gerçekleştirmek amacıyla kullanılmasını engellemekle yükümlü bulunduğu ve İran&#39;a yönelik saldırıların çıkış kaynağına yapılacak misillemelerin meşru müdafa</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-dan-korfez-ulkelerine-abd_1783937617_08ekzE.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran'dan Körfez Ülkelerine ABD Uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-dan-korfez-ulkelerine-abd_1783937617_08ekzE.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında Yeni Gelişme 25 Gözaltı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-25-gozalti/55797/</link>
            <description><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni gelişme: 10 ilde operasyon, 25 gözaltı]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-25-gozalti/55797/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:22:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyük Birlik Partisi&#39;nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin 25 Mart 2009&#39;da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüldüğünü bildirdi.</p><p>Gürlek, 12 Haziran 2026&#39;da Kahramanmaraş&#39;tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#39;na devredilen dosya kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, 'silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak' ile 'tasarlayarak kasten öldürme' suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüphelinin tespit edildiğini belirtti.</p><p><strong>30 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON</strong></p><p>Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar&#39;daki 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini aktaran Gürlek, operasyonlarda 25 şüphelinin yakalandığını, iki şüphelinin cezaevinde, iki şüphelinin ise yurt dışında bulunduğunun belirlendiğini, firarilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><p>Bakan Gürlek, 'Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/muhsin-yazicioglu-sorusturmasi_1783930953_lO1TtQ.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında Yeni Gelişme 25 Gözaltı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/muhsin-yazicioglu-sorusturmasi_1783930953_lO1TtQ.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye'den 82 Ülkeye Otomobil İhraç Edildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/turkiye-den-82-ulkeye-otomobil-ihrac-edildi/55794/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye'den yılın ilk yarısında 5 milyar 984 milyon dolarlık binek otomobil satıldı. En çok binek otomobil ihracatı Fransa, İspanya ve İtalya'ya yapıldı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/turkiye-den-82-ulkeye-otomobil-ihrac-edildi/55794/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/ekonomi/">Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 20:58:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerinden yapılan derlemeye göre, ocak-haziran döneminde 82 ülke, özerk bölge ve serbest bölgeye binek otomobil ihraç edildi.</p><p>Binek otomobil ihracatı, ocak-haziran döneminde 20 milyar 839 milyon 897 bin dolarlık dış satıma imza atan otomotiv endüstrisinin dış satımından yüzde 28,7 pay aldı.</p><p>Geçen yılın ilk yarısında 6 milyar 317 milyon 541 bin dolar olan binek otomobil ihracatı, bu senenin aynı döneminde yüzde 5 düşüşle 5 milyar 984 milyon 493 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Fransa 1,1 milyar dolarlık binek otomobil ihracatıyla ilk sırada</p><p>En çok binek otomobil satılan ülkelere bakıldığında ilk sırada Fransa yer aldı.</p><p>Fransa&#39;ya yılın ilk yarısındaki otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,4 artışla 1 milyar 86 milyon 536 bin dolardan 1 milyar 134 milyon 723 bin dolara çıktı.</p><p>En fazla binek otomobil ihracatı yapılan ikinci ülke ise İspanya olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 784 milyon 168 bin dolarlık binek otomobil satılan İspanya&#39;ya ihracat yüzde 11 artışla 871 milyon 320 bin dolara yükseldi.</p><p>Üçüncü sıradaki İtalya&#39;ya ihracat ise geçen yılki seviyeyi koruyarak 703 milyon 25 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bu dönemde, dördüncü sıradaki Slovenya&#39;ya binek otomobil ihracatı yüzde 9,7 artışla 462 milyon 381 bin dolardan 507 milyon 126 bin dolara ulaştı.</p><p>İlk 10 ülkeden 8&#39;i AB üyesi</p><p>Sektör temsilcileri, ocak-haziran döneminde, beşinci sıradaki Almanya&#39;ya 475 milyon 745 bin, altıncı sıradaki Birleşik Krallık&#39;a da 407 milyon 933 bin dolarlık binek otomobil ihraç etti.</p><p>Binek otomobil ihracatında, Polonya 362 milyon 193 bin dolarla yedinci, Belçika 224 milyon 674 bin dolarla sekizinci, Yunanistan 132 milyon 911 bin dolarla dokuzuncu, Fas ise 114 milyon 735 bin dolarla onuncu sırada yer buldu.</p><p>Binek otomobil dış satımında ilk 10 ülkeden 8&#39;i Avrupa Birliği ülkeleri oldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-den-82-ulkeye-otomobil_1783879132_4RwPeh.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye'den 82 Ülkeye Otomobil İhraç Edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/turkiye-den-82-ulkeye-otomobil_1783879132_4RwPeh.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Haluk Levent Gözaltına Alındı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/haluk-levent-gozaltina-alindi/55792/</link>
            <description><![CDATA[Şarkıcı Haluk Levent, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/haluk-levent-gozaltina-alindi/55792/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:00:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında şarkıcı Haluk Levent hakkında, 'Dernekler Kanunu&#39;na muhalefet', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'örgüt üyeliği' suçlarından soruşturma başlatıldı.</p><p>Bu kapsamda Levent hakkında gözaltı kararı verildi.</p><p>Haluk Levent, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Bursa&#39;da gözaltına alındı.</p><p>Gözaltına alınan Levent, ifade işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/haluk-levent-gozaltina-alindi_1783872024_ZKbLwP.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Haluk Levent Gözaltına Alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/haluk-levent-gozaltina-alindi_1783872024_ZKbLwP.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ABD Hürmüz Boğazı Yasal Olarak Geçiş Yapmak İsteyen Tüm Gemilere Açıktır]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/abd-hurmuz-bogazi-yasal-olarak-gecis-yapmak-isteyen-tum-gemilere-aciktir/55791/</link>
            <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın kapatıldığını duyurduğu Hürmüz Boğazı’nın uluslararası su yolundan yasal geçiş yapmak isteyen tüm gemilere açık olduğunu bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/abd-hurmuz-bogazi-yasal-olarak-gecis-yapmak-isteyen-tum-gemilere-aciktir/55791/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:23:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İran&#39;ın Hürmüz Boğazı&#39;nın kapatıldığı yönündeki duyurusunun ardından ABD&#39;den konuya ilişkin açıklama geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, 'Hürmüz Boğazı, uluslararası su yolundan yasal olarak geçiş yapmak isteyen tüm gemilere açıktır' denildi.</p><p>ABD güçlerinin İran karşısında hazır durumda olduğu vurgulanan açıklamada, 'ABD güçleri, İran&#39;ın haksız saldırganlığı, tacizleri, tehditleri ve keyfi açıklamalarına rağmen seyrüsefer özgürlüğünün sürdürülmesini sağlamak amacıyla konuşlanmış ve hazır durumdadır' ifadeleri kullanıldı.</p><p>CENTCOM, 'İran, boğaz üzerinde kontrol sahibi değildir. Deniz trafiği devam etmektedir' açıklamasını yaptı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/abd-hurmuz-bogazi-yasal-olarak_1783866191_u5HRCN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ABD Hürmüz Boğazı Yasal Olarak Geçiş Yapmak İsteyen Tüm Gemilere Açıktır ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/abd-hurmuz-bogazi-yasal-olarak_1783866191_u5HRCN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Özgür Özel En Son Bir Kişi Kalsak da Biz Bu Yoldan Dönmeyiz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-en-son-bir-kisi-kalsak-da-biz-bu-yoldan-donmeyiz/55789/</link>
            <description><![CDATA[CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, "En son bir kişi kalsak da biz bu yoldan dönmeyiz, bu iktidar yürüyüşünü durdurmayız" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-en-son-bir-kisi-kalsak-da-biz-bu-yoldan-donmeyiz/55789/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:05:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, Niğde&#39;nin Ulukışla ilçesindeki Bayağıl köyünde kiraz bahçesinde üretici ve işçilerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Özel, daha sonra kent merkezinde esnafı ziyaret edip, beraber yürüyüş yaptı. Çıktığı banktan kalabalığa seslenen Özgür Özel, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi CHP&#39;yi Türkiye&#39;nin birinci partisi yaptıklarını söyledi. Kurulduğu günden sonra Adalet ve Kalkınma Partisi&#39;ni ilk kez yenilgiyle tanıştırdıklarını ifade eden Özel, 'Hani hep Erdoğan şöyle diyordu ya, &#39;Yarıştık yendim. Ben bunları 11 kere yendim.&#39; Bakın şimdi Niğde&#39;den ben ne diyorum? &#39;Tayyip Bey sen daha bizim karşımıza yeni çıktın. 1 kere yarıştık, onu da ben kazandım hadi bakalım.&#39; Buradan Tayyip Bey&#39;e söylüyorum. Erdoğan&#39;a söylüyorum. Öyle bol bol, geniş geniş konuşuyordun, cesaretin varsa çık karşımıza, ikinci kez yarışalım, ikinci kez seni yenelim' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;TÜM ANKETLERDE BİRİNCİYİZ, EN ÖNDEYİZ&#39;</strong></p><p>Kiraz üreticileri ve işçilerle bir araya geldiklerini söyleyen Özel, şöyle devam etti:</p><p>'Bir dokundum, bin ah işittim. Kiraz üreticisi inim inim inliyor. 2 yıl önce 100 liraya sattığı kiraz, geçen sene ürün yok, borç çok, faiz çok, bu sene 60 lira, 50 lira. Toplama maliyetini neredeyse kurtarmıyor, öyle olunca perişan oldular. Sen almaya kalkınca kirazı alamayacaksın, ateş pahası ama üreticinin elinden toplama maliyetine alıyorlar. Faizler büyümüş, biz tüm tarımda kullanılan kredilerin tamamının faizini bir sefer mahsus silmeye, ana parayı da 3-5 yıla bölmeye söz verdik. Bunu buradan tekrar ediyorum. Herkes şunu bilsin ki Cumhuriyet Halk Partisi geldiğinde çiftçi bir kere borçlarından kurtulacak. Hayvancılıkla uğraşanlar bir kere borçlarından kurtulacak. Yani bizim iktidarımızda herkes ikinci bir şansı elde edecek. Emekliler sefaletten, açlıktan, emekçiler alın terlerinin sömürülmesinden kurtulacaklar. İşte biz bunu dünyadaki siyasi akrabalarımız gibi evdeki hanım çalışamıyorsa, ev hanımına sigorta vadettiğimiz için, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin onurlu bir vatandaşı olan herkese temel vatandaşlık geliri vadettiğimiz için, yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geldiğimizi söylediğimiz için hem yerel seçimlerde birinci çıktık. O günden bugüne yapılan tüm anketlerde birinciyiz, en öndeyiz.'</p><p><strong>&#39;BU YOL, İKTİDAR YOLUDUR&#39;</strong></p><p>CHP&#39;nin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyleyen Özgür Özel, 'İşte şimdi hal böyle olunca, Tayyip Erdoğan artık seçimi kazanamayacağını anlayınca, kendi seçim kazanacak bir şey söylemek yerine, seçimi bize kaybettirmek için, onu yenecek Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ni ortadan kaldırmak için partisinde ana kademenin, kadın kollarının, gençlik kollarının yanında yeni bir kol kurdu, yargı kollarını kurdu. Eskiden darbeler askerlerin üniformaları ile yapılırken şimdi savcı, başsavcı cübbeleriyle yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ne karşı yapılan bu operasyonda artık Cumhuriyet Halk Partisi&#39;nin iktidara yürüyen, kazanmayı öğrenmiş, yenilgiye alışmayan ve kendisini yeneceği kadroları tasfiye etmeye kalktı. 19 Mart&#39;ta Ekrem İmamoğlu&#39;na yapılan da dün sabah Hüseyin Can Güner&#39;e yapılan da iktidara yürüyen kadrolarımızı zora sokmak, bizi adaysız bırakmak, bizi partimizi elinden alarak kurumsuz bırakmak ve partiyi, genel başkanına saldırarak lidersiz bırakma hesabıdır. Erdoğan&#39;a buradan söylüyorum ve Niğde&#39;den tüm Türkiye&#39;ye müjdeliyorum. En son bir kişi kalsak da biz bu yoldan dönmeyiz, bu iktidar yürüyüşünü durdurmayız. Emin olun ki yolumuz uzun, zorlu ama kararlı şekilde yürüyerek vardığımızda en sonu huzurlu bir yoldur. Bu yol, iktidar yoludur, bu yolu benimle yürümeye var mısınız?' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ozgur-ozel-en-son-bir-kisi-kal_1783865118_4FpHto.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Özgür Özel En Son Bir Kişi Kalsak da Biz Bu Yoldan Dönmeyiz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ozgur-ozel-en-son-bir-kisi-kal_1783865118_4FpHto.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan F-35 Ve S-400 Açıklaması]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bakan-fidan-dan-f-35-ve-s-400-aciklamasi/55784/</link>
            <description><![CDATA[Ankara'daki tarihi 2026 NATO Zirvesi'nin yankıları sürerken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan kriz yaratan S-400 ve F-35 konularında çarpıcı açıklamalar geldi. Hangarda bekleyen savaş uçaklarından, BAE'ye yönelik S-400 satış iddialarına kadar tüm merak edilenler tek tek yanıt buldu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bakan-fidan-dan-f-35-ve-s-400-aciklamasi/55784/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:48:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Başkentte dünya liderlerini ağırlayan o kritik zirvenin ardından diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyor. The National gazetesinin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; İsrail-Suriye krizinden, Amerikan ve İran hattındaki gerilime kadar bölgenin kaderini belirleyecek çok kritik mesajlar verdi. İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile yapılan görüşmenin şifrelerini de paylaşan Fidan&#39;ın, 'Yine de her zaman olası bir kaza payı olabilir ve iletişim hataları veya provokasyonlar ve misillemeler nedeniyle çok dikkatli olmalıyız.' uyarısı tutanaklara geçti.</p><p>HANGARDA BEKLEYEN F-35&#39;LER VE S-400 İDDİASI<br>Gündemin en sıcak maddelerinden biri olan savunma sanayii krizlerine de neşter vuruldu. Parasını ödediğimiz ancak Amerika&#39;da bekletilen F-35&#39;lerin akıbetine dair oldukça net konuşan Bakan Fidan&#39;ın şu açıklaması kamuoyunda umutları yeşertti:</p><p>'(ABD Başkanı Donald Trump) Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, geçen yıl Eylül ayında Washington&#39;da bir araya geldiklerinde, hatta bu görüşmeden önce bile, F-35 projesiyle ilgili tüm engelleri ortadan kaldırmaya karar vermişlerdi. O zamandan beri bu konu üzerinde çalışıyoruz ve bence çok yakında bir çözüme ulaşacağız. Dolayısıyla, Türkiye&#39;nin beş, altı yıl önce parasını ödediği F-35&#39;leri almasında herhangi bir sorun olmayacak. O F-35&#39;lerin parasını ödedik. Uçaklar, bizim tarafımızdan teslim alınmak üzere hangarda bekliyor. Ancak Amerikan Kongresi, özellikle Türkiye&#39;yi hedef alan ve bunu yasaklayan bir ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) çıkardı. Ama bunun çözüleceğini düşünüyorum.'</p><p>Kulisleri sallayan 'S-400&#39;ler Birleşik Arap Emirlikleri&#39;ne mi gidiyor?' sorusuna da açıklık getirildiği kaydedildi. Sürecin Rusya ile istişare gerektirdiğini belirten Fidan, 'Bu devam eden bir süreç ve hükümet içinde görüşmeler, müzakereler yapılıyor. Ruslarla da sağlıklı bir tartışma olmalı çünkü şu anda herhangi bir ülke, süreç veya çözüm türü isimlendiremem, zira dediğim gibi, iki cumhurbaşkanı arasında siyasi bir irade var. Dolayısıyla Rusya da görüşmelerin bir parçası olmalı çünkü S-400 buradan satın alınıyor.' diyerek iddiaların seyrini değiştirdi.</p><p>İSRAİL BÖLGESEL GÜVENLİK İÇİN BÜYÜK BİR TEHDİT<br>Tel Aviv yönetiminin bölgeyi ateşe atan adımları da sert bir dille eleştirildi. Netanyahu hükümetinin sadece Filistin için değil tüm dünya için risk taşıdığı vurgulandı. Fidan&#39;ın, 'Netanyahu hükümetinin politikaları, sadece bizim için bir sorun değil. Politikaları ve hükümeti, İsrail için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için bir yük ve tehdit.' sözleri diplomasinin zirvesine damga vurdu.</p><p>Türkiye ile İsrail arasında açık bir savaş riski olup olmadığına dair ise 'Açık bir çatışmaya yol açacak neden yok.' cevabı verildi. Ancak Şam üzerindeki oyunlara da dikkat çekildi. İsrail&#39;in Suriye&#39;yi istikrarsızlaştırma çabalarına dair 'İsrail hükümetinin, bölge ülkelerine yönelik geçmişteki ve şu anki davranış kalıplarına baktığınızda, evet.' diyen Fidan, 'İsrail&#39;in istikrarlı, iyi, güçlü, dönüşen ve gelişmiş bir Suriye görmek istediğinden emin değiliz.' saptamasında bulundu. Yardım krizine ilişkin ise Gazze Barış Kurulu planının 'henüz tam olarak başarıya ulaşmadığını düşünüyorum.' sözleriyle ifade edildi.</p><p>PUTİN İLE &#39;ALASKA&#39; ZİRVESİ VE İRAN&#39;IN VEKİL GÜÇLERİ<br>Türkiye&#39;nin kriz bölgelerinde oynadığı benzersiz ara bulucu rolü, 'Herkesi tanıyoruz, her çatışmanın dinamiklerini biliyoruz.' cümlesiyle özetlendi.</p><p>Bakan Fidan&#39;ın geçen ay gerçekleştirdiği kritik Rusya temasları ve Vladimir Putin ile yaptığı görüşme de metinde geniş yer buldu. Rusya&#39;nın kırılgan bir dönemden geçip geçmediğine dair sorulara yanıt veren Fidan&#39;ın şu çarpıcı analizi aktarıldı:</p><p>'Geçen ay Rusya&#39;daydım; meslektaşlarımla ve bazı istihbarat ve güvenlik yetkilileriyle görüşmeler yaptım. Ayrıca Başkan Putin (Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin) tarafından da kabul edildim. Bunu her yıl yapıyorum. Biliyorsunuz, ikili meselelerimiz ve bölgesel meselelerimiz var; özellikle Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Ukrayna&#39;daki savaş gibi konularda nerede durduğumuzu görmek için bazı görüşlerimizi uyumlu hale getirmemiz gerekiyor. Sanırım biliyorsunuz ki Sayın Putin bunu birkaç kez kamuoyuna açıkladı ve görüşmemiz sırasında da Alaska Toplantısı&#39;na, yani Alaska&#39;da varılan mutabakata bağlı olduğunu söyledi. Ancak yine de tango yapmak için iki kişi gerekir. Dolayısıyla, bir mutabakata yönelik tek taraflı taahhüt, karşı tarafı, yani Ukraynalıları da aynı konuda ikna etmedikçe pek başarılı olmayabilir. Bence odaklanmamız gerekiyor. Onların da odaklanmasına ihtiyacımız var.'</p><p>Ortadoğu&#39;da barış rüzgarları estirmek için Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan&#39;ın öncülüğünde kurulan yeni çalışma grubuna atıf yapılırken, İran&#39;ın bölgedeki faaliyetlerine yönelik de net bir çizgi çekildi. Fidan, Tahran yönetimine seslenerek şu tarihi çağrıyı yaptı:Coğrafi Referanslar</p><p>'İran, uzun süredir bu (Irak gibi) ülkelerde vekil güçler bulundurarak uyguladığı politikanın, tıpkı İsraillilerin güvenlik amacıyla bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi, önleyici bir güvenlik politikası olduğunu iddia etmektedir. Bölgedeki her tarafın güvenliğini, emniyetini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışı geliştirdiğimiz takdirde bu yeni anlayış, İran&#39;a şunu gösterebilir; &#39;Bakın, artık kendi köşelerimize çekilebiliriz.&#39;'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakan-fidan-dan-f-35-ve-s-400-_1783792133_jSuLU6.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Fidan'dan F-35 Ve S-400 Açıklaması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakan-fidan-dan-f-35-ve-s-400-_1783792133_jSuLU6.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sadettin Saran Ve Ela Rümeysa Cebeci'ye Uyuşturucu Ticareti Suçundan İddianame]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sadettin-saran-ve-ela-rumeysa-cebeci-ye-uyusturucu-ticareti-sucundan-iddianame/55783/</link>
