<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Muhabir - Haber, Güncel Haberler ve Son Dakika Haberleri</title>
      <link>https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Türkiye ve dünyadan günün son dakika haberleri ile flaş haberlere muhabir.com.tr'den ulaşın. Gündem, ekonomi, spor, dünya, teknoloji ve en son haberler için burayı takip edin.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 11:35:34 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.muhabir.com.tr/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Tıbbi Bitki Çayları Sağlık Bakanlığı Tarafından Ruhsatlandırılacak]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak/55606/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik" ile tıbbi bitki çayları, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından bilimsel ve teknolojik açılardan incelenerek ruhsatlandırılacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak/55606/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:00:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik', Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, düzenlemeyle tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.</p><p>Buna göre, ürünlerin yalnızca eczaneler aracılığıyla vatandaşlara sunulması sağlanarak güvenli erişimi artırıldı.</p><p>İnsan sağlığını koruyucu ve tedavi edici özelliklere sahip olan ve ruhsatlandırma gerekliliklerine uygun şekilde üretilerek hazırlanan tıbbi bitki çaylarının vatandaşlara güvenle sunulması hedeflendi.</p><p>Bu doğrultuda tıbbi bitki çayları, Sağlık Bakanlığına bağlı, TİTCK tarafından bilimsel ve teknolojik açılardan incelenerek ruhsatlandırılacak.</p><p>Ruhsatlı tıbbi bitki çaylarının denetimi ve piyasa gözetimi de yine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak.</p><p>Eksiksiz yapılan başvurular 90 gün içinde sonuçlandırılacak ve her tıbbi bitki çayı, karekod sistemiyle Ürün Takip Sistemi&#39;ne (ÜTS) kaydedilecek. Böylece ürünlerin, üretim veya ithalat bandından eczane raflarına kadar tekil kutu bazlı tüm hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenecek.</p><p>Eczane laboratuvarında majistral olarak (kişiye özel) hazırlanmak istenen tıbbi bitki çaylarına ilişkin ürünlerin içeriği ve kullanım amaçları, TİTCK tarafından yayımlanacak olan tıbbi bitki çayı monografları ve kılavuzlarla belirlenecek. Böylelikle tıbbi bitki çayının tedavideki etkinlik ve güvenlik alanları netleştirilmiş olacak. Eczanelerdeki ürünler Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tıbbi bitki çaylarından ve farmakope kalitesindeki hammadde/droglardan hazırlanacak.</p><p>Ruhsat başvurusu için mezuniyet ve uzmanlık şartı getirildi</p><p>Yeni düzenleme ile insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bu ürünleri piyasaya sürecek ve üretecek kişilere, ilgili alanlardan mezun olma şartı getirildi.</p><p>Ruhsat alacak gerçek kişilerin lisans mezunu olması, şirketlerin ise yetkili uzman kişi istihdam etmesi şartı koşuldu.</p><p>Ayrıca ürünün kalitesi, güvenliliği, etkililiği ve farmakopeye uygunluğu gibi konularda sunulacak raporların tıp, eczacılık, kimya veya biyoloji alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun, mesleğini Türkiye&#39;de icra etme yetkisine sahip ve ilgili alanda uzmanlığı veya fitoterapi sertifikası bulunan kişiler tarafından hazırlanması zorunlu olacak.</p><p>Bakanlık, doğada aynı isimle anılan her bitkinin aynı tedavi edici etkiyi göstermediği gerçeğinden hareketle, standardizasyonu yasal zeminle güvenceye aldı. Bir bitkinin 'tıbbi bitki çayı' statüsü kazanması için bitkinin türü, alt türü, varyetesi ve kimyasal yapısı (kemotipi) laboratuvarlarda incelenerek uluslararası farmakope kriterlerine uygunluğu doğrulanacak.</p><p>Marketlerdeki bitki çayları ile tıbbi bitki çayları birbirinden ayrılıyor</p><p>Gıda, hoş tat ve normal beslenmeye takviye olması gibi amaçlarla kullanılan 'bitki ve meyve çayları' ile 'takviye edici gıdalar', tıbbi bitki çaylarından mevzuat olarak kesin bir şekilde ayrıldı.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde yürütülmeye devam eden gıda amaçlı çayların marketler, aktarlar ve benzeri yerlerde satışı sürecek.</p><p>Bakanlık tarafından onaylanmış, standardize edilmiş doz, hazırlama şekli, özel kullanım uyarıları ve üretim standartları taşıyan ruhsatlı 'tıbbi bitki çayları' sadece eczanelerden temin edilebilecek.</p><p>Yönetmelikle birlikte ürünlerin ambalaj ve kullanma talimatları da en yüksek güvenlik standartlarına kavuşturuldu. Tıbbi bitki çaylarının içeriğinde yer alan bitkilerin bilimsel isimleri Türkçe ve Latince olarak kantitatif oranlarıyla dış ambalajda yer alacak.</p><p>Yönetmelik ile Türkiye florasında yer alan veya sadece Türkiye&#39;ye özgü endemik bitkilerden elde edilen hammaddelerin, kalite, güvenlilik ve etkililik açısından bilimsel verilerle desteklenmesi şartıyla tıbbi bitki çayı üretiminde kullanılması mümkün hale getirildi.</p><p>Ancak doğal popülasyonların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi adına, başvuru dosyasında bitkilerin taksonomik kayıtlarının, sürdürülebilir temin planlarının, kültüre alma belgelerinin ve nesli tehlike altında olan türler için CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) sözleşmesine uygunluk beyanlarının sunulması zorunlu tutuldu.</p><p>GMP kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi</p><p>Yurt dışında yerleşik üretim tesisleri de dahil olmak üzere, tüm üretim süreçlerinde uluslararası İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi.</p><p>Yönetmelik ile ruhsatlandırma ve piyasaya arz süreçleri daha şeffaf ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulurken, bu sıkı denetimlerden geçmiş, kalite güvencesi laboratuvar analizleri ve stabilite testleriyle kanıtlanmış yerli ürünlerin uluslararası pazarlara erişiminin de kolaylaştırılması ve küresel pazarda rekabet gücü kazanması hedeflendi.</p><p>Ruhsat sahipleri, bitkisel ürünlerin depolanmasından imhasına kadar olan tüm süreçte potansiyel çevre risklerini raporlamakla yükümlü kılınacak. Miadı dolan veya üretim artığı olan tıbbi bitki droglarının imha süreçleri, Atık Yönetimi Yönetmeliği hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olarak yürütülecek ve uygun toplama sistemleri kurulacak.</p><p>Ayrıca tıbbi bitki çaylarının dış ambalajlarında, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği uyarınca geri kazanılabilir ambalaj sembolü, ambalajın cinsini belirten kısaltma ve malzeme numarası bulundurulması zorunlu olacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tibbi-bitki-caylari-saglik-bak_1782997244_HGEqTx.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tıbbi Bitki Çayları Sağlık Bakanlığı Tarafından Ruhsatlandırılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/tibbi-bitki-caylari-saglik-bak_1782997244_HGEqTx.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok/54770/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok/54770/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:16:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında sağlık gündemine dair açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, 'Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır. Türkiye, COVID-19 pandemisinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya ispat etmiş bir ülke. Bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden bir tanesi olduk. Şu anda da sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye muktediriz. Bu tip risklere karşı paydaşlarımızla birlikte hazırlıklıyız' dedi.</p><p>Hantavirüs testi yapılan 5 vatandaşın test sonuçlarının negatif olduğunu açıklayan Memişoğlu, 'İki vatandaşımız gemiden daha önce ayrılmıştı, onları da karantinaya aldık. Üç vatandaşımızı kendi uçağımızla gemiden indikleri andan itibaren izole şekilde aldık. Bu beş kişinin Hantavirüs testleri negatif çıktı, 42 günlük karantina süreci devam ediyor' diye konuştu.</p><p>'Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda'</p><p>Türkiye&#39;nin sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Memişoğlu, 'Bizim atalarımız ve medeniyetimiz sağlık sistemini hep ön planda tutmuş. Şimdi biz 2002&#39;den beri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın liderliğinde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında inanılmaz bir gelişim süreci yaşadık. Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda' şeklinde konuştu.</p><p>'TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi'</p><p>TÜSEB&#39;in son bir senede 2 bin projeyi desteklediğini aktaran Bakan Memişoğlu, 'Türkiye esasında sağlık alanında üretim yapma konusunda TÜSEB&#39;in, USHAŞ&#39;ın kurulmasıyla son 10-15 yıl içinde önemli adımlar attı. Bu çalışmalar, bir buçuk sene evvel Sayın Cumhurbaşkanımızın &#39;Sağlıklı Türkiye Yüzyılı&#39; vizyonunu &#39;Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık&#39; modeliyle ortaya koymasıyla çok daha yoğunlaşmaya başladı. Biz &#39;Üreten Sağlık&#39; modelinin merkezine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını koyduk. TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi' ifadelerini kullandı.</p><p>CAR-T hücre tedavisindeki uygulamaların aralık ayından beri yapıldığı vurgulayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Üreten Sağlık Portalı&#39;nı oluşturduk. Bu portal vasıtasıyla, Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığında fikri, finansı ve üreticiyi bir araya getiriyoruz. Yani esasında yaptığımız şu; bilim insanının, fikir insanının fikrini, bilgisini alıp bunu finansla ve üreticiyle buluşturmak ve onu ticari ürün hline getirmek. Ticari ürün haline getirme aşamasından itibaren Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle de büyük bir sağlık üretim sistemi, ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Biz yaklaşık bir hafta evvel, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının üretim ve geliştirme süreçleri için imzaları attık. Böylece Türkiye iki sene sonra kendi doppler ultrasonografi cihazını üretebilir hle gelecek. Hematolojik kanser, kan kanseri tedavileriyle ilgili 4-5 yere TÜSEB vasıtasıyla destek verdik. Yerli CAR-T hücre tedavisinde ilk üretim ve uygulamamızı aralık ayında Ankara Etlik Şehir Hastanemizde gerçekleştirdik ve birçok hastamıza başarıyla uyguladık. Antalya, İstanbul, Kayseri gibi başka illerde de başlıyor'</p><p>'Türkiye&#39;nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var'</p><p>Türkiye&#39;nin yerli üreticisine ve bilim insanlarına katkısının yüksek olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, 'Türkiye&#39;de 985 tane çok kapsamlı klinik çalışma var, bunların 10&#39;u yerli fikirle üretilmiş. Biz istiyoruz ki bu sayıyı artıralım. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak Türkiye&#39;ye faydası olacak yerli bir fikrin klinik çalışmalarını birlikte yürütüyorsak bu klinik çalışmalardaki hastalarımızın maliyetini Sosyal Güvenlik Kurumunun karşılayacağı şekilde bir düzenleme yaptık. Bunun Türkiye&#39;nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var' dedi.</p><p>'Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN&#39;la beraber ürettik'</p><p>TÜSEB aracılığıyla 8 aşı için 'Yerli Aşı Çağrısı'na çıkıldığını ve Hepatit A aşısını yerli üretim olarak yapıldığını söyleyen Bakan Memişoğlu, Hepatit A aşısının hastanelere verildiğini söyledi. Yutulabilir tablet şeklindeki endoskopi cihazını, dünyada birkaç ülkenin yapabildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, Türkiye&#39;nin preklinik çalışmasını yaptığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, 'Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN&#39;la beraber ürettik. İlk olarak Bilkent Hastanesine teslim ettik. Önümüzdeki günlerde ilk defa kullanacağız. Biz yerli üretilen, gerçekten millî değerleriyle yeni şeyler söyleyen her türlü girişimi ve teknolojik yatırımı destekliyoruz. Böylece Türkiye esasında sağlıkla ilgili yeni büyük bir yol kat etmeye başladı. Türkiye; sağlık turizmi dhil, ilaç sanayisi dhil, malzeme ve cihaz üreticisi dhil, altyapısıyla sağlık sektörü olarak büyük bir potansiyele sahip. Bunu her zaman ifade ediyorum; bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmaktır' diye konuştu.</p><p>'Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var'</p><p>Bakan Memişoğlu, 'Bu ihracat hedefini başarabilecek bir altyapı ve insan gücüne, artı şu anda bunu yapabilecek kapasiteye sahip bir ülke Türkiye. Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var bizim. 800 tane ilaç fabrikamız, 200&#39;ü kendi ilacını üreten fabrikamız var. Bunlara baktığınız zaman bilim insanlarıyla, şehir hastaneleriyle, TÜSEB&#39;in desteğiyle biz bunu rahatlıkla başarabilecek bir kapasiteye sahibiz. Ama şu anda baktığınızda yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ilaç ihracatımız, 2-3 milyar dolar arasında bir sağlık turizmi kapasitemiz var ama bu bize artık yetmez. Biz bunun çok daha üstüne çıkabilecek altyapıya sahibiz' dedi.</p><p>'SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık'</p><p>SMA ilaçlarının Türkiye tarafından üretildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, 'Bilim insanımız, mühendisimiz, sağlık üreticimiz üretsin. Biz Sağlık Bakanlığı olarak bunları sağlık sistemimizde kullanmaya hazırız. Yeter ki onlar üretsinler. Baktığınız zaman 2.000 tane proje destekliyoruz. SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık. Klinik çalışmalar başladı. SMA ilacının özel sektör ve onlarla beraber TÜSEB&#39;in desteğiyle, TİTCK&#39;nin ruhsatını verdiği preklinik çalışmasının son aşamasına gelerek insanlarımıza kullandırdığımız kendi SMA ilacımızı üretiyoruz. Ben bunu uluslararası alanda da söylüyorum; Türkiye artık sağlıkta sadece bir pazar gibi gözükmesin. Türkiye sağlıkta artık teknolojisinde, üretiminde bir ortaktır, bir rol ortaya koyucudur diyoruz' şeklinde konuştu.</p><p>'Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık'</p><p>&#39;Koruyan Sağlık&#39; kapsamında yapılan çalışmalardan bahseden Memişoğlu, '&#39;Koruyan Sağlık&#39; kapsamında kanserle ilgili; biz ücretsiz olarak belli yaş grubundaki insanlara Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde kanser taraması yapıyoruz. Esasında tedaviden önce korunmayı ön plana tutmamız gerekiyor. Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık. Bunlardan 276 binini kanser şüphesiyle hastanemizden randevu alarak ikinci ve üçüncü basamaklarda takip ettik. Ve ileri tetkiklerle destekleyerek 28 bin kişiye erken kanser teşhisi koyduk. Böylece kanseri hem tedavi ettik hem de insanların yaşamını yeniden kazandırdık. &#39;Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun&#39; diyoruz. Bu erken taramaları, ücretsiz taramaları Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde toplumumuzun özellikle gidip yaptırmasını istiyoruz' dedi.</p><p>Sezaryen ameliyattan bahseden Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Vatandaşımızın sağlıklı kalmak için de sağlık hizmetlerinden faydalanmasını istiyoruz. Sadece hastalık için bizden hizmet almasınlar. Sağlıklı kalmak, sağlıkla yaşamlarını sürdürmek için biz onları Sigara Bırakma Polikliniklerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine, Aile Sağlığı Merkezlerine bekliyoruz. Ben Sağlık Bakanıyım. İnsanlara sağlıklı olmayı ve nasıl sağlıklı kalınacağını da anlatmakla mükellefim. Nasıl sigara içmeyin diyorsam, sigara sağlığa zararlıdır diyorsam, sigara insanları öldürür, akciğer kanseri yapar, kalp krizi geçirme riskini artırır, damar hastalıklarına neden olur diyorsam; sezaryenin de bir ameliyat şekli olduğunu, zorunlu kalmadıkça sezaryen yapılmaması gerektiğini, fizyolojik olanın yani doğal olanın normal doğum olduğunu, vajinal doğum olduğunu, hem anne sağlığı açısından hem de çocuk sağlığı açısından normal olanın doğal doğum olduğunu söylüyorum.'</p><p>'Türkiye&#39;de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi'</p><p>Türkiye&#39;de sezaryen oranının ilk defa geçen sene düşme meyline girdiğini ifaden Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu ameliyat türü (sezaryen) ne zaman gerekli? 10 doğumdan en fazla bir buçuğunda; yani 1 ile 1,5 arasında. Ama biz şu anda Türkiye&#39;de 10 doğumdan 6&#39;sını, yarısından çoğunu sezaryen yapıyoruz. 59,7 şu anda sezaryen oranımız. İlk doğumda sezaryen oranımız yüzde 30,4; yani 3 doğumdan 1 tanesi. Halbuki Dünya Sağlık Örgütü tıbbi olarak 10 doğumdan 1 tanesinin sezaryen olması gerektiğini söylüyor. Şimdi eğer siz 10 doğumdan 6&#39;sını sezaryen yapıyorsanız demek ki en az 4&#39;ünü isteğe bağlı sezaryen yapıyorsunuz. Biz her hastanede koordinatör ebeler görevlendirdik. Ebelerin doğuma girmesini ve onu koordine etmesinin mevzuatının altyapısını oluşturduk. İlk kez anne olacak anne adaylarına gebeliğinin son üç ayında ebelerimiz eşlik edecek. &#39;Annelik Yolculuğu&#39; diye bir telefon uygulaması yaptık. Hastanelerimizde, Aile Hekimliklerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde Gebe Okulları oluşturduk.' 'Ben anne adaylarımızla ve hekimlerimizle hep beraber sezaryen oranlarımızı sağlıklı hale getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye&#39;de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi yıllar sonra. Bunu biz hep beraber daha da düşüreceğiz.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bakan-memisoglu-hantavirus-kon_1778832965_AJoD5l.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bakan-memisoglu-hantavirus-kon_1778832965_AJoD5l.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DSÖ'den hantavirüs açıklaması]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dso-den-hantavirus-aciklamasi/54654/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hantavirüsün küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiğini, bu nedenle epidemiyolojik durumu izlemeyi ve risk değerlendirmesini güncellemeyi sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dso-den-hantavirus-aciklamasi/54654/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:10:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>DSÖ, Arjantin&#39;den Afrika&#39;nın batısındaki Cabo Verde&#39;ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı 'MV Hondius' isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin yeni bir yazılı açıklama yaptı.</p><p>Açıklamada, 2 Mayıs&#39;ta bir yolcu gemisinde ciddi solunum yolu hastalığı olan bir grup yolcunun DSÖ&#39;ye bildirildiği kaydedilerek, 'O sırada, gemi işletmecisine göre, gemide 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu ve 34 yolcu ve mürettebat daha önce gemiden inmişti.' denildi.</p><p>Daha sonra 8 Mayıs itibarıyla 3 ölüm de dahil toplam 8 şüpheli hantavirüs vakasının bildirildiği kaydedilen açıklamada, 6 şüpheli vakada hantavirüs enfeksiyonu olduğunun doğrulandığı ve tümünün 'Andes' virüsü olarak tanımlandığı aktarıldı.</p><p>Açıklamada, DSÖ&#39;nün uluslararası temas takibini desteklediğine değinilerek, 'DSÖ, bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. DSÖ, epidemiyolojik durumu izlemeye ve risk değerlendirmesini güncellemeye devam edecek. Gemideki yolcular ve mürettebat için risk orta düzeyde kabul ediliyor.' denildi.</p><p>Şu anda 4 hastanın hastanede tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, bunlardan birinin Güney Afrika&#39;nın Johannesburg kentinde yoğun bakımda olduğuna, ikisinin Hollanda&#39;daki farklı hastanelerde ve diğerinin de İsviçre&#39;nin Zürih kentinde bulunduğuna işaret edildi.</p><p>- Hantavirüs</p><p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p><p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dso-den-hantavirus-aciklamasi_1778325009_kAbFeC.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DSÖ'den hantavirüs açıklaması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dso-den-hantavirus-aciklamasi_1778325009_kAbFeC.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Türkiye'de Hantavirüs Vakası Yok]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-turkiye-de-hantavirus-vakasi-yok/54642/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, dünyayı harekete geçiren 'hantavirüs' vakalarına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, sürecin takip edildiğini vurgulayıp Türkiye'de an itibariyle pozitif vaka tespit edilmediğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-turkiye-de-hantavirus-vakasi-yok/54642/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:51:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünyayı alarma geçirdi...</p><p>Son günlerde Arjantin&#39;den kalkan bir gemide görülen ve ölümle sonuçlanan hantavirüs vakaları, dünya genelinde &#39;yeni salgın&#39; endişesini yeniden gündeme taşıdı.</p><p><strong>SAĞLIK BAKANLIĞI BİLGİLENDİRDİ</strong><br>Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı&#39;ndan dikkat çeken bir açıklama geldi.</p><p>Bakanlık, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen hantavirüs vakalarına dair yazılı bir açıklama yayımladı.</p><p><strong>'TÜRKİYE&#39;DE VAKA YOK'</strong><br>Açıklamada, virüsle ilgili sürecin yakından izlendiği ve Türkiye genelinde herhangi bir bulguya rastlanmadığı vurgulandı.</p><p><strong>'SÜREÇ TİTİZLİKLE TAKİP EDİLİYOR'</strong><br>Hantavirüs vakalarına ilişkin iddiaların bilimsel veriler ışığında incelendiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi;</p><p>'Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir.'</p><p><strong>HANTAVİRÜS</strong><br>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p><p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-turkiye-de-ha_1778251898_nklNKx.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı Türkiye'de Hantavirüs Vakası Yok ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-turkiye-de-ha_1778251898_nklNKx.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DSÖ: "8 vakanın 5'inin hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü şüpheli vaka"]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dso-8-vakanin-5-inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3-u-supheli-vaka/54629/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüs salgını yaşanan gemiye ilişkin, "8 vakanın 5'i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü ise şüpheli vaka" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dso-8-vakanin-5-inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3-u-supheli-vaka/54629/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 20:14:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Atlantik Okyanusu&#39;nda seyreden Hollanda bayraklı MV Hondius isimli yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesine ilişkin son duruma ilişkin İsviçre&#39;nin Cenevre kentindeki DSÖ merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, nadir görülen hantavirüs salgınının yaşandığı gemideki yolcular arasında, şimdiye kadar üçü ölümle sonuçlanan 8 vaka tespit edildiğini açıkladı. Ghebreyesus, '8 vakanın 5&#39;i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3&#39;ü ise şüpheli vaka' dedi.</p><p>Ghebreyesus, önceki hantavirüs salgınlarında insandan insana bulaşmanın yalnızca 'uzun süreli yakın temas' durumlarında görüldüğünü ve bu vakada da durumun böyle olduğunu söyledi. Ghebreyesus, 'İlk vaka, 6 Nisan&#39;da belirti göstermeye başlayan ve 11 Nisan&#39;da gemide hayatını kaybeden bir erkekti. Numune alınmadı ve belirtiler, diğer solunum yolu hastalıklarına benzediği için başlangıçta hantavirüsten şüphelenilmedi' şeklinde konuştu.<br>DSÖ yetkilisine göre hayatını kaybeden yolcunun eşi, gemi Saint Helena&#39;ya yanaştığında karaya çıktı ve kendisinde de belirtiler görüldü. Kadının durumu, 25 Nisan&#39;da Güney Afrika&#39;nın Johannesburg kentine yaptığı uçuş sırasında ağırlaştı ve ertesi gün hayatını kaybetti. Ghebreyesus, Güney Afrika&#39;da alınan numunelerin vakanın hantavirüs olduğunu doğruladığını söyledi.</p><p><strong>'Daha fazla vaka ortaya çıkabilir'</strong></p><p>Ghebreyesus, DSÖ&#39;nün yolcularla temas etmiş olabilecek ve semptom gösteren başka kişiler bulunduğu iddialarından haberdar olduğunu ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü, hastalığın kuluçka süresinin altı haftaya kadar çıkabildiğini ifade ederek ilerleyen dönemde daha fazla vaka ortaya çıkabileceğine işaret etti.</p><p>Ghebreyesus, hastalığın ciddi olmasına rağmen 'halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük' olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.</p><p><strong>Kanarya Adaları halkı için risk düşük</strong></p><p>Pazartesi günü İspanya Başbakanı Pedro Sanchez&#39;den gemiyi kabul etmesini istediğini ve Sanchez&#39;in bunu kabul ettiğini söyleyen Ghebreyesus, geminin şu anda İspanya&#39;ya bağlı Kanarya Adaları&#39;na doğru ilerlediğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü, 'İspanya&#39;nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için kendilerine destek veriyoruz' dedi.</p><p>Ghebreyesus ayrıca, hantavirüsün ada halkı için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiklerini söyledi. DSÖ yetkilisi, halen gemide bulunan tüm yolculardan kamaralarında kalmalarını istediğini, semptom gösteren kişilere ise derhal izolasyona girme talimatı verildiğini açıkladı.</p><p>Virüse yakalanan çiftin, virüs taşıyan farelerin bulunduğu alanları gezdiklerini söyledi</p><p>Ghebreyesus, salgının başlangıcına ilişkin incelemelerin devam ettiğini ancak gemide görülen ilk iki vakanın görüldüğü çiftin, Arjantin&#39;deki bir kuş gözlem gezisine katıldığını ve bu virüsü taşıyan farelerin görüldüğü yerleri ziyaret ettiklerinin belirlendiğini söyledi. Ghebreyesus ayrıca, DSÖ&#39;nün çiftin hareketlerine ilişkin daha fazla bilgi elde edebilmek üzere Arjantinli yetkililerle çalıştığını açıkladı.</p><p><strong>'Bu Covid ya da influenza değil, çok farklı şekilde yayılıyor'</strong></p><p>Basın toplantısında söz alan bulaşıcı hastalık epidemiyologu Maria van Kerkhove, yetkililerin MV Hondius gemisindeki herkesin maske takmasını istediğini açıkladı. Van Kerkhove, hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temas eden ya da onların bakımını üstlenen kişilerin de koruyucu ekipman kullanması gerektiğini söyledi. Hantavirüsün ancak yakın insan teması yoluyla bulaştığını vurgulayan Kerkhove, 'Bu Covid ya da influenza değil. Çok farklı bir şekilde yayılıyor' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil'</strong></p><p>Kerkhove, basın toplantısında hantavirüs salgını ile Covid-19&#39;un başlangıç günleri ile farkın ne olduğu sorusuna, 'durumun altı yıl önceki ile aynı olmadığı' şeklinde cevap verdi. Kerkhove, 'Burada çok net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil. Bu, gemide gördüğümüz bir salgın' ifadelerini kullandı.</p><p>Kerkhove, hantavirüsün koronavirüs ile aynı şekilde yayılmadığını ve ancak 'yakın temas' ile bulaştığını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dso-8-vakanin-5-inin-hantaviru_1778174053_JWoVLc.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DSÖ: "8 vakanın 5'inin hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü şüpheli vaka" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dso-8-vakanin-5-inin-hantaviru_1778174053_JWoVLc.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/biontech-covid-19-asisinin-uretimini-durduruyor/54608/</link>