            <description><![CDATA[İş insanı Steven Sadettin Saran ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan hazırlanan iddianamede ayrı ayrı 10 yıldan az olmamak şartıyla hapisle cezalandırılmaları talep edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sadettin-saran-ve-ela-rumeysa-cebeci-ye-uyusturucu-ticareti-sucundan-iddianame/55783/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:44:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca Sadettin Saran ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturması tamamlandı.</p><p>Hazırlanan iddianamede, soruşturma kapsamında, 18 Aralık 2025&#39;te gizli tanık Kanarya&#39;nın verdiği beyanlar doğrultusunda Ela Rümeysa Cebeci hakkında soruşturma başlatıldığı ifade edildi.</p><p>Soruşturmanın devamında, şüpheli Cebeci&#39;nin cep telefonunda yapılan adli bilişim ve dijital materyal incelemelerinde, rehberinde kayıtlı bulunan şüpheli Sadettin Sadettin Saran ile uyuşturucu kullanımı, temini ve ekimine ilişkin olduğu değerlendirilen yoğun mesajlaşma içeriklerinin tespit edilmesi üzerine Cebeci ve Saran yönünden dosyanın ayrıldığı aktarıldı.</p><p>İddianamede, Cebeci ve Saran&#39;ın WhatsApp yazışmaları ile ses kayıtlarındaki uyuşturucu temini diyaloglarının dizi-film repliklerine ilişkin metaforik espriler ve geyik muhabbeti olduğu, uyuşturucu ticareti veya temini amacı taşımadığı yönündeki savunmalarına somut deliller karşısında itibar edilmediği vurgulandı.</p><p>Cebeci ve Saran&#39;ın aralarındaki yazışmalarda birbirlerine uyuşturucu madde sağladıkları, bu maddeleri aynı ortamda içtikleri, tekrar uyuşturucu temini konusunda yazışmalar yaptıkları iddianamede belirtildi.</p><p>İddianamede, Cebeci ve Saran&#39;ın saç örneğinde uyuşturucu tespit edildiği bilgisi verilerek, Saran ve Cebeci&#39;nin 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçundan ayrı ayrı 10 yıldan az olmamak şartıyla hapisle cezalandırılmaları istendi.</p><p>Ağır ceza mahkemesinin iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sadettin-saran-ve-ela-rumeysa-_1783791889_R2974f.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sadettin Saran Ve Ela Rümeysa Cebeci'ye Uyuşturucu Ticareti Suçundan İddianame ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sadettin-saran-ve-ela-rumeysa-_1783791889_R2974f.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Srebrenitsa’yı Asla Unutmayacağız]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-srebrenitsa-yi-asla-unutmayacagiz/55777/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybedenleri anarak, "Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-srebrenitsa-yi-asla-unutmayacagiz/55777/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 18:34:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanal medya hesabından paylaştığı mesajda, 'Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa&#39;nın 31&#39;inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yad ediyorum. Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum. Srebrenitsa&#39;yı asla unutmayacağız' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-srebreni_1783784065_zo9D0r.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Srebrenitsa’yı Asla Unutmayacağız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-srebreni_1783784065_zo9D0r.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Özgür Özel İktidar Yürüyüşünden Asla Vazgeçmeyeceğiz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-iktidar-yuruyusunden-asla-vazgecmeyecegiz/55774/</link>
            <description><![CDATA[CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, “İktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğiz. Hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizi durduramaz, sindiremez, söndüremezsiniz” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ozgur-ozel-iktidar-yuruyusunden-asla-vazgecmeyecegiz/55774/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:33:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, Adana&#39;nın Pozantı ilçesi Tekir Yaylası&#39;nda partililerle buluşup, esnafı ziyaret etti. Cadde boyunca kalabalıkla birlikte yürüyen Özel, bir traktörün römorkuna çıkarak vatandaşlara seslendi. Özel&#39;in yürüyüşüne milletvekilleri, partililer ve vatandaşlar katıldı. Özel, Çankaya Belediyesi&#39;ne yönelik düzenlenen operasyonun siyasi bir hamle olduğunu belirtti. Geçmiş dönemlerde belediyelere yönelik soruşturmaların hukuki usuller çerçevesinde yürütüldüğünü kaydeden Özel, son dönemde yapılan yargı atamalarının ardından sürecin değiştiğini söyledi. Operasyonun ardından programını yarıda kesmeyi düşündüğünü ancak çalışma arkadaşlarının tavsiyesiyle Adana programını sürdürdüğünü belirten Özel, 'Bizi durdurmaya çalışanlara sesleniyorum; dimdik ayaktayız, bu da size dert olsun' diye konuştu.</p><p><strong>&#39;KARAMSARLIĞIN ÇIKIŞ YOLU VAR&#39;</strong></p><p>Özel, esnafın, çiftçinin, emeklinin ve dar gelirli vatandaşların zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyerek, 'Bu karamsarlığın bir çıkış yolu var. O da milletin iradesidir. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak, sonra siyasi hesaplar yap, tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız' dedi.</p><p><strong>&#39;HUKUK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ&#39;</strong></p><p>2023 Türkiye genel seçimlerinin ardından yapılan istişareyle parti içinde değişim süreci yaşandığını kaydeden Özel, 2024 yerel seçimlerinde CHP&#39;nin birinci parti olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:</p><p>'İktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğiz. Hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizi durduramaz, sindiremez, söndüremezsiniz. Demokrasiye ve sandığa sahip çıkacağız. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Cumhuriyeti, demokrasiyi ve millet iradesini birlikte koruyacağız. Biz kazanacağız.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ozgur-ozel-iktidar-yuruyusunde_1783776830_aTeELX.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Özgür Özel İktidar Yürüyüşünden Asla Vazgeçmeyeceğiz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ozgur-ozel-iktidar-yuruyusunde_1783776830_aTeELX.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gazze'de  Can Kaybı 73 Bin 221'e Yükseldi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/gazze-de-can-kaybi-73-bin-221-e-yukseldi/55773/</link>
            <description><![CDATA[İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 221'e çıktı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/gazze-de-can-kaybi-73-bin-221-e-yukseldi/55773/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:21:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gazze&#39;deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#39;in Ekim 2023&#39;ten bu yana süren saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 48 saatte İsrail&#39;in saldırıları sonucu hayatını kaybeden 7 kişinin cenazesi ile 28 yaralının Gazze&#39;deki hastanelere getirildiği aktarıldı.</p><p>Hastanelere ulaştırılanlardan 6 Filistinlinin yeni saldırılarda öldüğü, bir kişinin ise enkaz altından çıkarıldığı belirtildi.</p><p>Gazze&#39;de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025&#39;ten bu yana İsrail&#39;in saldırılarında 1098 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 535 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 800 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı kaydedildi.</p><p>İsrail&#39;in Ekim 2023&#39;ten bu yana Gazze Şeridi&#39;ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 221&#39;e, yaralı sayısının 173 bin 643&#39;e yükseldiği ifade edildi.</p><p>Gazze Şeridi&#39;nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p><p>Sağlık Bakanlığı açıklamasında, Adli Tıp Kurumunun haziran ayı başından bu yana kayıp dosyaları ile ihbarları inceleyerek doğruladığı veriler doğrultusunda toplam can kaybına 96 kişinin daha eklendiği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gazze-de-can-kaybi-73-bin-221-_1783772488_suv3B4.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gazze'de  Can Kaybı 73 Bin 221'e Yükseldi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gazze-de-can-kaybi-73-bin-221-_1783772488_suv3B4.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mahmut Arıkan İktidar Gazze'ye Ağlayıp Gazze Katilleri İle Gülmeyi Tercih Etti]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/mahmut-arikan-iktidar-gazze-ye-aglayip-gazze-katilleri-ile-gulmeyi-tercih-etti/55772/</link>
            <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Antalya'da düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında ekonomi, tarım, NATO Zirvesi ve Gazze başlıklarında iktidarı eleştirdi. Arıkan, "Türkiye'nin üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya ihtiyacı var" derken, programın ardından Antalya Toptancı Hali'nde üretici ve esnafın sorunlarını dinledi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/mahmut-arikan-iktidar-gazze-ye-aglayip-gazze-katilleri-ile-gulmeyi-tercih-etti/55772/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:51:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya&#39;da Saadet Partisi ve DEVA Partisi il teşkilatları tarafından düzenlenen 'Türkiye Buluşmaları' programında konuştu.</p><p><strong>'TÜRKİYE&#39;NİN ÜRETİME, YATIRIMA, PLANLAMAYA VE KALKINMAYA İHTİYACI VAR.'</strong></p><p>'Dünyanın en güzel ülkesinde, en bereketli topraklarında yaşıyoruz. Cenab-ı Allah bize; deniziyle, toprağıyla, suyuyla, stratejik konumuyla eşsiz bir vatan nasip etti. Hamdolsun ülkemizin üstü cennet, altı bereket. Bunun en güzel örneklerinden biri hiç şüphesiz Antalya. Antalya; deniziyle, yaylasıyla, limanıyla, tarımıyla, turizmi ve sanayisiyle sadece kendisine değil, Türkiye&#39;ye değer katacak büyük bir potansiyele sahip. Peki bunca imkna rağmen neden hak ettiğimiz şekilde büyümüyoruz? Neden toplumun büyük bir kesimi hak ettiği yaşam standartlarına ulaşamıyor? Çünkü sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır. Ülkemizde yaşanan sıkıntıları sadece dış gelişmelere bağlamak gerçekleri görmezden gelmektir. Türkiye&#39;nin bugün günü kurtaran politikalara ihtiyacı yok; üretime, yatırıma, planlamaya ve kalkınmaya ihtiyacı var.'</p><p><strong>'ÇİFTÇİMİZ ARTIK &#39;BU YIL NE KADAR ÜRÜN ALIRIM?&#39; DEĞİL, &#39;BU SEZONU EN AZ ZARARLA NASIL KAPATIRIM? DİYOR'</strong></p><p>'Bugün de 'Türkiye Buluşmaları' için Deva Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Babacan ile birlikte bereketli toprakların, verimli arazilerin, gecesini gündüzüne katarak üreten çiftçimizin şehri Antalya&#39;dayız. Antalya&#39;nın yıllık tarımsal ihracatı yaklaşık 1,5 milyar dolar. Türkiye&#39;nin yaş meyve ve sebze üretiminde lokomotif şehirlerden biri. Korkuteli&#39;nin mantarı, Elmalı&#39;nın elması, Doyran&#39;ın patlıcanı, Kumluca&#39;nın domatesi, Finike&#39;nin portakalı, Demre&#39;nin sivri biberi, Serik&#39;in pamuğu, Manavgat&#39;ın susamı ve tahini, Alanya&#39;nın muzu, Gazipaşa&#39;nın avokadosu, Akseki&#39;nin pekmezi... Bunların her biri Antalya&#39;nın bereketidir, alın teridir, üretim gücüdür. Bu topraklar, doğru politikalarla yalnızca Türkiye&#39;yi değil, bölgeyi de doyuracak potansiyele sahiptir. Ama gelin görün ki, bu bereketin ortasında üretici mutlu değil.</p><p>Çiftçimiz artık 'Bu yıl ne kadar ürün alırım?' diye değil, 'Bu sezonu en az zararla nasıl kapatırım?' diye hesap yapıyor. Dünya fıstık üretiminde 2. sıradayız. Gaziantep&#39;e gidiyoruz; fıstık üreticimiz zarar ediyor. Dünya badem üretiminde 5. sıradayız. Adıyaman&#39;a gidiyoruz; badem ve tütün üreticilerimiz zarar ediyor. Fındık üretiminde dünya birincisiyiz. Ordu&#39;ya, Giresun&#39;a gidiyoruz, fındık üreticimiz zarar ediyor. Kayısı üretiminde dünya birincisiyiz. Malatya&#39;ya gidiyoruz, kayısı üreticimiz zarar ediyor. Her üründe maalesef aynı akıbeti yaşıyoruz. Bugün Antalya&#39;dayız, durumun çok da farklı olmadığını görüyoruz. Halbuki bu topraklarda yere düşen çekirdek bile yeşeriyor. Ama bugün Antalya&#39;da umut yeşermiyor. Çünkü uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini Antalyalı çiftçi kardeşimiz de ödüyor.</p><p>Mazot pahalı, gübre pahalı, zirai ilaç pahalı, elektrik pahalı; ucuz olan tek şey çiftçi kardeşimizin emeği ve ürünü. Meselenin daha iyi anlaşılması için sadece bir rakam vermek istiyorum. Bu senenin ilk beş ayında çiftçilerimiz için tarımsal desteklemeye sadece 98 milyar TL ayırdı. Peki aynı sürede faize ödediği tutar ne kadar? Tam 1 trilyon 262 milyar 642 milyon TL. Yani yaklaşık 13 katı. Tablo net; öncelik faizde, faiz baronlarında. Hal böyle olunca çiftçimiz ne yapıyor? Ürününü kamyona yükledikten sonra doğru bankanın yolunu tutuyor. Yüksek faizle yeniden kredi çekiyor, geçen yılın banka borcunu ödüyor. Çiftçimizin durumu maalesef içler acısı... Çiftçilerimizin rahat bir nefes alabilmesi için elektriğinden mazotuna, yeminden ilacına, tohumundan gübresine kadar tarımsal girdilerin üzerindeki bütün vergi yükü kaldırılmalıdır.'</p><p><strong>'ANTALYA&#39;YI TÜRKİYE&#39;NİN TARIM ÜSSÜ HLİNE GETİREBİLİRİZ'</strong></p><p>'Türkiye Buluşmalarını bu bozuk düzeni değiştirmek için yapıyoruz. Antalyalı çiftçimizin umudunu büyütmek için yapıyoruz. 2016 yılında büyük umutlarla açılan EXPO alanı vardı, biliyorsunuz bugün ne yazık ki atıl durumda. Oysa biz o alanı yeniden Antalya&#39;nın ve Türkiye&#39;nin tarım üssü hline getirebiliriz. O, 1120 dönümlük EXPO alanını; tarımsal AR-GE merkezlerinin, ziraat ve veteriner fakültelerinin, tarım meslek yüksekokullarının, liselerinin, tohumdan gübreye, teknolojiden pazarlamaya kadar üreticinin ihtiyaç duyduğu her türlü desteğin verildiği büyük bir tarım kampüsüne dönüştürebiliriz. Antalyalı çiftçimizin bir sorun yaşadığında Ankara&#39;nın yolunu değil, EXPO&#39;nun yolunu tutmasını temin edebiliriz. Güçlü tarımın, güçlü çiftçi ile; güçlü çiftçinin ise doğru yönetimle mümkün olduğunu biz biliyoruz.</p><p>Antalya; doğal güzellikleriyle, tarihiyle, tarımıyla ve turizmiyle dünyanın en kıymetli şehirlerinden biri. Geçtiğimiz yıl Antalya&#39;yı 17 milyondan fazla turist ziyaret etti. Bu rakam başlı başına büyük bir başarı. Ama mesele sadece kaç turist geldiği değildir. Asıl mesele, bu turizm gelirinden Antalyalı ne kadar pay alıyor? Milyonlarca turisti ağırlayan bir şehirde; esnaf yapılandırmaya muhtaçsa, emekçi geçinemiyorsa, turizm çalışanı mutsuzsa, ortada ciddi bir sorun var demektir. Biz Türkiye Buluşmalarını bu sorunları çözmek için yapıyoruz. Biz istiyoruz ki Antalya&#39;nın turizm geliri, Antalya&#39;da kalsın. Turizmin bereketi; sadece büyük otel zincirlerine değil, Kaleiçi&#39;ndeki esnafa, Kemer&#39;deki işletmeciye, Manavgat&#39;taki üreticiye, Alanya&#39;daki taksiciye, kısacası Antalya&#39;nın her bir ferdine yansımasını istiyoruz. Bizim hedefimiz; sadece turist sayısını artırmak değildir, turizm gelirini adil paylaşan bir sistemi hayata geçirmektir. Gerçek başarı; 17 milyon turisti ağırlamak değil; milyon turistin bıraktığı katma değeri Antalyalıyla buluşturmaktır.'