            <description><![CDATA[Biyoteknoloji firması BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini tamamen sonlandırarak, aşıların üretimini ABD'li iş ortağı Pfizer'a devredecek.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/biontech-covid-19-asisinin-uretimini-durduruyor/54608/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:34:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Almanya merkezli biyoteknoloji firması BioNTech, köklü bir yeniden yapılanma sürecine gireceğini duyurdu. BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini tamamen sonlandırarak, aşıların üretimini ABD&#39;li iş ortağı Pfizer&#39;a devredecek. BioNTech Sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Bu yıl içinde Almanya&#39;daki son dozları üretmiş olacağız' dedi.</p><p>Yaklaşık 2 bin kişi işten çıkarılacak</p><p>Yeniden yapılanma kapsamında şirketin Almanya&#39;nın Idar-Oberstein ve Marburg kentlerindeki, Singapur&#39;daki ve 2025 sonunda bünyesine kattığı rakip şirket CureVac&#39;a ait Tübingen&#39;deki üretim tesisleri kapatılacak. Söz konusu tesislerin 2027 sonuna kadar tamamlanması ve tesislerin satışa çıkarılması planlanıyor. Şirketin ayrıca, yapılanma kapsamında bin 860 kişinin işine son vermesi bekleniyor.</p><p>Kansere odaklanılacak</p><p>BioNTech, Covid-19 salgının sona ermesinin ardından aşılara olan talebin düşmesi sonucu yeniden yapılanma kararı aldığını ifade ederek, kanser ve diğer hastalıkların tedavisine odaklanılacağını açıkladı.</p><p>Zarar 500 milyon euroyu aştı</p><p>Şirketin, bu yılın ilk çeyreğinde gelirleri 182,8 milyon eurodan 118,1 milyon euroya gerilerken, net zararı ise 531,9 milyon euroya yükseldi.</p><p>Şahin ve Türeci görevi bırakmıştı</p><p>Öte yandan, BioNTech&#39;in kurucuları Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci ise geçtiğimiz mart ayında yeni bir girişim başlatmak üzere görevlerinden ayrıldıklarını açıklamıştı.  </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/biontech-covid-19-asisinin-ure_1778085297_HUhS0B.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/biontech-covid-19-asisinin-ure_1778085297_HUhS0B.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uğur Şahin ve Özlem Türeci'den flaş BioNTech kararı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/ugur-sahin-ve-ozlem-tureci-den-flas-biontech-karari/53458/</link>
            <description><![CDATA[Dünyanın ilk tescilli Kovid-19 aşısını geliştiren Almanya merkezli biyoteknoloji firması BioNTech’in kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci, mevcut yönetim rollerinden ayrılarak yeni bir teknoloji şirketi kuracak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/ugur-sahin-ve-ozlem-tureci-den-flas-biontech-karari/53458/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 17:35:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>BioNTech&#39;ten yapılan açıklamada, Kovid-19 aşısıyla küresel başarı yakalayan BioNTech&#39;in kurucuları BioNTech Üst Yöneticisi (CEO) ve Kurucu Ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin ile Baş Tıbbi Sorumlu Dr. Özlem Türeci&#39;nin görevlerini devretme kararı aldıkları belirtildi.</p><p>2026 yılı sonuna kadar tamamlanması beklenen bu değişimle birlikte ikili, 'yeni nesil mRNA inovasyonlarının' araştırma ve geliştirmesine odaklanan yeni bir şirket kuracak.</p><p>BioNTech ise klinik geliştirme aşamasının sonundaki ürün adaylarına ve endüstriyel ilaç modeline odaklanmaya devam edecek.</p><p>Kararın ardından BioNTech hisseleri Frankfurt Borsası&#39;nda yaklaşık yüzde 18 değer kaybetti.</p><p>Bu arada, BioNTech Denetleme Kurulu, Şahin ve Türeci&#39;nin haleflerini belirlemek üzere arama sürecini başlattı.</p><p>BioNTech, yeni kurulacak şirkete belirli haklar ve mRNA teknolojileriyle katkıda bulunacak, karşılığında ise azınlık hissesi, gelecekteki kilometre taşı ödemeleri ve lisans ücretleri alacak.</p><p>BioNTech, yüksek AR-GE maliyetleri nedeniyle 2025&#39;te zarar açıkladı<br>Öte yandan, BioNTech, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını duyurdu.</p><p>Buna göre, şirket devam eden yüksek araştırma ve geliştirme (AR-GE) harcamaları nedeniyle 2025 mali yılını zararla kapattı. 2024&#39;te 665,3 milyon avro olan net zarar, geçen yıl 1,12 milyar avroya ulaştı.</p><p>Şirketin 2025 yılı geliri ise bir önceki yıla göre hafif bir artış göstererek 2,87 milyar avro olarak gerçekleşti. Gelirdeki bu artışta, ABD&#39;li ilaç şirketi Bristol Myers Squibb ile yürütülen stratejik ortaklıktan elde edilen kazançlar etkili oldu.</p><p>BioNTech, 2026 yılında aşı talebindeki düşüşün sürmesiyle gelirlerin 2 milyar ila 2,3 milyar avro bandına gerilemesini bekliyor. Şirket, bu gelirin 2,2 ila 2,5 milyar avro seviyesindeki AR-GE maliyetlerini karşılamasını hedefliyor.</p><p>Finans Direktörü (CFO) Ramon Zapata, finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, güçlü finansal pozisyonun riskleri azalttığını belirterek, 'Gelecek yıllarda planladığımız çok sayıda ürün lansmanına hazırlanırken, sağlam mali yapımız AR-GE faaliyetlerimizi ileriye taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>2020 yılında BioNTech, ABD&#39;li Pfizer şirketi ile bu teknolojiyi kullanarak çok kısa bir süre içerisinde Kovid-19&#39;a karşı en çok satılan aşıyı geliştirmişti.</p><p>Kovid-19 salgını döneminde mRNA aşısıyla milyarlarca avro kazanan şirket, 2030 yılına kadar kanser (onkoloji) tedavisi alanında birçok ilaç adayı için ruhsat başvurusu yapmayı planlıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ugur-sahin-ve-ozlem-tureci-den_1773153304_uC5v2Y.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uğur Şahin ve Özlem Türeci'den flaş BioNTech kararı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/ugur-sahin-ve-ozlem-tureci-den_1773153304_uC5v2Y.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakantı Memişoğlu’ndan Ramazan Ayında Sigarayı Bırakın Çağrısı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanti-memisoglu-ndan-ramazan-ayinda-sigarayi-birakin-cagrisi/52899/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Hazır ramazan ayımız geldi. Sigara içen arkadaşlarımız ramazanı fırsat bilsinler ve sigarayı sağlıkçıların yardımıyla bıraksınlar” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanti-memisoglu-ndan-ramazan-ayinda-sigarayi-birakin-cagrisi/52899/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 15:57:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Zonguldak&#39;a geldi. Bakan Memişoğlu&#39;nu Valilik önünde Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti milletvekilleri Muammer Avcı, Saffet Bozkurt, Ahmet Çolakoğlu, CHP Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul ve sağlık yöneticileri tarafından karşılandı.</p><p>Bakan Kemal Memişoğlu, Valilik&#39;teki toplantı sonrasında açıklamalarda bulunarak, 'Biz her ne kadar sağlıkta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunuyorsak da önemli olan sağlıklı kalmak. Yani bağımlılık gibi, yeme alışkanlıklarımız gibi, hareketsizlik gibi, maalesef kilo gibi kötü alışkanlıklarımızdan, sağlıklı kalmayı engelleyecek hususlardan uzak durmamız lazım. Bu konuda da özellikle sigarayla ilgili çalışmalarımız devam ediyor ama şunu da gördük. Şu anda geçen seneye göre sigara bırakma polikliniklerimize başvuru oranlarımız iki kat artmış durumdadır. Bu da insanımızın sigarayla mücadelede bize destek verdiğini gösteriyor. Şimdiden ramazan ayımızın hayırlı olmasını diliyorum. Hazır ramazan ayı geldi. İnsanlarımız oruç tutacak, bu nefsin esasına terbiyesi. Sigara içen arkadaşlarımız, ramazanı fırsat bilsinler ve sigarayı sağlıkçıların yardımıyla bıraksınlar. Çünkü bedenlerine, sağlıklarına, etraflarına zarar. Onun için biz gönüllülük esasıyla sigaranın bırakılmasına öncelik veriyoruz. Zonguldak&#39;ta da özellikle merkezde sağlıklı hayat merkezimizin planlamasını yapacağız. En kısa zamanda da Zonguldak merkezimize de sağlıklı hayat merkezlerini kazandıracağız' dedi.</p><p><strong>&#39;ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDA HUZUR İÇİNDE YAŞAYAN BİR MİLLETİZ&#39;</strong></p><p>AK Parti İl Başkanlığı&#39;nı da ziyaret eden ve partililere seslenen Bakan Memişoğlu, 'Türkiye&#39;de 46 tane tıp fakültesi, bugün 126 tane tıp fakültesine ulaşmış durumdayız. 4 bin 500 senede hekim mezun ederken, bugün 15 bin hekim, 16 bin hekim senede insanlarımızın hizmetine sunmak için mezun oluyorlar. Ve bu gelişim Türkiye&#39;nin sağlık hizmetlerinde dünyada çok önemli bir yere geldiğini gösteriyor. Biz bunun daha iyisini nasıl yapabilirizi tartışıyoruz. Biz söz değil, kavga değil, iş yapıyoruz. Bu ülkeyi, bu vatandaşlarımızın daha iyi, daha kaliteli yaşaması için gece gündüz çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki, biz insanlarımızın hizmetkarıyız. Vatandaşımızın derdiyle dertlenen bir inanç ve dava insanlarıyız. Ve sadece kendi vatandaşlarımızın değil, dünyada mağdur olmuş, ezilmiş, hakkını arayıp gücü olmayan insanların da temsilcileriyiz. Biz iyilik tarafıyız devlet olarak, millet olarak, hükümet olarak, dava olarak. Bizim davamız sadece 24-25 yıllık bir dava değil; bizim davamız bu topraklarda 954 yıllık bir dava. Biz iyilik medeniyetiyiz. İnsanlara daha iyi hizmet vermek, insanları mutlu etmek, huzurlu kılmak için uğraşan bir medeniyetin temsilcileriyiz. 3 kıtayı yönetmişiz, kimseyi sömürmemişiz, kimseyi katletmemişiz. Kimsenin dilini, dinini, inancını değiştirmek için zorlamamışız veya onları sömürmemişiz. Onun için bizler baktığınız zaman bu geçmişi, iyiliğini sürdüren bir medeniyetin buradaki varisleriyiz. Bakın etrafımıza; her biri çatışan, kavga eden bir ateş çemberinin ortasında huzur içinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve dirayetinde yaşayan bir milletiz. Tabii ki eksiklerimiz olacaktır, tabii ki yapamadıklarımız olacaktır. Onları yapmaya gayret ve iyi niyetle çalıştığımızı bütün millet biliyor. Millet AK Parti&#39;yi onun için destekliyor. Çünkü biz iyi niyetle çalışan, milletine Allah rızası için hizmet etmeye çalışan, gerçekten kendini hizmetkar hisseden insanlarız' diye konuştu.</p><p><strong>&#39;BİZ GELİŞTİKÇE RAHATSIZ OLANLAR RAHATSIZ OLMAYA DEVAM ETSİNLER&#39;</strong></p><p>Bakan Memişoğlu, Türkiye&#39;nin geçmişinin kavgalarla geçtiğini ifade ederek, 'Hepiniz hayal edin geçmişi, hep kavga oldu Türkiye&#39;de. Gençlerimizin çoğu bunları bilmiyor. 1960&#39;larda, 1950&#39;lerde, 2000&#39;lerde Türkiye baktığınız zaman hep birbiriyle kavga eden, çatışan, enerjisini maalesef üretmeye ve çalışmaya değil, maalesef çatışmaya harcayan bir toplum olduk geçmişte. Ne zaman ki AK Parti 2002&#39;den itibaren iktidara geldi, çalışmayı, üretmeyi, hizmetkarlığı ön plana tuttu. Bu ülke bugün dünyanın 17&#39;nci büyük ekonomisi oldu. 2 bin-3 bin dolarlardan milli gelirler, bugün 17 bin-15 bin dolar bantlarına çıktı. Onun için biz ürettikçe, biz geliştikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler. Biz büyüyeceğiz, gelişeceğiz ve gerçekten bu iyilik tarafını dünyaya hakim kılıncaya kadar da çalışacağız' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanti-memisoglu-ndan-_1770987442_7fpGmq.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakantı Memişoğlu’ndan Ramazan Ayında Sigarayı Bırakın Çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanti-memisoglu-ndan-_1770987442_7fpGmq.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dünyada Nipah Virüsü Alarmı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dunyada-nipah-virusu-alarmi/52457/</link>
            <description><![CDATA[Kazakistan Sağlık Bakanlığı, Hindistan’da yayılan Nipah virüsü nedeniyle ülkenin tüm sınır geçiş noktalarında hijyen ve karantina kontrollerini güçlendirdi. Ülkede vaka tespit edilmezken, hastaneler ve acil ekipler olası “ithal vaka” riskine karşı teyakkuz durumuna geçirildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dunyada-nipah-virusu-alarmi/52457/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 17:05:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kazakistan, Hindistan&#39;da vaka sayısının arttığı Nipah virüsü nedeniyle sınır kapılarında sağlık tedbirlerini artırdı. Sağlık Bakanlığı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, tüm sınır geçiş noktalarında hijyen ve karantina kontrollerinin sıkılaştırıldığını duyurdu.</p><p>Bakanlık: Önleyici amaçlarla kontrol seviyesi yükseltildi<br>Kazakistan Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı&#39;nın Telegram kanalından yapılan açıklamada, 'Önleyici amaçlarla ve Hindistan&#39;daki Nipah virüsüne ilişkin epidemiyolojik durumla bağlantılı olarak, tüm sınır geçiş noktalarındaki hijyen ve karantina kontrolleri güçlendirilmiştir' ifadeleri kullanıldı.</p><p>Kazakistan&#39;da vaka yok, ancak sağlık sistemi alarma geçti<br>Bakanlık, Kazakistan&#39;da şu ana kadar Nipah virüsü vakası ya da virüsün ülkeye girişine dair bir bulgu tespit edilmediğini bildirdi. Buna karşın olası 'ithal enfeksiyon' riskine karşı sağlık kuruluşlarının uyarıldığı belirtildi.<br>Açıklamada, acil sağlık ekipleri ve bulaşıcı hastalık hastanelerinin teyakkuz durumuna geçirildiği, ayrıca ilaç, kişisel koruyucu ekipman ve dezenfektan stoklarının oluşturulduğu kaydedildi.</p><p>Hindistan ve Güneydoğu Asya&#39;dan gelenlere özel takip<br>Bakanlık, Hindistan ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden gelen kişilere 'özel önem' verildiğini vurguladı. Yüksek enfeksiyon oranına sahip ülkeler listesinin de düzenli olarak güncellendiği aktarıldı.<br>Independent gazetesi ise daha önce Hindistan&#39;da yetkililerin salgını kontrol altına almakta zorlandığını, vaka sayısının beşe çıktığını ve 100 kişinin daha karantinaya alındığını bildirmişti.</p><p>Seyahat uyarısı: Belirti görülürse doktora başvurun<br>Kazakistan Sağlık Bakanlığı, salgının görüldüğü ülkelere seyahat etmeyi planlayan vatandaşlara önleyici tedbirlere uymaları çağrısında bulundu. Dönüşte herhangi bir belirti görülmesi halinde, seyahat edilen ülke bilgisini de paylaşarak sağlık kuruluşlarına başvurulması istendi.</p><p>DSÖ: En tehlikeli virüslerden biri, aşı ve tedavi yok<br>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Nipah virüsünü dünyanın en tehlikeli virüsleri arasında değerlendiriyor. Virüse karşı onaylanmış bir aşı veya spesifik tedavi bulunmuyor.<br>Nipah virüsü, ateş ve ensefalopatiye (beyin hücrelerinin hasar görmesi ve ölümü) yol açabiliyor. Ölüm oranının ise yüzde 40 ile 75 arasında değiştiği belirtiliyor.<br>Virüsün, meyve yarasaları ve kemirgenler aracılığıyla yayılabildiği, insanların çoğunlukla enfekte hayvanların tükürüğüyle kirlenmiş meyveleri tüketmeleri sonucu hastalandığı ifade ediliyor. Virüsün evcil hayvanlara da bulaşabildiği kaydediliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dunyada-nipah-virusu-alarmi_1769436352_ckpmjX.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dünyada Nipah Virüsü Alarmı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dunyada-nipah-virusu-alarmi_1769436352_ckpmjX.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kapalı Alanlarda Sigaraya Yeni Yasak]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/kapali-alanlarda-sigaraya-yeni-yasak/52171/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, halk sağlığını tehdit eden alışkanlıklara karşı kapsamlı yeni adımların atılacağını duyurdu. Özellikle kapalı alanlarda sigara kullanımına yönelik düzenlemelerin yakın zamanda Meclis gündemine taşınacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/kapali-alanlarda-sigaraya-yeni-yasak/52171/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 21:16:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 yılında sağlıklı yaşamı teşvik etmeye yönelik politikaların daha da güçlendirileceğini açıkladı.</p><p>Anadolu Ajansı&#39;na değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, başta tütün olmak üzere her türlü bağımlılıkla mücadelede daha kapsamlı ve etkili adımlar atılacağını ifade etti.</p><p>Sigara bırakma polikliniklerinin yaygınlaştırılacağını ve sahada görev yapan mobil ekiplerin daha aktif hale getirileceğini belirten Bakan Memişoğlu, kapalı alanlarda tütün ve sigara kullanımına ilişkin yeni düzenlemelerin de son aşamaya geldiğini söyledi.</p><p>Mevzuat çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu vurgulayan Memişoğlu, söz konusu düzenlemelerin kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;nin gündemine taşınacağını kaydetti.</p><p><strong>TÜTÜN GIDA VE ŞEKERLE İLGİLİ DÜZENLEME YOLDA</strong></p><p>Dijital bağımlılık, tütün bağımlılığı ve yeme alışkanlıklarının bir alışkanlık türü olduğunu ifade eden Memişoğlu, 'Bu alışkanlıklardan hep beraber vazgeçmemiz gerekiyor. Doğru ve düzgün, sağlıklı alışkanlıklar edinmemiz gerekiyor. Sağlığımıza zarar verecek alışkanlıklardan, bağımlılıktan uzak kalmamız için de özellikle bu konuda tütünle ilgili iyi bir mevzuat çalışması yapıyoruz. Bunu yaptıktan sonra kamuoyuna ilan edeceğiz.' dedi.</p><p>Denetimlerin de içinde olduğu bir çalışmanın yapıldığını belirterek 'Hem tütünle hem de gıda ve şekerle ilgili Tarım Bakanlığımızın da dahil olduğu bir çalışma içerisindeyiz. Onu da yakında kamuoyu ile paylaşacağız.' dedi.</p><p>'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' politikasını oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Memişoğlu, 'Bunun en önemli mottosu olarak da koruyan, geliştiren ve üreten sağlık diyoruz. Türkiye&#39;de sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunuyoruz. Özellikle son 24 senede hem altyapıda hem sistematik olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok büyük bir gelişim süreci yaşadık. Hem kovidde hem de depremde ispatlandı. Uluslararası anlamda da 160 ülkeden insan gelip Türkiye&#39;den sağlık hizmeti alabiliyor' diye ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kapali-alanlarda-sigaraya-yeni_1768414608_p0vz2K.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kapalı Alanlarda Sigaraya Yeni Yasak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/kapali-alanlarda-sigaraya-yeni_1768414608_p0vz2K.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan Sarı Serum Uyarısı Anafilaksi Gelişirse Saniyeler İçinde Ölümle Sonuçlanabilir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/uzmanlardan-sari-serum-uyarisi-anafilaksi-gelisirse-saniyeler-icinde-olumle-sonuclanabilir/51847/</link>
            <description><![CDATA[Halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak bilinen seruma ilişkin uyarılarda bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, "Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır. Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. ‘Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz’ diye söyleyebiliyorlar. Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı ortamlarda lütfen vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/uzmanlardan-sari-serum-uyarisi-anafilaksi-gelisirse-saniyeler-icinde-olumle-sonuclanabilir/51847/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 13:43:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzmanlar, halk arasında 'atom' veya 'sarı serum' olarak bilinen B vitamini ve çeşitli vitaminler, bazı ilaç ve takviyelerden oluşan serumun uygunsuz noktalarda uygulanmaması gerektiğini, vatandaşların ise sıklıkla talep ettiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı&#39;ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Nurhayat Yakut, üst solunum yolu enfeksiyonları, kas, eklem ağrısı, halsizlik gibi durumlarda serumla iyi olunabileceği düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Kişilerin ev, iş yeri gibi noktalarda çeşitli şekillerde bu taleplerini karşılamaya çalışmalarının ölüme kadar götürebileceğini belirten uzmanlar, önemli uyarılarda bulundu.</p><p><strong>'Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz&#39; diye söyleyebiliyorlar'</strong></p><p>Mevsim etkisiyle &#39;Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır, sıklıkla gözlemlemekteyiz&#39; diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, 'Sıklıkla burun tıkanıklığı, genzi akıntısı, öksürük, gözlerde yaşarma gibi semptomlarla başvuruyorlar. Bulguları aynı, son dönemde grip başvurularının içinde H1N1, Covid, H3N2 gibi viral enfeksiyonları sıklıkla görmekteyiz. Muayene ettiğimizde gerekli tedavileri düzenlemekteyiz fakat hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Halk arasında terminolojik bir kelime oldu, B vitamini kompleksleri, C vitamini, ilaçları, bazen antibiyotikleri içeren damardan uygulanan bir karışımdır. Sarı serum talebiyle başvuran hastalar, daha çabuk iyileşeceklerine inanmaktalar, önermemekteyiz. Birbirileriyle etkileşime girerek vücudumuzda yan etkilere, bir çeşit zehirlenmeye dahi sebep olabileceğini unutmamak lazım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur, ivedilikle acil müdahale edilmelidir. Damar yoluyla verilecek tüm ilaçlar, serumların acil donanımı olan, acil müdahale edilebilecek ortamlarda uygulanması gerektiğini vurgulamak isterim. Bir de hastalarımız &#39;Ben taktırdım, bana çok iyi geldi, bir şey olmaz&#39; diye söyleyebiliyor' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Ev ortamlarında taktırılabiliyor, anafilaksi ölümcüldür'</strong></p><p>Tedavilerin sağlık profesyonelleri tarafından uygun noktalarda yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Biberoğlu, 'Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı, acil müdahale yönetiminin olmayacağı ortamlarda maalesef uygulamaktalar. Daha önce olmaması olmayacağı anlamına gelmez. Anafilaksi olabileceğini, yan etkilerinin gelişebileceğini unutmamak gerek. Gerekli tedaviyi düzenledikten sonra yine ısrarla sarı serum talep ediyorlarsa ağızdan tedaviye üstün olmadığını vurguluyoruz. Grip benzeri bu tarz viral enfeksiyonlarda istirahat, dengeli beslenme, bol su içmek gerekirse de ağızdan tabletler olabiliyor, kullanmak yeterli olmaktadır. Acil servisler hayat kurtarılan merkezlerde, sarı serum talebinde bulunmak doğru değildir. Bilimsel olarak hiçbir kanıtı yoktur, halk arasında sarı serum denilen tedavi geçici bir iyileşme hali. Hastane dışı merkezlerde ya da ev ortamlarında, dış ortamda lütfen bu şekilde ilaç karışımlarını damardan vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi çok ciddi bir sorundur, ölümcüldür. Dakikalar, saniyeler içerisinde gerçekleşir ve hızlıca müdahale etmek gerekir. Acil serviste de başımıza gelmekte, anafilaksi için adrenalin, oksijen tedavisi, hızlıca damardan sıvı tedavisini ve gerekli diğer ilaçları uygulayabilmekteyiz' ifadelerini kullandı.</p><p><strong>'Hastalığı önleyici, bulgularını düzeltici bir özelliği yok'</strong></p><p>'Halk arasında birtakım vitaminler, mineraller bazen anti alerjikler, ağrı kesiciler bazen de antibiyotiklerin içerdiği karışımlar sarı serum olarak tanımlanıyor' diyen Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nurhayat Yakut, 'Gerekliliğine bir doktorun karar vermesi, gerekliyse mutlaka hastane şartlarında yapılması gerekiyor. Ailelerin de bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor, çocuklarda yapıldığı uygulamalardan biri de gribal enfeksiyonlar, üst solunum yolu ve viral enfeksiyonlar gibi durumlar. Bu tür serumların aslında hızlı bir şekilde halsizlik, yorgunluğu giderici, hastalığı önleyici, hastalığın klinik bulgularını düzeltici bir özelliği yok. Özellikle vitamin içerikleri çocuklarda hayatı tehdit edici alerjik reaksiyona yol açabildiğinden, böbrek, karaciğer, kalp gibi organlar üzerindeki yükü artırma potansiyeli olduğundan fayda beklerken aslında ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ağızdan herhangi bir ilaç veya takviyenin alınmasıyla ilgili bir sıkıntı varsa tabii ki damar içi uygulamalar, serum vermek gibi bir gereklilik doğabilir, mutlaka doktor karar vermeli. Çocuklarda en sık gördüğümüz durum, hastane veya acil başvuru sebebi; üst solunum yolu ve daha çok da viral kaynaklı enfeksiyonlar. Bunların yönetiminde önerdiğimiz şeyler zaten belli. Dinlenmek, uyku düzenimizin iyi olması, bol sıvı tüketimi ve düzenli beslenme önerilerine uyum bu takım sıkıntı verici sonuçlarla yüz yüze gelmemizi engelleyecektir' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-sari-serum-uyarisi_1767350613_pmy0Yq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan Sarı Serum Uyarısı Anafilaksi Gelişirse Saniyeler İçinde Ölümle Sonuçlanabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-sari-serum-uyarisi_1767350613_pmy0Yq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Serum Taktırırken Bu Uyarıya Dikkat!]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/serum-taktirirken-bu-uyariya-dikkat/51539/</link>
            <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yener Gün, damardan serum tedavisinin ancak belirli klinik durumlarda uygulanması gerektiğini belirterek, doktor önerisi olmadan yapılan uygulamaların ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/serum-taktirirken-bu-uyariya-dikkat/51539/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 14:29:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kış aylarının gelmesiyle soğuk algınlığı şikayetleri artarken, hastaların serum taktırma talebi de yeniden gündeme geldi. Ateş, boğaz ağrısı ve yaygın vücut ağrıları yaşayan birçok hasta, iyileşmenin yolunu serum tedavisinde arayabiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Yener Gün, soğuk algınlığı nedeniyle başvuran hastaların büyük bölümünde ağızdan ilaç tedavisinin yeterli olduğunu aktardı.</p><p>Yüksek ateş, yaygın vücut ağrısı ve 39 derecenin üzerinde seyreden ateş gibi belirgin semptomlar varsa, bazı hastalarda damardan tedaviye başvurabildiklerini anlatan Gün, ancak bunun her hasta için geçerli olmadığına işaret etti.</p><p><strong>'Mutlaka hastane ortamında yapılmalı'</strong></p><p>Dr. Gün, serum tedavisinin mutlaka hastane ortamında yapılması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Özellikle evde veya sağlık kabinlerinde yapılan uygulamalara karşı uyarılarda bulunan Gün, 'Damardan verilen ilaçlar ciddi alerjik reaksiyonlara, hatta anafilaksiye yol açabilir. Bu durum saniyeler içinde hayatı tehdit eden bir tabloya dönüşebilir. Gerekli ekipman ve uzman müdahalesi yoksa sonuçları çok ağır olabilir' ifadelerini kullandı.</p><p>Serum içine eklenen bazı ilaçların ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini aktaran Gün, halk arasında sıkça kullanılan 'sarı serum' kavramının bilimsel bir karşılığı olmadığını belirterek, 'Serum aslında steril bir sıvıdır. İçine konulan ilaçlara göre rengi değişir. Bu nedenle sarı, kırmızı ya da farklı renkte olabilir. Önemli olan rengi değil, içeriğidir. Doktorun uygun görmediği hiçbir ilacın damardan verilmesi doğru değildir. Hastalarımızdan beklentimiz, serum tedavisini talep etmemeleri, gerekliyse zaten hekim tarafından planlanacaktır' değerlendirmesini yaptı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/serum-taktirirken-bu-uyariya-d_1766230172_vXVQAP.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Serum Taktırırken Bu Uyarıya Dikkat! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/serum-taktirirken-bu-uyariya-d_1766230172_vXVQAP.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Korkulan Oldu Mutasyona Uğramış H3N2 Türkiye’de]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/korkulan-oldu-mutasyona-ugramis-h3n2-turkiye-de/51463/</link>