</p><p>Bugün Antalya&#39;nın en önemli sorunlarından biri de sanayinin hak ettiği değeri görememesidir. Sanayicimiz yüksek enerji ve üretim maliyetleri altında büyük sorunlar yaşıyor. İşletmeler finansmana erişmekte zorlanıyor, yüksek faizler üretimin ve yeni yatırımların önünü kesiyor. Nitelikli ara eleman eksikliği üretimi olumsuz etkiliyor, eğitim politikalarımızdan dolayı gençlerimiz üretimden uzaklaşıyor. Kısacası Antalya, sanayi potansiyeline rağmen üretim ve yatırım konusunda da hak ettiği desteği alamıyor.</p><p>Antalya&#39;ya geçmişte biz, Selamet Çırçır ve Prese Fabrikası, Dokuma Fabrikası, Pil Fabrikası gibi çok önemli yatırımlar yapmıştık. Hatta 1974 Kıbrıs Barış Harektı sırasında Mehmetçiğimizin anavatanla haberleşmesini sağlayan telsizlerde kullanılan piller, MKE Antalya Pil Fabrikası&#39;nda üretiliyordu. Bizler; stratejik üretim yapan, dışa bağımlılığı azaltan, katma değer üreten ve ülkesinin ihtiyaçlarını kendi imknlarıyla karşılayan bir anlayışla Antalya&#39;mızda sanayicimizi destekleyeceğiz, Antalya&#39;mızı dünyanın en önemli üretim üslerinden biri haline getireceğiz.'</p><p><strong>'HANGİ ALANA BAKSAK BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ'</strong></p><p>'Hatırlayacaksınız, rahmetli Erbakan hocamız 'far ışıklarıyla' Antalya&#39;da Organize sanayinin temelini atarken, 'Ya buraya organize sanayi bölgesi mi olur' diye itiraz edenler, eleştirenler vardı. İşte o organize sanayi bölgesi, bugün; 325 üretim tesisinin olduğu, 18.000 kişinin çalıştığı, 100 bin kişinin sebeplendiği dev bir kompleks olarak karşımızda duruyor. Biz bu planlamaları yapıp devasa OSB&#39;ler kurarken, iktidar o organize sanayi bölgesinin tam karşısında Yağca mahallesinde, 813 dönümlük araziye bir hipodrom yaptı. Halbuki, o araziye 1 hipodrom yerine her biri 10&#39;ar dönümlük 50 tane fabrika yapılabilirdi. İşte biz bu yüzden bu buluşmaları yapıyoruz.</p><p>Artık milletimizi de yormaktadır. Bu yüzden bugün hangi alana baksak bir krizle karşı karşıyayız. Ekonomide kriz... Adalette kriz... Eğitimde kriz... Sağlıkta kriz... Tarımda kriz... Sanayide kriz... Konutta kriz... Çevrede kriz... Türkiye, maalesef krizleri yöneten değil; krizlerle yönetilen bir ülke hline geldi.'</p><p><strong>'GÜÇLÜ DEVLET; İÇERİDE MİLLETİNE GÜVEN VEREN, DIŞARIDA İSE KENDİ AKLIYLA HAREKET EDEBİLEN DEVLETTİR'</strong></p><p>'Malumunuz, ülke olarak yoğun bir haftayı geride bıraktık. Fakat doğrusu şu ki; yaşananlardan çok, yaşananların bize nasıl anlatıldığıyla meşgul olduk. Sağ olsun ana akım medyamız, öyle bir tablo çizdi ki, gerçeği bulmak için adeta samanlıkta iğne aramak zorunda kaldık. Öyle bir yayın dili kuruldu ki, NATO neredeyse küresel bir iyilik hareketi, uluslararası vicdanın kurumsallaşmış hli gibi sunuldu. Bir an geldi, 'Acaba biz mi yıllardır yanlış biliyoruz?' diyecek noktaya geldik.</p><p>Değerli arkadaşlar, biz güçlü bir Türkiye&#39;ye sonuna kadar evet diyoruz. Ama güçlü devlet; alkışlarla büyüyen, manşetlerle güçlenen, reklamla inşa edilen devlet değildir. Güçlü devlet; içeride milletine güven veren, dışarıda ise kendi aklıyla hareket edebilen devlettir. Uluslararası rüzgrlar hangi yönden eserse essin, rotasını başkalarının pusulasına göre değil, kendi devlet aklına göre belirleyen devlettir. İşte NATO Zirvesi&#39;ni de böyle okumak zorundayız.'</p><p><strong>'İKTİDAR GAZZE&#39;YE AĞLAYIP GAZZE KATİLLERİ İLE GÜLMEYİ TERCİH ETTİ'</strong></p><p>'Devlet ciddiyeti; uluslararası ilişkileri romantik hikyeler üzerinden değil, çıkar dengeleri üzerinden okumayı gerektirir. NATO bir hayır kuruluşu değildir; üye devletlerin güvenlik önceliklerinin ve jeopolitik hesaplarının oluşturduğu bir ittifaktır. Bu nedenle Türkiye&#39;nin görevi ne alkış korosuna katılmaktır ne de refleksif bir karşıtlık üretmektir. Asıl görev, her şartta millî menfaati merkeze alan bağımsız bir devlet aklı ortaya koyabilmektir. Bizim ölçümüz açıktır: Türkiye hangi masaya oturursa otursun, başkalarının senaryosunda rol alan bir aktör değil, kendi senaryosunu yazan bir devlet olmalıdır. Hangi ittifakın içinde bulunursa bulunsun; kararlarını başkalarının beklentilerine göre değil, kendi milletinin geleceğine göre vermelidir. Bizim sizlerle birlikte inşa etmek istediğimiz Türkiye; koltuk değnekleriyle ayakta duran değil, kendi ayakları üzerinde yükselen; başkalarının senaryosunda figüran değil, kendi tarihinin başrolünü yazan bir Türkiye&#39;dir.'</p><p>Medyamız zirve için hazırlanan özel menüyü ekranlarda öve öve bitiremezken Trump&#39;ın Bibi&#39;si yüzünden Gazze&#39;de çocuklar hala ekmeğe ulaşamıyor. Biz size menüyü söyleyelim arkadaşlar; NATO&#39;nun menüsünde Yemenli mazlum çocuklar var, Ekmeğe ulaşamayan Gazzeli mazlumlar var, Minaplı kız yavrular var, Libyalı tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, İlaçtan mahrum bırakılmış Kübalılar var, En şedid saldırılara maruz kalmış Vietnamlılar var. Fakat ne hazindir ki iktidar Gazze&#39;ye ağlayıp Gazze katilleri ile gülmeyi tercih etti.</p><p>Hiç lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. NATO Zirvesinde şu olmuş da bu olmuş da sonuç bildirgesinde şu denmiş de bu denmiş de bunların hiçbirinin anlamı yok. Bugün Türkiye&#39;nin güvenlik risklerini doğru okumak zorundayız. İsrail&#39;in güvenliğini merkeze alan, politikalarını bu eksende şekillendiren bir NATO anlayışının; Türkiye&#39;nin güvenlik kaygılarını anlaması ve çözmesi mümkün değildir. Çünkü gördük ki sonuç bildirgesinde siyonist İsrail&#39;e dair tek bir cümle yok. Bizler, bu zirve mazlumlar için bir milat olmalı dedik ama görünen o ki sadece iktidar için yeni bir milat oldu.'</p><p><strong>'TÜRKİYE BULUŞMALARI&#39;NI &#39;ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET&#39; TASAVVURU OLARAK ADLANDIRIYORUZ'</strong></p><p>'Bugün Antalya&#39;da yalnızca siyasi bir program için bir araya gelmiş değiliz. Türkiye&#39;nin yarınını yeniden düşünmek ve yeniden inşa etmek iradesini ortaya koymak için bir araya geldik. Türkiye Buluşmaları, şehir şehir dolaşan sıradan bir teşkilat faaliyeti değildir. Bu buluşmalar; milletin sesini dinleyen, toplumun nabzını tutan, ülkenin geleceğini, günlük siyasi hesaplara değil ortak vicdana emanet eden bir yürüyüştür. Türkiye Buluşmalarında, Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak sorusunun cevabını siz değerli katılımcılarla paylaşıyoruz. Antalya&#39;dan yükselecek bu sesin yalnızca bu salonda kalmayacağına inanıyoruz. Bugün de buradan vereceğimiz mesaj; ayrışmanın değil buluşmanın, kutuplaşmanın değil ortak geleceğin, günü kurtaran siyasetin değil, devleti yeniden ayağa kaldıracak kurucu bir anlayışın çağrısı olacaktır. Biz kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden siyaset yapıyoruz. Gündelik polemiklerin değil, milletin ortak geleceğini planlıyoruz. İşte tam da bu sebeple bugün sizlerle paylaşacağımız mesele, yalnızca yeni bir siyasi söylem değil; Türkiye&#39;nin geleceğine dair yeni bir devlet tasavvurudur. Biz bu tasavvuru sadece seçim ittifakı olarak değil, 'onarıcı siyaset, onarıcı devlet' tasavvuru olarak adlandırıyoruz.'</p><p><strong>'ONARICI SİYASET, ONARICI DEVLET'</strong></p><p>'Türkiye&#39;nin bugün karşı karşıya olduğu mesele, yalnızca yeni bir siyaset dili üretme meselesi değildir. Asıl ihtiyaç, yeni bir devlet anlayışı, yeni bir devlet aklı ve bu anlayışı hayata geçirecek yeni bir devlet insanı kadrosudur. Bugün Türkiye&#39;nin yaşadığı kriz, hükümet değişikliğiyle aşılabilecek sıradan bir yönetim krizi değildir; devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin aşınmasıdır. Türkiye&#39;nin temel sorunu, siyasal rekabetin varlığı değil; siyasal rekabetin ortak devlet aklından hızla uzaklaşmasıdır. Sorun, devleti kimin yönettiği değil; devletin hangi anlayışla yönetildiğidir. Aktörler değişebilir, ittifaklar değişebilir; fakat devlet aklı değişmediği sürece kriz yalnızca el değiştirmiş olur. Devlet anlayışı değişmediği sürece her seçim yeni bir başlangıç değil, aynı hikyenin yeni oyuncularla yeniden sahnelenmesidir. Değerli arkadaşlar, mevcut siyasal tablo, sistem içi rötuşlarla ya da geçici ittifak aritmetiğiyle çözülebilecek bir noktada değildir. Siyasetin yapısal sorunları artık pansuman tedbirleri geride bırakmıştır. Biz 'onarıcı devlet anlayışına', 'onarıcı siyaset anlayışıyla' ulaşılabileceğimizi söylüyoruz. Onarıcı Siyaset; rakibini yok ederek değil, kimsenin kendini ayrıksı hissetmediği bir sosyoloji ile kazanmayı hedefler. Onarıcı Siyaset; öfkeyi siyasal sermayeye dönüştürmez. Gücünü kutuplaşmadan değil toplumsal uzlaşıdan alır.'</p><p>Bu çerçevede bizler kendimizi iktidar-muhalefet kutuplaşmasının doğal bir unsuru olarak görmüyoruz. Türkiye&#39;nin ihtiyacının bir kutbun diğer kutba galip gelmesi olmadığını söylüyoruz. Asıl ihtiyacın, kutuplaşmayı siyasal sermayeye dönüştüren anlayışın tasfiye edilmesi olduğunu söylüyoruz. Türkiye Buluşmaları; 'Kim kazanacak?' sorusunun değil, &#39;Türkiye nasıl yeniden ayağa kalkacak?&#39; sorusunun cevabıdır. Türkiye Buluşmaları; seçim kazandıracak geçici bir çıkar ortaklığı değil; devleti yeniden ayağa kaldıracak tarihî bir yeniden inşa mutabakatıdır. Mesele yalnızca bir ittifak kurmak değil, o ittifakı taşıyacak ortak devlet anlayışını inşa edebilmektir. Bizim bu noktadaki temel tezimiz, 'Onarıcı Devlet Anlayışı&#39;dır'. Onarıcı Devlet Anlayışı; devleti, güç mücadelelerinin sahnesi olmaktan çıkarıp, adaletin, liyakatin ve ortak geleceğin güvencesi hline getirme iddiasıdır. Toplumsal fay hatlarını derinleştiren değil, onaran, kurumları yıpratan değil itibarını yeniden yükselten, vatandaşın devlete olan güvenini yeniden tesis eden bir devlet tasavvurunu ifade eder. Onarıcı Devlet Anlayışında; devlet, kazananların mülkü değil, milletin tamamının hukukunu korumakla yükümlü bir emanettir. Devletin en büyük sermayesi bütçesi değil, vatandaşının devlete duyduğu güvendir. Şunu defalarca deneyimledik; güvenin aşındığı yerde hukuk zayıflar, ekonomi kırılganlaşır, siyaset sertleşir ve toplumsal birlik çözülmeye başlar.</p><p><strong>'GERÇEK İTTİFAK, PARTİLER ARASINDA KURULAN PAZARLIK MASALARINDA DEĞİL; DEVLET İLE MİLLET ARASINDA YENİDEN TESİS EDİLECEK GÜVEN SÖZLEŞMESİNDE HAYAT BULACAKTIR'</strong></p><p>'Onarıcı Devlet Anlayışının hedefi; yalnızca bozulanı tamir etmek değildir. Asıl hedef; yıpranan kurumları yeniden ayağa kaldırmak, devlet ile millet arasındaki güven bağını yeniden kurmak, ehliyeti ve liyakati yönetimin vazgeçilmez ilkesi hline getirmek, adalet duygusunu toplumun her kesiminde yeniden hkim kılmaktır. Bu nedenle biz, ittifak siyasetini seçim matematiği üzerinden değil, Onarıcı Devlet anlayışını hayata geçirecek Onarıcı Siyaset anlayışı üzerinden tanımlıyoruz. Böyle bir mutabakatın ön şartı, yalnızca ortak bir seçim beyannamesi sunmak değil. Ülkemizde bugün hkim olan siyasetin; siyaset yapma biçimini ve kadro anlayışını köklü biçimde değiştirmektir. Devleti ganimet olarak gören, siyaseti sadakat ve itaat ilişkisine indirgeyen, hukuku güç odaklarına bağımlı hle getiren anlayışlarla Türkiye&#39;nin geleceği inşa edilemez. Değerli arkadaşlar, Onarıcı Devlet Anlayışı; ehliyeti, liyakati, adaleti, ahlakı devlet yönetiminin değişmez ilkeleri hline getirmeyi kabul edenlerle mümkündür. Türkiye artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duymaktadır. Antalya&#39;dan yaptığımız bu çağrı; yalnızca siyasi partilere değil, siz değerli katılımcılaradır, milletimizin tamamınadır. Gerçek ittifak, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil; devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacaktır.</p><p>Bu sözleşmede; güçlü olan değil haklı olan kazanacaktır. Devletin merkezinde güç değil insan yer alacaktır. Korkunun yerini cesaret, kayırmanın yerini liyakat, kutuplaşmanın yerini adalet alacaktır. Onarıcı Devlet Anlayışı; geçmişle hesaplaşmanın değil, gelecekle sözleşmenin adıdır. Dün üzerinden, siyaset üretmek yerine yarını birlikte kurmayı sizlere teklif ediyoruz. Şunu biliyoruz, milletler geçmişe bakarak ayakta kalamaz; milletler geleceğe bakarak yükselir. Bizim sizlere teklifimiz; eski düzenin rötuşu değil, yeni devlet tasavvuru için beraber mücadele etmektir. Pansuman siyasetinin değil; güveni, adaleti ve devleti yeniden ayağa kaldıracak siyasal organ naklinin teklifidir. Yine söylüyorum; Türkiye&#39;nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce, yeni bir devlet anlayışıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mahmut-arikan-iktidar-gazze-ye_1783767101_Z4ufR7.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mahmut Arıkan İktidar Gazze'ye Ağlayıp Gazze Katilleri İle Gülmeyi Tercih Etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/mahmut-arikan-iktidar-gazze-ye_1783767101_Z4ufR7.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu’ndan MYK Üyelerine İl Gezileri Talimatı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/kemal-kilicdaroglu-ndan-myk-uyelerine-il-gezileri-talimati/55771/</link>
            <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün gerçekleştirilen MYK toplantısında Genel Başkan Yardımcılarına il gezilerine başlama talimatı verdi. Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla MYK üyeleri ve milletvekilleri, önümüzdeki günlerde başta yeni atama yapılan iller olmak üzere saha çalışmalarına başlayacak. Öte yandan Eylül ayında başlaması beklenen Olağan Kurultay takvimi için 16 Eylül’de üyelik listeleri askıya çıkarılacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/kemal-kilicdaroglu-ndan-myk-uyelerine-il-gezileri-talimati/55771/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:42:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantıda; Afyonkarahisar, Giresun, Trabzon, Yozgat, Burdur, Aydın ve Tekirdağ il başkanları görevden alındı. Bu görevden almalarla birlikte Kılıçdaroğlu&#39;nun mutlak butlan kararıyla göreve döndüğü tarihten bu yana görevden alınan il başkanı sayısı 43&#39;e yükselmiş oldu. Yine MYK toplantısında 14 il başkanının atanmasına karar verildi. Daha önce atanan 15 il başkanıyla toplamda 29 il başkanı ataması yapılmış oldu.</p><p><strong>KILIÇDAROĞLU&#39;NDAN MYK ÜYELERİNE TALİMAT</strong></p><p>43 il başkanı görevden alınsa da hali hazırda görev yapan ve CHP Grup Başkanı Özgür Özel&#39;e destek veren il başkanları olduğu biliniyor. Önümüzdeki günlerde de bazı il başkanlarının görevden alınabileceğini, yeni il başkanı atamalarının yapılabileceğini belirten CHP&#39;li kurmaylar, 'Genel merkezin iradesini tanımayan yerler olursa onlar da görevden alınacak' ifadelerini kullandı.</p><p>Temmuz ayı sonunda il başkanlarının toplantısının yapılabileceğini söyleyen kurmaylar, örgütlere yönelik çalışmalar kapsamında saha ziyaretlerine başlanacağını aktardı.</p><p>ANKA  Haber Ajansı&#39;nın edindiği bilgiye göre, Kılıçdaroğlu MYK üyelerine il gezilerine başlama talimatı verdi. Buna göre, MYK üyeleri ve milletvekilleri önümüzdeki günlerde başta yeni il başkanlarının atandığı kentler olmak üzere çeşitli illeri ziyaret edecek. Ziyaretlerde yeni yönetimlere destek verilmesi ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapılması planlanıyor. </p><p><strong>GÖREVDEN ALINAN BAZI İLLERE MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLECEK</strong></p><p>Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini tanımayan bazı illerde yaşanan gelişmelerin MYK gündeminde değerlendirildiğini aktaran kurmaylar, parti malına zarar verildiği veya usulsüzlük yapıldığı iddia edilen illere müfettiş gönderileceğini, incelemelerin ardından gerekli adımların atılacağını ifade etti. İnceleme sonucunda parti malına zarar verildiğinin veya usulsüz işlem yapıldığının tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulabileceği kaydedildi.</p><p><strong>KURULTAY TAKVİMİ NETLEŞİYOR</strong></p><p>CHP&#39;nin Eylül ayında başlaması planlanan Olağan Kurultay sürecine ilişkin hazırlıklar sürüyor. Olağan Kurultay için kurulan komisyonun çalışmalarına devam ettiğini, Siyasi Partiler Yasası&#39;nın el verdiği en hızlı şekilde kurultay yapacaklarını söyleyen kurmaylar, bunun da en az 4 ay süreceğini belirtiyor.</p><p>Eylül ayının ilk haftasına kadar tüm hazırlıkların tamamlanmasının hedeflediğini vurgulayan kurmaylar, 16 Eylül&#39;den itibaren üyeliklerin askıya çıkartılacağını ve kurultay sürecinin başlayacağını aktardı.</p><p><strong>MEDYA HARCAMALARI TARTIŞMASI RAHATSIZLIK YARATTI</strong></p><p>Öte yandan CHP&#39;nin propaganda faaliyetleri için yaptığı harcamaların kamuoyu önünde tartışılması genel merkezde rahatsızlık yarattı. Siyasi propaganda kapsamında yapılan harcamaların gayriresmî ilişkiler şeklinde anlatılmasının doğru olmadığını belirten kurmaylar, siyasi partilerin harcamalarının Anayasa Mahkemesi tarafından mali denetime tabi tutulduğunu hatırlattı.</p><p>CHP&#39;nin de diğer siyasi partiler gibi hazineden yardım aldığını ve siyasi propaganda faaliyetleri için kaynak ayırdığını ifade eden kurmaylar, 'Diğer partilerin hazine yardımını nereye harcadığı konuşulmuyorken CHP neden konuşuluyor? CHP&#39;nin kurumsal kimliğinin yıpratılmaması lazım' değerlendirmesinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu-ndan-myk-uy_1783766526_YFjBUk.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kemal Kılıçdaroğlu’ndan MYK Üyelerine İl Gezileri Talimatı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kemal-kilicdaroglu-ndan-myk-uy_1783766526_YFjBUk.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Fidan NATO’nun Geleceğine Bütün NATO Üyeleri Beraber Karar Vermek Zorunda]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bakan-fidan-nato-nun-gelecegine-butun-nato-uyeleri-beraber-karar-vermek-zorunda/55766/</link>