            <description><![CDATA[En az yedi mutasyon geçirdiği belirtilen H3N2, Avrupa’da erken başlayan grip dalgasının baş aktörlerinden biri olurken, Türkiye’de de vakaların görüldüğüne dair haberler ve “yakında yaygınlaşabilir” uyarıları artıyor. Uzmanlar yüksek ateş, şiddetli baş-eklem ağrısı ve kuru öksürüğe dikkat çekiyor]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/korkulan-oldu-mutasyona-ugramis-h3n2-turkiye-de/51463/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 17:10:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Avrupa Bulaşıcı Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) grip aktivitesinin erken başladığına işaret ederken, Almanya&#39;dan gelen saha raporları da son haftalarda belirgin artışa dikkat çekti. Sağlık otoriteleri, H3N2&#39;nin kıta genelinde sağlık hizmetlerine yük bindirme potansiyelinin yüksek olduğuna vurgu yapıyor.</p><p>Almanya&#39;da RKI verileri ve yoğun bakım çevrelerinden gelen açıklamalar, 'gribin basit bir nezle gibi görülmemesi' gerektiğini öne çıkarıyor. Eczanelerde grip aşısına talebin hızla arttığına ilişkin veriler de bu tabloyu destekliyor.</p><p><strong>H3N2 nedir, &#39;mutasyon&#39; neyi değiştiriyor?</strong><br>H3N2, İnfluenza A virüsünün bilinen alt tiplerinden biri. 'Mutasyon' ifadesi, virüsün genetik yapısında değişiklikler biriktiği ve bağışıklık sisteminden kaçışının veya bulaştırıcılığının artabildiği anlamına geliyor.</p><p>Uzmanların sahadan aktardığı temel iddia şu: Bu sezon dolaşımdaki H3N2&#39;nin, bazı bölgelerde yapılan alt tipleme/izlem bulgularına göre birden fazla noktada değişim geçirdiği ve bunun bulaş zincirini hızlandırabileceği düşünülüyor. Bu, 'daha ölümcül' demek değil; fakat daha çok kişiye, daha hızlı yayılabileceği anlamına gelebilir.</p><p><strong>Türkiye&#39;de durum: Giriş yaptı, yakında yaygınlaşabilir</strong><br>Türkiye&#39;ye H3N2&#39;nin görülmeye başladığı, hatta belirli illerde vakaların gözlendiği belirtiliyor. Bazı değerlendirmelerde ise 'Türkiye&#39;de kesin doğrulanmış yaygın dolaşım' için erken olabileceği, ancak Avrupa&#39;daki yükseliş ve seyahat hareketliliği nedeniyle kısa süre içinde artış beklenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p><p>Bu nedenle, grip aktivitesinin bu yıl daha erken başladığı; H3N2&#39;nin payının arttığı; dalganın büyükşehirlere gecikmeli yansıyabileceği değerlendieriliyor.</p><p>Belirtiler: 'Klasik grip' ama daha sert seyir raporları öne çıkıyor<br>Uzman görüşlerinde en çok tekrarlanan semptom kümeleri şunlar:</p><p>Yüksek ateş (bazı vakalarda 39–40°C&#39;ye kadar)<br>Şiddetli baş ağrısı<br>Yoğun kas-eklem ağrısı<br>Kuru öksürük<br>Boğaz ağrısı, halsizlik, üşüme-titreme<br>Bazı kişilerde burun akıntısı/tıkanıklığı<br>Özellikle çocuklarda mide-bağırsak şikyetleri eşlik edebilir<br>Buradaki kritik nokta: Belirtiler 'yeni' değil; ancak saha gözlemleri, ağrı-ateş yükünün daha ağır hissedilebildiğine işaret ediyor.</p><p><strong>Kimler riskli: Zatürre ve solunum yetmezliği riski</strong><br>H3N2 dhil influenza enfeksiyonlarında ağır seyir riski klasik olarak şu gruplarda yükseliyor:</p><p><strong>65 yaş üstü</strong><br>Kronik hastalığı olanlar (hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları)<br>Astım, KOAH ve kronik akciğer hastalığı olanlar<br>Bağışıklığı baskılanmış kişiler<br>Hamileler<br>5 yaş altı çocuklar, özellikle bebekler<br>Bu gruplarda influenza, alt solunum yollarına inerek zatürreye ilerleyebilir; ağır tabloda solunum sıkıntısı gelişebilir. Bu nedenle risk grubundakilerde 'grip gibi' başlayan hastalık, daha yakından takip edilmeli.</p><p><strong>&#39;Bu kış tek virüs yok&#39;</strong><br>Saha gözlemlerinin altını çizdiği bir diğer başlık, aynı dönemde birden fazla solunum yolu virüsünün dolaşımda olması. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda</p><p>RSV (özellikle bebeklerde alt solunum yolu tutulumuyla)<br>Rinovirüs (çoğunlukla üst solunum yolu bulgularıyla)<br>İnfluenza (H3N2 dahil) eşzamanlı görülebildiğinde, acil başvuruları ve sağlık sistemi yükü artabiliyor.<br>Bu da 'her öksürük H3N2' demek değil; klinik ayrım ve takip ihtiyacını büyütüyor.</p><p><strong>Ne zaman doktora başvurmalı?</strong><br>Uzmanlar şu durumlarda gecikmeden sağlık değerlendirmesinin gerektiğini vurguluyor:</p><p>3 günden uzun süren veya yeniden yükselen yüksek ateş<br>Nefes darlığı, hırıltı, göğüste sıkışma<br>Bilinç bulanıklığı, belirgin halsizlik, sıvı alamama<br>Risk grubunda olup hızla kötüleşme<br>Çocuklarda beslenme azalması, solunumda zorlanma, genel durumda belirgin düşüş</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/korkulan-oldu-mutasyona-ugrami_1765980631_0j3Upm.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Korkulan Oldu Mutasyona Uğramış H3N2 Türkiye’de ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/korkulan-oldu-mutasyona-ugrami_1765980631_0j3Upm.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Enerji İçecekleri Ve Fastfood Tüketimi  Karaciğer Yağlanmasında Artışa Neden Oluyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/enerji-icecekleri-ve-fastfood-tuketimi-karaciger-yaglanmasinda-artisa-neden-oluyor/51047/</link>
            <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, enerji içecekleri, gazlı içecekler, cips ve fast food tüketiminin çocuklarda karaciğer yağlanmasını artırdığı belirterek, Çocuk yaşlarda tespit edilen yağlanmanın erken müdahale ile kontrol altına alınabileceğini ifade etti.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/enerji-icecekleri-ve-fastfood-tuketimi-karaciger-yaglanmasinda-artisa-neden-oluyor/51047/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 14:30:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuklarda karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde normalden fazla yağ birikmesiyle ortaya çıkan ve giderek yaygınlaşan bir sağlık problemi olarak dikkat çekiyor. Çocuklarda karaciğer yağlanmasının en temel nedenleri arasında fazla kilo, insülin direnci ve hareketsiz yaşam bulunuyor. Bunun yanında früktoz içeriği yüksek beslenme, işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi, bazı ilaçlar ve toksinler de risk faktörleri arasında gösteriliyor.</p><p>Hastalığın belirgin bir belirtisi olmamakla birlikte bazı çocuklarda halsizlik, karın üst bölümünde dolgunluk hissi veya karaciğer büyümesine bağlı ağrı görülebiliyor. Son yıllarda özellikle enerji içecekleri, gazlı içecekler ve paketli meyve sularının tüketimindeki artışın çocukluk çağı karaciğer yağlanmasını tetikliyor. Bu ürünlerin yüksek miktarda früktoz içermesi ve işlenmiş gıda kategorisine girmesi, karaciğerin oksidatif stresini artırarak yağlanmaya zemin hazırlıyor. Kalitesiz yağlarla hazırlanan fast food ürünlerinin de dislipidemiye yol açarak karaciğer üzerindeki yükü artırdığı ifade ediliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, çocuk yaşta tespit edilen karaciğer yağlanmasının erişkinlere göre daha kolay tedavi edilebildiğini belirterek, 'Erken dönemde fark edip doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle müdahale edersek, ileride Tip 2 diyabet, obezite ve kalp-damar hastalıklarının önüne geçmiş oluruz' dedi.</p><p><strong>'Hastalığın net bir belirtisi yok'</strong></p><p>Çocuklarda hastalığın basit yağlanma ile başladığını söyleyen Tuğçe Uçar, 'Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde anormal miktarda yağ birikimi demektir. Normalde az miktarda bulunan yağ depoları karaciğer ağırlığının yüzde 5&#39;ini geçtiği zaman biz karaciğer yağlanmasından söz edebiliriz. Bu oran erişkinlerde yaklaşık yüzde 30-35, çocuklarda yüzde 7 ila 10 ve obez çocuklarda da yüzde 30-40 civarındadır. Nedenine gelirsek başlangıçta fazla kilo, artan obezite ve insülin direncini gösterebiliriz. Sedanter (hareketsiz) yaşam, früktoz ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenme, birtakım ilaç ve toksinleri neden olarak gösterebiliriz. Hastalığın net bir belirtisi yok bazen halsizlik karaciğerinin bulunduğu karnın üst kısmında dolgunluk hissi ve karaciğerin büyümesiyle beraber karaciğer kapsülünün gerilmesine bağlı ağrı hissi oluşabilir. Tanıyı genellikle rutin testlerde karaciğer enzim yüksekliğini tespit ederek koyarız. Bazen başka nedenlerle baktığımız batın ultrasonunda yağlanma da tespit edebiliriz. Hastalığın seyri 9 yaş üzeri çocuklarda ALT isimli bir karaciğer testini tarama testi olarak kullanmaktayız. Hastalık çocuklarda genellikle basit yağlanma olarak başlar ve uzun süre yağlanmayla devam eder' dedi.</p><p><strong>'Kronik hastalıkların riski azalır'</strong></p><p>Son dönemlerde kullanılan enerji içeceklerinin çocuklarda karaciğer yağlanmasına yol açtığın belirten Uçar, 'Karaciğer yağlanması tıpta uzun süredir erişkinlerde gördüğümüz bir hastalık durumuyken özellikle son yıllarda işlenmiş gıda tüketimi, obezite ve metabolik sendromunun sıklığının artmasıyla çocuk yaşa inmiş durumda. Ancak çocuk yaşta tespit ettikten sonra tedavisi erişkin yaş grubuna göre çok daha kolay. Bu nedenle çocukluk döneminde durumu tespit edip, uygun tedaviyle önlemini alabilirsek erişkin dönemde de kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet ya da obezite gibi yaşayacağımız kronik hastalıkların riski azalır. Özellikle son dönemlerde kullanımı artmış enerji içecekler, gazlı içecekler, paketli meyve suları hem yüksek miktarda früktoz içerdiklerinden dolayı hem de işlenmiş gıda teorisinde olduğu için çocuklarda gördüğümüz karaciğer yağlanması sıklığının artışına yol açıyor. Özellikle fast food tüketimi, içerisindeki kalitesiz yağlar ve özellikle beyaz un içeriğinden dolayı dislipidemi dediğimiz tabloya yol açarak karaciğerin oksidatif stresini arttırır. Oksidatif stresi artan karaciğer bu duruma yağlanmayla tepki verir. Son dönemlerde kullanımı artmış ya da tüketimi artmış fast food&#39;un karaciğer yağlanmasına direkt neden olduğunu söyleyebiliriz. Eğer yumurta tüketmiyorsak, kolinden zengin yumurtayı haftanın en az 3-4 günü tüketmek bize yardımcı olabilir' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/enerji-icecekleri-ve-fastfood-_1764588626_SJLiRj.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Enerji İçecekleri Ve Fastfood Tüketimi  Karaciğer Yağlanmasında Artışa Neden Oluyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/enerji-icecekleri-ve-fastfood-_1764588626_SJLiRj.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Yeni Personel Alımı Açıklaması]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-ndan-yeni-personel-alimi-aciklamasi/51011/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, yılın ilk atamasında yerleşen sağlık çalışanlarının güvenlik soruşturması işlemlerinin sürdüğünü söyledi. Memişoğlu yeni personel alımına ilişkin "Hedefimiz 2026 KPSS'den sonra yeni bir alım süreci başlatmak" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-ndan-yeni-personel-alimi-aciklamasi/51011/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 21:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, MHRS&#39;de randevu sorununu yüzde 90 oranında çözdüklerini söyledi. Memişoğlu, yeni personel alımına ilişkin tarih verdi, 'Yeni KPSS sonrasında yeni bir alım olur diye düşünüyoruz. Hedefimiz 2026 KPSS&#39;den sonra yeni bir alım süreci başlatmak' dedi.</p><p>Bakan Memişoğlu, katıldığı canlı yayınında soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p><strong>'Türkiye&#39;de şu anda randevu sorunu yok'</strong></p><p><strong>Randevu sistemine ilişkin konuşan Memişoğlu, şunları kaydetti:</strong></p><p>'Şu anda MHRS&#39;de randevu sorununu yüzde 90 oranında çözdük. Hem mesai kaydırmalar hem ilave poliklinikler hem çifte randevuları kendimize göre organize ettik. Bakanlığa geldiğim zaman 4-4,5 milyon randevu bekleyen hasta vardı, şu anda 300 binlerin altına düşürdük. Onlardan bir kısmı da &#39;Sadece bu doktoru istiyorum. Bu hastanede olmasını istiyorum&#39; diyenler. Türkiye&#39;de şu an randevu sorunu yok. Aile hekimlerine gittiğiniz anda, onlara ayrı kapasite açtık, istedikleri doktordan, istedikleri branştan, aile hekimi öngörüyorsa randevu alabiliyor. Randevu sorunumuz yok, aile hekimliklerine başvuran herkese randevu verebiliyoruz.'</p><p><strong>Güvenlik soruşturmaları sürüyor</strong></p><p>Bu yılın ilk atamasında yerleşen sağlık çalışanlarının göreve başlama tarihiyle ilgili soruyu Memişoğlu, '37 bin sağlık çalışanını alacağımızı ve bunu iki seferde yapacağımızı ifade ettik. Birini haziran temmuzda yaptık, yaklaşık yarısını ikinci aşamada yapacağımızı ifade ettik. Onlarla ilgili de hem kuralar hem KPSS sonuçlarına göre bir yerleştirme oldu. Güvenlik soruşturması işlemleri sürüyor. En kısa zamanda başlatmaya çalışacağız. En geç 2026&#39;nın başında başlarlar. Yeni KPSS sonrasında yeni bir alım olur diye düşünüyoruz. Hedefimiz 2026 KPSS&#39;den sonra yeni bir alım süreci başlatmak' diye yanıtladı.</p><p><strong>'Biz doğal olan normal doğum diyoruz'</strong></p><p>Bakan Memişoğlu, 10 Yıllık Sağlıklı Yaşam Strateji Belgesi hazırladıklarını ve bu planı 10 senelik bir politika haline getireceklerini söyledi. Anne ve çocuk sağlığının önemine işaret eden Memişoğlu, sezaryenin bir doğum şekli değil, gerektiğinde yapılması gereken bir ameliyat olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Özellikle ilk bebeğini bekleyen annelere son 3 ayında ebe tahsis ediyoruz. &#39;Anne Yolculuğu&#39; diye bir yazılım yaptık. Her gebe lütfen bu uygulamayı indirsin. Doğumdan sonra lohusalık dönemi de dahil, çocuk 2 yaşına gelene kadar &#39;Doğumda neler yaşanabilir, sonrasında ne olur?&#39; bunların hepsini mobil uygulamayla anne adaylarımızın emrine verdik. Biz doğal olan normal doğum diyoruz. Tıbbi olarak gerekli olduğu, bebek ve anneyle ilgili risk olduğu zaman, hekiminin endikasyonuyla sezaryen olsunlar. Bu tıbbi bir doğal süreç değildir, insanların isteğine bağlı sezaryeni azaltmaya çalışıyoruz. Tıbbi olarak gerekli olan sezaryeni tabii ki yapacaklar ama bizim isteğimiz ebe eşliğinde doğal olan normal doğumun yapılması.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakani-memisoglu-ndan-y_1764439200_briVKk.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Yeni Personel Alımı Açıklaması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakani-memisoglu-ndan-y_1764439200_briVKk.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu Sağlık Hizmetlerinde Dünyanın En İyisiyiz]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyisiyiz/50987/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye sağlık hizmetlerinde dünyanın en iyileri arasında" diyerek tedavi için ülkeye 3,5 milyondan fazla kişinin geldiğini açıkladı ve Mersin'e 20 ambulans ile Erdemli'de 600 yataklı yeni hastane ve Silifke'ye 200 yatak ilavesi müjdesi verdi]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyisiyiz/50987/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 22:10:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Bugün Türkiye&#39;ye 3,5 milyondan fazla insan yurt dışından tedavi almaya geldi, bakın 3 milyonun üzerinde. Neden? Bugün çok iyi düşündüğümüz Avrupa&#39;nın bazı ülkelerinde insanlar ameliyat olmak, doktora muayene olmak için 1 sene bekliyor. Onun için biz sağlık hizmetlerinde dünyanın en iyisiyiz.' dedi.</p><p>Memişoğlu, AK Parti İl Başkanlığında düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın selamını getirdiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın 'Dünya beşten büyüktür' cümlesini hatırlatan Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Bu cümle çok önemli bir cümledir. Bu cümle esasında artık bu dünya düzeninin değişmesi gerektiğini söylüyor çünkü etrafınıza, çevrenize bakın, insanları birbirine kırdıran, 60 bin kişiyi çoluk çocuk demeden öldürebilen, kardeşi kardeşe vurdurarak kendisine çıkar, zenginlik elde edip dünyayı yönetmeye çalışan bir kötülük düzeninin artık değişmesi gerektiğini söyleyen bir cümledir. Bu cümlenin arkasında bir medeniyet, bir dava vardır.'</p><p>Memişoğlu, bu davanın da iyilik, barış ve insanlık davası olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu davanın sadece Türkiye&#39;de yaşayanların değil, çevresindeki birçok mazlumun, iyinin, barış sevenin davası olduğunu anlatan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Şimdi maalesef kötülüğün hakim olduğu bir dünyadan bahsediyoruz. Peki, kötülük işini yapıyor. Esas soru; iyilik olarak biz ne yapıyoruz? İyilik olarak birbirimize sarılmamız, birlikte hareket etmemiz, üretmemiz, çalışmamız gerekiyor. Bakın, bu ülke bundan 20 sene evveline kadar topunu, tüfeğini, mermisini bile zorla yapabilen bir ülkeyken, bugün uçaklarını, SİHA&#39;sınıSİHA&#39;sını, gemisini yapabilen bir ülke haline geldiği için biz artık Dünya beşten büyüktür diyebiliyoruz. Onun için daha çok çalışacağız, üreteceğiz, birbirimize sarılacağız, birlikte hareket edeceğiz. İyi olanlar, bu ülkeyi sevenler, bu ülkeyi, milleti bir yere taşımaya çalışanlar örnek olacaklar, gece gündüz çalışacaklar ve birbirine sarılacaklar. Bazen arkadaşlarımızdan kırgın olanlar, kırgınlık yaşamış olanlar olabilir veya gerçekten bu ülkeyi, davayı sevip uzakta duran arkadaşlarımıza sarılmamız, onları bu davaya yeniden çekmemiz gerekir.'</p><p>Memişoğlu, 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerini anlattı, birlikte olunduğu sürece kendilerini tutabilecek hiçbir gücün olmadığını vurguladı.</p><p><strong>'En iyi ülkelerden biriyiz'</strong></p><p>Sağlık Bakanlığı olarak ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalıştıklarının altını çizen Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Bakın çok net söylüyorum; dünyanın sağlık hizmetlerini sunan en iyi ülkelerinden bir tanesiyiz. Çok ileri ülke diye düşündüğünüz ülkelerdeki insanlar tedavi olamıyorlar. Bugün Türkiye&#39;ye 3,5 milyondan fazla insan yurt dışından tedavi almaya geldi, bakın 3 milyonun üzerinde. Neden? Bugün çok iyi düşündüğümüz Avrupa&#39;nın bazı ülkelerinde insanlar ameliyat olmak, doktora muayene olmak için 1 sene bekliyor. Onun için biz sağlık hizmetlerinde dünyanın en iyisiyiz. Bugün bazı eksiklerimiz olabilir ama 23 senede yaptığımız büyük bir değişimdir. Bugün her bir Türk vatandaşı senede 12 kez sağlık hizmetine ulaşabiliyor. 2002de bu sadece 2 kezdi arkadaşlar. İlaçlara ulaşabiliyorlar, hastalar her imkana kavuşmuş durumda.'</p><p><strong>Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</strong></p><p>'Biz eksikliklerimizi de hep söylüyoruz, karşı taraf da hiçbir şey yapmadan affedersin 2 tane bizim zamanında ücretsiz verdiğimiz yemeği veriyor, bir sürü reklamını yapabiliyor. Ya biz şunu sormuyoruz; Mersine 16 hastane yapmış olan bir AK Parti iktidarında, 2002den önce bırakın Mersini, Ankara&#39;yı, İstanbul&#39;da 30 sene kaç hastane yaptık diye sormuş muyuz? Yani bakın, 2002 öncesi, bıraktım Türkiye&#39;nin diğer şehirlerini, İstanbul&#39;a 2002 öncesinde 100 yataklı devlet hastanesi en son ne zaman yapılmış? Bu soruyu bile sorsanız yüzleri kızarması lazım. 1973te SSK Göztepe Hastanesini yapmışlar, 30 sene bir hastane yapılmamış İstanbul&#39;da. İstanbul&#39;da son 5 senede biz 28 hastane yaptık, en küçüğü 400 yataklı.'</p><p>Mersine 20 ambulans müjdesi daha veren Memişoğlu, 8inin geldiğini, 12sinin de geleceğini kaydetti. Memişoğlu, Erdemliye de 1,5 sene içerisinde 600 yataklı hastane, Silifke ilçesindeki hastaneye de 200 yatak ilavesi yapacaklarını bildirdi.</p><p>Sağlıklı beslenmeye dikkati çeken Memişoğlu, tütün alışkanlıklarından da vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayarak, 'sigarayı bırakın' çağrısında bulundu.</p><p>Memişoğlu, Türkiye&#39;deki 1,5 milyon sağlık çalışanının çok başarılı ve iyi niyetli olduğunu anlatarak, 'Lütfen sağlık çalışanlarına sahip çıkmanızı istiyorum çünkü gerçekten özveriyle çalışan birçok sağlık çalışanımız var. Bu konuda toplumun sağlık çalışanlarına sahip çıkmasını bekliyorum. Eğer istisna bir durum varsa lütfen bizim şikayet hatlarımıza, müdürlüklerimize bildirin.' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakani-memisoglu-saglik_1764355435_tHbzrZ.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanı Memişoğlu Sağlık Hizmetlerinde Dünyanın En İyisiyiz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakani-memisoglu-saglik_1764355435_tHbzrZ.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sosyal Medya Doktorlarına Bakanlık Ayarı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sosyal-medya-doktorlarina-bakanlik-ayari/50553/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, doktorların sosyal medyadan yaptıkları reklam içerikli paylaşımlara kısıtlama getirdi. Aykırı davrananlar için suç duyurusu yapılacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sosyal-medya-doktorlarina-bakanlik-ayari/50553/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 11:06:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği Resmi Gazete&#39;de yayınlandı.</p><p>Yönetmelikte, 'Sağlık hizmet sunumunda örtülü veya açık reklam yapılması ve yaptırılması yasaktır.' denilirken, hangi koşullarda tanıtım yapılacağı ayrıntılı belirlendi.</p><p>Yönetmeliğe göre sosyal medya tanıtımlarında şu hususlara dikkat edilecek:</p><p>Sağlık tesislerinin hasta tedavi ettiği uzmanlık dallarından başka hastaları kabul ve tedavi ettiği izlenimi yaratılmayacak</p><p>Halkı yanıltan, yanlış yönlendiren ve diğer kuruluşlar aleyhine kendi hizmetlerini ön plana çıkaran tanıtım ve bilgilendirme yapılamayacak.</p><p>Tıbben kabul edilmemiş tedavi yöntemlerinin tanıtımı yapılamayacak, bu yöntemlerle hastalıkların tedavi edildiği veya tedaviye yardımcı olunduğuna dair ifadeler kullanılamayacak.</p><p>Ana dal ve yan dal uzmanlıkları dışında, herhangi bir ad altında sertifika ve benzeri eğitim belgelerine dayalı uzmanlık ünvanı yazılamayacak ve kullanılamayacak.</p><p>Yazılı, görsel, işitsel basın ve yayın organları, sosyal medya platformları, internet siteleri gibi mecralarda hasta veya yakınlarının sağlık hizmetine yönelik teşekkür veya memnuniyet ifadeleri üzerinden reklam mahiyetinde paylaşım yapılamayacak.</p><p>Tanıtım ve bilgilendirmeler, hastayı sağlık meslek mensubuna veya sağlık kuruluşuna doğrudan veya dolaylı biçimde yönlendirecek içerikte olamayacak.</p><p>Tıbbi yardım hizmetleri, genel sağlık kontrolü (check-up), sağlık taraması, danışmanlık, bilgilendirme gibi sebeplerle yayın ve iletişim kanalları vasıtasıyla belirli bir sağlık meslek mensubuna ve sağlık tesisine yönlendirme yapılamayacak.</p><p>Sağlık meslek mensubu veya sağlık tesisi tarafından, sağlık hizmetine konu olan cihaz, ürün veya hizmetin diğerlerinden farklı ya da daha üstün olduğu algısı oluşturacak biçimde insanların güvenini kötüye kullanan ya da bilgi eksikliğini istismar eden tanıtım ve bilgilendirme yapılamaz, örtülü veya açık olarak firma, ürün veya marka tanıtımı yapılamaz, internet bağlantısı verilemez.</p><p>Yönetmeliğe göre, sosyal medya paylaşımlarında hasta kimlikleri ve bilgileri açıkça yer almayacak, hastadan izin almadan görüntüsüne yer verilmeyecek, hastaların gerçek kişi olduklarına dair bilgiler açıkça belirtilecek.</p><p>Hastaların memnuniyet, tedavi sonuçlarına ilişkin görüşlerine tanıtımlarda yer verilemeyecek.</p><p>Doktorlar, sponsorluk gibi anlaşmalarla tanıtımlarını yapamayacak.</p><p>Yönetmelikte, aykırı davrananlar için Cumhuriyet Savcılığı&#39;na suç duyurusunda bulunulacağı da belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sosyal-medya-doktorlarina-baka_1762934775_SnM8mC.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sosyal Medya Doktorlarına Bakanlık Ayarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sosyal-medya-doktorlarina-baka_1762934775_SnM8mC.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şehir hastaneleri 8 yılda toplam 434 milyondan fazla muayene ile Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sehir-hastaneleri-8-yilda-toplam-434-milyondan-fazla-muayene-ile-turk-saglik-sisteminin-bel-kemigi-oldu/50386/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye’de ilk kez 2017 yılında faaliyete geçen şehir hastaneleri 434 milyondan fazla muayene ile Türk Sağlık sisteminin bel kemiği oldu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sehir-hastaneleri-8-yilda-toplam-434-milyondan-fazla-muayene-ile-turk-saglik-sisteminin-bel-kemigi-oldu/50386/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 06 Nov 2025 10:22:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Şehir hastaneleri, kamu-özel ortaklığı modeliyle sağlık hizmetlerinde verimlilik ve kalite artırımı amacıyla Türkiye&#39;de ilk kez 2017 yılında Yozgat&#39;ta faaliyete geçti. Daha sonra başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok şehirde hizmete başlayan hastanelerin sayısı bugün Türkiye genelinde 25&#39;e yükseldi. Modern ve yüksek sağlık hizmeti sunmak, tüm branşları tek çatı altında toplamak gibi amaçlarla yapılan şehir hastaneleri, yüksek yatak ve yoğun bakım ünitesi kapasitesi sayesinde koronavirüs ve 6 Şubat merkezli Kahramanmaraş depremleri gibi toplumsal olaylarda etkin rol oynadı. Bunun yanı sıra 2017 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen 434 milyon 482 bin 41 muayene ile şehir hastaneleri, Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu.</p><p>Şehir hastanelerinin istatistikleri</p><p>İHA muhabirinin Sağlık Bakanlığı kaynaklarından edindiği bilgilere göre 2025 yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelindeki 25 şehir hastanesinde toplam 54 milyon 931 bin 60 muayene gerçekleştirildi. 2017-2025 yılları arasında yapılan 379 milyon 559 bin 981 muayene ile birlikte toplam muayene sayısı 434 milyon 481 bin 41 oldu.<br>2025 yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelindeki şehir hastanelerinde 2 milyon 436 bin 632 ameliyat yapılmış olup, 2017-2024 dönemleriyle birlikte toplam ameliyat sayısı 13 milyon 442 bin 198&#39;e ulaşmıştır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sehir-hastaneleri-8-yilda-topl_1762413776_6H2FnD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şehir hastaneleri 8 yılda toplam 434 milyondan fazla muayene ile Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sehir-hastaneleri-8-yilda-topl_1762413776_6H2FnD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlığı Tehlikeye Atan Gıdalar Listesi Güncellendi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sagligi-tehlikeye-atan-gidalar-listesi-guncellendi/49231/</link>
            <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sağlığı tehlikeye atan firmalar listesine yeni çikolata ve kakao ürünlerileri, pastacılık ürünleri ve tatlılar, et ve et ürünleri, bitkisel yağlar, bitki, çay ve kahve ürünleri, baharatlar, çeşni vericiler ve soslar, arıcılık ürünleri, süt ve süt ürünleri ve firmalar katıldı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sagligi-tehlikeye-atan-gidalar-listesi-guncellendi/49231/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 22:26:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanlığı&#39;nın sağlığı tehlikeye atan firmalar listesine Kocaeli&#39;den giren Risay Gıda Teknoloji Lojistik ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Alpha everstrong markalı, 25 gram 'milk ginseng chocolate' ürününde 'ilaç etken maddesi' tespit edildi.</p><p>Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi İle Oluşturulan Taklit Veya Tağşiş Yapılan Gıdalar Listesindeki ihlaller ise şöyle oldu:</p><p>Fıstıklı Special Baklava / Gıda Boyası Tespiti</p><p>Fıstıklı Sarı Burma Baklava / Gıda Boyası Tespiti</p><p>Tereyağı (% 82 Süt Yağlı / Süt Yağı Harici Yağ Tespiti</p><p>Tuzsuz Tereyağı / % Yağ Oranının Düşük Olması, Bitkisel Yağ Tespiti</p><p>Acı Soslu Tulum Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti</p><p>Anasonlu Tulum Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti</p><p><strong>SÜZME YOĞURTTA NİŞASTA</strong></p><p>Süzme Yoğurt / Bitkisel Yağ Tespiti Nişasta Tespiti</p><p>Yaprak Tulum Eritme Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti, Nişasta Tespiti</p><p>Tereyağı / Koyun Sütü Tespit Edilmemesi</p><p>Pidelik, Simitlik, Pizzalık Yarım Yağlı Eritme Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti</p><p>Eritme Peyniri / Nişasta Tespiti</p><p>Eritme Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti, Nişasta Tespiti</p><p>Tam Yağlı Taze Ayçekirdeği ve Mısır Çeşnili Eritme Peyniri / Bitkisel Yağ Tespiti, Nişasta Tespiti</p><p>Teleme / Bitkisel Yağ Tespiti, Nişasta Tespiti</p><p><strong>SUCUĞU VE KIYMAYA KANATLI ETİ KATTILAR</strong></p><p>Dilimli Piliç Sucuk / Mekanik Ayrılmış Kanatlı Eti Tespiti</p><p>Isıl İşlem Görmüş Sucuk (Kırmızı Et) / Kanatlı Eti Tespiti</p><p>Kıyma (Dana Eti) / Kanatlı Eti Tespiti</p><p>Dana Kıyma / Kanatlı Eti Tespiti</p><p><strong>KÖFTEYE SAKATAT</strong></p><p>Köfte / Sakatat (Kalp) Tespiti, Sakatat (Taşlık) Tespiti</p><p>Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımı / Kanatlı Eti Tespiti</p><p>Lahmacun İç Harcı (Çiğ) / Kanatlı Eti Tespiti</p><p><strong>ZEYTİNYAĞINA TOHUM YAĞI</strong></p><p>Zeytinyağı (5 L) / Tohum Yağları Karıştırılması Tespiti</p><p>Ayçiçek Yağı (18 Litre) / Ayçiçek Yağından Başka Tohum Yağları Karıştırılması Tespiti</p><p>Naturel Sızma Zeytinyağı (5 Litre) / Tohum Yağları Karıştırılması Tespiti</p><p>Natürel Sızma Zeytinyağı-750 Ml / Daha Düşük Kaliteli Zeytinyağı Karıştırılması Tespiti</p><p>Sızma Zeytinyağı-1 Lt / Tohum Yağları Karıştırılması Tespiti</p><p><strong>ÇAYDA GIDA BOYASI</strong></p><p>Özen Çay Gold Rize Çayı (5 Kg) / Gıda Boyası Tespiti</p><p>Kekik / Yabancı Madde Tespiti</p><p>Tatlı Toz Kırmızı Biber / Domates Tespiti</p><p>Süzme Çiçek Balı (850 Gr) / Taklit Veya Tağşiş Tespiti</p><p>Süzme Çiçek Balı / Taklit Veya Tağşiş Tespiti</p><p>Süzme Çiçek Balı Bingöl Yöresi / Taklit Veya Tağşiş Tespiti</p><p>TULUM PEYNİRİNDE NİŞASTA</p><p>Tam Yağlı Tulum Peyniri (1Kg) / Bitkisel Yağ Tespiti, Nişasta Tespiti</p><p>Tam Yağlı Olgunlaştırılmış Topak Peyniri / Koyun Sütü Tespit Edilmemesi</p><p>LİSTENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sagligi-tehlikeye-atan-gidalar_1758828368_XONRxJ.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlığı Tehlikeye Atan Gıdalar Listesi Güncellendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sagligi-tehlikeye-atan-gidalar_1758828368_XONRxJ.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Koronavirüs Vakalarında Artış Yaşanmaya Başlandı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/koronavirus-vakalarinda-artis-yasanmaya-baslandi/48742/</link>
            <description><![CDATA[Son zamanlarda koronavirüs vakalarında artış gözlemlendi. Hastaneye grip şikayetiyle başvuran bazı vatandaşlarda koronavirüs tespit edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/koronavirus-vakalarinda-artis-yasanmaya-baslandi/48742/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 21:06:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Koronavirüs kabusu uzun süre önce sona erdi.</p><p>Ancak son zamanlarda bazı grip grip vakasıyla hastaneye başvuranlarda koronavirüs çıktığı gözlemlendi.</p><p>Uzmanlar vakaların yeniden görülmeye başladığını belirterek, dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü&#39;nden Doç. Dr. Hüsrev Diktaş ise Omicron varyantlarının dünyada yeniden hızla yayıldığını ifade ederek 'Yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve tat-koku kaybı bu varyantlarda da gözleniyor' uyarısında bulundu.</p><p>Uzmanlar, özellikle ileri yaş, çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireylerin daha büyük risk altında olduğunun altını çizdi.</p><p>'COVİD BİTMEDİ, YENİDEN ALEVLENME SÜRECİNDE'</p><p>Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, 'Son bir aydır polikliniğimizde Covid vakalarının arttığını söyleyebiliriz. Özellikle grip olarak gelen vakaların neredeyse tamamına yakını Covid diyebiliriz. Aslında vakalar genelde hafif semptomlarla gelmekle beraber, grip benzeri semptomlarla birlikte hastaneye yatırdığımız ve yoğun bakıma aldığımız, hayati risk teşkil eden vakalar da oldu.</p><p>Bu vakalarda pandeminin ilk dönemlerinde olduğu gibi ağır ilaçlar kullanmak zorunda kaldık. Bu nedenle bu net bir uyarıdır: Covid bitmiş değil ve yeniden bir alevlenme sürecinde. Buradaki sorulardan bir tanesi, acaba kimlerde daha fazla sıkıntı oluşturuyor ve hangi vakalarda daha ağır geçme olasılığı var? Eğer alınan virüs varyantlardan bir tanesi ağır seyrediyorsa, hastalık da ağır geçebiliyor.</p><p>Ayrıca alınan virüs miktarı çok önemli. Yani çok fazla virüse maruz kalmışsa hastalık daha ağır geçebiliyor. Bu nedenle maske ve mesafenin sadece hastalığın bulaşmasını değil, ağır seyretmesini de engellediğini söyleyebiliriz. Ortamın havalandırılması da bu açıdan değerlidir.</p><p>Tabii yaş ileriyse, ek hastalık varsa, örneğin şeker hastalığı, tansiyon, organ yetmezlikleri veya kanser gibi rahatsızlıklar söz konusuysa hastalık çok daha ağır seyrediyor. Bununla beraber bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanan hastalarda da hastalığın ağır geçme ihtimali söz konusu' ifadelerini kullandı.</p><p>'OMİCRON VARYANTININ ALT TİPLERİ YAYGINLAŞIYOR'</p><p>Dünya genelinde Covid-19&#39;un alt varyantı olan Omicron varyantının alt tipleri olan Stratus ve Nimbus&#39;un giderek yaygınlaştığını dile getiren Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, 'Mayıs ayı itibarıyla Amerikan verilerine dayanılarak Covid-19&#39;un alt tipi olan Omicron varyantının yeniden tüm dünyada yaygınlaşmaya başladığını görmekteyiz. Omicron varyantının alt tipleri olan Stratus ve Nimbus&#39;un bu artışta son derece önemli olduğunu görmekteyiz.</p><p>Bu varyantlar dünya genelinde farklı bölgelerde gözlenmekte. Ancak semptom olarak diğer Covid vakalarından çok da farklı değiller. Klinik olarak izlediğimizde ateş, yorgunluk, halsizlik, üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla birlikte ciddi boğaz ağrıları öne çıkıyor. Bazı vakalarda ishal görülebiliyor.</p><p>Tat ve koku kaybı gibi nörolojik semptomlar da bu varyantlarda gözlenebilmekte. Peki ne yapmamız gerekiyor? Burada önemli noktalardan biri kişisel hijyene ve önlemlere dikkat etmektir. Özellikle okula başlayan çocuklarda bu semptomlar varsa çocukların okula gönderilmemesi, hastaların izole edilmesi ve destek tedavinin sağlanması büyük önem taşıyor.</p><p>Hangi gruplar daha fazla risk altında? Özellikle ileri yaş ve çocukluk çağı hastalarla birlikte bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde tablo daha da ağır seyrediyor. Bu konuda dikkatli olmamız gerekiyor' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/koronavirus-vakalarinda-artis-_1757524935_t1Uq0Q.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Koronavirüs Vakalarında Artış Yaşanmaya Başlandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/koronavirus-vakalarinda-artis-_1757524935_t1Uq0Q.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hastanelerde Yeni Dönem Başlıyor Artık Akşam da Ameliyat Yapılacak]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/hastanelerde-yeni-donem-basliyor-artik-aksam-da-ameliyat-yapilacak/48179/</link>
            <description><![CDATA[Kamu hastanelerinde akşam saatlerinde ve hafta sonu da ameliyat yapılacak. Sağlık Bakanlığı, kamu hastanelerine bu yönde planlama yapmaları için yazı gönderdi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/hastanelerde-yeni-donem-basliyor-artik-aksam-da-ameliyat-yapilacak/48179/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 18:54:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kamu hastanelerinde artık akşam saatlerinde ve hafta sonu da ameliyat yapılacak.</p><p>Sağlık Bakanlığı, yeni uygulamayı hastaneye gönderdiği yazıyla duyurdu.</p><p>Ameliyathane ve endoskopi ünitelerinin en az yüzde 25 kapasitesinin hafta içi 22&#39;ye kadar, hafta sonu ise 08.00-17.00 arasında aktif olacak şekilde planlanması istendi.</p><p>Yazıda mesai saatlerinin vardiyalı ya da surtime yani fazla çalışma şeklinde olacağı belirtildi. Günlük ameliyat sayısının artırılmak istenmesinin nedeni ise ileri tarihlere verilen ameliyat randevuları olduğu aktarıldı.</p><p>Sağlık Bakanlığı&#39;ndan yapılan açıklamada genelgenin mevzuata uygun olduğu belirtilerek 'Sağlık çalışanlarımızın mesai planlamaları ve çalışma süreleri mevzuata uygun şekilde düzenlenerek, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve mevcut kapasitenin en etkin şekilde kullanımı amaçlanmaktadır.' ifadeleri kullanıldı.</p><p><strong>'UYGUN DEĞİL'</strong></p><p>İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>'Çalışan sağlığı için de uygun değil, sağlık hizmeti alan yurttaş için de uygun değil.' diye konuşan Küçükosmanoğlu, 'Kimse yorgun bir pilotun uçağına binmek istemez.' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hastanelerde-yeni-donem-basliy_1755878051_8TtOZs.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hastanelerde Yeni Dönem Başlıyor Artık Akşam da Ameliyat Yapılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hastanelerde-yeni-donem-basliy_1755878051_8TtOZs.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MHRS Randevu Sisteminde Yeni Uygulama]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/mhrs-randevu-sisteminde-yeni-uygulama/47444/</link>
            <description><![CDATA[Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınan randevularda yeni bir uygulamaya gidildi. Yeni uygulamayla, tercihleri doğrultusunda aile hekimine yönlendirilen vatandaşlar, önce aile hekimlerince muayene edilecek ve değerlendirmeleri yapılacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/mhrs-randevu-sisteminde-yeni-uygulama/47444/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 26 Jul 2025 18:14:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu talebi oluşturmadan önce vatandaşların tercihine sunmak üzere Aile Hekimine Yönlendirme uygulamasının devreye alındığını bildirdi.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildi.</p><p>Sağlık Bakanlığı, MHRS üzerinden randevu talebi oluşturmadan önce vatandaşların tercihine sunmak üzere Aile Hekimine Yönlendirme uygulamasını devreye aldı.</p><p><strong>UYGULAMA DÜN BAŞLADI</strong></p><p>25 Temmuz&#39;da hayata geçirilen uygulamayla vatandaşlar, MHRS üzerinden randevu talebi bırakma işlemi öncesinde Aile Hekimine Yönlendirme ekranıyla karşılaşacak.</p><p>Tercihleri doğrultusunda aile hekimine yönlendirilen kişiler, önce aile hekimlerince muayene edilecek ve değerlendirmeleri yapılacak.</p><p><strong>AİLE HEKİMİ DEĞERLENDİRMESİ SONRASI KOLAY RANDEVU</strong></p><p>Aile hekimleri, muayene sonrası gerek duyulan durumlarda, kayıtlı nüfusları için kendilerine ayrılan rezerv kontenjan sayesinde MHRS üzerinden kişilere doğrudan uzman hekim randevusu oluşturabilecek.</p><p>Uygulamayla vatandaşların uzman hekimlere erişiminin hızlanması, aile hekimliği kapasitelerinin daha verimli kullanılması ve birinci basamakta çözülebilecek sağlık sorunlarının doğrudan aile hekimlerince yönetilmesi hedefleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mhrs-randevu-sisteminde-yeni-u_1753542882_i4d3EV.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MHRS Randevu Sisteminde Yeni Uygulama ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/mhrs-randevu-sisteminde-yeni-u_1753542882_i4d3EV.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni Varyantlar Ortaya Çıktı  Corona Virüs Vakalarında Artış]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/yeni-varyantlar-ortaya-cikti-corona-virus-vakalarinda-artis/47195/</link>
            <description><![CDATA[Corona virüs vakaları son günlerde yükselişe geçerken, yeni varyantlar ortaya çıktı. Türkiye'de şu anda varyant analizi yapılmazken, Avrupa'daki tespitlere göre "Stratus" ve "Nimbus" varyantları etkili olmaya başladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/yeni-varyantlar-ortaya-cikti-corona-virus-vakalarinda-artis/47195/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 17 Jul 2025 18:06:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Son günlerde corona virüs vakalarında artış yaşanmaya başladı.</p><p>Yeni varyantlar ortaya çıkarken, Türkiye&#39;de şu anda varyant analizi yapılmıyor.</p><p>Ancak Avrupa&#39;daki tespitlere göre şu sıralarda 'Stratus' ve 'Nimbus' varyantları etkili olurken, yaz mevsiminin de etkisiyle birçok kişide bağırsak enfeksiyonlarıyla birlikte görülüyor.</p><p><strong>'VAKALARDA ARTIŞ OLDUĞUNU GÖZLEMLEMEKTEYİZ'</strong></p><p>Konuya ilişkin NTV&#39;ye konuşan enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, 'Yaz ayına girmemize rağmen hazirandan bu yana artış var. Önce çocuk hastalarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde fazla sayıda görmeye başladık. Ama şimdi artık bağışıklık sisteminden bağımsız olarak yaştan bağımsız olarak vakalarda artış olduğunu gözlemlemekteyiz.' dedi.</p><p><strong>'HASTALARDAKİ BELİRTİLER FARKLILIK GÖSTERİYOR'</strong></p><p>'Bazı vakalarda ishalle ve halsizlikle, ateşle ortaya çıkarken, bazı vakalarda solunum yolu semptomlarının boğazda gıcıklanma, hafif öksürük, hafif ateş gibi belirtilerin ön planda olduğunu görüyoruz.' diyen Köksal, şunları söyledi:</p><p>'Demek ki ortamda tek bir varyant yok.</p><p>Birden fazla varyant dolaşıyor ki hastalardaki belirtiler farklılık gösteriyor.'</p><p><strong>'AYRIMINI YAPMAK HER ZAMAN MÜMKÜN OLMUYOR'</strong></p><p>'Her yaz olduğu gibi gastroenterit yani bağırsak enfeksiyonları da sık görülüyor. Öyle ki bazı hastalarda iki hastalığın belirtileri karışabiliyor.' diyen Köksal, şunları kaydetti:</p><p>'Yaz ayındayız. Dışarıda gıda tüketimi fazla soğuk su içme, dondurma gibi ya da dış ortamda iyi yıkanmamış sebzelerin yenmesi de gastroenterit yaptığı için vakalarda karışıklığa yol açabiliyor.</p><p>Covid mi yoksa gastroenterit vakasıyla mı karşı karşıyayız. Bunun ayrımını her zaman yapmak mümkün olmuyor.'</p><p><strong>KALABALIK ORTAMLARA DİKKAT</strong></p><p>Öte yandan corona virüsten korunmak için özellikle ileri yaş grubunun ve kronik hastalıkları olanların kalabalık ortamlarda daha dikkatli olması öneriliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yeni-varyantlar-ortaya-cikti-c_1752764790_F0Nwmn.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni Varyantlar Ortaya Çıktı  Corona Virüs Vakalarında Artış ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yeni-varyantlar-ortaya-cikti-c_1752764790_F0Nwmn.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Alanına Yönelik Kanun Teklifi Komisyonda Kabul Edildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-alanina-yonelik-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi/46823/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye, sağlık alanında köklü değişiklikler içeren yeni bir döneme giriyor. Yeni düzenlemeler, doğan ihtiyaçlara cevap vermek için planlandı ve bu doğrultuda hayata geçirilecek.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-alanina-yonelik-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi/46823/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 03 Jul 2025 22:37:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık alanında yapılan yeniliklere göre, özel tıbbi amaçlı gıdaların ilaç takip sistemine bildirimi zorunlu olacak, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecek.</p><p>Yeni mevzuatta, ölümünden sonra vücudunun tamamını veya organ ve dokularını tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bırakmak isteyen kişiler, e-Devlet Kapısı veya Sağlık Bakanlığı bilişim sistemleri üzerinden de beyanda bulunabilecek.</p><p>Organ bağışı beyanları, Sağlık Bakanlığı merkezi kayıt sistemine kaydedilecek ve bağışçı tarafından belirlenen kişilere bildirecek.</p><p>KANUN KAMİSYONDA KABUL EDİLDİ</p><p>AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu&#39;nda kabul edildi.</p><p>Teklifle, Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun&#39;a hüküm ekleniyor.</p><p>ECZANE TAKİP SİSTEMİ</p><p>Buna göre, ecza ticarethaneleri, beşeri tıbbi ürünlerin ve özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içindeki tüm hareketlerini Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara uygun olarak takip sistemine bildirecek.</p><p>AYKIRI HAREKET EDENE CEZA</p><p>Bu hükme aykırı hareket edenlere, aykırılığa konu tüm ürünlerin aykırılığın tespit tarihindeki depocu satış fiyatları toplamının iki katı tutarında idari para cezası verilecek. Aynı fiilin bir yıl içindeki ikinci tespitinde idari para cezası bir kat artırılarak uygulanacak, üçüncü tespitte ecza ticarethanesinin ruhsatnamesi iptal edilecek.</p><p>Ecza ticarethaneleri beşeri tıbbi ürünler, özel tıbbi amaçlı gıdalar ve etkin maddelerin muhafazası ve dağıtımını Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapacak.</p><p>DİŞ TABİPLERİ EN FAZLA İKİ KURUMDA ÇALIŞABİLECEK</p><p>Tababet ve Şuabatı San&#39;atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu&#39;ndaki değişiklikle, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecek. Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi olup olmamasına bakılmaksızın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı olarak çalışacak.</p><p>AMELİYAT EDİLECEK HASTANIN İZNİ</p><p>Tabiplerin, diş tabiplerinin ve dişçilerin yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde alınacak muvafakat, elektronik ortamda da alınabilecek. Elektronik ortamda alınacak muvafakat, bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve ilgilinin kimliğini doğrulayabilecek kimlik belgeleriyle veya biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulanmasına imkan verecek yöntemler kullanılarak alınacak. Bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden alınacak muvafakatlerle ilgili usul ve esaslar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek.</p><p>SAĞLIKÇILARA 'TEKNİKER' ÜNVANI</p><p>Kanundaki ebe yardımcısı, hemşire yardımcısı ve mamografi teknikeri ünvanları kaldırılacak, 'diş protez teknisyeni' ve 'nükleer tıp teknikeri' ünvanları ihdas edilecek.</p><p>AİLE HEKİMLİĞİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER</p><p>Teklifle, sahada görev yapan aile hekimlerinin uzman olmasının sağlanması, saha aile hekimliği uzmanlığı (SAHU) vasıtasıyla aile hekimliği uzman sayısının artırılmasına yönelik düzenleme yapılıyor.</p><p>Buna göre, 1 Ocak 2035&#39;e kadar Aile Hekimliği Kanun hükümlerine göre sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanlar, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilecek. Bu eğitim uzaktan ve/veya kısmi zamanlı eğitim metotları da uygulanmak suretiyle yapılacak ve en az 6 yılda, eğitime başlamadan önce en az 5 yıl sözleşmeli aile hekimliği yapanlar için ise en az 4 yılda tamamlanacak. Sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık eğitimi alanlar eğitim kurumlarında geçirilen rotasyon sürelerinde, döner sermaye ek ödemelerinden motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ödeme hariç olmak üzere yararlandırılacak.</p><p>SAĞLIK TEKNİKERİ STATÜSÜ</p><p>Hemşire yardımcısı ve ebe yardımcısı ünvanlarının kaldırılması ve diş protez teknisyeni ünvanının ihdası doğrultusunda sağlık meslek liselerinde öğrenci kaydedilebilecek programlar yeniden belirlenecek, hemşire yardımcıları ve ebe yardımcıları ile bu programların öğrencilerinin mezuniyetleri sonrasındaki statüleri 'sağlık bakım teknisyeni' statüsü altında birleştirilecek.</p><p>ÜNİVERSİTELERE ÖĞRENCİ KAYDEDİLMESİ</p><p>Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sağlık meslek liselerinin diş protez teknisyenliği ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilemeyecek. Bu tarihe kadar hemşire yardımcılığı ve ebe yardımcılığı programlarına kaydı yapılmış öğrenciler, eğitimlerini, kayıtları yapılan programlarda tamamlayacak ve sağlık bakım teknisyeni meslek ünvanını kullanacak. Sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı ve ebe yardımcılığı programlarından bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihe kadar mezun olanlar da sağlık bakım teknisyeni meslek ünvanını kullanacak.</p><p>Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen çalışma izinleri için 1 Haziran 2026&#39;ya kadar yeni çalışma izni başvurusunda bulunacak. Bu tarihe kadar başvuruda bulunmayanların çalışma izinleri iptal edilecek.</p><p>KENEVİRDEN ELDE EDİLEN TIBBİ ÜRÜN, SAĞLIK VE DESTEK İLE KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ</p><p>Ruhsat veya izin sahipleri için beşeri tıbbi ürünler ve özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içindeki hareketlerinin takip sistemine bildirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımların düzenlenmesi amacıyla İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu&#39;na hüküm ekleniyor. Buna göre, ruhsat veya izin sahipleri, beşeri tıbbi ürünlerin ve özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içindeki tüm hareketlerini Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara uygun olarak takip sistemine bildirecek. Bu hükme aykırı hareket edenlere, aykırılığa konu tüm ürünlerin aykırılığın tespit tarihindeki depoya satış fiyatları toplamının iki katı tutarında idari para cezası verilecek, aynı fiilin bir yıl içinde tekrar etmesi halinde idari para cezası bir kat artırılarak uygulanacak.</p><p>Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun&#39;da yapılan değişiklikle, kenevirden elde edilen tıbbi ürün, sağlık ve destek ürünleri ile kişisel bakım ürünlerine yönelik ruhsatlandırma ya da takip sistemlerine kayıt işlemleri Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilecek. Bu ürünler sadece eczanelerden satılacak. Bu ürünlerin izin ve satışı ile kenevirin işlenmesi, ihzarı ve ihracına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</p><p>İLAÇ TAKİP SİSTEMİNE BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ</p><p>Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun&#39;da yapılan düzenlemeyle, ilaç takip sistemine bildirim yükümlülüğüne, özel tıbbi amaçlı gıdalar da ekleniyor. Buna göre, özel tıbbi amaçlı gıdaların satışı, alındığı ecza deposuna veya mücbir sebep halinde diğer depolara iadesi, eczaneler arasındaki takası, miadı geçmiş ya da bozulmuş olanlarının imhası işlemlerinde ilaç takip sistemine bildirim yapılması zorunlu olacak.</p><p>Eczacılar için toptan ilaç satışı ihlali ile ilaç takip sistemine bildirim yükümlülüğünün ihlali durumunda, aykırılığa konu tüm ürünlerin aykırılığın tespit tarihindeki eczacı satış fiyatları toplamının iki katı tutarında idari para cezası verilecek. Bu hüküm kapsamındaki idari para cezaları, aynı fiilin bir yıl içinde tekrar etmesi halinde bir kat artırılarak uygulanacak.</p><p>Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun&#39;daki değişiklikle, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşları ile Bakanlığın bağlı kuruluşlarında ek ödeme alan personelden Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına görevlendirilenler, kanun kapsamında ek ödemeden faydalandırılacak.</p><p>ORGAN BAĞIŞINA YÖNELİK DÜZENLEMELER</p><p>Organ bağışçısı sayısının artırılması ve bağışa ilişkin taleplerin daha kolay ve güvenli yapılabilmesinin sağlanması amacıyla Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun&#39;da değişikliğe gidiliyor.</p><p>Buna göre, bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak e-Devlet Kapısı veya Sağlık Bakanlığınca kurulan bilişim sistemleri üzerinden beyan etmesi ya da resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmesi veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklaması halinde ölüden organ veya doku alınacak. Bağışçının sağlığında açıkladığı iradesinin yakınlarının hilafına olması halinde, bağışçının iradesi esas alınacak. Söz konusu hallerin bulunmaması durumunda, sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana babası veya kardeşlerinden birisinin, bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınacak. Organları başkasına nakledilen bağışçıların eş ve birinci derece yakınlarına, organ nakline ihtiyaçları olması halinde acil hastalardan sonra gelmek üzere öncelik verilecek.</p><p>ORGAN BAĞIŞI BEYANI BAKANLIKTA KAYITLI OLACAK</p><p>Organ bağışı beyanları, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#39;na uygun olarak Sağlık Bakanlığı merkezi kayıt sistemine kaydedilecek. Organ bağışı beyanları, beyan esnasında bağışçı tarafından belirlenen kişilere bildirecek ve bu kişiler haricindekilere beyin ölümü tespitinden önce açıklanamayacak.</p><p>İmar Kanunu&#39;nda, ihtiyaç duyulması halinde acil sağlık hizmetleri istasyonu, sağlıklı hayat merkezi veya aile sağlığı merkezlerinin parklarda konumlandırılması ve acil sağlık hizmetleri ile birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla düzenleme yapılıyor.</p><p>BÜYÜK PARKLARDA ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ İSTASYONU</p><p>Buna göre, toplam yüz ölçümü 2 bin 500 metrekareden büyük parklarda eş değer alan ayrılmaksızın ve imar planı değişikliği yapılmadan acil sağlık hizmetleri istasyonu, sağlıklı hayat merkezi ve aile sağlığı merkezi yapılması için Sağlık Bakanlığının talebi üzerine yetkili idare veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yer tahsisi yapılacak.</p><p>Tahsis işlemi, yüz ölçümü 2 bin 500 metrekareden 5 bin metrekareye kadar olan parklarda muvakkat yapı ölçülerini aşmamak, 5 bin metrekareden büyük parklarda ise 250 metrekare taban alanı, kat adedi 2 ve bina yüksekliği 7,50 metreden fazla olmamak kaydıyla yapılacak sağlık tesisleri için tahsis edilen alan büyüklüğü, taban alanının iki katını geçmeyecek şekilde Sağlık Bakanlığınca talep edilen yüz ölçümü kadar yapılacak.</p><p>Bu hüküm kapsamında tahsis edilen yerler ile bu amaçla inşa edilen binalar devredilemeyecek ve başka bir amaçla kullanılamayacak. Bu yerlerin devredilmesi veya tahsis edilen amaca aykırı kullanılması halinde yapılan tahsis kaldırılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-alanina-yonelik-kanun-t_1751571447_kP1OGt.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Alanına Yönelik Kanun Teklifi Komisyonda Kabul Edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-alanina-yonelik-kanun-t_1751571447_kP1OGt.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aile Hekimleri İçin Yeni Düzenleme!]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimleri-icin-yeni-duzenleme/46755/</link>