            <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "NATO’nun geleceğine tabii bütün NATO üyeleri beraber karar vermek zorunda. Şimdi NATO üyelerinden bahsettiğimiz zaman aslında bu da uzun bir tartışma ve bizim gerçekten çok kafa yorduğumuz bir konu; Avrupa güvenliği meselesi. Avrupa güvenliği konusu Avrupa Birliği tarafından mı götürülecek, Avrupa’daki Türkiye’nin de dahil olduğu diğer ülkeler tarafından mı götürülecek" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bakan-fidan-nato-nun-gelecegine-butun-nato-uyeleri-beraber-karar-vermek-zorunda/55766/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:40:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber&#39;de katıldığı programda NATO Zirvesi, ABD ile ilişkiler, savunma sanayisindeki son durum, Hürmüz Boğazı&#39;ndaki gerilim ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, 'Bu zirve hem yapılışı itibarıyla hem sonuçları itibarıyla gerçekten tarihi bir zirve oldu. Bu aynı zamanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz Türk dış politikasının da açıkçası olağanüstü bir başarısı idi. Bu zirvede alınan kararlar ve yapılan görüşmelerden önce zirveyi hazırlayan süreçte uluslararası ortama yapılan tartışmalara da bakmak lazım. Birçok krizin ortasındayken, esas itibarıyla hem Avrupa hem diğer coğrafyalar, burada yapılan çok ciddi tartışmalar vardı. Dolayısıyla bu güvenlik tartışmalarında NATO&#39;nun güvenliği, geleceği nasıl olacak, transatlantik ilişkileri nereye doğru gidiyor? Bütün bunların hepsinde yapılan tartışmalar bir belirsizlik havası doğurmaya başladı. Yani NATO&#39;nun etkinliği, caydırıcılığı, birlikteliği azalıyor mu? Bu noktada yapılan tartışmalar aslında çok fazla sonuç verici tartışmalar değildi' diye konuştu.</p><p><strong>'NATO&#39;nun başlangıçtaki kuruluş amacı saldırıya yönelik değil'</strong></p><p>ABD&#39;nin NATO&#39;ya karşı olan şikayetlerinden bahseden Fidan, şunları kaydetti:</p><p>'Transatlantiğin iki tarafında da yapılan tartışmalar var biliyorsunuz. Türkiye tam bu zamanda esas itibarıyla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlikle ve politikamızın ürettiği çıktılarla, esas itibarıyla ittifakın hala geçerliliğini koruduğu, transatlantik aktörlerin ortaya koyduğu, her iki taraftaki aktörlerin de ortaya koyduğu görüş ayrılıklarının aslında bir noktada buluşturulabileceği ve NATO&#39;nun başlangıçtaki kuruluş amacı olan, yani ofansif değil, saldırıya yönelik değil, daha çok savunma ve barışı korumaya, refahı ve huzuru artırmaya yönelik rolünün yeniden aslında bir keşfi oldu. Tabii bunu yapılırken birtakım şeyler var, onu ifade etmek gerekiyor. Birincisi, Amerika&#39;nın haklı olarak şikayet ettiği, NATO&#39;nun uzun yıllardır &#39;Avrupa ayağının yükünü ben taşıyorum, artık burada bir yeni düzenlemeye gidilmesi lazım. Çünkü Avrupa devletleri gerçekten müreffeh devletler, Avrupa Birliği kendisinin oluşturduğu büyük bir ekonomik düzen alanı var. Ben bunların güvenliğini sağlarken, ben bunların istifade ettiği sosyal güvenlik imkanlarını kendi halkıma sunamazken, burada benim sağladığım güvenlikle böyle bir hayatın yaşanıyor olması aslında bir politik tartışma konusu idi.&#39; Şimdi bunu külfet paylaşımı diye esas itibarıyla kavramsallaştırdılar. Bu kabul gördü. Ankara Zirvesi&#39;nde de bu kavram olmaktan çıkıp artık pratikte uygulanır bir politikaya döndü. Bu önemli, en önemli çıktısı aslında, somut çıktısı bu. Külfet paylaşımının konsept olmaktan çıkıp artık uygulamaya dönüşülmesi ve bu konuda herhangi bir şekilde tartışmanın artık yapılmaması, o önemliydi.'</p><p>Savunma sanayii alanının en az savunma unsurları kadar önemli olduğuna dikkati çeken Fidan, 'Diğer taraftan gerçekten savunma sanayii alanının en az savunma unsurları kadar, yani askerler kadar, ordular kadar önemli olduğu, destekleyici bir unsur değil artık ana bir unsur olduğu, bütün bu savunma planlamalarının yapılmasında ve stratejilerinin oluşturulmasında o da NATO&#39;nun kayıtlarına ve stratejik doktrinine geçti. En fazla konuşulan konulardan biri dayanıklılık konusu. Yani ordularınızı hazırlıyorsunuz ama ne kadar süreyle mühimmat olacak? Ne kadar süreyle savunma mekanizmaları olacak? Lojistik ne kadar iyi olacak? Bütün bunların hepsi bir kez daha yaşanan savaşlarda görüldüğü için gündeme geldi ve burada yapılan savunma sanayii ile ilgili hem forum, Savunma Sanayii Başkanlığımızın da burada çok ciddi emeği var, onun için de onlara ayrıca teşekkür etmek lazım, hem de politik çerçeve gerçekten çok belirleyici oldu' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'NATO&#39;nun geleceğine bütün NATO üyeleri beraber karar vermek zorunda'</strong></p><p>NATO&#39;nun geleceğine bütün NATO üyelerinin beraber karar vermek zorunda olduğunu kaydeden Bakan Fidan, 'Tabii bunun çıktıları ve bu sürece giderken oluşan psikolojik atmosfer, siyasi atmosfer çok uzun tartışmalara konu olacak bir alan. Ama yani süremiz kısıtlı olduğu için ben sadece ana başlıkları söylemekle yetinmek istiyorum. NATO&#39;nun geleceğine tabii bütün NATO üyeleri beraber karar vermek zorunda. Şimdi NATO üyelerinden bahsettiğimiz zaman aslında bu da uzun bir tartışma ve bizim gerçekten çok kafa yorduğumuz bir konu; Avrupa güvenliği meselesi. Avrupa güvenliği konusu Avrupa Birliği tarafından mı götürülecek, Avrupa&#39;daki Türkiye&#39;nin de dahil olduğu diğer ülkeler tarafından mı götürülecek? Şimdi aslında Macron&#39;un ortaya attığı NATO&#39;yla ilgili cümlelerin de geri planında yatan temel husus, burada Avrupa&#39;da artık Avrupa Birliği&#39;nin öncülük etmesi. Avrupa Birliği&#39;nin de İngiltere çıktıktan sonra iki önemli gücü kim? Fransa ve Almanya. Almanya ekonomik bir dev söylendiği zaman, Fransa askeri bir dev. Dolayısıyla Fransa&#39;nın aslında öncülük edeceği yeni bir güvenlik alanının aslında olması arzusu veya stratejisini de orada görebiliyoruz' sözlerini söyledi.</p><p><strong>'Aslında ittifakın iki kanadının da birbirine gerçekten ihtiyacı var'</strong></p><p>NATO ittifakının iki kanadının da birbirine ihtiyacı olduğunu ifade eden Bakan Fidan, 'Ama genel itibarıyla Rusya-Ukrayna savaşı, sebeplerinden bağımsız olarak söylüyorum, askeri stratejistler tarafından gerekli dersler çıkartıldığında şu görüldü: Aslında ittifakın iki kanadının da birbirine gerçekten ihtiyacı var. İlk önce Amerika &#39;Ben yükü gerçekten paylaştırmak istiyorum&#39; dedi, &#39;hepsini taşımak istemiyorum&#39; dedi. Tamam, Avrupalılar bunu üstlerine aldılar, buradan bir maliyet ödeme var. Çünkü siyasiler için zor bir karar. Sosyal hizmetlerden, temel hizmetlerden kesip savunmaya bütçe ayırmak her iktidarın bir noktada sıkıntıya düşeceği alanlardan biri olabilir özellikle Avrupa&#39;da. Diğer taraftan savunma sanayiinin ilk başta şöyle bir politika vardı dikkat ederseniz iki sene önce, özellikle Sayın Trump ilk iktidara geldiğinde. Deniyordu ki herkes kendi sanayi yeterliliğini kendisi geliştirsin, bu noktada politikalar üretilsin. Tamam, denendi, gidildi. Konu çok ciddi tartışıldı ama gelinen noktada görüldü ki hiç kimse bu ekosistemini tek başına üretmeye uygun değil. Yani şimdi o zaman ne olacak? İttifak üyeleri arasında külfet paylaşımı değil, ekosistemin kurulumu da önemli' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Soğuk savaştan bugüne gelen bir süreç oldu o da 2.0&#39;dı, şimdi 3.0&#39;a geçiyoruz'</strong></p><p>Bakan Fidan, 'Aslında yaptığımız yan toplantılardan biri, Amerika Dışişleri Bakanı daveti üzerine, dar katılımlı bir toplantıydı bu. Bu savunma sanayiyle ilgili bir ekosisteminin belli başlı endüstriyel gücü olan, sanayi gücü olan müttefiklerin katılımıyla yeni bir politika alanına dönüştürülmesi konusu bence eşit derecede önemli. Yani şunu söylemek istiyorum, aslında NATO klasik manasıyla bakıldığı zaman hani insanların zihninde soğuk savaş haliyle mücessem olmuş bir durumda ama modern zamanlara geldiğiniz zaman olan şu: Evrilen tehditler karşısında ittifakla üye ülkelerin hem askeri kabiliyetlerini hem savunma sanayine ilişkin diğer kabiliyetlerini bir arada tutabilme yeteneğini nasıl yürütürüz sorusuna aradıkları bir cevap. Bunun da kavramsallaştırılması, isimlendirilmesi 3.0&#39;la oldu. 1.0 biliyorsunuz soğuk savaş dönemiydi. Ondan sonra soğuk savaştan bugüne gelen bir süreç oldu o da 2.0&#39;dı. Şimdi 3.0&#39;a geçiyoruz' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Sürekli sübvanse etme her ülkenin tek başına karşılayabileceği bir durum değil'</strong></p><p>Sanayinin en önemli iki tane alanından birincisinin tedarik zincirlerinin kesintisiz çalışabilmesi için tedarik zincirlerine başka ülkelerin sağladığı malzemelerin de girdiğine dikkati çeken Bakan Fidan, şunları kaydetti:</p><p>'Şu büyük bir başarı. Bu kadar jeostratejik ve küresel sarsıntıların olduğu bir dönemde, kafa karmaşasının, fikir ayrılıklarının, stratejik hedef farklılıklarının olduğu bir dönemde, ittifaka üye ülkelerin bir araya gelerek belli başlı liderlerin önemli pozisyonlar ortaya koyarak, ki Cumhurbaşkanımız bu liderlerden biri, yine belli kavramlar etrafında, hedefler etrafında ittifakın uzlaşması tarihi bir başarı. Onun altını çizmek gerekiyor. Bu kararlar iyi ilerletilirse esas itibarıyla gerçekten çok olumlu etkilerini göreceğimizi düşünüyorum. Sanayinin en önemli iki tane alanından biri, birincisi tedarik zincirlerinin kesintisiz çalışabilmesi ki bu tedarik zincirlerine başka ülkelerin sağladığı malzemeler de giriyor. Bunda sıkıntı olmaması lazım. İkincisi markete erişimde sıkıntının olmaması. Böylesine büyük bir ekosistem ittifaka üye olan ülkeler bir araya geldiğinde bu anlayışla bir savunma sanayii ekosistemi kurarlarsa hem tedarikte hem pazarda sorun olmaz. Dolayısıyla sanayinin kendi kendini yürütme, idame etme yeterliliği ortaya çıkar. Aksi takdirde sürekli sübvanse edilmesi gerekir. Bu sürekli sübvanse etme de her ülkenin tek başına karşılayabileceği bir durum değil.'</p><p><strong>'Sözleşmeler savunma sanayimizin geleceği açısından fevkalade önemli'</strong></p><p>Savunma sanayii konusunda bütün ülkelerin imzaladığı sözleşmelerin önemine değinen Bakan Fidan, 'Dolayısıyla bunu ifade ettiğim gibi çok iyi şekilde planlamak gerekiyor. Bu girişim, bu sizin de ifade ettiğiniz 50 milyar dolarlık bu Türkiye&#39;nin değil, bütün müttefiklerin kendi aralarında yaptığı sözleşmeler. Buna benzer sözleşmeler savunma sanayimizin geleceği açısından fevkalade önemli. Çünkü Türk savunma sanayiine baktığınız zaman bizim için küçük ve orta ölçekli savunma araçları değil, çok yüksek stratejik öneme haiz teknolojiler ve silahlar üzerinde yoğunlaştığını da görüyoruz. Hava savunma sistemleri, füze sistemleri, jet uçakları, yeni nesil, ileri nesil, yine insansız hava araçları, sürü dronları gibi ve siber araçlar gibi. Bunların belli bir kolektif çerçevede yapılabilir olması esas itibarıyla maddi külfeti de azaltır ve savunma direncini de yükseltir' açıklamasında bulundu.</p><p><strong>'NATO karar alırken, somut sonuçlara bakmayı çok seviyor'</strong></p><p>NATO&#39;nun karar alırken, somut sonuçlara bakmayı çok sevdiğini ifade eden Bakan Fidan, 'Bu noktada bizim ortaya koyduğumuz politikalar gerçekten şu ana kadar ne kadar isabetli sonuçlar üretildiğini gördük. Bir de NATO&#39;nun karar alırken, bu insan doğasında da var, somut sonuçlara bakmayı çok seviyor. Şimdi Rusya-Ukrayna savaşına baktığı zaman orada neye ihtiyacı olduğunu gördü. Türkiye örneğine baktığı zaman bu ihtiyaçların nasıl hayata geçirilebileceğini gördü. Eğer Türkiye tek başına bunları yapıyorsa bir ittifak haydi haydi bunu yapabiliyor, yapabiliyor olmalı aslında düşüncesi şu anda hakim oldu. Yani bir şeyin hayata geçmiş olması onunla ilgili politika üretmesini daha kolay hale getiriyor. Türkiye de bu noktada aslında örneklik teşkil etmesi açısından da NATO&#39;ya çok ciddi bir katkı sunmuş oldu' diye konuştu.</p><p><strong>'Trump&#39;ın Türkiye&#39;ye resmi ziyaret yapması ki bu resmi ziyareti tabii zirveden ayırmak gerekiyor'</strong></p><p>ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın ziyaretini NATO Zirvesinden ayrı tutmak gerektiğini ifade eden Bakan Fidan, 'Trump&#39;ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak Türkiye&#39;ye resmi ziyaret yapması ki bu resmi ziyareti tabii zirveden ayırmak gerekiyor. İlk gün resmi ziyaret oldu 7 Temmuz&#39;da ve yaklaşık 6 saat süren bir diyalog vardı ortada programın tamamında. Gelmeden önce kendisi halka ifade ettiği için bizim artık söylememizde de beis yok, gerçekten Cumhurbaşkanımız olduğu için geldi. Yani onu kendisi söyledi. Bu önemli bir husus. Yani biz çoğu zaman ifade ediyoruz, bazı çevreler bunu anlamamakta ısrar ediyorlar ama Cumhurbaşkanımızın uzun erimli liderliği ve dünya liderleri arasındaki bulunduğu yer, Türkiye&#39;nin imajı bakın neleri beraberinde getiriyor. Bu fevkalade önemli bir şey. Yani bu derece güçlü bir liderlik artık Türkiye&#39;nin milli bir değeri ve bizim bir uluslararası kabiliyetimiz haline geldi. Şimdi bu Türk diplomasisi için muazzam bir katkı. Trump&#39;ın da bunu ifade ediyor olması aslında bunu bir şekilde perçinliyor. Şimdi bu Trump&#39;ın Cumhurbaşkanımıza liderden lidere olan ilişki seviyesinde verdiği önem. Tabii bunun hükümete yansıması var, Amerikan sistemine yansıması var, bize yansıması var. İkili görüşmede her iki lider de Amerika&#39;yla Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda ilerletilmesi konusundaki iradeleri yenilediler. Var olan sorunların kaldırılması, çözülmesi alanındaki iradeler de yenilendi. Bizlere bu konuda büyük işler düşüyor bakanlar olarak, uygun çözümler bulmakla alakalı' dedi.</p><p><strong>'Biz baştan beri hiçbir şekilde müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki görüşmelerde konuşulanlardan bahseden Fidan, 'Özellikle sanayi alanında iş birliğine ilişkin yeni düşünceler ortaya atıldı. Ticaret alanında neler daha fazla yapılabilir onlar konuşuldu. Daha de önemlisi, Sayın Trump buradayken bölgemizde bizim için son derece önemli olan sorunları görüşme imkanı oldu. Lübnan meselesi, Filistin meselesi, Suriye meselesi, İran&#39;la yürüyen müzakereler ve kuzeyimizdeki Ukrayna&#39;yla ilgili savaş. Bütün bunların hepsinde Türkiye gibi Amerika da başat aktör ve iki liderin bu konuda bir senkronizasyon içerisinde bulunması, bir ortak anlayışla pratik ortaya dökmeleri fevkalade önemli stratejide. Bu görüşmenin bence ikinci önemli ayağı da bölgesel ve uluslararası sorunlarda nerede duruyoruz meselesine liderlerimizin karşılıklı verdiği cevap oldu ve burada oluşturulan anlayış birliği oldu. Beklentimizi aslında Sayın Trump ifade ediyor. Yani biz baştan beri hiçbir şekilde müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz. Bunlar siyasi veya idari kararlar olmamalı. Teknik olarak firmalar, kurumlar alışverişte anlaşırlar, anlaşamazlar o başka bir konu. Ama en başta seçilmiş siyasal liderlik ve işte kongre, bizde parlamento, bu konuda engelleyici bir rol oynamamalı müttefikler arasında' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Türkiye&#39;nin dostu olduğu kadar hasmı da çok'</strong></p><p>Türkiye&#39;nin dostu olduğu kadar hasmının da çok olduğunu söyleyen Bakan Fidan, 'Türkiye baştan beri liderliğiyle, parlamentosuyla bu fikirde. Şimdi bu noktada biliyorsunuz uzun bir zamandır bize yapılan ilan edilmemiş ve edilmiş yaptırımlar vardı Avrupa başkentlerinde veya Amerika&#39;da. Bunları sistemli bir şekilde kaldırmaya yönelik çok ciddi diplomatik çalışmalarımız oldu. Çok şükür bunu daha önce başka vesilelerle de söyledim, Avrupa&#39;da artık bunu bir sorun olmaktan çıkardık. Amerika&#39;da idari kararlarla alınabilecek konular da çok şükür sorun olmaktan çıktı. Ama yasayla bağlanmış bir iki tane konu var. CAATSA bunlardan biri. F-35&#39;le ilgili konu da bunlardan biri. Şimdi bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda da uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum. Türkiye&#39;nin dostu olduğu kadar hasmı da çok, sevmeyeni de olabiliyor zaman zaman. Bazı ülkelerin Amerika nezdinde lobi faaliyetlerinde bulunduğunu da açıkçası görüyoruz. Şimdi yani Türkiye&#39;nin bu kadar saygınlık kazandığı, etki ürettiği bir yerde başkaları da farklı şekilde harekete geçiyorlar. Amerikan siyasetinin yine yani Türkiye&#39;nin önemiyle onlara etki eden negatif manadaki aktörlerin çabası arasında bir ikilem içerisinde kalacağı bir sürece giriyoruz. Bunu yönetmek de diplomasinin işi, zaten bizler de bunun için varız. İnşallah bunu daha ileri bir şekilde çözeceğiz' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Türkiye&#39;nin hiçbir konuda yaptırıma tabi olmaması lazım'</strong></p><p>Türkiye&#39;nin hiçbir konuda yaptırıma tabii olmaması gerektiğini ifade eden Bakan Fidan, 'İfade ettiğim gibi yani özellikle ben kendi adıma konuşacak olursam yani bakan olduğum günden itibaren 4-5 tane önemli başlık var benim gündemimde, ödev olarak kendime gördüm. Bir defa Türkiye&#39;nin hiçbir konuda yaptırıma tabi olmaması lazım. Bunun için de bütün kurumlarımızdan nitelikli verileri alıp kim hangi konuda sıkıntı çekiyor onları görmemiz gerekiyordu diğer alanlarda olduğu gibi. Biz bu envanter oluşturmayı tamamladıktan sonra çok sistemli çalışmaya başladık ülkeler nezdinde. Birçok çalışmanın perde gerisinden sessizce yürütülmesi gerekiyor, yani bunları açıktan onları da zor durumda bırakacak belli noktalarda yürütmemek gerekiyordu. Zaman zaman tabii ki bunu açıktan konuştuğumuz anlar da oldu ama çok şükür ifade ettiğiniz ülkeler teker teker bu konuda pozisyonlarını değiştirdiler. Çünkü bizim ortaya koyduğumuz çok ciddi nitelikli bir ortaklık var her alanda. Yani Türkiye güvenilir, güçlü ve bölgesinde etkin bir ülke. Yani böyle bir ülkeyle siz ortak müttefik olmayacaksınız da kiminle olacaksınız' dedi.