            <description><![CDATA[Aile hekimlerinin tepki gösterdiği "6 ay boyunca gelmeyen hasta için maaştan kesinti" düzenlemesi değişiyor. Sağlık Bakanlığı değişiklik için çalışma başlattı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimleri-icin-yeni-duzenleme/46755/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Jul 2025 18:41:29 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aile hekimlerine yönelik yeni bir karar yolda.</p><p>6 aydır muayeneye gelmeyen hastalar için yarım katsayı ödenmesine ilişkin düzenleme değişecek.</p><p>ÖDEME KATSAYISINDAKİ 6 AY GELMEYEN HASTA KURALI 1 YILA ÇIKIYOR</p><p>Sağlık Bakanlığı, bu süreyi 1 yıla çıkarmak üzerine çalışıyor. Aile hekimlerine kendilerine kayıtlı hasta sayısına göre ödeme yapılıyor.</p><p>2024&#39;te değişen yeni yönetmelik ile 4 bin kayıtlı hasta sayısı 3 bin 500 hastaya düşürüldü. Hastaların yaş gruplarına göre ödeme katsayıları yeniden düzenlendi.</p><p>Bu kapsamda son altı ayda aile hekimine müracaat etmeyenler için ödemelerde belirtilen katsayının yarısının esas alınacağı duyrulmuştu.</p><p>Bu da hastası 6 ay muayene olmaya gelmeyen aile hekimlerinin maaşlarında kesinti olacağı anlamına geliyordu.</p><p>Kararda amaç düzenli kontrolü artırarak sağlık sorunlarını önlemekti.<br>Ancak aile hekimleri hastaları zorla muayeneye getiremeyeceklerini belirterek düzenlemeye itiraz etmişti.</p><p>Yeni yönetmelik kapsamında, haziran ayında ilk kesintili maaşlar hesaplara yattı.</p><p>Çok sayıda aile hekimi, maaşlarında yüzde 10-15&#39;e varan kesintiler olduğunu öne sürerek durumdan mağdur olduklarını dile getirdi.</p><p>NTV&#39;nin edindiği bilgiye göre; Sağlık Bakanlığı da hekimlerden gelen şikayetler üzerine harekete geçti.</p><p>Bakanlık şu anda bu kriteri 1 yıla çıkarmaya hazırlanıyor. Kararın çok kısa süre içerisinde duyurulması bekleniyor.</p><p>Böylelikle eğer hasta 1 yıl boyunca aile hekimine muayene olmazsa ödemelerde katsayının yarısı kullanılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aile-hekimleri-icin-yeni-duzen_1751384489_e4GMCm.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aile Hekimleri İçin Yeni Düzenleme! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aile-hekimleri-icin-yeni-duzen_1751384489_e4GMCm.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sucuk Diye Tavuk, Kebap Diye Sakatat Yedirmişler! Bakanlık Markaları İfşa Etti]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sucuk-diye-tavuk-kebap-diye-sakatat-yedirmisler-bakanlik-markalari-ifsa-etti/46753/</link>
            <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 1 Temmuz 2025 itibarıyla taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen firmaların listesini yayımladı. Liste, özellikle sucuk, köfte ve kebap gibi halkın en çok tükettiği et ürünlerinde yapılan ciddi hileleri gün yüzüne çıkardı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sucuk-diye-tavuk-kebap-diye-sakatat-yedirmisler-bakanlik-markalari-ifsa-etti/46753/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Jul 2025 18:05:28 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Denetimlerini sürdüren Bakanlık, tüketiciyi yanıltan ve halk sağlığını tehdit eden firmalara yönelik yaptığı kontrollerin ardından hazırladığı &#39;Taklit ve Tağşiş&#39; listesini kamuoyuyla paylaştı.</p><p>1 Temmuz 2025 tarihli listede yer alan ürünlerin birçoğunda, ürün etiketlerinde &#39;dana eti&#39; yazmasına rağmen içeriğinde tavuk, hindi, sakatat ve hatta gıda boyası bulunduğu belirlendi.</p><p>İFŞA EDİLEN ÜRÜNLER ARASINDA NELER VAR?</p><p>Denetimler sonucunda özellikle şu üç ürün grubunda yoğun şekilde taklit ve tağşiş tespit edildi:</p><p>Sucuk: Dana eti yerine tavuk eti ve sakatat (örneğin bağırsak) kullanıldığı tespit edildi.</p><p>Kebap: Dana-kuzu eti etiketiyle satılan ürünlerde tavuk eti ve kalp gibi sakatatlar bulundu.</p><p>Köfte: Bazı ürünlerde hindi eti kullanıldığı, bazılarında ise gıda boyasıyla görünümün değiştirildiği belirlendi.</p><p>1 TEMMUZ 2025 TAKLİT VE TAĞŞİŞ YAPILAN ÜRÜNLERİN LİSTESİ</p><p>Ticaret Bakanlığı&#39;nın açıkladığı listede, et ürünlerinin içeriklerinin etikette belirtilenden farklı olduğuna dair net bulgular yer aldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sucuk-diye-tavuk-kebap-diye-sa_1751382327_9V8wOM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sucuk Diye Tavuk, Kebap Diye Sakatat Yedirmişler! Bakanlık Markaları İfşa Etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sucuk-diye-tavuk-kebap-diye-sa_1751382327_9V8wOM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne karşı uyarı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligindan-kirim-kongo-kanamali-atesi-ne-karsi-uyari/46086/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı uyarıda bulundu. Bakanlık tarafından paylaşılan bilgi notunda;  2011 yılında kullanıma sunulan web tabanlı 'KKKA Bilgi Sistemi' ile aktif olarak takip edildiği belirtildi. Kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmesi ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmesi gerektiği ifade edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligindan-kirim-kongo-kanamali-atesi-ne-karsi-uyari/46086/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 18:13:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı uyarıda bulundu. Bakanlıktan yapılan 'Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kene tutunması veya keneyle temas sonucu bulaşabilen ve can kaybına yol açabilen bir hastalık' başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><p>'Türkiye&#39;de 2002 yılında İç Anadolu Bölgesi&#39;nde görülerek dikkat çeken ve 2003 yılında kesin tanısı koyulan KKKA vakaları, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan &#39;KKKA Vaka Bildirim Çizelgesi&#39; ve 2011 yılında kullanıma sunulan web tabanlı &#39;KKKA Bilgi Sistemi&#39; ile aktif olarak takip ediliyor. T.C. Sağlık Bakanlığı&#39;nın belirlediği referans laboratuvarlarda tanı konuluyor, hasta sevki ve hastalığın tedavisi için 19 bölgede merkezler görev yapıyor.  Bakanlığın hazırladığı 'KKKA Vaka Yönetim Rehberi' ise bu yıl yürürlüğe girdi.</p><p><strong>KKKA keneyle temasın yanı sıra insan ve hayvanlardan da bulaşabiliyor</strong></p><p>Hastalık kene tutunması ya da keneyle temasın yanı sıra viremik (kanda virüsün dolaşması) dönemdeki hayvanlar ve hasta kişilerin kan, doku ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucunda da bulaşabiliyor. KKKA hayvanlarda hastalık belirtisi göstermeden seyredebildiği için; hastalığın sık olarak görüldüğü bölgeler başta olmak üzere hayvanların kan, idrar gibi vücut sıvılarına ve dokularına çıplak el ile temas edilmemesi gerekiyor. Hastalığın bulaşmasını engellemek için eldiven kullanımı gibi gerekli koruyucu önlemler alınmalı; Kurban Bayramlarında kişisel korunma önlemlerine titizlikle uyulmalıdır. Kurban kesiminden önce başlayarak, temizlik ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.</p><p><strong>KKKA belirtisi gösterenler dikkat</strong></p><p>Kene tutunan veya kene ile temas eden kişiler kendilerini en az 10 gün süreyle; hasta insan veya viremik dönemdeki hayvanların kan, vücut sıvıları ile doğrudan temas eden kişilerin ise kendilerini 2 hafta süreyle takip etmesi gereklidir. Bu süreçte halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin görülmesi halinde, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p><p><strong>Bahçe ve piknik alanlarında alınması gereken önlemler</strong></p><p>Tarla, bağ, bahçe ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde vücutta (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dhil) kene olup olmadığı kontrol edilmelidir. Vücuda kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden, uygun bir malzeme (cımbız, eldiven, bez ve naylon poşet gibi) ile kene çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Hastalığa yakalanan kişilerin kan ve vücut sıvıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişilerin gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske vb.) alması gereklidir.</p><p><strong>Her yıl 2 milyon kişiye KKKA eğitimi veriliyor</strong></p><p>T.C. Sağlık Bakanlığınca belirlenen stratejiler doğrultusunda, her yıl sağlık personeline ve topluma yönelik eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Toplumsal eğitimler son üç yılda vaka görülen veya o yıl içerisinde yeni vaka bildirilen yerleşim birimlerinde (mahalle, köy vb.) yüz yüze ve toplu şekilde yapılmaktadır. Bu kapsamda her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye KKKA konusunda eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligindan-kirim-kon_1749050020_SRxcJk.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne karşı uyarı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligindan-kirim-kon_1749050020_SRxcJk.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni Bir Mikrop Türü Keşfedildi]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/yeni-bir-mikrop-turu-kesfedildi/45651/</link>
            <description><![CDATA[Çin'in Dünya yörüngesinde kurduğu Tiengong Uzay İstasyonu'nda, bilinen bir mikroorganizmanın varyantı olan yeni bir mikrobun keşfedildiği bildirildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/yeni-bir-mikrop-turu-kesfedildi/45651/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 20 May 2025 22:40:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çinli bilim insanları, yeni mikrobun keşfine ilişkin bulguları, International Journal of Systematic and Evolutionary Microbiology dergisinde yayımladı.</p><p>Kasım 2022-Haziran 2023 tarihlerinde uzay istasyonunda görev yapan Şıncou-15 taykonot ekibinin modüllerin yüzeyinden topladığı numuneleri inceleyen araştırmacılar, 'cyto bacillaceae' ailesinden 'niallia' türüne ait bir mikrop keşfetti.</p><p>Araştırmacılar, söz konusu mikrobun yeryüzündeki en yakın örneklerinden farklılaştığı, bunun istasyonda evrimleşen yeni bir varyant olduğu sonucuna vardı.</p><p>Yeni mikroba, uzay istasyonunun Çince ismini içeren 'niallia tiangongensis' adı verildi.</p><p>Ekstrem uzay koşullarına uyum kabiliyeti</p><p>Mikrobun, ekstrem uzay koşullarına uyum kabiliyeti geliştirdiğine işaret eden araştırmacılar, oksidatif stresle ve ters radyasyon hasarıyla daha iyi başa çıktığının gözlendiğini aktardı.</p><p>Araştırmacılar, mikrobun hayatta kalma mekanizmalarının anlaşılmasının mikropların kontrolü için kesin ve hedefe yönelik stratejilerin geliştirilmesine yardımcı olacağı, bunun uzay teknolojisinden tarıma ve ilaç sanayine kadar farklı sektörlerde kullanılabileceğini vurguladı.</p><p>Mikroorganizmaların uzayda hayatta kalmasının mikro yer çekimi, radyasyon ve izolasyon faktörlerinin karmaşık bir etkileşimine bağlı olduğunu kaydeden araştırmacılar, uzun dönemli uzay görevleri sırasında ortaya çıkan mikroorganizmaları anlamanın, taykonotların sağlığı ve uzay araçlarının işlevselliğini korumak açısından hayati olduğuna dikkati çekti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yeni-bir-mikrop-turu-kesfedild_1747770030_jLr4wM.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni Bir Mikrop Türü Keşfedildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/yeni-bir-mikrop-turu-kesfedild_1747770030_jLr4wM.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 81 İlde Vatandaşların Vücut Kitle İndeksini Ölçecek]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-vucut-kitle-indeksini-olcecek/45332/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 81 ilde eş zamanlı başlatılan program ile sağlık personelinin vatandaşların yoğun olduğu meydanlarda, kamusal alanlarda ve etkinlik noktalarında boy, kilo ve vücut kitle indeksi (VKİ) ölçümleri gerçekleştireceğini duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-81-ilde-vatandaslarin-vucut-kitle-indeksini-olcecek/45332/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 11 May 2025 20:09:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, vatandaşların sağlığı için 10 milyon kişiye ulaşma hedefiyle yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini belirtti.</p><p>81 ilde eş zamanlı başlatılan program ile sağlık personelinin, vatandaşların yoğun olduğu meydanlarda, kamusal alanlarda ve etkinlik noktalarında boy, kilo ve vücut kitle indeksi ölçümleri gerçekleştireceğini bildiren Memişoğlu, fazla kilolu kişilerin tespit edilerek Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerine yönlendirileceğini, bu sayede kişilere diyetisyenlerce beslenme danışmanlığı ve takip hizmeti sunulacağını vurguladı.</p><p>Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p><strong>'Süreç, İl Sağlık Müdürlüklerimiz, ilgili kamu kurumlarımız ile Kızılay, Yeşilay ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içinde yürütülecek. Hedefimiz, 10 Mayıs-10 Temmuz 2025 arasında 10 milyon vatandaşımıza ulaşmak. Fazla kilonun zararları konusunda farkındalık oluşturmak ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak. Gerek sağlık okuryazarlığı düzeyini artırmaya yönelik eğitim programlarımız gerek sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik edecek saha uygulamalarımızla &#39;hastalanmadan sağlığını koruyan bir toplum&#39; hedefi için çalışmaya devam edeceğiz.'</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-81-ilde-vatan_1746983396_Em4J1y.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 81 İlde Vatandaşların Vücut Kitle İndeksini Ölçecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-81-ilde-vatan_1746983396_Em4J1y.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[2 Bin 239 Hekim Ataması Yapılacak]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/2-bin-239-hekim-atamasi-yapilacak/45010/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "1566'sı uzman tabip ve 673'ü tabip olmak üzere toplam 2 bin 239 hekim ataması yapılacaktır" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/2-bin-239-hekim-atamasi-yapilacak/45010/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 May 2025 20:15:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, '122&#39;nci Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası için münhal kadrolar &#39;http://yhgm.saglik.gov.tr&#39; adresinde yayımlanmıştır. 1566&#39;sı uzman tabip ve 673&#39;ü tabip olmak üzere toplam 2 bin 239 hekim ataması yapılacaktır. Ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olsun' ifadelerini kullandı.</p><p lang='tr' dir='ltr'>122. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası için münhal kadrolar https://t.co/qxRqU7haKY adresinde yayımlanmıştır.<br><br>1.566&#39;sı Uzman Tabip ve 673&#39;ü Tabip olmak üzere toplam 2.239 hekim ataması yapılacaktır.<br><br>Ülkemize, milletimize ve büyük sağlık ailemize hayırlı olsun.</p><p>— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) May 2, 2025</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/2-bin-239-hekim-atamasi-yapila_1746206106_fBTH6A.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 2 Bin 239 Hekim Ataması Yapılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/2-bin-239-hekim-atamasi-yapila_1746206106_fBTH6A.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Doktorlar, Ebeler Ve Hemşireler İş Bırakıyor!]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/doktorlar-ebeler-ve-hemsireler-is-birakiyor/43344/</link>
            <description><![CDATA[Sağlıkta şiddete karşı etkin ve caydırıcı tedbirlerin uygulamaya koyulmasını isteyen aile hekimleri, ebe ve hemşireler, 14 Mart Tıp Bayramı’nda yeniden iş bırakacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/doktorlar-ebeler-ve-hemsireler-is-birakiyor/43344/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 10 Mar 2025 20:59:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları, Sağlık Bakanlığı&#39;nın sorunlarına kayıtsız kalmasını protesto etti. Yetkililerin çözüm üretmeye çağırıldığı eylemde Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Derya Mengücük açıklama yaptı.</p><p><strong>&#39;&#39;TEK MAAŞ TALEP EDİYORUZ&#39;&#39;</strong></p><p>Mengücük açıklamasında<strong> 'Sağlık çalışanları fedakarca hizmet ediyor. Bu emek küçümsenemez. Sağlık Bakanlığı, çalışanlarının can güvenliği, çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileşmesi için en üst düzeyde çaba göstermelidir. Performansa dayalı ve teşviklere bağlı parçalı ödemeler yerine sabit ve emekliliğe yansıyan tek maaş talep ediyoruz. Aile Hekimliği Yönetmeliğini, yenisini meslek örgütleri ve çalışanlarla hazırlamak üzere geri çekmelidir'</strong> ifadelerini kullandı. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/doktorlar-ebeler-ve-hemsireler_1741629571_8UQB3j.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Doktorlar, Ebeler Ve Hemşireler İş Bırakıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/doktorlar-ebeler-ve-hemsireler_1741629571_8UQB3j.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fast Food Tarzı Gıdalar, Kanser Gelişimine Zemin Hazırlıyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/fast-food-tarzi-gidalar-kanser-gelisimine-zemin-hazirliyor/43027/</link>
            <description><![CDATA[Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Karabulut günümüzde hazır yiyecek ve işlenmiş gıdaların popülerliğinin arttığını ifade ederek, “Bu ürünlerin hayatımıza girmesi beslenme alışkanlıklarımızda önemli değişikliklere yol açtı” dedi. Op. Dr. Ayhan Çevik ise kanser riski açısından bazı işlenmiş gıdaların daha tehlikeli olarak değerlendirildiğini belirterek, “Yüksek şeker ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalar da kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir. Özellikle fast food tarzı gıdalar, işlenmiş tatlılar ve gazlı içecekler, vücutta enflamasyona yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Ayrıca ağır işlenmiş gıda ürünleri, yüksek ısıda pişirilen gıdalar ve trans yağlar içeren gıdalar da genellikle sağlık açısından olumsuz etkilere sahiptir” diye konuştu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/fast-food-tarzi-gidalar-kanser-gelisimine-zemin-hazirliyor/43027/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 22:26:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Dünya çapında ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan kanser ile beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkiye dair yapılan çalışmaların arasına bir yenisi daha eklendi. Güney Florida Üniversitesi ve Tampa Hastanesi Kanser Enstitüsü araştırmacıları, kolerektal kansere yakalanan 162 hastadan örnek aldı ve lipid olarak bilinen küçük moleküllerin miktarlarını araştırdı. Örneklere göre, tümörlere bitişik sağlıklı dokulardan daha yüksek seviyelerde iltihaplanmaya neden olan ve yüksek oranda işlenmiş gıdalarda yaygın olan lipitleri içeriyordu. Gastroenteroloji ve hepatoloji alanında önde gelen uluslararası bir dergi olan Gut&#39;ta yayınlanan çalışmada aşırı işlenmiş yiyecekler ve sağlıksız yağların hakim olduğu beslenme alışkanlıklarıyla, kolerektal tümör büyümesini yönlendiren kronik inflamasyon arasında potansiyel bir bağlantı keşfedildi. Dolayısıyla beslenmeyle kanser ilişkisi yeniden ispatlanmış oldu.</p>  <p ><strong >KARABULUT: ÜRÜNLERİN HAYATIMIZA GİRMESİ BESLENME ALIŞKANLIKLARIMIZDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLERE YOL AÇTI</strong></p><p >Medicana Ataköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü&#39;nden Prof. Dr. Mehmet Karabulut, günümüzde hazır yiyecek ve işlenmiş gıdaların popülerliğinin arttığını ifade ederek, 'Bu ürünlerin hayatımıza girmesi beslenme alışkanlıklarımızda önemli değişikliklere yol açtı. Özellikle &#39;ultra işlenmiş gıdalar&#39; olarak adlandırılan ve genellikle yüksek oranda şeker, yağ ve katkı maddesi içeren bu ürünlerin sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla araştırılmaktadır. Ultra işlenmiş gıdalar; endüstriyel işlemlerden geçirilmiş, genellikle evde kullanılan malzemelerden farklı içeriklere sahip ürünlerdir. Bu gıdalarda yüksek oranda şeker, tuz, sağlıksız yağlar, yapay tatlandırıcı, renklendirici ve çeşitli katkı maddeleri bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin genel kanser riskiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ancak ultra işlenmiş gıdaların spesifik olarak kolon kanseri riskini nasıl etkilediği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır' dedi.</p><p ></p>  <p ><strong >&#39;İŞLENMİŞ ETLER KOLON KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR&#39;</strong></p><p >Bazı araştırmaların ultra işlenmiş gıda tüketiminin kolon kanseri riskini artırabileceğini gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Karabulut, 'Bu ilişki, söz konusu gıdaların genellikle düşük lif içeriğine, yüksek oranda işlenmiş et içermesine ve bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebilecek katkı maddeleri içermesine bağlanmaktadır. Özellikle işlenmiş etlerin (sosis, salam, sucuk vb.) kolon kanseri riskini artırdığına dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Bu nedenle, ultra işlenmiş gıdalar içinde yer alan işlenmiş etlerin tüketiminin sınırlandırılması önemlidir' ifadelerini kullandı.</p><p ><strong >ÇEVİK: İNFLAMASYON ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYMAKTA</strong></p><p >Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü&#39;nden Op. Dr. Ayhan Çevik ise 'Bu çalışma, önceki araştırmalardan birkaç önemli noktada ayrılmaktadır. Özellikle kronik inflamasyon konusuna ve ultra işlenmiş gıdalar ile enflamatuar tohum yağlarının kanser riskine nasıl etki ettiğine odaklanması ve çözülme tedavisi adı verilen yeni bir terapötik yaklaşım sunması açısından farklılık göstermektedir. Diğer araştırmalar gıda ile kanser arasındaki ilişkiyi incelediği halde bu çalışma, bu gıdaların biyolojik mekanizmalarını daha derinlemesine ele alarak, inflamasyon üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sonuç olarak önceki çalışmalar, diyeti ve inflamasyonu kolon kanseri riskine bağlarken bu çalışma daha derin biyolojik mekanizmalar, doğal tedavi yaklaşımları ve gelişmiş teknolojiler kullanarak önemli bir yenilik sunmaktadır' dedi.</p>   <p ><strong >&#39;İŞLENMİŞ GIDALARDAKİ LİPİTLER KANSERİ TETİKLEYEBİLİYOR&#39;</strong></p><p >Yüksek oranda işlenmiş gıdalardaki lipitlerin, inflamasyonu tetikleyen bir dizi biyokimyasal ve hücresel mekanizma aracılığıyla sağlık üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade eden Çevik, 'Bu süreçler özellikle trans yağ asitleri, doymuş yağ asitleri ve okside olmuş lipitler gibi işlenmiş lipit türleriyle ilişkilidir. Yüksek oranda işlenmiş gıdalardaki lipitlerin inflamasyonu tetikleme mekanizmaları, bağışıklık sisteminin aktivasyonu, hücresel stres, mikrobiyota dengesizliği ve oksidatif hasar gibi birden fazla biyolojik süreç içerir. Bu süreçler kronik inflamasyona zemin hazırlayarak obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve bazı kanser türleri gibi inflamasyonla ilişkili hastalıkların gelişme riskini artırır. Sağlıklı yağları tercih etmek ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak, bu riskleri önemli ölçüde azaltabilir' diye konuştu.</p>  <p ><strong >&#39;FAST FOOD KOLEREKTAL KANSERE ZEMİN HAZIRLIYOR&#39;</strong></p><p >Kanser riski açısından bazı işlenmiş gıdaların daha tehlikeli olarak değerlendirildiğine dikkat çeken Op. Dr Çevik, 'Bunlar arasında özellikle işlenmiş etler yer alır. Dünya Kanser Araştırma Fonu ve Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün (WHO) raporlarına göre, işlenmiş etler (örneğin, sosis, salam, pastırma, sucuk gibi) kanser riskini artıran gıdalar arasında sayılmaktadır. Bunun dışında, yüksek şeker ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalar da kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir. Özellikle fast food tarzı gıdalar, işlenmiş tatlılar ve gazlı içecekler, vücutta enflamasyona yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Ayrıca ağır işlenmiş gıda ürünleri, yüksek ısıda pişirilen gıdalar ve trans yağlar içeren gıdalar da genellikle sağlık açısından olumsuz etkilere sahiptir. Bu nedenle, işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlanması ve taze, doğal gıdaların tercih edilmesi önerilmektedir' ifadelerini kullandı.