</p><p>Türkiye&#39;nin kendi milli güvenliğinden asla taviz vermeyeceğini ifade eden Bakan Fidan, 'İkincisi şu da mümkün, biz tabii bunlara uygun politikalar geliştiriyoruz. Şunu anlamaları gerekiyor: Türkiye kendi milli güvenliğinden asla ve asla taviz vermez. Yani birçok konuda uzlaşabiliriz ama milli güvenliğimiz bizim için birinci derecede önemli bir konu. Eğer biz kendi müttefiklerimizle belli yetenekleri elde etme veya geliştirme konusunda sıkıntı yaşıyorsak biz orada beklemeyiz, biz alternatif alanlara da döner bakarız. Müttefiklerimiz bunu da gördüler, yani aslında Türkiye yani alternatifsiz bir ülke değil. Yani gerçekten artık daha sağlıklı düşünülmesi gerekiyor. Biraz da normal politikanın etkisinden kurtulması gerekiyor. Bakın ben şunu söyleyeyim, özellikle Avrupa parlamentolarında Türkiye&#39;deki siyasal bölünme Avrupa parlamentolarına ithal ediliyor. Bazen bizde muhalefette olan görüş başka bir Avrupa parlamentosunda ve ülkesinde iktidarda olabiliyor. Bu gerçekten çok etkili olabiliyor. Ülke parlamentolarında değil, Avrupa Birliği parlamentosunda da biz bunu görebiliyoruz' diye konuştu.</p><p><strong>'F-110 motorlarıyla ilgili kongrenin yasal bildirim süresi dün itibariyle doldu'</strong></p><p>F-110 motorlarıyla ilgili kongrenin yasal bildirim süresinin dolduğunu ifade eden Bakan Fidan, 'Dolayısıyla aslında belli yerlerde yüksek stratejiyle iç siyaseti ayırabilme yeteneğini de geliştirmek gerekiyor. Bunu uygun dille ve kavramlarla, stratejilerle karşı tarafa da anlatmak gerekiyor. Başka dış politika organları vardı, konuları vardı, onlarla teati ederek götürdük. Yani F-110 motorlarıyla ilgili kongrenin yasal bildirim süresi de dün itibariyle doldu, yani inşallah bundan sonra bir sonuç çıkmamasını bekliyoruz. Şimdi İsviçre&#39;de Pakistan arabuluculuğuna mutabakat imzalandığında o mutabakata baktığımızda, o 15 maddeye, gerçekten genel ifadelerle yazılmış birçok konu var. Şimdi boğazın açılması meselesi en önemli şartlardan biriydi ve taraflar bu şekilde hareket ettiler. Tabii uygulamada her iki tarafın da farklı anladığını çünkü ben dün Sayın Arakçi&#39;yle bu konuyu çok uzun konuştum. Kendisi arayıp izah etme ihtiyacı da hissetti. Çünkü çatışmaların yaygınlaşma ihtimali de var. Neden onlar ilk önce birkaç gemiye saldırdılar, sonra Amerikalılar da tabii misilleme yaptılar. Yani bu giderek bir yaygınlaşmaya maalesef. Burada boğazdaki geçiş regülasyonunun bir şekilde ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Şu anda detaya girmek istemiyorum, yani kendileri ifade ettikleri için, yani kimlerle hangi aktörlerle görüşecekler. Hafta sonu Umman&#39;da bir araya gelecek Ummanlı mevkidaşıyla Sayın Arakçi. Orada çünkü boğaza baktığınız zaman bir tarafında İran, bir tarafında Umman var' diye konuştu.</p><p>İran&#39;ın uluslararası suların 12 mil kendi hakkı olduğunu dikkati çeken Bakan Fidan, 'Umman tarafının var, bir de arada kalan yaklaşık 20 mile yakın başka bir alan var. Şimdi hangi alan kullanılacak, nasıl kullanılacak, burada bir şey var, farklılık var. Bunun detayına girmek istemiyorum. Buradan hareketle bir taraf kendinden habersiz bir şey yapıldığını düşündü, öbür taraf da İran geçişi engelliyor dedi ve çatışma başladı. Dün itibariyle yapılan hani iletişim neticesinde taraflar arasında şu anda bir sessizlik sürecine girildi. Ama bunun tekrar bir ortak anlayışa bağlanması gerekiyor. Hafta sonu itibariyle ben bir çözüme ulaşılabileceğini düşünüyorum, bu geçişteki anlayış farklılığının izale edilmesi hususunda. Bu konuda biz kesintisiz çalışıyoruz. Yani hiç dikkatimizden kaçırmadığımız konulardan biri. Bizi çok yakından ilgilendiriyor, direkt etkiliyor. Karadeniz&#39;in güvenliği, seyrüsefer emniyeti sadece milli güvenlik, fiziki güvenlik ile ilgili değil, yani ticaretin direkt etkilendiğini görüyoruz. Giderek şu anda daha artan şiddetle ticari gemilere saldırılar var. Çünkü tam da korktuğumuz oluyor, baştan beri uyardığımız konular, giderek savaş yaygınlaşıyor. Yani bölgesel olarak yaygınlaşıyor, hedef olarak yaygınlaşıyor, yöntem olarak yaygınlaşıyor. Allah korusun daha ileri seviyelere taşınma durumu var' dedi.</p><p><strong>'Amerikan Devlet Başkanı geleceği için Putin&#39;in nerede durduğunu öğrenmek de önemliydi'</strong></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinden bahseden Bakan Fidan, 'Ben geçen ay gittiğimde Sayın Putin&#39;le ve diğer Rus meslektaşlarımızla görüştüğümde bu konuları yakından görüşme imkanımız oldu. Tabii Cumhurbaşkanımızın mesajlarını iletme imkanım oldu. Ve aynı zamanda NATO Zirvesi yapılacağı için ve Amerikan Devlet Başkanı geleceği için Putin&#39;in nerede durduğunu öğrenmek de önemliydi. Cumhurbaşkanımız o noktada bir fikir sahibi olmak istediler. Biz yaptığımız görüşmeleri Cumhurbaşkanımıza ifade ettik. O da Avrupalı liderlerle ve Trump&#39;la görüşürken aslında kendi yorumunu yaptı. Yakın zamanda inşallah Cumhurbaşkanımız tekrar Ukrayna konusunda bizi görevlendirdi, Ukrayna&#39;ya da gideceğim. Aynı türden görüşmeleri Ukraynalı muhataplarımızla da yapacağım. Bunu biz yaptığımız zaman aslında şimdi şöyle bir şey var, şimdi Avrupalılar savaşın bir tarafı ama Ruslarla görüşmüyorlar, Ruslar bir taraf ama Avrupalılarla görüşmüyorlar. Tabii iletişim kanalları var ama şimdi bu kadar hayati bir savaşta insanlar mümkün olduğunca fazla kanaldan fazla bilgi alıp kararlarını kesinleştirmek istiyorlar. Tek bir kanala, tek bir ifadeye veya tek taraflı kendi yaptıkları istihbari analizlere bağlı kalmak istemiyorlar' diye konuştu.</p><p><strong>'Hem organizasyonu hem içeriği itibariyle inanılmaz derecede başarılı bir organizasyondu'</strong></p><p>Organizasyonla alakalı konuşan Bakan Fidan, 'Hem organizasyonu hem içeriği itibariyle inanılmaz derecede başarılı bir organizasyondu, Zirveydi. Fakat program boyunca içerik konuştuk, stratejik boyutunu konuştuk. Şimdi organizasyon boyutuna gelecek olursak, çok sayıda hemen hemen herkesten inanılmaz derecede samimi ve içten tebrikler aldım. Çünkü bütün liderler çok şey, zirvelere gidiyorlar. Ulaşım bir problem, erişim bir problem, konaklama bir problem, basın bir problem, ortam bir problem, ısıtma bir problem, soğutma bir problem, her şey problem olabilir ama insanlar olayın önemine binaen katlanıyorlar, yahu şurada 1,5-2 gün duracağız diyorlar, gidiyorlar. Türkiye bunu gerçekten keyifli bir ortama dönmeyi başardı. Ben şunu görüyorum, arkadaşlarıma da söyledim onu, bu organizasyondaki başarı ve gelenleri mutlu ve rahat hissettirmeyle alınan kararlardaki olumluluk arasında da doğrudan bir bağlantı var. Tabii ki yani hepimiz insanız, psikolojimiz önemli. Olumlu bir ortamda, olumlu bir atmosferde daha olumlu olabiliyorsunuz, reaksiyoner olmaktan kaçınabiliyorsunuz' sözlerini söyledi.</p><p><strong>'Ben yemeklerle ilgili çok güzel yorumlar aldım'</strong></p><p>Zirve kapsamındaki liderlerin ulaşımlarından bahseden Bakan Fidan, 'Şimdi bizim gerçekten ortaya koyduğumuz bu organizasyonel başarı, birçok arkadaşımızın inanılmaz şekilde çalışmasıyla ortaya, yani binlerce insan var. Şimdi Ankara Valiliği, Ankara Emniyet Müdürlüğü, İçişleri Bakanımız, emniyetimizin diğer yerden getirdiği personel, Jandarma Genel Komutanlığı, yani bütün bunların yani görünmeyen kahraman bu arkadaşlarımız. Yani binlerce polisimiz, jandarmamız buranın güvenliği için, trafiğin problemsiz akması için, hiçbir şeyin aksamaması için gece gündüz çalıştılar. Yani aylardır süren hazırlık çalışmaları var. Keza zirve alanının NATO standartlarına uygun yeniden yapılması, öyle bir yaptı ki arkadaşlar, sağ olsun, Cumhurbaşkanlığımız buna öncülük etti, şu ana kadar yapılan NATO zirve alanlarının hepsini çok fevkinde bir yer oldu. Ben yemeklerle ilgili çok güzel yorumlar aldım, trafikle ilgili aldım, salonlarla ilgili aldım. Dediğim gibi bu paket, yani düşünün, Etimesgut&#39;taki askeri havaalanımız var biliyorsunuz, Hava Ulaştırma Komutanlığına bağlı, onu ufak bir modifikasyonla, Cumhurbaşkanımızın yine ileri görüşlülüğü burada, sadece belli zamanlarda çok sınırlı sayıda ulaştırma uçaklarının kullanıldığı bir yer olmaktan çıkartıp onu bu kadar kritik ve Ankara&#39;nın göbeğine uçak indirebilen bir hale dönüştürdük. Şimdi düşünün, lider geliyor, uçağıyla iniyor, hemen çok güzel bir yerde karşılanıyor, arabasına biniyor, tam 6 dakika sonra zirve alanında. Bunu hiçbir yerde yaşayamazsınız' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakan-fidan-nato-nun-gelecegin_1783712400_YaMg8e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Fidan NATO’nun Geleceğine Bütün NATO Üyeleri Beraber Karar Vermek Zorunda ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakan-fidan-nato-nun-gelecegin_1783712400_YaMg8e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Lübnan Başbakanı Selam'ı Kabul Etti]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selam-i-kabul-etti/55763/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Lübnan Başbakanı Nawaf Salam’ı Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. Kabulde, Türkiye-Lübnan ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-basbakani-selam-i-kabul-etti/55763/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nawaf Selam ile Vahdettin Köşkü&#39;nde bir araya geldi. Kabulün ardından çalışma yemeği gerçekleştirildi. Kabul ve çalışma yemeğinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı&#39;ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Salam&#39;ı Vahdettin Köşkü&#39;nde kabul etti. Kabulde, Türkiye-Lübnan ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye&#39;nin kardeş ülke Lübnan ile ilişkilere önem verdiğini, bu çerçevede diplomatik temasları sıklaştırmanın faydalı olacağına inandığını belirtti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye&#39;nin Lübnan&#39;ın güvenliğini temin etmek için diplomatik girişimlerinin sürdüğünü, Lübnan&#39;da güven, huzur ve istikrarın tesisi için insani yardımlar dahil elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğimizi vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan ile Suriye&#39;nin iyi komşuluk ilişkileri geliştirmesinin bölgemiz için faydalı olacağını belirtti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye ile Lübnan arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi için de azami gayret gösterdiğimizi ifade etti.' denildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-b_1783707178_uHxr4Y.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Lübnan Başbakanı Selam'ı Kabul Etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-lubnan-b_1783707178_uHxr4Y.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Trump'tan İran Hakkında Açıklama Ateşkes Kesin Olarak Bitti]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/trump-tan-iran-hakkinda-aciklama-ateskes-kesin-olarak-bitti/55761/</link>
            <description><![CDATA[Ortadoğu'da sular yeniden ısınıyor. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı son dakika açıklamasıyla İran'a rest çekerek varılan ateşkesin kesin bir dille sona erdiğini duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/trump-tan-iran-hakkinda-aciklama-ateskes-kesin-olarak-bitti/55761/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:07:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünyanın gözü kulağı bir kez daha Amerika ve İran hattına çevrildi. Bölgede haftalardır süren o kırılgan sessizlik, Washington&#39;dan gelen son dakika mesajıyla adeta yerle bir oldu. ABD Başkanı Donald Trump, diplomasi masasını deviren o kritik açıklamayı yaparak İran ile barış anlaşmalarının bittiğini açıkladı.</p><p><strong>TRUMP&#39;TAN MASAYI DEVİREN O AÇIKLAMA</strong><br>Sıcak saatlerin fitilini ateşleyen gelişme, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın Truth Social platformu üzerinden yaptığı o flaş paylaşımla patlak verdi. Milyonların anında gördüğü o kısa mesajda tüm köprülerin atıldığı kaydedildi.</p><p>'İran &#39;görüşmelere&#39; devam etmemizi talep etti. Bunu yapmayı kabul ettik, ancak Amerika Birleşik Devletleri kendilerine, kesin bir dille, Ateşkesin BİTTİĞİNİ bildirmiştir!'</p><p><strong>14 HAZİRAN&#39;DAKİ O MUTABAKAT ÇÖKTÜ MÜ?</strong><br>Hatırlanacağı üzere suları durultmak adına geçmişte oldukça yoğun bir diplomasi trafiği yürütülmüştü. Pakistan&#39;ın araya girmesiyle masaya oturan iki ülke temsilcilerinin, 14 Haziran&#39;da silahları susturacak o tarihi imzayı attığı aktarılmıştı. Çatışmaların sona erdirilmesi ve krizin sadece müzakere masasında çözülmesini öngören 14 maddelik o kapsamlı mutabakatın, Washington&#39;dan gelen bu son açıklamayla tamamen rafa kalktığına dikkat çekildi.</p><p><strong>İRAN CEPHESİNDEN ABD VE İSRAİL&#39;E GÖZDAĞI</strong><br>Amerika&#39;nın bu restine Tahran&#39;ın yanıtı ise gecikmedi ve oldukça sert oldu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, ülke altyapısına yönelik her türlü yeni Amerikan saldırısına 'misilleme' yapılacağını ve bu çemberden İsrail&#39;in de muaf tutulmayacağını vurguladı.</p><p>Zülkadir&#39;in Trump&#39;ı doğrudan hedef alan o zehir zemberek sözleri tutanaklara şöyle yansıdı:</p><p>Dünyanın en nefret edilen şahsiyetinin, yas tutan İran halkına yönelik ifadeleri kendine yakışır. Şehit liderin (Öldürülen dini lider Ali Hamaney) cenaze töreninde İran ve Irak halkının sergilediği tarihi duruştan dolayı öfkeleniyor. Daha önce de duyurduğumuz gibi altyapıya yönelik her türlü saldırıya misilleme yapılacak ve bu vahşetlerden sorumlu olan suçlu siyonist rejim, savaşçılarımızın karşılığından muaf olmayacak'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/trump-tan-iran-hakkinda-acikla_1783706829_gRNSyU.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Trump'tan İran Hakkında Açıklama Ateşkes Kesin Olarak Bitti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/trump-tan-iran-hakkinda-acikla_1783706829_gRNSyU.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy'un Uyuşturucu Soruşturmasında 266 Yıl Hapsi İsteniyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/mehmet-akif-ersoy-un-uyusturucu-sorusturmasinda-266-yil-hapsi-isteniyor/55760/</link>
            <description><![CDATA[İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy'un da arasında olduğu 7 sanık hakkında dava açıldı. İddianamede, Mehmet Akif Ersoy'un 266 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep ediliyor.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/mehmet-akif-ersoy-un-uyusturucu-sorusturmasinda-266-yil-hapsi-isteniyor/55760/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:19:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy ve 6 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin gönderildiği İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle iade edilmesinin ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame üzerindeki eksiklikleri tamamladı.</p><p>İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden değerlendirilmek üzere gönderilen iddianamenin kabulüne karar verdi.</p><p>Hazırlanacak tensip zaptının ardından yargılamanın başlaması bekleniyor.</p><p><strong>İddianameden detaylar</strong></p><p>İddianamede, Burcu Akyüz, Dilek Olgun, Melis Asena Özkan, Reyhan Köse, Buse Öztay, Ebru Gülan, Ece Topgül, Elif Kılınç, Gizem Ayabaktı, Meltem Acet ve Şevkiye Dilara Yıldız 'mağdur', Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise 'şüpheli' olarak yer aldı.</p><p>İddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 2 Kasım 2025&#39;te gelen ihbarda, 'HaberTürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci ve daha önceden bu kanalda çalışan Merve S&#39;nin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıkları, Ersoy&#39;un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları' bilgisinin yer aldığı ifade ediliyor.</p><p>Bu ihbarın ardından suç örgütüne yönelik soruşturma işlemlerine başlandığı belirtilen iddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarlara istinaden yürütülen soruşturmada eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği, bu örgütün sanık Mehmet Akif Ersoy&#39;un elebaşılığında ve anlatımda adı geçen birtakım üyelerden oluştuğu kaydediliyor.</p><p>Suç örgütünün özellikle uyuşturucu maddelerden olan kokainin kişiler üzerindeki etkisini, hem kadın mağdurlar üzerinde hem de örgüt üyeleri üzerinde sıkça kullandığı anlatılan iddianamede, örgüt elebaşı Ersoy&#39;un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde sağladığı, partiler düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı aktarılıyor.</p><p><strong>Örgüt şeması</strong></p><p>Suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında, soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem taşıdığı vurgulanan iddianamede, 'İstanbul İl Jandarma Komutanlığının örgüt şemasında Mehmet Akif Ersoy&#39;un örgüt lideri olduğu, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut, Ufuk Tetik&#39;in de örgüt üyeleri olduğu belirlenmiştir.' deniliyor.</p><p>Ersoy&#39;un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı sanıklarla suç örgütü kurduğu anlatılan iddianamede, bu kapsamda mağdurlara kokain sağlanarak örgüt elebaşının cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya gelindiği belirtiliyor.</p><p>Ersoy&#39;un çalıştığı sektör ve bulunduğu görevlerden dolayı nüfuzlu kişilerle irtibatlı olduğunun düşünülmesi nedeniyle, diğer sanıkların Ersoy&#39;un bu konumundan dolayı kendisine itaat ettiği aktarılan iddianamede, bu nedenle Ersoy&#39;un diğer sanıkları kontrol ve organize ettiği, örgüt üyelerinin de çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları Ersoy ile tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları ve bu kişileri suçun mağduru konumuna getirdikleri kaydediliyor.</p><p>İddianamede, örgüt üyesi sanıklardan bazılarının örgüt elebaşının bulunduğu konum ve çalıştığı sektörden dolayı televizyon programlarına katılım sağlayarak menfaat elde ettiklerinin anlaşıldığı aktarılıyor.</p><p>Sanıkların eylemlerini sistematik olarak gerçekleştirdikleri aktarılan iddianamede, alınan beyanlarda çoklu cinsel ilişkiye girmeden önce uyuşturucu maddeyi planlı şekilde mağdurların kullanımına sunduklarının anlaşıldığı belirtiliyor.</p><p><strong>Ceza istemleri</strong></p><p>İddianamede, Mehmet Akif Ersoy&#39;un 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma' suçlarından 11 yıldan 27,5 yıla kadar, 'zincirleme şekilde 11 kez nitelikli cinsel saldırı' ve 'zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p><p>Sanık Ahmet Göçmez&#39;in 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' ile 5 kez 'nitelikli cinsel saldırı' suçlarından 100 yıldan az olmamak üzere hapis, 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma' suçlarından ise 7 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.</p><p>İddianamede, sanıklar Nurullah Mahmut Dündar, Mustafa Manaz, Taner Çağlı ve Tolga Aykut&#39;un 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti', 'nitelikli cinsel saldırı', 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma' suçlarından 7 yıldan 15 yıla kadar ve 51 yıldan az olmamak üzere değişen oranlarda hapisle, sanık Ufuk Tetik&#39;in ise 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak' suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.</p><p>Hazırlanan iddianamede ayrıca, yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Sadettin Saran, Hasan Dereci, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında 'uyuşturucu madde ticareti' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma yer sağlama' suçlarından tefrik kararı verilerek, haklarında ayrı soruşturma yürütüldüğü bilgisi de yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mehmet-akif-ersoy-un-uyusturuc_1783703988_pE91sb.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mehmet Akif Ersoy'un Uyuşturucu Soruşturmasında 266 Yıl Hapsi İsteniyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/mehmet-akif-ersoy-un-uyusturuc_1783703988_pE91sb.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz Türkiye Sürecimizin Başarıya Ulaşmasıyla Yeni Bir Hikaye Yazmaya Başlayacağız]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz-turkiye-surecimizin-basariya-ulasmasiyla-yeni-bir-hikaye-yazmaya-baslayacagiz/55757/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, MSÜ Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz-turkiye-surecimizin-basariya-ulasmasiyla-yeni-bir-hikaye-yazmaya-baslayacagiz/55757/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:34:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin Yenilevent Kampüsü&#39;nde düzenlenen 16&#39;ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8&#39;inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi&#39;nin mezuniyet törenine katılarak bir konuşma yaptı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.</p><p>Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayların mezuniyet merasimine katılmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bugün 125&#39;i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16&#39;ıncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8&#39;inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum' dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomalarını alan subayların 'kurmay' ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerine, devlete ve millete yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edeceklerine, Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inandığını ifade etti.</p><p>Kurmay subaylara yeni vazifelerinde üstün muvaffakiyetler temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Cenabıallah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum' ifadesini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerleri de canıgönülden kutladığını, üstlenecekleri görevlerle ülkeleri arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inandığını dile getirdi.</p><p>Subayları hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmayları teçhiz eden komutan ve hocalara da takdir ve tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle devletin bekası, ülkenin güvenliği, milletin huzur ve selameti için can veren şehitlerin tamamını rahmetle yd ettiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Merhum Nurettin Topçu&#39;nun ifadesiyle &#39;Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedî hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.&#39; Türk milletine ebediyeti kazandıran, milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum.'</p><p><strong>'ÜNİVERSİTEMİZ KÜRESEL ÖLÇEKTE YILDIZI PARLAYAN EN SEÇKİN EĞİTİM KURUMLARIMIZDAN BİRİ HLİNE GELMİŞTİR'</strong></p><p>Millî Savunma Üniversitesinin 10&#39;uncu kuruluş yıl dönümünün 31 Temmuz&#39;da idrak edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim. 10 yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak milletimizin iftihar kaynağıdır' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle askerî harekt ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle hayati bir misyonu yerine getirdiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Millî Savunma Üniversitemiz bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Millî Savunma Üniversitemizin sivil, asker, eğitimci kadrosunu, bu ailelerin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum' diye konuştu.</p><p>Hükûmet olarak kurulduğu günden beri üniversitenin yanında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, subay ve astsubayların daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdıklarını kaydetti.</p><p>Bundan sonra da MSÜ&#39;nün daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin 10&#39;uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetleri ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.</p><p><strong>'SAVAŞLAR ARTIK SADECE CEPHELERDE VERİLMİYOR, SİBER SALDIRILAR VE DEZENFORMASYON KAMPANYALARIYLA BİRLİKTE YÜRÜTÜLÜYOR'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemin yaşandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yapay zek ve yeni teknolojiler eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz, klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor.'</p><p>İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zek merkezli yazılımların harektın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıya olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortamın, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hle getirdiğini vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Millî Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal tuttuğu notlardan birinde, &#39;Komutanlık çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir&#39; diyordu. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaşıldığını, geliştirilen ürünleri doğrudan sahada test ettiklerini, geri bildirimlerin ışığında sürekli yenileyip güncellediklerini aktardı.</p><p>Mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmanın başarılarına her gün yenilerinin eklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eklemeyle birlikte güvenlik birimlerini yerli ve millî ekipmanlarla, son teknolojiye sahip teçhizatlarla donattıklarını vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükselttiklerinin altını çizerek, şunları söyledi: 'Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30&#39;a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada millî kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Millî Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır.'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahip olduklarını belirtti.</p><p>Türk Kara Kuvvetleri&#39;nin iki hafta önce 2 bin 235&#39;inci yaşını kutladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: 'Dünyanın en eski askerî müzesi olan Harbiye Askerî Müzesi&#39;ni 1453&#39;te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Biz yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden, onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren, yontma keser taktiğini ve örtme harektını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imknı sunan üzengiyi ordu-millet olarak biz icat ettik. İstanbul&#39;un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken, Sultan Fatih&#39;in döktürdüğü Şahi toplarıyla karadan yürüttüğümüz gemilerle askerî dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık.'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin daha birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına kazandırdığına işaret ederek, 'Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönüller de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekmızı erdem ve merhametle taçlandırdık' diye konuştu.</p><p><strong>'GÖNÜL COĞRAFYAMIZDA KANAYAN YARALARI BİZ SARIYORUZ'</strong></p><p>Bugün de aynı çizgide ilerlediklerini ve ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıktıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar&#39;dan Kafkasya&#39;ya, Orta Doğu&#39;dan Afrika&#39;ya barışın ve huzurun kalıcı hle gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde mensubu oldukları uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösterdiklerini vurgulayarak, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi&#39;ne Ankara&#39;da başarıyla ev sahipliği yaptıklarını, değişen güvenlik koşulları ekseninde İttifak&#39;ın geleceğini Türkiye&#39;de ele aldıklarını bildirdi.</p><p>NATO&#39;nun güney doğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak mevcut gündeme dair değerlendirmelerini müttefikleriyle paylaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Zirvesi&#39;nin bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni etti.</p><p><strong>'TÜRKİYE&#39;NİN GÜVENLİĞİNİ KİMSEYE EMANET EDEMEZ, MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZDEN ASLA TAVİZ VEREMEYİZ'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik. Bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye&#39;nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla hem millî güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Her fırsatta söylediğim gibi iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikye yazmaya başlayacağız.'</p><p>Eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayları tebrik ederek, üstlenecekleri görevlerinde başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafir subayları da aynı samimi duygularla kutladığını belirterek, ülkelerindeki dostlarına da kendisinden selam götürmelerini istedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz_1783697661_KGD28J.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz Türkiye Sürecimizin Başarıya Ulaşmasıyla Yeni Bir Hikaye Yazmaya Başlayacağız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-terorsuz_1783697661_KGD28J.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yenidoğan Çetesi Davasında  Ölen Bebeklerin ATK Raporları Ortaya Çıktı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/yenidogan-cetesi-davasinda-olen-bebeklerin-atk-raporlari-ortaya-cikti/55754/</link>
            <description><![CDATA[İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmalî davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada bebeklerin ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporuna ulaşıldı. Raporda ’Serdarova’, ’Karakoç’ ve ’Helvacı’ bebeklerin uygun tanı ve tedavi durumunda yaşayabilecekleri belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/yenidogan-cetesi-davasinda-olen-bebeklerin-atk-raporlari-ortaya-cikti/55754/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:14:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul&#39;da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan &#39;Yenidoğan Çetesi&#39;ne yönelik düzenlenen 2&#39;nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı&#39;yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61&#39;e yükselmişti. Öte yandan görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. 10 bebeğin ölümüne ilişkin, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından rapor hazırlandı.</p><p><strong>Epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği anlatıldı</strong></p><p>Kaya Bebek&#39;in ölümü yönünden hazırlanan raporda, sanık Hasan Basri Gök&#39;ün, Funda S. isimli şahsa, hastaneye gebe hasta geldiği zaman kendisine haber vermesini istediği bunun karşılığında kendisine hasta başına para vermeyi teklif ettiği, Gök&#39;ün örgüt adına hastanelerden bağlantılar kurarak, hasta ayarladığı, gelen hastaları örgüt lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı&#39;nın anlaşmalı olduğu hastanelere gönderdiği ve usulsüz şekilde maddi menfaat temin ettiği aktarıldı. Öte yandan raporda, Fırat Sarı&#39;nın ve Medisense Sağlık Hizmetleri Arge Bilişim Limited Şirketinin hesap hareketleri incelendiğinde, eylemdeki isimleri geçen şüpheli şahıslar ile birçok hesap hareketinin mevcut olduğu, şahısların yapılan usulsüz eylemlerden maddi menfaat sağladığı vurgulandı. Hazırlanan raporda, hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredildiği, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklere uygulanacak tedavilerin hemşireler tarafından düzenlendiği, doktorların hastanelere gelerek vizit yapmadığı, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmadığı, laboratuvar değerleriyle oynandığı, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırıldığı, yoğun bakım şartlarının 3&#39;üncü düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde bu şekilde gösterilerek, bebeklerin yatırılmasının sağlandığı, uygun olmayan şartlarda yürütülen takip ve tedavi sürecinden sanık Fırat Sarı&#39;nın sorumlu olduğu aktarıldı. Raporda, bebeklerin 112 sevk sistemini baypass ederek uygun olmayan şartlarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi ve kişilerin de sorumlu olduğu anlatıldı.</p><p><strong>Bebeklerin maddi menfaat sağlamak amacıyla uygun olmayan hastanelere sevk edilerek, ölümlerine sebebiyet verildiği, usulsüz işlemler yapıldığı anlatıldı</strong></p><p>Kaya bebeğin ölüm nedenine ilişkin düzenlenen raporda, bebeğin aslında Esencan Güney Hastanesinden sevk işlemini 112 Acil Çağrı Merkezine haber vermeden, provizyon numarası almadan örgüt yöneticisi Fehmi Alperen&#39;in ayarladığı, diğer örgüt yöneticisi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir&#39;in de organizasyonuyla Neonotoloji bölümü olmayan Esenler Güney Hastanesine sevk edilen 500 gram prematüre Kaya bebeğin hastane Mesul Müdürü Ali Dirik&#39;in, hastanesinde Neonotoloji bölümü olmadığını bilmesine rağmen ihmali ve denetim görevini yerine getirmemesinden dolayı uygun olmayan tedavi şartlarında Bebek Kaya&#39;nın Esenler Güney Hastanesine kabulünü sağladığı ve uygun olmayan tedavi şartlarında bebeğin öldüğü vurgulandı. Raporda, bebeğin öldüğü gün, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan denetim sonucunda tespit ettikleri eksik hususlarda &#39;bebeğin yatışından itibaren uygulanan orderlarda hekim imzasının olmadığı, günlük hasta takiplerinin hekim tarafından yapılmadığı, epikriz raporlarının hekim tarafından oluşturulmadığı sadece hemşire gözlem notlarının bulunduğu&#39; yönünde tespitlerin olduğu anlatıldı. Ayrıca, bebeğin sorumlu hekimi olarak gösterilen sanık Şeyhmus Çelik&#39;in, bebeğin ölümünden 1 gün önce şüpheli bir şekilde istifa ettiği, Çelik&#39;in bebeğin hastaneye yattığı tarihten itibaren Esenler Güney Hastanesinde telefon baz kaydı vermediği, hastaneye hiç uğramadığı aktarıldı. Raporda, İl Sağlık Müdürlüğünün yapmış olduğu denetime de yer verildi. Denetimde, 3&#39;üncü seviye yoğun bakım ünitesi olarak faaliyette olan ünitenin, ekipman, asgari personel ve donanım açısından 3&#39;üncü seviye yeni doğan yoğun bakım ünitesi şartlarını karşılamadığı, hasta bebeklerin maddi menfaat sağlamak amacıyla uygun olmayan hastanelere sevk edilerek, ölümlerine sebebiyet verildiği, usulsüz işlemler yapıldığı anlatıldı.