</p>  <p ><strong >&#39;BESLENME, TEDAVİDE DE ÖNEMLİ ROLE SAHİP&#39;</strong></p><p >Beslenme değişikliklerinin kanserin tedavi sürecinde de önemli rol oynadığına değinen Op. Dr. Çevik, şöyle devam etti:</p><p >'Kanser tedavisi genellikle cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapinin birleşimiyle gerçekleştirilir. Bu tedavi süreçleri genellikle vücudu zayıflatabilir ve bağışıklık sistemini baskılayabilir. Bu nedenle tedavi sürecinde beslenme, hem hastanın genel sağlığını desteklemek hem de tedaviye yardımcı olmak için kritik bir faktör haline gelir. Tedavi sürecinde sağlıklı ve dengeli bir diyet, hastaların iyileşme hızını artırabilir, bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltabilir. Ancak her bireyin durumu farklıdır, bu nedenle beslenme değişiklikleri yapmadan önce doktorlara ve beslenme uzmanlarına danışmak önemlidir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/fast-food-tarzi-gidalar-kanser_1740767445_zog0MK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fast Food Tarzı Gıdalar, Kanser Gelişimine Zemin Hazırlıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/fast-food-tarzi-gidalar-kanser_1740767445_zog0MK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Günlük çay tüketimi kalp ve damar sağlığına katkı sağlıyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/gunluk-cay-tuketimi-kalp-ve-damar-sagligina-katki-sagliyor/42717/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, yapılan klinik araştırmalara göre günde en az 3 ile 5 bardak siyah çay tüketmenin kalp ve damar sağlığı üzerinde önemli faydalar sağladığını belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/gunluk-cay-tuketimi-kalp-ve-damar-sagligina-katki-sagliyor/42717/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 19 Feb 2025 19:52:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz üniversitede düzenlediği basın toplantısında kendi derlediği 'Siyah Çayın Sağlığa Olumlu Etkileri' konulu bilimsel makalenin, &#39;International Journal of Food Science&#39; adlı uluslararası dergide yayımlandığını açıkladı. Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın, Rize için sadece ekonomik bir değer değil, aynı zamanda sağlık açısından da önemli faydalar sunduğunu vurgulayan Yılmaz, bilimsel çalışmaları bir araya getirerek çayın insan sağlığına olan olumlu etkilerini literatüre kazandırdıklarını ifade etti.</p><p ><strong>ÇAY, KALP HASTALIKLARI RİSKİNİ AZALTIYOR</strong></p><p >Çayın sağlık üzerindeki birçok olumlu etkisine dikkat çeken Yılmaz, 'Günde en az 3 ila 5 bardak çay tüketmek, damar sertliğini azaltıyor, tansiyonu hafifçe düşürüyor ve kötü kolesterol seviyesini olumlu yönde etkiliyor. Ayrıca kandaki yağ miktarını azaltarak antioksidan etkisiyle vücudu destekliyor' dedi.</p><p >Bağırsak sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Yılmaz, 'Çay, bağırsak florasını güçlendirerek sindirim sistemimizi destekliyor. Mikrobiyota dediğimiz bağırsak bakterileri, psikoloji, kalp-damar sağlığı ve kanser gibi pek çok hastalıkta önemli rol oynuyor. Çay, bu noktada olumlu katkılar sunuyor' diye konuştu.</p><strong>ŞEKERSİZ VE SİGARA İÇMEDEN TÜKETİLMELİ</strong><p >Yılmaz, çayın faydalarını en üst seviyeye çıkarmak için şeker ilavesiz tüketilmesi gerektiğini vurgulayan sigara ile birlikte çay içmenin olumlu etkileri azalttığını belirtti. Sağlıklı bir yaşam için yalnızca çay tüketmenin yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, 'Çay, kanser riskini azaltıyor ve yaşam süresini olumlu yönde etkiliyor. Ancak sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve genel yaşam alışkanlıklarımızı da iyileştirmeliyiz. Tek başına çay içerek hastalıklardan tamamen korunmak mümkün değil, ancak sağlıklı bir yaşam için güçlü bir destek sağlayabilir' ifadelerini kullandı.</p><br> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gunluk-cay-tuketimi-kalp-ve-da_1739983976_r0wqS8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Günlük çay tüketimi kalp ve damar sağlığına katkı sağlıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gunluk-cay-tuketimi-kalp-ve-da_1739983976_r0wqS8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı sarı serumun tehlikelerini tek tek açıkladı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-sari-serumun-tehlikelerini-tek-tek-acikladi/42309/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, sarı serumun hekim kararı ile eğitimli sağlık personeli tarafından, uygun sağlık kurumu koşullarında ve gerekli görülen hallerde verilebileceğini bildirdi. Sarı serumun depresyon, uyku bozuklukları ve sindirim sistemi bozukluklarına yol açabildiği, hızlı verildiğinde tansiyon düşmesine, bilinç bozulmasına hatta bayılmaya yol açabildiği belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/saglik-bakanligi-sari-serumun-tehlikelerini-tek-tek-acikladi/42309/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 09 Feb 2025 16:28:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Çözüm sosyal medya hesabından, son günlerde basına yansıyan ölüm vakaları üzerine sarı serum hakkında detaylı bilgilendirmelerin yer aldığı paylaşımda bulunuldu. </p><p>Paylaşımda, sarı serumun normal serum içinde C vitamini, B grubu vitaminler, magnezyum, mide koruyucu ve bulantı giderici ilaçlar, anti-inflamatuar ilaçlar, anti-oksidan maddeler, kas gevşetici, ağrı kesici ve magnezyum içerebildiği belirtildi. Ağız yoluyla beslenemeyen veya beslenebildiği halde vitamin ve minerallerden vücudu yararlanamayan kişilere, vitamin ve minerallerin serumla verilmesinin ancak hekim kararı ile uygun sağlık koşullarında ve steril cihazlarla kontrollü şartlarda uygulanabileceği belirtilen paylaşımda, 'Sarı serumun; aşırı yorgunluk, gribal enfeksiyonlar, &#39;akşamdan kalma&#39; gibi durumlarda hızlı toparlanma, zindelik sağlama ve ruhsal durumu güçlendirme gibi sağlık faydaları sağlayacağına dair beklenti ve vaatler bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. </p><p>Sarı serum uygulamasının sebep olabileceği sağlık riski; seruma eklenecek vitamin ve minerallerin tipine, sayısına, miktarına, serumun damara uygulanma hızına, uygulanan kişinin sağlık durumuna bağlı olarak değişir.' ifadelerine yer verildi.</p><p>'UYGUN SAĞLIK KURUMU KOŞULLARINDA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR' </p><p>Paylaşımda, sarı serumun kendini iyi hissetme dışında ispatlanmış bir faydasının olmadığı ve bazı durumlarda ise zararının olduğunun bilimsel araştırmalarda da kanıtlandığı bilgisine yer verildi. ⁠Kanında magnezyum veya potasyum düzeyi değişimi olan kişilerde (örneğin böbrek hastalığı olan, idrar söktürücü ilaç alan veya aşırı alkol almış) magnezyum içeren serum kullanılmasının kalpte ritim bozukluklarını tetikleyebildiği, sarı serumun depresyon, uyku bozuklukları ve sindirim sistemi bozukluklarına yol açabildiği, hızlı verildiğinde tansiyon düşmesine, bilinç bozulmasına hatta bayılmaya yol açabildiği belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi: 'Damar içi sıvılar, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı olan kişilerde olumsuz tesirler doğurabilir. ⁠ Bazı vitaminlerin aşırı alınması, örneğin; aşırı B vitamini verilmesi hayatı tehdit edebilecek alerjik reaksiyonlara yol açabilir. ⁠Serumun akış hızı ve miktarı kişiye göre ayarlanmadığında sıvı elektrolit dengesizliği, kalp ve böbrek problemleri, hatta beyinde su alıp şişmeye yol açabilir. ⁠Serum ile damara verilecek hava kabarcıkları beyin felci dahil ciddi problemlere yol açabilir. Sonuç olarak, bu uygulama ancak, kişide aşırı sıvı kaybı (kusma, ishal, terleme ve ilgili dönemde sıvı gıda alamamaya bağlı) mevcutsa ve kan değerleri ölçülerek belirlenmiş mineral ve vitamin eksikliği varsa hekim kararı ile eğitimli sağlık personeli tarafından uygun sağlık kurumu koşullarında gerçekleştirilebilir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-sari-serumun-_1739107706_ynkQKY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı sarı serumun tehlikelerini tek tek açıkladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-sari-serumun-_1739107706_ynkQKY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Topuk Kanı Uygulamasının Reddi Önceki Yıllara Göre 5 Kat Arttı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/topuk-kani-uygulamasinin-reddi-onceki-yillara-gore-5-kat-artti/41931/</link>
            <description><![CDATA[Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Asibe Özkan, “Topuk kanı uygulamasının reddi önceki yıllara göre 5 kat arttı” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/topuk-kani-uygulamasinin-reddi-onceki-yillara-gore-5-kat-artti/41931/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jan 2025 17:53:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >TBMM Çocuklara Karşı Şiddet ve İstismarı Araştırma Komisyonu, Ak Parti Aksaray Milletvekili başkanlığında 6. Kez toplandı. Komisyon, Sağlık Bakanlığı yetkilileri dinledi. Yetkililerin sunumu öncesi konuşan Aydoğdu, 'Her gün değişiyor hayat. Biliyorsunuz, hayat en büyük devrimcidir, bütün her şeyi sonraya bırakabilir. Aliya, İzzetbegoviç&#39;indir o söz 'Hayat daima düşüncelerden birkaç adım önde gider' diye. Öngörmediğimiz durumlar, sorunlar çıkabilir. Yasalar genellikle hayatın içinden mevcuda bir çaredir ama yasaların da zaman zaman güncellenmesi gerekir. Meclis araştırma komisyonlarının bence en önemli faydalarından biri Meclisin ülke gündemini yasal olarak tanzim edebilmesidir. Bu açıdan dinliyoruz arkadaşlarımızı, bakanlıklarımızdan, ilgili birimlerimizden çalışmalarını bu çerçevede istiyoruz' şeklinde konuştu.</p><p >Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Asibe Özkan zorunlu topuk kanı uygulaması hakkında bilgilendirme bulundu. Zorunlu topuk kanı uygulamasının hukuki olduğunu belirten Özkan, Anayasa Mahkemesi kararıyla; Anayasa&#39;nın 17&#39;nci maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmediğine karar verildiğini söyledi.</p><p ><br><strong>'Topuk kanı uygulamasının reddi önceki yıllara göre 5 kat arttı'</strong></p><p >Uygulamayı reddeden ailelerin, önce Bakanlık tarafından ikna edilmeye çalışıldığını aktaran Özkan, 'İkna görüşmelerine rağmen hlen reddediyorsa 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sağlık tedbiri talep edilmektedir. Maalesef ki son yıllarda retler önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat artmıştır. Bu artışlarda sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, internet sayfaları, sosyal medya aile grupları etkili olmuştur. Bu sayfaların paylaşımları incelendiğinde, ailelerin birçok sebeple topuk kanı vermeyi reddettiği görülmektedir. Bu sebeplerden bazıları topuk kanlarının yurt dışına kaçırıldığı, genlerimizle oynandığı, çocuklara hastalık damgası vurularak ömür boyu ilaca mahkûm edildiği, yenidoğanın ruh ve beden sağlığı üzerinde büyük bir tehdit oluşturduğu, yenidoğan 28 günlük bebeklerin duyduğu acı ve ağrının gelişme geriliğine, beyin hasarına ve benzeri rahatsızlıklara sebep olduğu, enfeksiyon riskinin yüksek olduğu, kanın topuktan alınmasının kısırlığa sebep olduğu, devlet tarafından para karşılığında yurt dışına satıldığı, yurt dışının mavi kan aradığı ve bu kanla iksir yaptığı, yurt dışının alınan topuk izleriyle tüm bebekleri kayıt altına aldığı ve kayıtları kendi amaçları doğrultusunda kullandığıyla ilgili fikirler nedeniyle maalesef, retler artmaktadır' dedi.</p><p >Özkan ayrıca retlerin artışıyla ilgili Bakanlığın tarama programları konusunda bilgilendirme ve farkındalık eylem planı hazırlıkları başlattığını dile getirdi.</p><p><br><br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/topuk-kani-uygulamasinin-reddi_1738248806_wAvOCB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Topuk Kanı Uygulamasının Reddi Önceki Yıllara Göre 5 Kat Arttı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/topuk-kani-uygulamasinin-reddi_1738248806_wAvOCB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[‘Sarı Serum’ Uyarısı: ''Evlerde Uygulanmasını Hayretle İzliyoruz'']]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/sari-serum-uyarisi-evlerde-uygulanmasini-hayretle-izliyoruz/41929/</link>
            <description><![CDATA[Halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak ifade edilen serumun ölüme neden olduğu iddiası gündeme gelirken uzmanlar uyarıyor.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/sari-serum-uyarisi-evlerde-uygulanmasini-hayretle-izliyoruz/41929/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jan 2025 17:23:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Halk arasında 'atom' veya 'sarı serum' olarak ifade edilen serumun ölüme neden olduğu iddiası gündeme gelirken uzmanlar uyarıyor. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Burak Demirci, 'Hiç de masum bir durum değil, bu kadar meşhur ve kullanılıyor olması üzücü. Gerçekten çok yoğun talep geliyor, birden tüm kötü hallerinin düzeleceğini düşünüyorlar, öyle bir şey yok. Çok tehlikeli olabiliyor. Sağlık kabinlerinde, evlerde uygulanmasını cidden hayretle izliyoruz. Ölümle sonuçlanabiliyor, mutlaka hastane şartlarında uygulanması en önemli ricamız' dedi.<br>Afyonkarahisar&#39;da bir kişinin özel bir klinikte, halk arasında 'atom' veya 'sarı serum' olarak ifade edilen serumun bağlanması sonrası fenalaşarak vefat etmesi iddiasıyla ilgili süreç devam ederken uzmanlar uyarıyor. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği&#39;nden İdari Sorumlu Doç. Dr. Burak Demirci, Uzm. Dr. Mehmet Oktay Alkan ve Uzm. Dr. Burak Akın kişilerin üst solunum yolu enfeksiyonları, kas, eklem ağrısı, halsizlik gibi durumlarda serumla iyi olabileceği düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Acil servise başvuran vatandaşların bu konuda yoğun bir talebi olduğu ifade edilirken hekim önerisi doğrultusunda hareket edilmesinin gerekliliği vurgulandı. Kişilerin ev, işyeri gibi noktalarda çeşitli şekillerde bu taleplerini karşılamaya çalışmalarının ölüme kadar götürebileceğini belirten uzmanlar, önemli uyarılarda bulundu. Sağlık Bakanlığı ise bu tür uygulamaların yalnızca doktor kontrolünde ve hastane ortamında gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlattı.</p><p><strong>'Birden tüm o kötü halinin düzeleceğini düşünüyor, böyle bir şey yok'</strong></p><p>Israrlı &#39;sarı serum&#39; talebinin çok yanlış olduğunu aktaran Doç. Dr. Burak Demirci, 'Hiç de masum bir durum değil, seruma sarı rengini veren içine konulan B vitamini içeriği. B1, B2, B3, B5, B6 gibi B vitamini türevleri enjekte edildiğinde reaksiyona girip sarı renk oluşturuyor. Sarı olmasının hastaya sağlık anlamında herhangi bir katkısı yok. Günümüzde bu kadar meşhur ve kullanılıyor olması da üzücü. Hastalarımız genelde uygulandığında iyi geleceğini, birden tüm o kötü halinin düzeleceğini düşünüyor ama öyle bir şey yok. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında, kas, eklem ağrısı, halsizlik gibi durumları birden toparladığı düşünüldüğü için bu kadar tercih ediliyor. Tamamen vatandaşın hasta olduğunda kendi talebiyle oluşan bir şey. Acil servisimizde açıkçası uygulamıyoruz ama vatandaştan gerçekten çok yoğun talep geliyor. Grip olarak düşünürsek viral bir etkenden kaynaklı ya da bakteriyel bir enfeksiyon olabilir, her ikisinde de vitaminin hastalığı kaynağında yok edici herhangi bir özelliği yok. Destek tedavisi, tamamen yanlış bir bilgilendirme, yanlış bir birikim sebebiyle böyle bir talep oluşuyor. Vatandaşlarımıza ne hastanede böyle bir şey talep etmelerini ne de kendi imkanlarıyla evde, sokakta ya da kayıt dışı yerlerde böyle bir şey uygulamalarını tavsiye etmiyoruz. Komşu ya da kişinin yakını &#39;Yaptırdım, öbür gün çok iyi vaziyette kalktım&#39; gibi yorumlarda bulunuyor. Halk içinde çok hızlı bir şekilde yayılarak &#39;Ben de taktırayım&#39; şeklinde hastaneye başvuru sebebi oluyor, bu bizi çok zor duruma sokuyor' dedi.</p><p><strong>'Çok tehlikeli olabiliyor, sağlık kabinlerinde, evlerde uygulanmasını hayretle izliyoruz'</strong></p><p>Doç. Dr. Demirci, 'Serum tedavisini halka daha detaylı anlatmamız lazım çünkü serumu kullanmamız gereken bazı noktalar var. Hastalarımızın bu damar yolu vasıtasıyla serum içerisinde alacakları B vitaminini kendileri doğal beslenme sürecinde almaları zaten mümkün. Doktor bakteriyel ya da viral bir etken düşünüp ilaç yazdıysa onun kullanımı daha etkili olacaktır. Bir de sarı serum deniyor ama içinde sadece B vitamini olmayabiliyor, uygulayıcı içine ağrı kesici, steroid ya da başka birçok etken madde koyabiliyor. Bunlar herhangi bir renk değişikliğine sebebiyet vermediği için konuşulmuyor. Gerek ilaçların gerek vitaminlerin ciddi anafilaktik reaksiyon dediğimiz vücutta alerji yapabilme durumları var. Kaşıntıdan, kızarıklıktan tutun da soluk borusunun tıkanmasına, küçük dilin şişip solunumu durdurması, şok tablosuna kadar giden bir geniş spektrumu var. Çok tehlikeli olabiliyor, sağlık kabinlerinde evlerde uygulanmasını cidden hayretle izliyoruz. Anafilaktik şoka çok hızlı müdahale gerekiyor, uygulama yerleri de hastane olmadığı zaman genelde geç kalınıyor, durum ölümle sonuçlanabiliyor. Bütün uygulamalarda mutlaka hastane şartlarında yapılması en önemli ricamız. Vatandaşlarımızdan bilinçsiz şekilde ilaç kullanmamalarını, doktorun önerisi, beyanı olmadıkça serum, iğne gibi taleplerde bulunmamalarını, daha duyarlı olmalarını rica edeceğiz' şeklinde konuştu.</p><p><strong>'Anafilaksi geliştiği anda dakikalar çok önemli'</strong></p><p>Hekimlerin hastaların durumunu gözeterek tedavi önerilerinde bulunduğunu aktaran Uzm. Dr. Mehmet Oktay Alkan şöyle konuştu: 'Sarı veya atom serum halk arasında adı böyle geçiyor. Bu serum normal şartlar altında içinde B vitamini kompleksinin, kortizonun aynı zamanda ağrı kesicilerin bazen antibiyotiğin olduğu bir tedavi yöntemi. Bu tedavinin bilimsel olarak gribal enfeksiyon veya üst solunum yolu enfeksiyonunda kullanıldığına dair herhangi bir veri yok. Basit bir alerjiden ölüme kadar gidebilen ciddi reaksiyonlara sebep olduğu için kişinin hekimin yazdığı ilaçlarla iyileşebilecek bir durumu var iken bu kadar ciddi reaksiyonlara sebep olmaması açısından, uygun görülmeyen vakalarda kendilerinin talepkar olmamasını halkımızdan rica ediyoruz. Alerjisi olmayan, hastanede daha önce bu ilacı onlarca kez kullanan kişilerde bile anafilaksi ciddi reaksiyonlara sebep olabilir. Gerçekten kötü hissediyorlarsa da bu tedavi için mutlaka hastanelere başvurmalarını öneriyoruz çünkü anafilaksi geliştiği anda dakikalar çok önemli. Sağlık kabinlerinde, evde yapılan bu tedaviler hastaların ölümüne yol açabiliyor. Talebimiz; serum veya enjeksiyon için ısrarcı olmamaları çünkü bu hem acil servisteki yoğunluğunu arttırıyor. Gerçek acil, 24 saat içinde ölümcül olabilecek vakaların tedavisini aksatmaya sebep olabiliyor. Eve veya sağlık kabinlerinde belli bir ücret karşılığı bu tedaviyi yaptırtıyorlar, gerçekten ihtiyacı varsa zaten hekimimiz acil serviste bu tedaviyi uygulayacaktır'</p><p><strong>'Hekim uygun görmüyorsa serum, iğne gibi taleplerde bulunulmamalı'</strong></p><p><strong>&#39;Sarı serum&#39; uyarısı: &#39;&#39;Evlerde uygulanmasını hayretle izliyoruz&#39;&#39;</strong></p><p>&#39;Sarı serum&#39; olarak tabir edilen serumu kullandıkları süreçlere yönelik konuşan Uzm. Dr. Burak Akın, 'Verniko korsakof sendromu, beri beri hastalığı gibi durumlarda tercih etmekteyiz. Her girişimsel işlemde olduğu gibi bu serum tedavisinin riskleri bulunmakta. Ufak cilt enfeksiyonlarından ölüme kadar uzanan risklere sebep olabilmektedir. Talepler gelebiliyor ancak solunum yolu enfeksiyonlarında sarı serum tedavisinin tıbbi literatürde şu an için kanıtlanmış bir yeri bulunmamakta. Girişimsel işlemlerin de ciddi komplikasyonları olabilmekte. Bakanlığımızın da bu konuda hem afiş hem uyarıcı metinleri bulunmakta. Vatandaşlarımıza şunu öneriyoruz; herhangi bir girişimsel işlem, serum tedavisi ve benzeri uygulamaları hastane ortamında, acil müdahale yapılabilecek ortamlarda uygulanmasını öneriyoruz. Üst solunum yolu enfeksiyonları konusunda da ricamız şu ki hekimlerimizin reçete ettiği ilaçları kullanmaları, hekimimiz uygun görmüyorsa serum, iğne vs. gibi taleplerde bulunmamaları, gerçek acil hastalara erişimimiz kısıtlanmakta' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sari-serum-uyarisi-evlerde-uyg_1738247127_B8mtVa.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ‘Sarı Serum’ Uyarısı: ''Evlerde Uygulanmasını Hayretle İzliyoruz'' ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/sari-serum-uyarisi-evlerde-uyg_1738247127_B8mtVa.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Diş Çekiminin Ardından İçilen Sigaraya Dikkat]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/dis-cekiminin-ardindan-icilen-sigaraya-dikkat/41763/</link>
            <description><![CDATA[Uzman Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, diş çekimi sonrası sigara içmenin diş sağlığı üzerindeki oluşturduğu tehlikelere dikkat çekerek uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/dis-cekiminin-ardindan-icilen-sigaraya-dikkat/41763/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 17:58:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Diş çekiminin ardından sigaranın, iyileşme sürecini geciktirerek enfeksiyon ve diğer komplikasyon risklerini arttırdığını söyleyen Uzman Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, diş çekimini takiben ilk 1 hafta boyunca hatta özellikle ilk 72 saat sigara içilmemesi konusunda uyardı. Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığını ve diş çekiminden sonra sigara içenlerde enfeksiyon riskinin 3 kat daha artabileceğini belirten Özkan, oluşabilecek diğer risklere değindi.</p><p >Sigara nikotinin, diş çekim bölgesindeki yeniden kemik oluşmasını engellediğini ifade eden Prof. Dr. Özkan, 'Diş Çekimi sonrası çene kemiğinde oluşan boşlukta oluşan kanama pıhtıya dönüşür ardından 1 ay içinde ana kemiğe dönüşür. Diş çekim sonrası, ardışık olarak 1 hafta içinde dişeti ve çene kemiği ile dolmaya başlar. Diş çekimini takiben, diş çekim boşluğunun yerine, 1 ay içinde yüzde 80-90, 3 ay içinde yüzde 70 ve 1 yılda yüzde 50 oranında yeni çene kemik oluşur. Sigara Nikotini, diş çekim bölgesindeki yeniden kemik oluşmasını engeller. Diş çekim sonrası, diş çekim bölgesine dolan kan ve ardından oluşan pıhtının içindeki kemik oluşturma ajanlarının gelişmesini engeller. Sonuç olarak da çene kemiği oluşamadığının ötesinde çene kemik iltihabına yol açar' dedi.</p><p ><br><strong>'Sigara içenlerde artan enfeksiyon ve ağız kanseri riski'</strong></p><p >Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığını ve diş çekiminden sonra sigara içenlerde enfeksiyon riskini 3 kat artırdığını belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, '2024 Nisan tarihinde yapılan son güncel bilimsel araştırmalar, sigara içmenin diş çekim sonrası 'alveolit' yani çene kemik iltihabı (enfeksiyon) ve ani başlayan keskin ağrı komplikasyonunu tetiklediğini ortaya koyuyor. Nikotinin vazokonstriktif (damar daraltıcı) etkileri, diş çekim bölgesindeki ideal kan akışını ve ardından pıhtı oluşmasını engeller. Sigara içilmesi, diş çekimi yapılan açık yara iyileşmesini bozar, çene kemik iltihabı oluşturur, yan etki olarak ağız kanserine de sebep olabilir. Kötü ağız hijyeni ile birleşen sigara kullanımı, enfeksiyonun hızla yayılmasına ve yara yeri apseye dönüşebilir, hastanın yoğun ağrılar çekmesine neden olabilir' diye konuştu.</p><p ><br><strong>'Diş çekim sonrası sigarayla gelen riskler'</strong></p><p >Diş çekimi sonrası sigara kullanımının oluşturabileceği riskleri sıralayan Özkan, 'Sigara, diş çekim alanında kan pıhtısı oluşumu engelleyerek yara yerinin bakterilere açık hale gelmesine neden olur, bu sebeple enfeksiyon riski belirgin şekilde daha fazladır. Bu enfeksiyon, yara yerinde apseye yol açabilir. Nikotin ve diğer kimyasallar, yaranın iyileşmesini geciktirerek ağrı seviyesini artırır. Diş çekiminden sonraki 4&#39;üncü gün başlayan keskin zonklar tarzda keskin bir ağrı oluşturur. Diş çekimi sonrası sigara niktoninin diş çekim bölgesindeki yara yerini enfeksiyona sürüklemesi neticesinde kötü ağız kokusu başlar. Diş çekimini takiben 4&#39;üncü gün başlayan kötü ağız kokusuna zonklar tarzda geçmeyen ağrı eşlik eder. Uzun vadede diş çekim bölgesinde diş eti çekilmesine ve komşu diş kaybına neden olabilir. Diş çekim bölgesindeki çene kemik erimesi oluştuğu için, çevre komşu dişlerin dişeti çekilmesine ve komşu dişi tutan çene kemiklerinde de erimeye yol açarak komşu diş kaybına sebep olabilir. Diş çekilen bölgedeki çene kemiği yetersizliğinden dolayı implant yapılması ancak çene kemik büyütme veya çene kemik ilavesiyle mümkün olabilir. Diş çekim sonrası, diş çekim bölgesine önce pıhtı dolar ardından yeni kemik oluşumu başlar. Ancak sigara içenlerde, diş çekim bölgesinde çene kemik oluşumunu sigara nikotini engeller ve çene kemiği güçsüzleşir. Diş çekim bölgesinde sigara nikotinine bağlı çene kemik oluşması engellendiği için çene kemiğinde güçsüzleşme olur. Bu nedenle çene kemiğindeki güçsüzleşme ve incelme, çiğneme veya çeneye darbe esnasında çene kırığına yol açabilir' şeklinde konuştu.</p><p ><strong>'İlk 72 saat sigara içilmemeli'</strong></p><p >İyileşme sürecini hızlandırmak ve komplikasyonları önlemek için önerilerde bulunan Prof. Dr. Özkan, 'Zorlu dişlerin çekimi, basit diş çekimine göre yüksek komplikasyon riskine sahiptir. Zorlu diş çekimi sonrası sigara içilmesi ağrı ve enfeksiyon komplikasyon riskini kat be kat artırır. Bu nedenle sigara içenlerde zorlu diş çekiminde özel doğru cerrahi teknik seçimi ve hassas şekilde yapılması, sigara içilmesi sonrası enfeksiyon ve ağrı komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır. Diş çekimini takiben ilk 1 hafta boyunca hatta özellikle ilk 72 saat sigara içilmemeli. Bu kritik süre, yara yerindeki kan pıhtısının oluşması ve çene kemiğinin gelişmesi, enfeksiyondan uzak tutulması açısından kritik öneme sahiptir. Elektronik sigara masum gibi görünüyor ancak diş çekim sonrası kullanımı önerilmez. Çünkü elektronik sigara dumanını içine çekmesi esnasında emme gücüyle pıhtıyı yerinden çıkararak yara bölgesine zarar verebilir. Ağız hijyenine özen gösterilmeli, diş çekimini takiben diş çekim bölgesindeki dişetini ve komşu dişlerin özenli şekilde fırçalanması kritik öneme sahiptir. Ayrıca, reçete edilen antimikrobiyal veya tuzlu su ağız gargarası düzenli olarak kullanılabilir. Diş çekimi sonrası komplikasyonları önlemek için sigaradan uzak durmak şarttır. Diş çekimi cerrahi işlemi, sigarayı bırakmak için önemli bir gerekçe haline gelebilir. Alışkanlıklarınızı gözden geçirmenin tam zamanı. Sağlıklı bir ağız, sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dis-cekiminin-ardindan-icilen-_1737903521_SdbAXT.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Diş Çekiminin Ardından İçilen Sigaraya Dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/dis-cekiminin-ardindan-icilen-_1737903521_SdbAXT.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Elleriniz Sürekli Üşüyorsa Dikkat]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/elleriniz-surekli-usuyorsa-dikkat/41288/</link>
            <description><![CDATA[Kış mevsiminde soğuk hava şartlarından kaynaklı bazı sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor veya mevcut hastalıklar tetiklenebiliyor. Her ne kadar sorun gibi görülmese de kış aylarında pek çok kişinin ortak şikayetinin el ve ayaklardaki üşüme olarak ön plana çıktığını ifade eden Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Selin Turan, sürekli üşüyen el ve ayaklarda renk değişikliğinin görülmesinin Raynaud hastalığının habercisi olabileceğini vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/elleriniz-surekli-usuyorsa-dikkat/41288/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 14 Jan 2025 18:23:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Kış mevsiminde soğuk havanın çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığı biliniyor. Raynaud hastalığının da özellikle kış mevsiminde daha çok görülen bir hastalık olduğunu söyleyen Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü&#39;nden Uzm. Dr. Selin Turan, bu hastalığa en çok kadınlarda rastlandığını söyledi.</p><p ><strong >Stres de tetikleyebiliyor</strong></p><p >Uzm. Dr. Selin Turan, Raynaud&#39;un yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğine değinerek, 'Raynaud hastalığı, soğuk hava ya da düşük ısıya maruz kalma, günlük yaşamda yoğun stres yaşama gibi durumlarda, vücudun özellikle uç noktaları olarak sayılabilen parmaklar, burun, dudak, kulak gibi organlara geçici olarak kan akımının kısıtlanması sonucu ortaya çıkan bir dolaşım bozukluğudur. Bir başka deyişle bu hastalık, kan damarlarının soğuk ya da stres gibi tetikleyicilere karşı anormal şekilde daralması sonucu, özellikle el ve ayak parmaklarında kan akışının azalmasına neden olur. Bu da bölgesel soğukluk, renk değişiklikleri (beyaz, mavi, kırmızı) ve bazen ağrıya yol açabilir. Bu tür değişimlerde vücutta yer alan atardamarlar normale göre fazla büzüşür. Şartlar normale döndüğünde ise belirtilerde gerileme olur' dedi.</p><p ><strong >Raynaud hastalığında alınabilecek önlemler</strong></p><p >Raynaud hastalığının teşhisinin, genellikle hastanın tıbbi geçmişi, fiziksel muayenesi ve belirli testlerle yapıldığını söyleyen Uzm. Dr. Selin Turan, şöyle devam etti: 'Bu sorun, genellikle kadınlarda, genç yaş grubunda, genetik yatkınlık olan bireylerde, otoimmün ve bağ doku hastalığı olanlarda, sigara kullananlarda, stresli insanlarda, titreşimli el aletleri kullananlarda daha sık görülür.'</p><p ><strong >Elleri ve ayakları darbeden korumak önemli</strong></p><p >Kış mevsiminde Raynaud hastalığına sahip bireylerin semptomlarının, soğuk hava nedeniyle şiddetlendiğini ifade eden Uzm. Dr. Selin Turan, 'Kış aylarında semptomları önlemek ve hastalığın kötüleşmesini engellemek için bazı önlemler alınabilir. Bu durumda aşırı soğuğa maruz kalınmamalıdır. Tütün içeren ürünlerden ve kafeinden uzak durulmalıdır. Dengeli ve düzenli beslenilmeli; egzersiz yapılmalıdır. Stresten olabildiğince sakınılmalıdır. Ayrıca kış mevsiminde eldiven kullanılmalı; ayak ve eller dışarıdan gelebilecek her türlü darbeye karşı korunmalıdır. Doktorun önerdiği ilaç tedavisine uyulmalıdır' şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/elleriniz-surekli-usuyorsa-dik_1736868232_1IsEbu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Elleriniz Sürekli Üşüyorsa Dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/elleriniz-surekli-usuyorsa-dik_1736868232_1IsEbu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Milyonları korkutan HPV kabusu Türkiye'de de mi görüldü?]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/milyonlari-korkutan-hpv-kabusu-turkiye-de-de-mi-goruldu/41055/</link>
            <description><![CDATA[Son dönemde, dünya genelinde hızla yayılan HMPV (Human Metapneumovirus), Türkiye’de de görüldüğüne dair iddialarla gündemde. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için tehlikeli olabilen bu virüsle ilgili tüm detaylar haberimizde...]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/milyonlari-korkutan-hpv-kabusu-turkiye-de-de-mi-goruldu/41055/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 08 Jan 2025 12:57:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Son günlerde sağlık camiasında büyük endişe yaratan HMPV (Human Metapneumovirus), dünya genelinde hızla yayılmaya devam ederken, Türkiye&#39;de de görüldüğüne dair iddialar gündeme geldi. HMPV virüsü, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ciddi tehditler oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu virüsün belirtileri ve yayılma riski hakkında uyarılarda bulunarak, halkı dikkatli olmaya çağırdı.</p><p><strong>HMPV Virüsü Nedir?</strong></p><p>HMPV, insan metapnöumovirüs olarak bilinen bir virüstür ve solunum yolu enfeksiyonlarına yol açar. Özellikle bronşit, zatürre ve üst solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklara neden olabilir. Çocuklarda ve yaşlılarda bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, hastalık şiddetli seyredebilir. İlk olarak 2001 yılında tanımlanan bu virüs, her yıl kış aylarında daha fazla vaka ile karşımıza çıkmaktadır.</p><p><strong>Türkiye&#39;de HMPV Görüldü Mü?</strong></p><p>Sağlık uzmanları, HMPV virüsünün Türkiye&#39;de henüz büyük bir salgına yol açmadığını belirtse de, dünya genelinde artan vaka sayıları, ülkemizde de bu virüsün yayılma ihtimalini gündeme getirmiştir. Uzmanlar, Türkiye&#39;de HMPV enfeksiyonunun birkaç vakasına rastlanmış olabileceğini ancak bu virüsün genellikle grip, soğuk algınlığı veya COVID-19 gibi daha yaygın hastalıklarla karıştırıldığını ifade ediyor. HMPV&#39;nin bulaşıcı olması ve hızla yayılabilmesi, özellikle kış aylarında bu virüsün yayılma potansiyelini artırıyor.</p><p><strong>HMPV Belirtileri Nelerdir?</strong></p><p>HMPV virüsü, genellikle öksürük, ateş, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ve nefes darlığı gibi soğuk algınlığı benzeri belirtilerle başlar. Fakat virüs, bazı vakalarda bronşit veya zatürreye dönüşebilir. Özellikle küçük çocuklarda ve yaşlılarda daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.</p><p><strong>HMPV&#39;den Korunma Yolları</strong></p><p>HMPV&#39;ye karşı alınabilecek en etkili önlem, temizliğe özen göstermek ve bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Ellerin düzenli olarak yıkanması, hasta kişilerle temastan kaçınılması ve kalabalık ortamlardan uzak durulması virüsün yayılmasını engellemek için önemlidir. Ayrıca, grip ve zatürre aşıları da bu tür solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olabilir.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/milyonlari-korkutan-hpv-kabusu_1736330245_2JioSP.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Milyonları korkutan HPV kabusu Türkiye'de de mi görüldü? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/milyonlari-korkutan-hpv-kabusu_1736330245_2JioSP.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Geçmeyen ağız kokusuna dikkat: Altta yatan hastalıkların habercisi olabilir]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/gecmeyen-agiz-kokusuna-dikkat-altta-yatan-hastaliklarin-habercisi-olabilir/40992/</link>
            <description><![CDATA[Sabah uyandıktan sonra ya da belirli yiyeceklerin tüketilmesinin ardından geçici olarak oluşan kötü nefes kokusu normal kabul edilirken, bu durumun sürekli hale gelmesi farklı bir sağlık problemini işaret edebildiği bildirildi. Memorial Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Adil Duman, geçmeyen ağız kokusunun nedenleri ve tedavi yolları hakkında bilgi verdi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/gecmeyen-agiz-kokusuna-dikkat-altta-yatan-hastaliklarin-habercisi-olabilir/40992/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 06 Jan 2025 20:28:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Uzm. Dr. Adil Duman, ağız kokusunun genellikle ağız ve diş sağlığı problemleri ya da kulak, burun, boğaz enfeksiyonlarından kaynaklandığını belirtti. Ağız kokularının yüzde 90&#39;ının bu nedenlerle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Duman, boğaz enfeksiyonları, sinüzit, akciğer hastalıkları gibi durumların da kötü nefes kokusuna yol açabileceğini söyleyerek, bu tür sorunların dışlanması halinde, mide ve sindirim sistemi hastalıklarının değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p ><strong >Mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları</strong></p><p >Mide hastalıklarının da ağız kokusuna yol açabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Duman, özellikle reflünün bu duruma sebep olabileceğini belirtti. Dr. Duman, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşan bu hastalıkta, mide asidi ve yiyecek artıkları nefeste kötü bir kokuya neden olabileceğini dile getirdi. Duman, ayrıca yemek borusunda oluşan 'divertikül' adı verilen baloncuklar ya da yemek borusu alt ucunun kasılı kalmasına neden olan akalazya gibi hastalıkların da ağız kokusuyla bağlantılı olabileceği ifade edildi.</p><p >Dr. Duman, ağız kokusuna neden olabilecek diğer hastalıkları şu şekilde sıraladı: 'Helicobacter pylori enfeksiyonu, bağırsak tıkanıklığı, Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS), karaciğer ve böbrek hastalıkları, safra kesesi problemleri, sindirim sistemi enfeksiyonları.'</p><p ><strong >Koku tipleri tanıyı kolaylaştırabilir</strong></p><p >Ağız kokusunun farklı sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyleyen Duman, kokunun tipine göre tanı konulabileceğini belirterek, kokuların oluşturabileceği rahatsızlıkları sıraladı: 'Çürük yumurta kokusu: Genellikle gastrointestinal rahatsızlıklarla ilişkilidir. Tatlı veya meyvemsi koku: Diyabetle bağlantılıdır. Mantar kokusu: Enfeksiyon veya bakteri büyümesini işaret edebilir. Kaka kokusu: Bağırsak tıkanıklığı gibi sorunlarla ilişkilidir. Balık kokusu: Böbrek rahatsızlıklarının belirtisi olabilir.'</p><p ><strong >Tedavi ve önlemler</strong></p><p >Geçmeyen ağız kokusunun altında yatan sebebin tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Duman, bu sorunun yalnızca ağız ve diş sağlığına bağlanmaması gerektiğini söyledi. Duman, kulak, burun, boğaz ve gastroenterolojik muayenelerle altta yatan hastalıkların teşhis edilmesi gerektiğini belirterek, özellikle reflü ve Helicobacter pylori enfeksiyonları gibi sorunların tedavi edilmesiyle ağız kokusunun büyük ölçüde giderilebileceğini ifade etti.</p><p >Dr. Duman, ağız kokusunun genellikle ciddi bir hastalığın ilk belirtisi olmayabileceğini, ancak ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyerek şu uyarıda bulundu: 'Ağız kokusu sosyal yaşamı ve bireyin psikolojik durumunu ciddi şekilde etkileyebilir. Eğer ağız ve diş sağlığına dikkat edilmesine rağmen bu sorun devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı ve gerekli tetkikler yapılmalıdır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gecmeyen-agiz-kokusuna-dikkat-_1736184494_dW6gPv.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Geçmeyen ağız kokusuna dikkat: Altta yatan hastalıkların habercisi olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/gecmeyen-agiz-kokusuna-dikkat-_1736184494_dW6gPv.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aile Hekimleri 81 İlde İş Bırakma Eyleminde]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimleri-81-ilde-is-birakma-eyleminde/40954/</link>
            <description><![CDATA[Yeni Aile Hekimleri Yönetmeliği'ne tepki gösteren aile hekimleri, 6-10 Ocak tarihleri arasında 3'üncü kez iş bırakma eylemi yapacak.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimleri-81-ilde-is-birakma-eyleminde/40954/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 05 Jan 2025 21:38:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aile hekimleri, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği&#39;nin iptali için üçüncü kez iş bırakacak. 81 ilde düzenlenecek iş bırakma eylemi, 6 Ocak Pazartesi günü başlayıp 10 Ocak Cuma günü mesai bitiminde sonlanacak. İkinci ve üçüncü basamakta çalışan sağlık çalışanları da 8 Ocak Çarşamba günü bir gün süreli iş bırakacak. Aile hekimleri daha önce 5-7 Kasım&#39;da üç gün, 2-6 Aralık tarihlerinde beş gün iş bırakmıştı.</p><p>Aile hekimleri sözleşmeye halkın sağlık hizmetine erişiminin kısıtlanması, aile hekimi ve aile sağlığı merkezi çalışanlarının hak edişleri, özlük haklarına ilişkin sorunlu maddeler olduğu gerekçesiyle tepki gösteriyor. Ana maaşta kesintiye sebep olan ancak bunun karşısına teşvik sistemi getiren yönetmeliğe göre hekimlerin teşvik alabilmesi için, kendilerine kayıtlı kişilerin yılda en az iki kere ASM&#39;ye gelmesi gerekiyor. Eğer kendisine kayıtlı bir hasta yılda yediden fazla başka bir sağlık kurumuna giderek muayene olmuşsa, aile hekimi teşvikten faydalanamıyor.</p><p>Yönetmelikle birlikte aile hekimlerinin antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaç yazmasına kota getirildi. Eğer bir hekim bu ilaçları bulunduğu il ortalamasının üzerinde yazmışsa yine teşvik alamıyor. Yönetmeliğe göre teşvik alabilmenin bir başka şartı da Hasta Yönetim Platformu üzerinden kronik hastaların izlenmesi. Hekimlerin kendilerine kayıtlı hastaların tansiyon, şeker, obezite, yaşlılık vb başlıklarda düzenli takip yapması isteniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aile-hekimleri-81-ilde-is-bira_1736102290_BjDXzf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aile Hekimleri 81 İlde İş Bırakma Eyleminde ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aile-hekimleri-81-ilde-is-bira_1736102290_BjDXzf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Islık Çalarken Ölümden Döndü]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/islik-calarken-olumden-dondu/40819/</link>
            <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan 8 yaşındaki Muhammed Mesih Avuoğlu, kalem kapağıyla ıslık çalmaya çalışırken 2 santimlik kapağı yutunca ölümden döndü. Avuoğlu, “Kalemin altıyla ıslık çalıyordum, nefes aldığım gibi boğazıma kaçtı. Arkadaşlarıma böyle şeyler yapmayın diyorum, ben yaşadım, onlar yaşamasın” dedi. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ise, “Gerçekten verilmiş sadakası varmış çünkü o kapağın ana yolu tıkamaması büyük bir şans, tıkansa orada vefat edebilirdi, ailelerin çok dikkat etmesi gerekiyor” diye konuştu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/islik-calarken-olumden-dondu/40819/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 16:39:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Zeytinburnu&#39;nda yaşayan 8 yaşındaki Muhammed Mesih Avuoğlu, geçtiğimiz haftalarda iddiaya göre akşam saatlerinde ailesiyle oturduğu sırada kaleminin yaklaşık 2 santimlik kapağıyla ıslık çalmaya çalışırken kapağı yuttu. Ailesi Heimlich Manevrası yapmasına rağmen kapak çıkmayınca hemen yakındaki bir hastaneye götürüldü. Oradan Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi&#39;ne yönlendirilen Muhammed&#39;e burada solunum yollarındaki sorunların teşhis ve tedavisine imkan sağlayan tıbbi bir işlem olan bronkoskopi yapıldı. Sol akciğerinde tespit edilen kapak ise çıkarıldı. Aile rahat bir nefes alırken minik Muhammed yaşadıklarını anlattı. Çocuk Cerrahisi Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ile Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Nimetullah Mete Genç de hastaya uygulanan tedaviyi aktardı, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p><p ><strong >'Islık çalıyordum, bir anda nefes aldığım gibi boğazıma kaçtı'</strong></p><p >Kalem kapağını yuttuğu anı anlatan 8 yaşındaki Muhammed Mesih Avuoğlu, 'Kalemin altıyla ıslık çalıyordum, bir anda nefes aldığım gibi boğazıma kaçtı. Babam geldi midemi sıktı, çıkamadı, en son doktora gittik. Nefes alabiliyordum, buraya gelip doktorların sayesinde çıkartabildik. Arkadaşlarıma sizde böyle şeyleri yapmayın diyorum, onların yaşamasını da istemiyorum. Ben yaşadım, onlar da yaşamasın. Bunlarla hiç kimse oynamasın arkadaşlar, oynayınca boğazına kaçıyorlar. Toplu iğneler, ağızlarına koyuyorlar, saçını bağlarken nefes aldığı gibi boğazına kaçıyor, boğazına sıkışıp kalabiliyor öyle daha da zorlanıyoruz. Benimkini zorla çıkartabildik, siz de dikkat edin' şeklinde konuştu.</p><p ><strong >'Verilmiş sadakası varmış, ana yolu tıkasa orada vefat edebilirdi'</strong></p><p >Ailelerin özellikle küçük yaş grubundaki çocuklara karşı daha dikkatli olması gerektiğini aktaran Çocuk Cerrahi Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, 'Yılda yaklaşık 3 bin civarında ameliyat gerçekleştiren bir çocuk cerrahisi kliniğiyiz. Yabancı cisim yutulması veya aspirasyonu 2 ayrı kavram, bir tanesi yutulması; bu biraz daha az tehlikeli. Ağızdan alınan bir şeyin mide, bağırsak sistemine girmesi çok büyük bir çoğunlukta bunlar kendiliğinden çıkabilen olgular oluyor. Bazıları yemek borusuna, bazıları mide çıkışına takılıyor. Pil yutmalarının çok tehlikeli ve acele edilmesi gereken kazalar olduğunu ifade etmek isterim, ölümle dahi sonuçlanabilen olgular söz konusu. Çok uyanık olmak lazım, pillerin ortada kalmaması gerekiyor. Bir de yabancı cismin aspirasyonu; yani nefes yoluna kaçması durumları var, bu birazcık daha ölümcül seyredebilecek ciddi sorunları da oluşturabilecek bir tablo, genelde küçük çocuk sorunu. Dünya literatüründe 1-3 yaş grubunda ani çocuk ölümlerinin yüzde 10&#39;u yabancı cisim aspirasyonlarından oluyor. Bir fındık parçasının veya herhangi bir nohut parçasının, yabancı bir cismin özellikle küçük oyuncak parçacıklarının ölüme sebebiyet vermesi çok üzüntü verici bir şey. Bazen iğne bazen başka şeyler kaçar, çıkartılması için büyük cerrahiler söz konusu olabilir. Dolayısıyla bu çocukların oral dönemi dediğimiz 1-3 yaş döneminde küçük parçacıkların etrafta olmaması gerekiyor, o anlamda çok dikkat etmek gerekiyor. Muhammed, elindeki kalem parçasının kapağını yutmuş ve gerçekten verilmiş sadakası varmış denecek cinsten çünkü o kapağın ana yolu tıkamaması bu çocuk açısından büyük bir şans olmuş. Tıkansa orada vefat edebilirdi, ana yolu değil de yan yolu tıkamış, o sebeple çocuk hayatta kalabilmiş. Biz de onu cerrahi olarak rijit bronkoskopiyle çıkartabildik. Bu yönden ailelerin öncelikle küçük yaş grubu çocuklarda çok dikkat etmesi gerekiyor' dedi.</p><p ><strong >'Büyük bir cisim, iyi oturmuştu, zor çıkarttık'</strong></p><p >Hastasının durumuna ilişkin konuşan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Nimetullah Mete Genç, 'Nöbetçiydim, akşam 23.00-24.00 gibi aradılar, 112 ile gece 01.00 gibi hastanemize geldi. Tetkiklerinden sonra da ameliyata aldık, tedbir amaçlı 1 günlüğüne yoğun bakıma yolladık. Akşam televizyon izlerken kalemin kapağıyla oyun oynarken ıslık çaldığını söylüyor. Islık çalarken nefes alırken dalgınlıkla ciğerine kaçmış, aynısını bazen başörtülü bayanlarda da yaşıyoruz. Toplu iğneyi ağızda tutuyorlar, o ara nefes alırken bir anda ciğerlerine kaçıyor, aynı şekilde kapak kaçmış. Yabancı cisim hava yoluna kaçtığında kesinlikle çıkması lazım, bekletme ya da kendiliğinden iyileşme ihtimali yok. Bir şüphe dahi olsa rijit bronkoskop dediğimiz kamerayla hava yoluna girip hem hava yollarını açık mı diye kontrol ediyoruz, en ufak bir yabancı cisim varsa ulaşabildiğimiz her şeyi çıkartıyoruz. Her hafta 1-2 hasta maalesef böyle geliyor. Neredeyse tamamı önlenebilecek şeyler. Cisim kaldığında küçük bir şeyse enfeksiyon yapabiliyor, zatürreye çevirebiliyor. Daha büyük cisimler özellikle ana hava yollarını tıkadığında çocuk oksijensiz kaldığı için ölüme sebep olabilir. Beyin hasarı yapabilir, çok ciddi geri dönüşü olmayan şeyler. Yapılabilecek ilk manevra Heimlich Manevrası, zor çıkarttık zaten büyük bir cisim, plastik, iyi oturmuş ama neyse ki sol akciğerin biraz uç kısmına gittiği için bütün her yeri tıkamadığından çocuk rahat nefes alıp verebilirmiş, o saate kadar bize ulaşabilmiş. Tamamen tıkanması durumu, hiçbir şekilde çıkartılamadığında bize ulaşamıyorlar çünkü artık nefes alamadığı için genelde hasta kaybediliyor. Biz çıkartsak dahi geç kalındığı için bazen çocuklar beyin hasarı ile çıkıyor' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/islik-calarken-olumden-dondu_1735825190_ENGJgk.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Islık Çalarken Ölümden Döndü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/islik-calarken-olumden-dondu_1735825190_ENGJgk.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İsrail Gözünü Şimdi de O Ülkeye Dikti!]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/israil-gozunu-simdi-de-o-ulkeye-dikti/40461/</link>
            <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yemen'deki İran destekli Husilere karşı şiddetli bir harekat başlatacaklarını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/israil-gozunu-simdi-de-o-ulkeye-dikti/40461/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 23 Dec 2024 11:05:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Güvenlik Kabinesi&#39;nin ülkenin kuzeyindeki Safed kentinde yapılan toplantısının ardından yayımladığı videoda, Yemen&#39;deki Husilere ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Netanyahu, Yemen&#39;de Husilere 'şiddetli bir harekat' başlatacaklarını söyleyerek, 'İran&#39;ın bölgedeki vekil güçlerine karşı harekete geçtikleri gibi Husiler&#39;e karşı da harekete geçeceğiz' dedi.</p><p><strong>'DÜNYA DÜZENİ İÇİN BÜYÜK BİR TEHDİT'</strong><br>Binyamin Netanyahu, 'ABD ve bizim gibi diğer ülkeler de Husileri yalnızca uluslararası deniz taşımacılığı için değil, aynı zamanda dünya düzeni için bir tehdit olarak görüyor' ifadesini kullandı.</p><p><strong>İSRAİL HEDEFLERİNİ BALİSTİK FÜZELERLE VURDULAR</strong><br>Yemen&#39;deki İran destekli Husiler, 19 Aralık&#39;ta İsrail&#39;in Yafa kentindeki iki askeri hedefin 'Filistin 2' tipi balistik füzelerle vurulduğunu duyurmuştu.</p><p><strong>SAVAŞ UÇAKLARIYLA MİSİLLEME</strong><br>İsrail ordu radyosu, Husilerin Yafa&#39;ya füze saldırısı sonrası İsrail ordusunun, Yemen&#39;deki 5 hedefe 14 savaş uçağıyla çok sayıda bombalı saldırı düzenlediğini aktarmıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Husilerin düzenlediği saldırıda, Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan kentinde bulunan bir okulun zarar gördüğü belirtilmişti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/israil-gozunu-simdi-de-o-ulkey_1734941104_oznq3x.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İsrail Gözünü Şimdi de O Ülkeye Dikti! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/israil-gozunu-simdi-de-o-ulkey_1734941104_oznq3x.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Laktoz İntoleransı Nedir? Neyden Olur? Belirtileri ve Sonuçları Nelerdir?]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/laktoz-intoleransi-nedir-neyden-olur-belirtileri-ve-sonuclari-nelerdir/40269/</link>
            <description><![CDATA[Sosyal medyada Laktoz intoleransı olan bir kadının paylaştığını videonun ardından milyonlarca kişi Laktoz intoleransının ne olduğunu merak etmeye başladı. Peki Laktoz intoleransı nedir, belirtileri nelerdir, nasıl sonuçlar doğurur? Detaylar haberimizde...]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/laktoz-intoleransi-nedir-neyden-olur-belirtileri-ve-sonuclari-nelerdir/40269/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 18 Dec 2024 17:03:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sosyal medyada laktoz intoleransı bulunan bir kadın, süt ve süt ürünü tatlı yemeden önceki haliyle yedikten sonraki halini paylaştı. Görüntüler kısa sürede viral oldu.</p><p>Milyonlarca kullanıcı laktoz intoleransının ne olduğunu merak etti.</p><p><strong>Laktoz intoleransı nedir?</strong><br>Laktoz intoleransı sütte bulunan temel karbonhidrat olan laktozun sindirilememesine bağlı olarak gelişen bir sindirim sistemi hastalığıdır. Başta şişkinlik, ishal ve karın ağrıları olmakla birlikte bir çok şikayete yol açar. Laktoz intoleransı olan hastalar laktozun parçalanmasını sağlayan laktaz enzimini yeteri kadar üretemezler. Laktoz 2 tane şeker molekülünden oluşan bir disakkarittir. 1 molekül glukoz 1 molekl galaktozdan oluşur. Bağırsaklardan kan dolaşımına emilebilmesi için laktozun laktaz enzimi tarafından glukoz ve galaktoza ayrıştırılması gereklidir. Yeterli laktaz olmadığında laktoz emilmeden bağırsaklardan geçer ve semptomlara sebep olur. Laktoz anne sütünde de bulunur ve hemen hemen herkes laktozu sindirme becerisiyle doğar. 5 yaşın altındaki çocuklarda laktoz intoleransı görülme oranı oldukça düşüktür. Günümüzde laktoz intoleransı toplumun %75&#39;índe görülmektedir. Bazı ülkelerde oranlar değişebilmektedir.</p><p><strong>Laktoz intoleransının çeşitleri nelerdir?</strong><br>Laktoz intoleransının 2 ana çeşidi vardır. Primer yani birincil ve sekonder yani ikincil laktoz intoleransı olarak adlandırılır. Primer laktoz intoleransı en sık görülen formudur. Yaşla birlikte laktaz enzim üretiminin azalmasıyla oluşur. Primer laktoz intoleransının genetik bir hastalık olduğu düşünülmektedir çünkü bazı toplumlarda daha sık görülmektedir. Avrupalılarda %5-17, Amerikalılarda %44, Asya ve Afrikalılarda %60-80 oranında rastlanır.</p><p>Sekonder laktoz intoleransı ise daha nadirdir. Mide hastalıkları ya da Çölyak Hastalığı gibi sindirim sistemi hastalıklarına bağlı olarak gelişir. Bu hastalıklarda bağırsaklarda oluşan enflamasyon laktaz üretimine zarar verir ve laktoz intoleransı gelişir.  </p><p><strong>Laktoz intoleransı belirtileri nelerdir?</strong><br>Uygun olarak tedavi edilmediğinde laktoz intoleransı ciddi sindirim şikayetlerine yol açar. En sık görülen semptomlar şişkinlik, abdominal kramplar, ishal ve gazdır. Bazı hastalarda acil tuvalete gitme isteği, bulantı, kusma, bel ağrısı ve bazen de kabızlık görülebilir.</p><p>İshal sindirilmemiş laktozun ince bağırsağa geçmesiyle oluşur. Sindirilmemiş laktoz bağırsağın içine su çeker. Sindirilmemiş laktoz, kalın bağırsağa ulaştığında buradaki bakteriler laktozu fermente ederler; kısa zincirli yağ asitleri ve gaz oluşur. Bu da şişkinlik, gaz ve ağrıya sebep olur. Semptomların ciddiyeti kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğiyle ve ne kadar süt ve süt ürünleri tükettiğiyle bağlantılıdır.</p><p>L<strong>aktoz intoleransı nedenleri nelerdir?</strong><br>Süt ve süt ürünleri içeren tüm gıdalar laktoz intoleransına sebep olur. Süt, yoğurt, peynir, tereyağ, dondurma, süt tozu, işlenmiş gıdalar, sucuk, sosis, patates cipsi, çikolata, pasta, krema, bisküvi, kurabiye gibi gıdaların hepsinde süt ve süt ürünleri bulunmaktadır. Dolayısıyla tüm bu gıdalar tüketildiğinde laktoz intoleransı ortaya çıkabilir. Şiddetli intoleransı olan bireylerde yenilen yemeğin içerisine bir damla bile süt karışmış olsa ciddi semptomlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu hastaların yemek açısından hayat kaliteleri oldukça düşüktür. Ayrıca süt ve süt ürünleri Kalsium, B12, A ve D vitaminleri ve protein açısından da oldukça zengin gıdalardır. Bu ürünleri tüketememek bireylerde ciddi eksikliklere sebep olur. Bu hastaların muhakkak doktor kontrolünde, diğer protein kaynaklarından bol miktarda tüketmeleri ve eksik olan vitaminleri takviye şeklinde almaları gerekmektedir. Laktoz intoleransı olan hastalara bol miktarda meyve, tofu, soya fasulyesi, kale, brokoli tüketmeleri önerilmektedir.