</p><p><strong>Tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tedavi süreci ile Bebek Opara&#39;nın ölümü arasında tüm sanıkların illiyet bağı bulunduğu belirtildi</strong></p><p>Raporda, hayatını kaybeden bebekler arasında yer alan Opara bebeğin ölümüne ilişkin detaylara da yer verildi. 17 Ocak ile 18 Ocak 2024 tarihleri arasında Özel Birinci Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde kalan bebek Opara&#39;ya uygulanan tanı, takip, tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, sanıklar Şeyhmus Çelik, Fırat Sarı ve yoğun bakım sorumlu hemşiresi sanık Hakan Doğukan Taşçı&#39;nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, sanıklar Ayşe Gizem Büyükköleş, Tuğçe Toptemel ve Şenay Çalıkoğlu&#39;nun, sorumlu hemşireyi bilgilendirdikleri ve onların talimatlarına göre hareket ettikleri, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ile Bebek Opara&#39;nın ölümü arasında tüm sanıkların illiyet bağı bulunduğu anlatıldı. Öykü Helvacı isimli bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan raporda, resusitasyon işlemini doktor Dursun Eryılmaz bulunmadan hemşireler tarafından yapıldığı, İlker Gönen&#39;i resusitasyon işlemi yapan hemşirelere, &#39;ambulamadan bebeğin kalbi düşüyorsa adrenali kapat&#39; şeklinde resutisasyonda yeri olmayan bir yönlendirmede bulunduğu, ancak resutisasyonda kullanılan en önemli ilacın adrenalin olduğu, hastanın doktor olmadan hemşirelerin yaptığı resusitasyon ile kaybedildiği, bu kapsamda tüm eksikliklere izin verdiği için Bağcılar Medilife Hastanesi yöneticilerinin ölümden sorumlu olduğu aktarıldı. Raporda ayrıca, bebeklerin ihmalen ölümüne neden olunduğu, bu kapsamda İlker Gönen&#39;in sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmeyip Öykü Helvacı, Havanur Karakoç ve Ayaz Karaduman bebeğin ölümüne sebep olarak ihmalen adam öldürme suçunu işlediği, şüphelinin hastanenin yenidoğan yoğun bakım servisinde usulsüz epikriz yazımı, 112 sistemi kullanılmaksızın hasta sevki, hastalarında basamaklarında oynama yapıp ve gerçeğe aykırı şekilde ilaçları SGK&#39;ya fatura ettirerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği vurgulandı. Öte yandan, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan, bebeğin primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz&#39;ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi ve Dr. İlker Gönen&#39;in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş&#39;un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğu da belirtildi.</p><p><strong>Bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram tartı kaybı yaşadığı bilgisi raporda yer aldı</strong></p><p>Hayatını kaybeden Havvanur Karakoç bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan ATK raporunda, bebeğin Yalova&#39;dan Bağcılar Medilife Hastanesine sevk edildiği, 19 Ekim 2023 tarihinde bebeğin kötüleşerek ex olduğu, Bağcılar Medilife Hastanesi hemşiresi Çağla Durmuş&#39;un konu hakkında Doktor İlker Gönen&#39;i arayarak bebeğin kötüleştiğini haber verdiğini, bebeğin solunum yoluna gıda kaçtığı, geri döndürme sürecini kaybettikleri, Dr. İlker Gönen&#39;in ise epikriz yazarken entübe diye yazılacak şeklinde talimat vererek bebeğin ölümünün ihmalini gizlemeye yönelik talimatlar verdiği değerlendirildi. Raporda, Hemşire Çağla Durmuş yetkisi olmamasına rağmen, Bebek Karakoç&#39;un epikriz raporunu yazdığı, epikriz raporunu SGK&#39;ya usulsüz şekilde fatura etmeye çalıştıkları değerlendirildi. Bebeğin raporunun, doktor olmayan kişilerce gerçek klinik durumunu yansıtmayacak şekilde düzenlenmiş olduğu, bunun tıp kurallarına uygun olmadığı, bebeğin doğum ağırlığının 3 bin 760 gram olarak kayda alındığı, yapısal akciğer anomalisi olmayan bir bebeğin 18 gün boyunca entübe kalmasının tıbben uygun olmadığı, epikrizde intrauterin bağırsak perforasyonu tanısı olan bebeğe doğduktan hemen sonra ağız yoluyla beslenemeyen hastaların besin ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanan ve damar yoluyla verilen karışıma başlanmamasının tıbben uygun olmadığı belirtildi. Raporda ayrıca bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram tartı kaybı yaşadığı, bebeğin ihtiyacı olan TPN&#39;nin sağlanamaması, bebekte gelişen kronik akciğer hasarının bebeğin nedeni açıklanamayacak bir şekilde aralıksız olarak 18 gün boyunca entübe olması ile bebekte gelişen kistik ensefalomalezinin ise uygunsuz ventilasyona bağlı metabolik durumunun bozulması ve beyin dolaşımının etkilenmesi ile ilişkili olduğunun düşünüldüğü, prenatal bağırsak perforasyonu tanısı olan ve doğumdan sonra 2&#39;nci günde ameliyat edilerek 7 santimlik bağırsak segmenti çıkarılan bebekte ameliyatı sonrası 24&#39;üncü güne kadar enteral beslenmeye başlanmamasının tıbben uygun olmadığı, bebeğe protein ve lipit içeren TPN verilmediği, bebekte kistik fibroz hastalığı olduğu, fakat bebeğe bu yönde herhangi bir tetkik yapıldığına dair dosyada kayıt bulunmadığı, bebek doğduktan sonra yaklaşık 7&#39;nci günden itibaren kilo alması beklenirken, tıbben açıklanamayacak şekilde yaklaşık bin gram kilo kaybı olduğu, bebeğe uygun içerikli beslenme sağlanmamasının tıp kurallarına uygun olmadığı anlatıldı. Bebeğin annesi Sibel Karakoç&#39;un polis merkezine gidip şikayetçi olduğu da raporda vurgulandı. Raporda ayrıca, Çağla Durmuş&#39;un yazılması gereken epikriz raporlarını yazmadığını, bu durumu İlker Gönen&#39;e söylediği de anlatıldı.</p><p><strong>Fırat Sarı&#39;nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı ve bebek Alkari&#39;nin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu vurgulandı</strong></p><p>Özel Bağcılar Medilife Hastanesi&#39;nde hayatını kaybeden Ayaz Karaduman bebek için hazırlanan raporun da detaylarına ulaşıldı. Raporda bebeğin, 36 hafta 1 günlük gebelik döneminde normal doğum ile 2 kilo 760 gram olarak dünyaya geldiği, canlı erkek bebek olduğu ve postnatal canlandırma ihtiyacının olmadığı, ilk muayenesini içeren kayıtta atipik yüzünün ve caput succadenum bulunduğunun belirtildiği, bebek odası izleminde sorunu olmayan bebeğin anne yanına verildiği, anne yanı izlemlerinin 22&#39;inci saatinde solunum sıkıntısı ve hipoglisemi görüldüğü, bunun üzerine bebek odasına alındığı, beslenme sonrası kan şekerinin 57 olarak görüldüğü aktarıldı. Raporda, yenidoğan yoğun bakım servisinde yer olmaması nedeniyle bebek Karaduman&#39;ın tıp kurallarına uygun tanı, takip ve tedavi yürütülmeyecek hastaneye sevk edildiği, kendisinde mevcut sendromik hastalığın şiddetinin arttığı ve kısa sürede hayatını kaybettiği aktarıldı. Uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi sürecinin Bebek Karaduman&#39;ın ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, yüksek kan amonyak seviyesi ile seyreden tanı konmamış metabolik hastalığı olan, arrest öyküsü olan bebeğin kurtulmasının kesin olmadığı anlatıldı. Özel Çorlu Reyap Hastanesi&#39;nde hayatını kaybeden Alkari için hazırlanan ATK raporunda, bebeğin yeniden canlandırma işleminin yardımcı sağlık personelince yapıldığı, hemşire Bahar Kanık dışında dosya içerisinde sağlık personelinin yenidoğan resüsitasyon programı sertifikasının bulunup bulunmadığına dair herhangi bir bilgi ya da belge mevcut olmadığı, bebeğin çocuk sağlığı ve hastalıkları ya da yenidoğan uzman hekimleri gözetiminde resüsite edilmediği, dolayısıyla bebeğe zamanında etkin ve yeterli resüsitasyonun uygulanmadığının anlaşıldığı, bunun tıp kurallarına uygun olmadığı aktarıldı. Yenidoğan yoğun bakım servisinde görevli sorumlu hemşire Bahar Kanık&#39;ın, bebeğin yenidoğan yoğun bakım servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Dursun Eryılmaz&#39;ın ve bebeğin adına kayıtlı olan ve Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Fırat Sarı&#39;nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ve resüsitasyon ile Bebek Alkari&#39;nin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu vurgulandı. Ayrıca, hayatını kaybeden diğer bebeklere ilişkin de ölümlerin ihmali davranışlar nedeniyle meydana geldiği bilgisi de ATK raporunda yer aldı.</p><p><strong>Serdarova bebeğin cerrahi bir merkeze sevk işlemi yapılmadığı da aktarıldı</strong></p><p>Adlı Tıp Kurumu&#39;nca, hayatını kaybeden Serdarova bebeğe ilişkin de tespitlere yer verildi. Tespitlerde, bebek Serdarova&#39;nın doğumundan sonra inlemeleri, çekilmeleri ve siyanozu olması üzerine, doğduğu gün Birinci Hastanesine sevk edildiği, Uzm. Dr. Şeyhmus Çelik adına yatışının yapıldığı, Özel Birinci Hastanesinde yapılan muayenesinde ateşin 38 buçuk derece olduğu, akciğer seslerinin bilateral eşit kaba duyulduğu, kalp seslerinin aritmik olduğu, üfürüm duyulduğu anlatıldı. Raporda, bebeğe 31 Ağustos 2023 tarihinden, Prostavazin ve Sildenafil isimli ilaçların verilmeye başlandığı, 1 Eylül 2023 tarihinde Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından yapılan ekokardiyografik incelemede bebekte kalp anomalileri tespit dildiği, bu nedenle Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından düzenlenen raporda, Prostavazin isimli ilacın 29 Eylül 2023 tarihinden 04 Ekim 2023 tarihine kadar tedavi tabelasında yer almadığı, bebeğin yoğun bakım izlem notlarında kullanılan ilaçların kaydedilmediği, bebeğin kalp anomalileri yönünden değerlendirileceği cerrahi bir merkeze sevk işlemi yapılmadığı da aktarıldı.</p><p>Melek Süleymanoğlu bebek yönünden hazırlanan ATK raporunda, bebeğin ölümünün konjenital kalp hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, bebeğin ölümünün şüpheli olduğu, yatışının 21&#39;inci gününde bebeğin kilosunun yaklaşık 2 katına çıkmış olduğu, böbrek yetmezliği tablosuna bağlı sıvı yönetiminin kötü olması nedeniyle yaşamla bağdaşmayacak şekilde kilo aldığının değerlendirildiği, dolayısıyla gerek antibiyotik tedavisi gerekse damar yolu ile verilen sıvı tedavisi yönetiminin uygun olmadığı, bebeğin sevk süreci gibi bazı yapılması gereken asgari tedavinin de uygulanmamış olduğu, her ne kadar epikrizde Kardiyoloji ve Nefroloji konsültasyonu istenildiği kayıtlı ise de dosyada bu konsültasyon notlarının bulunmadığı, ağır konjenital kalp hastalığı olan, böbrek yetmezliği tablosuna giden bir bebeğin takibinde ped kayırlarının yer almadığı vurgulandı.</p><p><strong>Dosyada tüp torakostomi uygulandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı anlatıldı</strong></p><p>Adli Tıp Kurumu Raporunda, Kadan bebeğe ait tespitler de yer aldı. Doğduktan sonra ağır solunum sıkıntısı olan bebeğin epikrizde kayıtlı olan akciğer grafisi raporunda belirtilen 'Sol hemitoraksta cilt altı amfizemi görünümü' ve olaya ilişkin tape konuşmalarında bebeğe çekilen grafinin Dr. İlker Gönen tarafından görüldüğü ve bunun pnömotoraks olduğunun Dr. İlker Gönen tarafından belirtildiği göz önüne alındığında bebekte tespit edilen pnömotoraksın entübasyon veya bebeğe yapılan kardiyopulmoner resüsitasyonun bir komplikasyonu olabileceği, bu durum tespit edildikten sonra bebeğe tüp torakostomi uygulanması gerektiği, dosyada tüp torakostomi uygulandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, pnömotoraksı tanımaması ve uygun bir şekilde yönetememesi nedeniyle Dr. Dursun Eryılmaz&#39;ın tıbben hatalı olduğu, söz konusu hatalı eylem ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı da aktarıldı.</p><p><strong>Avcılar Hospitalist Hastanesi&#39;nde organizasyon hatasının meydana geldiği belirtildi</strong></p><p>Raporda, Kerem Muhammet Tokluoğlu bebeğin ölümüne ilişkin tespitlere de yer verildi. Aktarılan hususlara göre, bebeğin Özel Avcılar Hospital Hastanesinde, 37 gebelik haftasında ikiz eşi olarak bin 640 gram ağırlığında sezaryen ile doğduğu, ikiz olarak dünyaya geldiği, bebeğin anne karnında beslenmesinde sorun yaşadığı, bebeğin kalbinin durduğu, entübe edildiği, kalp masajından sonra bebek yoğun bakım servisine nakledildiği aktarıldı. Raporda, hastaya uygun tedavinin yapılamadığı, bebeğe verilmesi gereken ilacın verilmediği, sanık Zeki Ötünç&#39;ün ismi bulunan raporda epikrizler arasında uyuşmazlıklar bulunduğu, gerekli tetkitlerin yerine getirilmediği, Avcılar Hospitalist Hastanesi&#39;nde organizasyon hatasının meydana geldiği belirtildi.</p><p><strong>Sanıkların yargılanmasına bugün devam ediliyor</strong></p><p>Öte yandan konuya ilişkin davanın görülmesine bugün devam ediliyor. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nce adliyenin konferans salonunda bugün görülen duruşmada, Fırat Sarı&#39;nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Yargılama, sanık savunmaları ile devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yenidogan-cetesi-davasinda-ole_1783685676_HxkZt3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yenidoğan Çetesi Davasında  Ölen Bebeklerin ATK Raporları Ortaya Çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yenidogan-cetesi-davasinda-ole_1783685676_HxkZt3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney Meşhed’de Toprağa Verildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-in-dini-lideri-ali-hamaney-meshed-de-topraga-verildi/55753/</link>
            <description><![CDATA[ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney’in naaşı, aile üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen özel merasimin ardından ülkenin Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi'ne defnedildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-in-dini-lideri-ali-hamaney-meshed-de-topraga-verildi/55753/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:10:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran&#39;ın eski dini lideri Ali Hamaney son yolculuğuna uğurlandı. İran basınında yer alan haberlere göre; Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi&#39;nin Peygamber-i Azam avlusunda kılınan cenaze namazının ardından, Hamaney&#39;in aile üyelerinin katılımıyla özel bir veda merasimi düzenlendi. Hamaney&#39;in naaşı daha sonra aynı türbenin Dar&#39;üz Zikr salonunda toprağa verildi. Hamaney&#39;in defnedilmesiyle birlikte, İran&#39;ın yanı sıra bölge ülkelerinden milyonlarca kişinin katılımıyla gerçekleşen ve günler süren cenaze törenleri sona ermiş oldu.</p><p>Cenaze namazı kılınmıştı</p><p>Hamaney için düzenlenen cenaze törenleri kapsamında İran&#39;ın Meşhed kentinde cenaze namazı kılınmıştı. Yoğun katılımın sağlandığı cenaze namazını Hamaney&#39;in en büyük oğlu Mustafa Hamaney kıldırmıştı. Eski dini liderin, cenaze namazının ardından aile üyelerinin katılacağı özel bir merasim sonrasında İmam Rıza Türbesi&#39;ndeki bölümlerden birine defnedileceği açıklanmıştı.</p><p>Yakınlarıyla birlikte hayatını kaybetmişti</p><p>İran&#39;ın eski dini lideri Ali Hamaney, ABD ve İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;ta gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybetmişti. Aynı saldırıda, Ali Hamaney&#39;in damadı, bir kızı, 14 aylık torunu ve İran&#39;ın şimdiki dini lideri Mücteba Hamaney&#39;in eşi de yaşamını yitirmişti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-in-dini-lideri-ali-hamane_1783685451_IjJ7Ps.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney Meşhed’de Toprağa Verildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-in-dini-lideri-ali-hamane_1783685451_IjJ7Ps.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Rusya S-400'lerin Üçüncü Ülkelere Satışı İçin Türkiye ile Temas Halindeyiz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/rusya-s-400-lerin-ucuncu-ulkelere-satisi-icin-turkiye-ile-temas-halindeyiz/55752/</link>
            <description><![CDATA[Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya'nın Türkiye'ye tedarik ettiği S-400 uçaksavar füze sistemlerinin üçüncü ülkelere satışı konusunda Türkiye ile temas halinde olduklarını ifade ederek, "Son derece hassas bir konu. Rusya ile Türkiye temas halinde" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/rusya-s-400-lerin-ucuncu-ulkelere-satisi-icin-turkiye-ile-temas-halindeyiz/55752/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:08:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;nin Rusya&#39;dan tedarik ettiği ve Ankara ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump&#39;un ziyaretiyle bir kez daha gündem olan S-400&#39;lerin üçüncü bir ülkeye satılacağı iddia edilmişti. Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov&#39;a, Türkiye&#39;nin tedarik ettiği S-400 uçaksavar füze sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı soruldu. Peskov, Rusya&#39;nın Türkiye ile temas halinde olduğunu ifade ederek, 'Burada tek bir şey söyleyebilirim: Bu son derece hassas bir konu. Bu konuda Türk tarafıyla temas halindeyiz ve temaslarımız devam edecek' diye konuştu.</p><p>Türkiye, ABD&#39;nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı</p><p>Türkiye, 2017 yılında Rusya&#39;dan 2 buçuk milyar dolara 4 adet S-400 hava savunma sistemi satın almıştı. Ekim 2019&#39;da Rostec devlet şirketinin bir parçası olan Rosoboronexport, sistemler için yapılan sözleşmenin tamamlandığını duyurmuştu. Türkiye ile Rusya arasında S-400 sistemi tedariki için yapılan sözleşmenin imzalanmasının ardından Türkiye, ABD&#39;nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı.</p><p>ABD&#39;den 5 adet F-35 sözü</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında ziyaret ettiği Ankara&#39;da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede kısıtlamaların kaldırılacağını ifade etmişti. Ankara&#39;nın Rus hava savunma sistemlerine sahip olmasının kendisini hiç rahatsız etmediğini belirten Trump, F-35 teslimatları konusunda henüz bir karar verilmediğini de sözlerine eklemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Washington&#39;dan en yeni savaş uçaklarından 5 tanesinin teslimi konusunda söz aldığını açıklamıştı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/rusya-s-400-lerin-ucuncu-ulkel_1783685331_7dHDZ3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Rusya S-400'lerin Üçüncü Ülkelere Satışı İçin Türkiye ile Temas Halindeyiz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/rusya-s-400-lerin-ucuncu-ulkel_1783685331_7dHDZ3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[LGS Merkezi Sınav Sonuçları Açıklandı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/lgs-merkezi-sinav-sonuclari-aciklandi/55746/</link>