</p><p><strong>Laktoz intoleransı tanısı nasıl konulur? </strong><br>Laktoz intolerans tanısı öncelikle süt ve süt ürünlerine karşı oluşan semptomların değerlendirilmesiyle konur. Semptomatik tanıya ek olarak bazı testler uygulanabilir.</p><p>Dışkı asidi testi: Sindirilmemiş laktoz kalın bağırsakta bakteriler tarafından fermente edilir. Bu fermentasyon sonucu laktik asit oluşur. Dışkıda laktik asitin ölçülmesi tanıya yardımcı olur. Bu testin doğru sonuç vermesi için dışkının taze olması gereklidir.</p><p>Hidrojen solunum testi: Sindirilmemiş laktoz bağırsaklarda hidrojen oluşumuna sebep olur. Bu testte sizden laktozlu bir gıda tüketmeniz istenir. Laktozu tükettikten belli bir zaman sonra 10-15 dakika aralıklarla balon şeklinde poşetlere üflemeniz istenir. Normal bireylerde nefeste fazla hidrojen bulunmaz. Fakat laktoz intoleransı bulunan bireylerde poşetlerden alınan ölçümlerde yüksek hidrojen seviyeleri tespit edilir.</p><p>Laktoz tolerans testi: Normal bireylerde laktoz içeren ürünler yendikten sonra kanda glukoz seviyesi yükselir. Laktoz intoleransı olan bireylerde laktoz glukoz ve galaktoza parçalanamayacağından hastalarda kan glukoz düzeyinde artış saptanmaz.</p><p>Kesin tanı ise endoskopik yöntemle bağırsaktan alınan biyopside laktaz enziminin eksikliğinin gösterilmesiyle konur.</p><p><strong>Laktoz intoleransı tedavi yöntemleri nelerdir?</strong><br>Laktoz intoleransının semptomlarının giderilmesinde en etkili yöntem laktoz içeren ürünlerin tüketilmemesidir. Tüm bu sayılan gıdaların yemek alışkanlıklarından çıkarılması gerek bizim toplumumuzda gerekse diğer toplumlarda oldukça zordur. Ayrıca süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesi bireylerde kalsium ve protein bozukluklarına yol açabilir çünkü süt ürünleri çok iyi kalsiyum, B12 vitamini ve protein kaynaklarıdır. Dolayısıyla bu gıdaların yemek alışkanlıklarından çıkarılması bireylerin farklı beslenme stilleri geliştirip eksikliklikleri takviyelerle ya da diğer gıdalarla karşılamaları sağlık açısından çok önemlidir. Bu takviyeler muhakkak doktor ya da diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır.</p><p>Enzim Takviyesi: Piyasada laktozu sindirmenize yardımcı olacak laktaz enzimi içeren preperatlar satılmaktadır. Tablet şeklinde yutularak ya da gıdaların üstüne ekleyerek kullanılabilir. Bununla birlikte bu takviyelerin etkinlikleri bireyden bireye değişebilmektedir. Yine de bazı kişiler için laktaz enzim takviyeleri oldukça etkili olmaktadır. Bir çalışmada 20 gr. ve 50 gr. laktoz alan hastalarda 3 farklı laktaz takviyesi değerlendirilmiş; 20 gr laktoz alan hastalarda intolerans belirtileri görülmemiş, fakat 50 gr. alan hastalarda laktaz takviyesi ile etkinlik sağlamamıştır.</p><p>Laktoza Maruz Bırakma: Laktoz intoleransınız varsa günlük olarak düşük miktarlarda düzenli olarak laktoz almak vücudunuzun adapte olmasını sağlar. Bazı çalışmalarda günlük olarak düşük dozlarda düzenli olarak laktoz alan hastalarda 16 gün sonra semptomlarda belirgin azalma saptanmıştır. Fakat bu tedavi yönteminin kesin etkinliğinin kanıtlanması için daha ciddi boyutlarda büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.</p><p>Probiyotik ve prebiyotik tedavisi: Probiyotikler düzenli olarak tüketildiklerinde sindirim sistemine fayda sağlayan yararlı mikroorganizmalardır. Prebiyotikler ise bu mikroorganizmalara yiyecek olarak hizmet eden lif değeri yüksek gıdalardır. Hem probiyotiklerin hem de prebiyotiklerin laktoz intoleransı hastalarında semptomları azalttıkları gösterilmiştir. Sonuçlara bakıldığında bazı pro ve prebiyotiklerin diğerlerine üstünlüğü gösterilmiş olmasına rağmen en etkili olduğu düşünülen probiyotik mikroorganizmanın, yoğurtta ve bazı diğer takviyelerde bulunan Bifidobacteria olduğu düşünülmektedir.</p><p>Sonuç olarak laktoz intoleransı günümüzde gittikçe artan oranda semptom veren, çağımızın yeni hastalıklarından biridir. Yemek alışkanlıklarımız arasında süt ve süt ürünleri özellikle peynir, tereyağ, yoğurt büyük bir oran kapsadığı için laktoz intoleransı sahibi bireylerin hayat kalitesi oldukça düşmekte ve bu hastalık giderek daha sıkıntılı bir hal almaktadır. Sizde de yemeklerden sonra şişkinlik, ağrı, ishal gibi şikayetler mevcutsa bir uzmana danışmayı ihmal etmeyiniz. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/laktoz-intoleransi-nedir-neyde_1734530615_Au9Urg.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Laktoz İntoleransı Nedir? Neyden Olur? Belirtileri ve Sonuçları Nelerdir? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/laktoz-intoleransi-nedir-neyde_1734530615_Au9Urg.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bol Su İçmenin 10 Şaşırtıcı Faydası]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bol-su-icmenin-10-sasirtici-faydasi/40258/</link>
            <description><![CDATA[Bol su içmek, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezidir. Sindirimden cilt sağlığına, enerji seviyelerinden kilo kontrolüne kadar birçok fayda sağlar. İşte günlük su tüketimini artırmanın hayatınıza katacağı 10 şaşırtıcı yarar, detaylar haberimizde!]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bol-su-icmenin-10-sasirtici-faydasi/40258/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 18 Dec 2024 14:02:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Günlük hayatımızda çoğu zaman göz ardı ettiğimiz su tüketimi, sağlığımız için hayati bir öneme sahiptir. Uzmanlara göre, vücudumuzun doğru şekilde çalışması için yeterli miktarda su içmek, enerjimizi artırmaktan bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye kadar pek çok fayda sağlar.</p><p ><strong>1. Enerji Seviyelerini Yükseltir</strong><br>Su, vücuttaki tüm hücrelerin temel ihtiyacıdır. Yeterli su tüketmek, gün boyu enerji seviyelerini yüksek tutar ve yorgunluğu azaltır. Dehidrasyon, baş ağrısına ve halsizliğe yol açabilir.</p><p ><strong>2. Sindirimi ve Metabolizmayı Destekler</strong><br>Bol su içmek, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı önler ve metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi destekler.</p><p ><strong>3. Cilt Sağlığını İyileştirir</strong><br>Su, cilt hücrelerini nemlendirir ve elastikiyetini artırır. Bol su tüketimi, cildin parlak ve genç görünmesine katkı sağlar.</p><p ><strong>Diğer Faydalar</strong></p>Böbrek taşlarını önler.Vücut ısısını düzenler.Toksinlerin atılmasını sağlar.Beyin fonksiyonlarını güçlendirir.Eklem sağlığını korur.<p > </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bol-su-icmenin-10-sasirtici-fa_1734519742_Ttx1M9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bol Su İçmenin 10 Şaşırtıcı Faydası ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bol-su-icmenin-10-sasirtici-fa_1734519742_Ttx1M9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[HTŞ Rusya İle Anlaştı mı? Gizli Görüşme İfşa Oldu]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/hts-rusya-ile-anlasti-mi-gizli-gorusme-ifsa-oldu/40209/</link>
            <description><![CDATA[Suriye'de Beşar Esad rejimini deviren muhaliflerin başını çeken HTŞ ile Rusya arasında gizli görüşmelerin yapıldığı iddia edildi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/hts-rusya-ile-anlasti-mi-gizli-gorusme-ifsa-oldu/40209/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 17 Dec 2024 11:43:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Moskova yönetiminin Tartus limanına ve Hmeymim hava üssüne erişimin devam etmesi karşılığında Suriye&#39;ye insani destek sözü verdiği öğrenildi. </p><p>HTŞ kaynakları 'İlişkileri onarmak zorundayız, ülke ölmüş durumda' derken örgütün lideri Colani zor kararlarla karşı karşıya.</p><p>Esad rejiminin devrilmesi sonrası Rusya&#39;nın yavaş yavaş Suriye&#39;den çekildiği iddia edilirken, The Economist Moskova ve HTŞ arasında müzakerelerin çoktan başladığını duyurdu.</p><strong>RUSYA BÖLGEDEN AYRILMAK İSTEMİYOR</strong><p>HTŞ&#39;den bir kaynak yeni yönetimin Rusya&#39;nın üslerinin bir kısmını veya tamamını elinde tutmasına izin vereceğini iddia etti. Ayrıca Tartus limanındaki kira sözleşmesinin devam etmesi de muhtemel. Bu Rusya&#39;nın Akdeniz&#39;deki tek derin su donanma tesisine erişimini sürdürmesi anlamına geliyor.</p><strong>ESAD İADE EDİLECEK Mİ?</strong><p>HTŞ ayrıca, Esad&#39;ın iade edilme olasılığının düşük olduğunu kabul ediyor (Henüz resmi bir talepte bulunulmadı). Gazeteye konuşan kaynak 'Kırmızı çizgiler yok' derken görüşmelerin ideolojiye değil çıkarlara dayandığını vurguladı.</p><strong>RUSYA İLE DİPLOMATİK VE EKONOMİK BAĞLAR KURMAK İSTİYORLAR</strong><p>Rusya, Tartus limanına ve Hmeymim hava üssüne erişimin devam etmesi karşılığında Suriye&#39;ye insani destek sözü verdi ancak yeni yönetim bunun yeterli olmayacağını söylüyor. Çünkü Rusya ile diplomatik ve ekonomik bağlar kurmak istiyorlar.</p><strong>'İLİŞKİLERİ ONARMAK ZORUNDAYIZ'</strong><p>HTŞ kaynağı 'Şu anda müzakerelerin ilk adımındayız. İnsanlar yeni bir hayat kurmak istiyorlar. İlişkileri onarmak zorundayız, ülke ölmüş durumda, insanlar çok yoksul' derken The Economist de HTŞ&#39;nin Suriyeliler arasındaki yaygın nefrete rağmen Rusya&#39;dan intikam almaya niyetli görünmediğini belirtiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hts-rusya-ile-anlasti-mi-gizli_1734425005_iAN8Yt.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ HTŞ Rusya İle Anlaştı mı? Gizli Görüşme İfşa Oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hts-rusya-ile-anlasti-mi-gizli_1734425005_iAN8Yt.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aile Hekimliği Sisteminde Yeni Dönem! Artık Paralı Olacak]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimligi-sisteminde-yeni-donem-artik-parali-olacak/40132/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık sisteminde önemli bir değişikliğe gidiliyor. Artık aile hekimlerinden alınan sağlık raporları ücretli hale gelirken, mesai saatleri dışında sunulan hizmetler de belirli bir ücret karşılığında verilecek.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/aile-hekimligi-sisteminde-yeni-donem-artik-parali-olacak/40132/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 15 Dec 2024 13:32:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi&#39;ne sunulan ve Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu&#39;nda değişiklik öngören yeni teklif, sağlık hizmetlerinde önemli değişiklikler getirmeyi hedefliyor. Özellikle aile hekimliği sistemine yönelik düzenlemeler dikkat çekiyor. Teklife göre, sağlık raporlarının ücretli hale gelmesi ve aile hekimlerinin mesai saatleri dışında tamamlayıcı tıp hizmetleri sunabilmesi, sağlık sisteminde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Bu düzenlemelerin hem sağlık çalışanlarını hem de vatandaşları doğrudan etkilemesi bekleniyor.</p>Aile Hekimliklerinde Alternatif Sağlık Hizmetleri<p >Yapılan düzenlemelerle, aile hekimliği birimlerinde tamamlayıcı ve geleneksel tıp uygulamalarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Milletvekili Leyla Şahin Usta, bu hizmetlerin mesai saatleri dışında ücret karşılığında sunulacağını belirtti. Böylece, aile hekimlerinin gelirlerinde artış sağlanması hedefleniyor. Eğitimli aile hekimleri, alternatif tedavi yöntemlerini devreye sokarak sağlık hizmetlerinin kapsamını genişletecek ve vatandaşlara daha çeşitli seçenekler sunabilecek.</p>Sağlık Raporlarında Ücretlendirme<p >Aile hekimleri tarafından verilen bazı sağlık raporlarının ücretlendirilmesi, ikinci ve üçüncü basamak hastanelerdeki yoğunluğu azaltmayı amaçlıyor. Leyla Şahin Usta, bu uygulamanın aile hekimliği birimlerinin bütçesine katkı sağlayacağını ve sağlık hizmetlerinde kaynakların daha verimli kullanılmasına yardımcı olacağını ifade etti. Ancak, bu değişikliklerin özellikle dar gelirli vatandaşlar için zorluk yaratabileceği endişesi de dile getiriliyor.</p>Hastane Yoğunluğu Dengelenecek<p >Yeni düzenleme ile vatandaşların birinci basamak sağlık hizmetlerini daha etkin kullanması teşvik edilecek. Aile hekimleri, hastanelere yapılan başvuruları azaltarak sağlık sisteminde dengeli bir işleyiş oluşturmayı hedefliyor. Bu adım, hastaların bekleme sürelerini kısaltırken sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünü de hafifletebilir. Sağlık raporlarının ücretli hale gelmesi, sistemin bu hedefine ulaşmasında önemli bir rol oynayacak.</p>Sağlık Sisteminde Sürdürülebilirlik<p >Kanun teklifinin temel hedefi, sağlık sistemine finansal sürdürülebilirlik kazandırmak ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamak. Ancak, düzenlemelerin toplum tarafından nasıl karşılanacağı uygulamanın başarısını belirleyecek. Uzmanlar, aile hekimliğinin bu yeni yapıyla sağlık sisteminde daha merkezi bir konuma geleceğini ve vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabileceğini öngörüyor.</p><p >Bu değişiklikler, sağlık hizmetlerinde hem yenilikçi hem de tartışmalı bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Sağlık raporlarının ücretlendirilmesi ve tamamlayıcı tıp hizmetlerinin sunulmasıyla, sistemin daha dengeli bir işleyişe kavuşması hedefleniyor. Ancak, uygulamanın başarılı olabilmesi için vatandaşların bilgilendirilmesi ve desteklenmesi büyük önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aile-hekimligi-sisteminde-yeni_1734258772_1PyV8W.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aile Hekimliği Sisteminde Yeni Dönem! Artık Paralı Olacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/aile-hekimligi-sisteminde-yeni_1734258772_1PyV8W.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyin Sağlığını Koruyan ve Güçlendiren Beslenme Tüyoları]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/beyin-sagligini-koruyan-ve-guclendiren-beslenme-tuyolari/40002/</link>
            <description><![CDATA[Beyin sağlığını korumak ve zihinsel gücü artırmak için beslenme büyük önem taşıyor. Ceviz, balık, yaban mersini gibi besinler beyin fonksiyonlarını destekliyor. Sağlıklı yağlar ve antioksidanlar, odaklanmayı artırarak beyin sağlığını koruyor. İşte detaylar haberimizde!]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/beyin-sagligini-koruyan-ve-guclendiren-beslenme-tuyolari/40002/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 12 Dec 2024 14:18:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Zihinsel performans ve hafıza, doğru besinlerle doğrudan ilişkilidir. Ceviz ve badem gibi kuruyemişler, içerdiği Omega-3 yağ asitleriyle beyin sağlığını destekler. Yaban mersini, antioksidan açısından zengin olması sayesinde beyin hücrelerini serbest radikallerin zararlarından korur. Somon ve sardalya gibi yağlı balıklar ise beynin ihtiyaç duyduğu sağlıklı yağları sağlar. Ayrıca, tam tahıllı gıdalar ve ıspanak gibi yapraklı sebzeler beyne düzenli glikoz akışı sağlayarak konsantrasyonu artırır.</p><p >Kakao oranı yüksek bitter çikolata da beyin dostu besinler arasında yer alır. Bu tür çikolatalar, serotonin seviyesini artırarak stresin azalmasına ve odaklanmanın artmasına katkıda bulunur. Ayrıca, su tüketimini artırmak, beyin fonksiyonlarının düzgün işlemesi için hayati önem taşır.</p><p ><strong>Doğru Alışkanlıklarla Beyni Güçlendirin</strong><br>Beyin sağlığını korumak yalnızca doğru beslenmeyle sınırlı değil. Öğünleri zamanında tüketmek, kan şekerini dengede tutarak beynin verimli çalışmasını sağlar. Ayrıca, işlenmiş şeker ve doymuş yağlardan uzak durmak da beyin sağlığı için gereklidir. Düzenli egzersiz yapmak, beyne oksijen akışını artırarak zihinsel performansı destekler.</p><p >Daha iyi bir beyin sağlığı için uykunun da önemi büyüktür. Uyku sırasında beyin toksinlerden arınır ve yeni bilgiler işlenir. Bu nedenle, düzenli uyku düzeni oluşturmak, beynin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/beyin-sagligini-koruyan-ve-guc_1734002321_a6LDkM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyin Sağlığını Koruyan ve Güçlendiren Beslenme Tüyoları ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/beyin-sagligini-koruyan-ve-guc_1734002321_a6LDkM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bu Hastalığa Dikkat! Tedavi Edilmezse Yüz Felcine Neden Oluyor]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/bu-hastaliga-dikkat-tedavi-edilmezse-yuz-felcine-neden-oluyor/39960/</link>
            <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Zekiye Kabaş, tedavi edilmeyen orta kulak iltihaplarının ciddi sorunlara yol açabileceğine vurgu yaparak, “Kulak zarında çökme veya yapışmalar, kulak zarı delinmeleri, işitmeyi sağlayan kemikçik zincirde erimeler, kalıcı işitme kayıpları, sürekli iltihabi akıntılar, kolesteatom oluşumu, yüz felci, denge bozukluğu ve baş dönmeleri, menenjit, beyin absesi gelişimi görülebilir” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/bu-hastaliga-dikkat-tedavi-edilmezse-yuz-felcine-neden-oluyor/39960/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 11 Dec 2024 16:29:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Soğuk havalar pek çok hastalığın oluşumuna zemin hazırlıyor. Özellikle orta kulak iltihabı sağlığı tehdit eden rahatsızlıkların başında geliyor. Kulak zarı ve iç kulak duvarı arasında kalan ve işitmede iletimi sağlayan bölüm olan orta kulak boşluğunda meydana gelen enfeksiyon, orta kulak iltihabı olarak tanımlanıyor. Ateş, işitme problemleri ve kulak akıntısı ile gelebilen orta kulak iltihabı, erken tanı, tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Zekiye Kabaş, orta kulak iltihabı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p><strong>ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA</strong><p>Orta kulak iltihaplarının sıklıkla aniden ortaya çıktığını ve bu tablonun ardından orta kulakta sıvı oluşumu görülebileceğini belirten Op. Dr. Zekiye Kabaş, 'Genellikle çocuk yaş grubunda görülür. Orta kulaktan hava, sıvı ve mikrobiyal alışveriş genze açılan östaki tüpü vasıtasıyla olur. Çocuklarda bu organ erişkinlere göre daha yatay yerleşimli olduğundan orta kulağa mikrobiyal geçiş daha kolay, aksi yönde bir geçiş ise daha zor olmaktadır. Ayrıca çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik tablolar erişkinlere göre daha sık izlenmektedir. Yine geniz eti büyüklüğü çocuklara has bir durumdur. Tüm bu sebeplerle çocuklarda, orta kulak iltihabı daha sıktır' dedi.<br>Kabaş, ani başlangıçlı orta kulak iltihabında yüksek ateş, şiddetli ağrı, geçici işitme azalması veya kulakta dolgunluk hissi, kulak zarında delinme olmuşsa akıntı izlenebileceğini, kronik orta kulak iltihabının da genellikle ani başlangıçlı orta kulak iltihabının komplikasyonu olarak ortaya çıktığını, ve en sık izlenen şekli orta kulakta sıvı oluşumu olduğunu aktararak, 'Bu tabloda ağrı ve ateş görülmez ancak; işitme azlığı, kulakta dolgunluk ve tıkanıklık hissi gelişir' diye konuştu.</p><strong>KIŞ MEVSİMİNE DİKKAT</strong><p>Kış mevsiminin orta kulak iltihabına ortam sağladığını kaydeden Kabaş, 'Sonbahar ve kış aylarında orta kulak iltihabı geçirme riski ve sıklığı artar. Bu aylarda; nezle, grip, sinüzit, farenjit ve bademcik iltihapları daha sık olmaktadır. Tüm bu enfeksiyonlar hem östaki tüpünün çalışmasını bozarak, hem de mikrobiyal geçişi artırmak yoluyla klinik tabloya neden olabilmektedir. Tedavi edilmeyen orta kulak iltihapları ciddi sorunlara yol açabilir. Kulak zarında çökme ve/veya yapışmalar, kulak zarı delinmeleri, işitmeyi sağlayan kemikçik zincirde erimeler, kalıcı işitme kayıpları, sürekli iltihabi akıntılar, kolesteatom oluşumu (iltihap sonucu oluşan ve kemik yapılarda erezyon yapabilen doku), yüz felci, denge bozukluğu ve baş dönmeleri, menenjit, beyin absesi gelişimi görülebilir. Bu tip komplikasyonların gelişimini önlemede tedavi sırasında ilaç kullanımının yanı sıra; düzenli takip de çok önemlidir' açıklamasında bulundu.</p><p>Op. Dr. Zekiye Kabaş, yılda 3-4 defadan fazla olan veya 3 ay boyunca tüm tedavilere rağmen iyileşmeyen orta kulak iltihaplarında altta yatan sebeplerinin belirlenmesi gerektiğini vurgulayıp, sözlerini şöyle sürdürdü:<br>'Geniz eti, alerjik nezle, kronik sinüzit, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme en sık sebeplerdir. Erişkin hasta grubunda ise başlangıç döneminde ya da ilk kez olsa bile, altta mutlaka geniz kanserinin olup olmadığının anlaşılması gerekmektedir. Sık geçirilen veya iyileşmeyen orta kulak iltihaplarında ilaç tedavisinden çok cerrahi müdahale önerilmektedir. Bunlar arasında; kulak zarına mikroskobik küçük kesiyle drenaj (miringotomi), kulak zarına tüp konulması, geniz eti operasyonu sayılabilir. Hastalığın seyri ve cerrahın tercihine göre tedavi şekillendirilmekle birlikte, komplikasyon oluşumunu önlemede çok önemlidir. Başlangıç döneminde tedavinin gecikmesi durumunda ise kliniğin tipi ve seyri ağırlaşmakta, tedavide işitmeden çok hastanın yaşamını sorunsuz idame etmesini hedefleyen ağır cerrahiler gerekebilmektedir.'</p><p>Orta kulak iltihabından korunmak için yapılması gerekenlerden de bahseden Kabaş, 'Öncelikle sık el yıkama, havlu gibi ortak eşyaları kullanmama, hasta kişilerle temasın önlenmesi, klimadan uzak durmak, düzgün beslenmek, grip salgınlarında toplu ortamlardan uzak durmak, grip aşısı olmak, tedavide gecikmemek gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma önlemlerinin alınması önemlidir. Alerji, kronik sinüzit gibi süregelen rahatsızlıkların tedavisi, sigara içmemek, çocukların pasif içici olmalarını engellemek, hava kirliliğinden uzak durmak ve reflünün tedavi edilmesi orta kulak iltihabından korunmada fayda sağlamaktadır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bu-hastaliga-dikkat-tedavi-edi_1733923769_BVtNen.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bu Hastalığa Dikkat! Tedavi Edilmezse Yüz Felcine Neden Oluyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/bu-hastaliga-dikkat-tedavi-edi_1733923769_BVtNen.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[HIV 4 Kat Arttı! Covid Zamanında Tespit Edilemeyenler Şimdi Gelmeye Başladı]]></title>
            <link>https://www.muhabir.com.tr/hiv-4-kat-artti-covid-zamaninda-tespit-edilemeyenler-simdi-gelmeye-basladi/39427/</link>
            <description><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, "Ülkemizde 2012 yılından bu yana HIV olgusu 4 kat arttı." dedi.]]></description>
            <guid>https://www.muhabir.com.tr/hiv-4-kat-artti-covid-zamaninda-tespit-edilemeyenler-simdi-gelmeye-basladi/39427/</guid>
            <category domain="https://www.muhabir.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 29 Nov 2024 11:21:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde UNAIDS tarafından hazırlanan rapora göre dünya genelinde HIV ile yaşayan 39.9 milyon kişiden 9.3 milyonu hala hayat kurtarıcı tedaviye erişemiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde ilk olarak 1985 yılında görülen HIV vakasının ardından, vaka sayıları sürekli artış gösterdi.</p><p>2024 yılı verilerine göre Türkiye&#39;de yaklaşık 40 bin HIV pozitif hasta varken 2 bin 300 de AIDS vakası mevcut. Vakaların yüzde 80&#39;ı erkek, yüzde 15-16 civarı ise yabancı uyruklu şahıslar. Uzmanlar ise artık HIV virüsüne yakalanan kişilerin bu virüsü Türkiye&#39;den kaptığını söyledi.</p><p>&ldquo;Bu hastalığın kötü meyvelerini topluyoruz&rdquo;</p><p>Konuyla ilgili Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, İhlas Haber Ajansı&#39;na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Taşova, pandemi döneminin ardından gelen vakaların geç dönemde başvurduklarını anlatarak, &ldquo;AIDS sessiz bir salgın, pandemi aslında baktığımızda. Covid zamanında önemi geriye düştü ancak şuanda tekrar gündeme geldi. Bu hastaların tespiti Covid zamanında tam anlamıyla yapılamadı. Şuanda laboratuvarların tekrar çalışmasıyla birlikte bu hastalığın meyvelerini topluyoruz. Çok kötü bir meyve ancak bunlar. Şuanda daha fazla HIV pozitif hasta gelmeye başladı ve geç dönem gelmeye başladılar&rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p>&ldquo;Bu virüsü ülkemizden alıyoruz&rdquo;</p><p>Ülkemizde HIV virüsü bulaşan kişilerin artık bu virüsü Türkiye&#39;den kaptığını bildiren Prof. Dr. Taşova, daha sonra şunları söyledi:</p><p>&ldquo;Bugüne kadar Türkiye genelinde 40 bine yakın HIV pozitif vaka oldu. 2 bin 300 civarında da AIDS vakası var. Bunların yüzde 80&#39;ı erkek. Bu virüsü kendi ülkemizden alıyoruz. Yüzde 15-16 civarında yabancı uyruklular ama esas olarak kendi ülkemizde bulunuyor. Giderek artan uyuşturucu kullanımı da bunu tetikliyor. 15 yaştan itibaren 40 yaşına kadar vakalar var ancak 60 yaşın altı vakalarda giderek artıyor. Ergen dönemdeki kişiler ve yaşlı kişilere dikkat etmek gerekiyor. Herhangi bir sağlık sorunu sebebiyle hastaneye gittiyse mutlaka HIV testi yaptırılmalı. Ülkemizde 2012 yılından bu yana HIV olgusu 4 kat arttı. Bu sadece bildiklerimiz. Bakanlık verilerine baktığımızda biz olgularımızın sadece yüzde 50&#39;sini biliyoruz. Yüzde 50&#39;sinin bilinmesi demek, kendi olgusundan habersiz ortada dolaşan insanların varlığı demektir. Çünkü HIV bir kere bulaşıp tedavi edilmezse bulaştırıcıdır. Kan ve cinsel yolla bulaşır.&rdquo;</p><p>&ldquo;Hamilelerde kontrol edilmeli&rdquo;</p><p>Anneden bebeğe de HIV virüsü geçişi olabileceğine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, &ldquo;Anneden bebeğe de geçiş mümkün olabiliyor. Eğer anne pozitifse ve tedavi olmamışsa doğum anında veya emzirme anında bebeğe bulaş oluyor. Gebelerin mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Durumunun farkında olmayan yüzde 50 var. Bu kişileri bulup tedavi etmemiz gerekiyor&rdquo; dedi.</p><p>&ldquo;Tedaviyi sağlık sistemimiz karşılıyor&rdquo;</p><p>HIV testinin çok basit, tedavisinin de ücretsiz olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Yeşim Taşova, &ldquo;Hiç tedavi olmayan kişi HIV virüsünü aldıktan sonra 8-10 yıl içerisinde önce AIDS oluyor sonrada ölüyor. Ancak tedavi olurlarsa bu kişiler HIV nedeniyle ölmüyorlar. Bu yüzde 50&#39;nin bulunması çok önemli. Bu virüs çok basit bir elisa testiyle tespit ediliyor. Ömür boyu sürecek bu çok pahalı tedaviyi bizim sağlık sistemimiz karşılıyor&rdquo; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hiv-4-kat-artti-covid-zamanind_1732868513_H4IFbV.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ HIV 4 Kat Arttı! Covid Zamanında Tespit Edilemeyenler Şimdi Gelmeye Başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.muhabir.com.tr/c/60/370x208/s/dosya/haber/hiv-4-kat-artti-covid-zamanind_1732868513_H4IFbV.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Muhabir ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Muhabir</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>