            <description><![CDATA[Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 13 Haziran'da yapılan merkezi sınavın sonuçları, "meb.gov.tr" adresinden erişime açıldı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/lgs-merkezi-sinav-sonuclari-aciklandi/55746/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:34:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 13 Haziran&#39;da gerçekleştirilen merkezi sınava bu yıl 8&#39;inci sınıf düzeyinde toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu.</p><p>LGS SONUÇLARI TIKLA SORGULA<br>Sınava 994 bin 358 aday katıldı, katılım oranı yüzde 97,23 olarak gerçekleşti.</p><p>İki oturum halinde yapılan sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde uygulandı.</p><p>452 öğrenci tam puan aldı</p><p>Sözel alandan 50, sayısal alandan 40 olmak üzere toplam 90 sorunun yöneltildiği merkezi sınav sonuçlarına göre tüm soruları doğru yanıtlayan 452 öğrenci 500 tam puan aldı.</p><p>LGS kapsamında yapılacak ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13 Temmuz Pazartesi günü başlayıp 27 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00&#39;ye kadar devam edecek.</p><p>Yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos&#39;ta açıklanacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/lgs-merkezi-sinav-sonuclari-ac_1783679682_Y2GmKQ.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ LGS Merkezi Sınav Sonuçları Açıklandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/lgs-merkezi-sinav-sonuclari-ac_1783679682_Y2GmKQ.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TSK'nın Yeni Sessiz Gücü E-ZPT Envantere Girdi!]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/tsk-nin-yeni-sessiz-gucu-e-zpt-envantere-girdi/55745/</link>
            <description><![CDATA[Türk savunma sanayii, geleceğin muharebe teknolojilerinde tarihi bir adıma daha imza attı. MKE tarafından modernize edilerek yüzde 100 elektrikli hale getirilen 3 adet E-ZPT zırhlı personel taşıyıcı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/tsk-nin-yeni-sessiz-gucu-e-zpt-envantere-girdi/55745/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/gundem/">Gündem</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 22:14:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Savaş meydanlarında dengeleri değiştirecek yerli ve milli teknolojilere bir yenisi daha eklendi. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) A.Ş. mühendislerinin elinden çıkan yüzde 100 Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı (E-ZPT), kahraman Mehmetçiğin yeni koruyucusu olmak üzere ordu envanterindeki yerini aldı. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen bu stratejik hamlede, ilk etapta 3 adet aracın devir teslim işlemleri tamamlandı. Sınırlarımızda ve operasyon bölgelerinde sessizce kuş uçurtmayacak bu özel seride nihai hedef ise tam 50 aracı Silahlı Kuvvetler saflarına katmak.</p><p><strong>ZORLU ARAZİ VE İKLİM ŞARTLARINDAN TAM NOT</strong><br>Efsanevi M113 serisi zırhlı personel taşıyıcıların gövdesi üzerinde yükselen E-ZPT, sahaya ayak basmadan önce adeta cehennem testlerinden geçirildi. Gerçek muharebe senaryolarını aratmayan sınavlardan başarıyla çıkan zırhlı araç; 3 bin kilometrelik dayanıklılık parkurunu, 1600 kilometrelik çetin araziyi, 800 kilometrelik asfaltı ve 600 kilometrelik stabilize yolu kusursuz bir performansla geride bıraktı.</p><p>Yüzde 60 dik eğim ile yüzde 30 yan eğimi rahatça tırmanabilen yerli zırhlı, hendek geçme kabiliyetiyle de göz doldurdu. Aşırı sıcaklar ve dondurucu soğuklarda dahi motor grafiği düşmeyen araç; şoför, komutan, nişancı ve 4 mürettebat olmak üzere toplam 7 tam teçhizatlı askeri personeli ateş hattında güvenle taşıyabiliyor.</p><p><strong>SESSİZ, ÇEVRECİ VE 'GÖRÜNMEZ' TEKNOLOJİ</strong><br>E-ZPT&#39;yi dünya genelindeki rakiplerinden ayıran asıl devrim, motor kaputunun altında gizli. MKE mühendislerince geliştirilen yüzde 100 elektrikli tahrik sistemi, araca sadece çevreci bir kimlik kazandırmakla kalmıyor, operasyon sahasında hayati öneme sahip olan 'düşük akustik ve termal iz' avantajını sağlıyor. Yani bu araç, termal kameralara yakalanmıyor ve sıfır motor sesiyle düşmana fark ettirmeden ilerleyebiliyor.</p><p>Dahili bataryası tek şarjla 150 kilometre yol kat etmesine izin verirken, ihtiyaç anında jeneratör desteğinin devreye girmesiyle bu menzil bir anda 650 kilometreye kadar fırlıyor. Sıfırdan 50 km/saat hıza sadece 8 saniye gibi rekor bir sürede fırlayan elektrikli canavar, hızlı şarj teknolojisi sayesinde yalnızca 1,5 saat içinde yüzde 20&#39;den yüzde 80 batarya doluluğuna erişebiliyor.</p><p><strong>GELİŞMİŞ ATEŞ GÜCÜ VE YÜKSEK TAŞIMA KAPASİTESİ</strong><br>Modern orduların lojistik ihtiyaçları düşünülerek tasarlanan araç, elektrikli yapısı sayesinde çok düşük bakım ve onarım maliyetleriyle de bütçe dostu bir grafik çiziyor. Tam dolu kapasitesiyle tartıda yaklaşık 15 ton ağırlığa ulaşan yerli zırhlı, 2,5 tonluk devasa bir faydalı yük taşıma kapasitesini de arkasında sürükleyebiliyor. Sahadaki caydırıcı ateş gücünü ise üzerinde barındırdığı ve son teknoloji yazılımlarla donatılan 12,7 milimetre uzaktan komutalı silah sistemi göğüslüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tsk-nin-yeni-sessiz-gucu-e-zpt_1783624438_MVfQrO.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TSK'nın Yeni Sessiz Gücü E-ZPT Envantere Girdi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/tsk-nin-yeni-sessiz-gucu-e-zpt_1783624438_MVfQrO.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO Zirvesi’nin Başarıyla Tamamlandığını Açıkladı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-nato-zirvesi-nin-basariyla-tamamlandigini-acikladi/55742/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını belirterek, zirvenin hazırlık ve organizasyonunda görev alanlara teşekkür etti.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-nato-zirvesi-nin-basariyla-tamamlandigini-acikladi/55742/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/siyaset/">Siyaset</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 21:57:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, 'Türkiye&#39;nin ev sahipliğinde Ankara&#39;da gerçekleştirdiğimiz 36&#39;ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&#39;ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#39;nde icra ettiğimiz Zirve&#39;ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100&#39;e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir. Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir. Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir' ifadelerini kullandı</p><p><strong>&#39;ANKARA ZİRVESİ TÜM DÜNYAYA ULAŞTIRILMIŞTIR&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, 'Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve&#39;yi rekor bir katılımla 2.500&#39;ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Ankara&#39;mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve&#39;nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakrca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum NATO Ankara Zirvesi&#39;nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte&#39;ye teşekkür ediyorum' dedi.</p><p><strong>&#39;TRUMP İLE GÖRÜŞMELERİN ÜLKEMİZİN BEKLENTİLERİNE UYGUN SOMUT NETİCELERE VESİLE OLACAĞINA İNANIYORUM&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımının devamında, 'Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. &#39;NATO 3.0&#39; vizyonu, Avrupa&#39;nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO&#39;nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve&#39;de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imknları ele alınmıştır. Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır. Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;DAHA GÜÇLÜ BİR NATO ANLAYIŞI İNŞA ETME İRADEMİZİ BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDUK&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Zirve&#39;de aldığımız kararlarla NATO&#39;nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk. Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi&#39;nde Washington Antlaşması&#39;nın 5&#39;inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik. Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna&#39;ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zek, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve&#39;nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı' dedi.</p><p><strong>&#39;SAVUNMA HARCAMALARIMIZI 2030&#39;DAN ÖNCE YÜZDE 3,5 SEVİYESİNE ÇIKARMA İRADEMİZİ ORTAYA KOYDUK&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askeri kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir. Savunma harcamalarımızı 2030&#39;dan önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise halihazırda yüzde 1,5&#39;lik bütçe payına ulaşmış durumdayız. Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik. Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#39;MÜTTEFİKLERİMİZLE İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEYE KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ&#39;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, 'İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye&#39;nin NATO&#39;nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir. Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-nato-zir_1783623453_NT6oPU.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO Zirvesi’nin Başarıyla Tamamlandığını Açıkladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/cumhurbaskani-erdogan-nato-zir_1783623453_NT6oPU.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kademeli Emeklilik Çıkacak mı?]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/kademeli-emeklilik-cikacak-mi/55738/</link>
            <description><![CDATA[Kademeli emeklilik düzenlemesiyle ilgili son dakika gelişmeleri milyonlarca çalışanın gündemindeki yerini koruyor. Özellikle 1999 sonrası sigortalı olan vatandaşlar, TBMM'de yeni bir erken emeklilik düzenlemesi yapılıp yapılmayacağını araştırıyor. "Kademeli emeklilik çıkacak mı?", "1999 sonrası sigortalılar için yasa teklifi var mı?" soruları en çok sorgulanan başlıklar arasında yer alırken, gözler hükümetten ve ilgili kurumlardan gelecek açıklamalara çevrildi. İşte detaylar…]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/kademeli-emeklilik-cikacak-mi/55738/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/ekonomi/">Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:38:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Emeklilik sisteminde yeni bir düzenleme beklentisi sürerken, kademeli emeklilik konusu yeniden milyonlarca vatandaşın gündemine geldi. EYT kapsamı dışında kalan ve 1999-2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olan çalışanlar, olası bir erken emeklilik düzenlemesine ilişkin gelişmeleri yakından takip ediyor. TBMM&#39;ye sunulan kanun teklifleri ve kamuoyunda gündeme gelen iddiaların ardından 'Kademeli emeklilik yasası çıkacak mı?', '1999 sonrası sigortalılara erken emeklilik gelecek mi?' ve 'Meclis&#39;te resmi bir çalışma var mı?' soruları yoğun şekilde araştırılıyor. İşte kademeli emeklilikle ilgili son durum ve merak edilen tüm ayrıntılar...</p><p><strong>Kademeli emeklilik çıkacak mı?</strong></p><p>2000 yılı sonrasına kademeli emeklilik ile ilgili gündemde yeni bir çalışma bulunmuyor. Açıklama gelmesi durumunda haberimize eklenecektir.</p><p><strong>1999 sonrası çalışanları kapsayacak mı?</strong></p><p>EYT&#39;den faydalanamayan 8 Eylül 1999 sonrası sigorta girişli çalışanlar, kademeli emeklilik taleplerini dile getiriyor.</p><p>Kademeli emeklilik kapsamı nedir?</p><p>Bu grup, yaş şartlarının daha esnek hle gelmesini ve 58-60 yaş sınırının kaldırılmasını talep ediyor. Resmi kanun teklifleri de gündeme gelmiş olsa da henüz uygulanabilir bir karar alınmış değil.</p><p><strong>Açıklama geldi: Emeklilik sistemi değişecek mi?</strong></p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, konuyla ilgili olarak geçtiğimiz aylarda açıklamada bulunmuş ve konuşmasında şu ifadelere yer vermişti: 'Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Emekli olabilmek için gereken prim ve yıl şartlar devam edecek.'</p><p><strong>KADEMELİ EMEKLİLİK NEDİR?</strong></p><p>Kademeli emeklilik, sigortalı çalışanların belirli bir yaşa ve prim gün sayısına ulaştıklarında kısmi olarak emekli olmalarını sağlayan sistemdir. Kademeli emeklilik şartları, sigortalılık türüne ve başlangıç tarihine göre değişiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kademeli-emeklilik-cikacak-mi_1783615086_OM0Ktk.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kademeli Emeklilik Çıkacak mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kademeli-emeklilik-cikacak-mi_1783615086_OM0Ktk.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İran’dan NATO Bildirisine Yanıt İddialar Asılsız Ve Siyasi Saikli]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-nato-bildirisine-yanit-iddialar-asilsiz-ve-siyasi-saikli/55736/</link>
            <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı, NATO Ankara Zirvesi Bildirisi'nde ülkenin barışçıl nükleer programı ile Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin ifadeleri reddetti. Tahran yönetimi, bildiride yer alan değerlendirmelerin "asılsız ve siyasi saikli" olduğunu belirterek, NATO'yu çifte standart uygulamakla suçladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/iran-dan-nato-bildirisine-yanit-iddialar-asilsiz-ve-siyasi-saikli/55736/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/dunya/">Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:29:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İran İslam Cumhuriyeti, NATO&#39;nun Ankara Zirvesi&#39;nin ardından yayımlanan sonuç bildirisine yazılı açıklamayla karşılık verdi. Açıklamada, İran&#39;ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, NATO&#39;nun bölgesel gelişmelere yönelik yaklaşımı da eleştirildi.</p><p><strong>NÜKLEER PROGRAMIN 'BARIŞÇIL' OLDUĞU VURGUSU</strong><br>İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması&#39;na (NPT) taraf sorumlu bir ülke olduğunu belirterek, nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını ifade etti. Açıklamada, nükleer silahların İran&#39;ın savunma doktrininde hiçbir zaman yer almadığı vurgulandı.</p><p><strong>HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI</strong><br>Tahran yönetimi, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı&#39;nda deniz güvenliği ile seyrüsefer serbestisinin korunması konusunda sorumlu bir tutum sergilediğini belirtti. Bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeninin ise İran değil, bölge dışı aktörlerin askeri müdahaleleri, kışkırtıcı adımları ve istikrarı bozucu politikaları olduğu belirtildi.</p><p><strong>'NATO İRAN&#39;A DERS VEREMEZ'</strong><br>Açıklamada, diplomasi yerine askeri yöntemleri tercih eden tarafın İran olmadığı ifade edilerek, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail eleştirildi. NATO&#39;nun bu politikalara destek verdiği iddia edilen açıklamada, 'İran&#39;a ders veremez veya bölgesel barış ve güvenlik adına politikalar dayatamaz' ifadelerine yer verildi. İran, NATO&#39;nun açıklamalarının barışa katkı sağlamadığını, aksine İttifak&#39;ın çifte standartlı yaklaşımını ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p><strong>DİPLOMASİ VE BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU</strong><br>Ayrıca, İran&#39;ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal güvenliğini koruma kararlılığını sürdürdüğü belirtilirken, diplomasiye ve Birleşmiş Milletler Şartı&#39;nın ilkelerine bağlılığın devam ettiği ifade edildi. Kalıcı barış ve güvenliğin ancak devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, iç işlerine müdahale edilmemesi ve dış baskılardan uzak, samimi bir bölgesel iş birliği anlayışıyla mümkün olacağı değerlendirmesinde bulunuldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/iran-dan-nato-bildirisine-yani_1783600187_ImrAKB.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İran’dan NATO Bildirisine Yanıt İddialar Asılsız Ve Siyasi Saikli ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/iran-dan-nato-bildirisine-yani_1783600187_ImrAKB.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>