Rojin Kabaiş Soruşturması Derinleşiyor 2 Bin 500 Kişiye DNA Takibi
Van'da göl kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, bölgedeki iki köyü kapsayan dev bir DNA taraması başlatıldı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümü üzerindeki esrar perdesi, yargı ve emniyet birimlerinin hummalı çalışmasıyla aralanmaya çalışılıyor. 2 yıl önce kaybolan ve günler sonra Mollakasım Mahallesi kıyısında naaşına ulaşılan 21 yaşındaki genç kızın dosyasında, aileden gelen talepler doğrultusunda kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Özellikle cansız bedenin bulunduğu bölge ile üniversite yerleşkesine komşu köylerdeki erkek nüfusu kapsayan taramada, şu ana kadar 425 kişinin DNA profili mercek altına alındı. Adalet Bakanlığı ve valilik kanadından gelen açıklamalarla umutlanan aile, dosyadaki her bir delilin titizlikle korunmasını ve telefon kayıtlarının bir an önce çözülmesini bekliyor. Soruşturmanın seyri, özellikle bölge halkının işaret ettiği şüpheli noktalar üzerine yoğunlaşırken, olaydaki karanlık noktaların aydınlatılması için köy köy iz sürülüyor.
NİZAMETTİN KABAİŞ: "BELLİ Kİ BU BİR CİNAYETTİR"
Acılı baba Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmelerin ardından soruşturmaya dair yeni detayları paylaştı. DNA örneklerinin alınması taleplerinin karşılık bulduğunu belirten Kabaiş, "DNA'lar alınsın. Rektörün akrabaları, üniversitedeki erkeklerin DNA'ları, Mollakasım ve Bardakçı köyündeki erkeklerin DNA'larının alınmasını istedik. Telefonun açılmasını istedik. Konuşmalar umutlu geçmiş. Rojin'in ablaları ve annesiyle görüşüldü. Yeni Adalet Bakanı'nın umutları olmasaydı Van Adliyesi önünde ailemle birlikte oturma eylemi yapacaktık. Büyük umutlar verdi, o yüzden oturma eylemi yapmayacağız" ifadelerini kullandı. Kızının ölümünün sıradan bir olay olmadığını savunan baba, sürecin Gülistan Doku dosyasındaki gibi titizlikle yürütülmesini bekliyor.
REKTÖRE YÖNELİK ŞÜPHELER VE KAYIP KAMERALAR
Baba Kabaiş, üniversite yönetiminin olaydaki tutumuna dair sert eleştirilerde bulunarak, rektörün ve akrabalarının da soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini savundu. Olayın yaşandığı bölgedeki güvenlik açıklarına dikkat çeken Kabaiş, şunları kaydetti: "Şu ana kadar neden rektöre soru sorulmuyor. Senin telin kopuk, ışık yoktur, kameran eksiktir. Daha önce bize diyordu ki, orası özel mülktür kamera takamam. Ama Rojin'den sonra ne yaptı. Aynı yeri aynı nokta Rojin'in telefonu bulunduğu yerde direkt takıp 5 kamera takılmış. Onun dediği özel mülke takmış. Silinen kameralar var, onların da tespitinin yapılmasını istiyorum. Hem Mollakasım'da, hem üniversitenin son kamerası. Ona dediler bozuk, bir tanesini de siyah beyaza çevirmişler."
DNA TARAMASI 5 BİN KİŞİYE KADAR ÇIKABİLİR
Soruşturma kapsamında Bardakçı ve Mollakasım köylerinde yaşayanların yanı sıra üniversite personeli ve rektörün yakınlarının da incelemeye dahil edilmesi isteniyor. Babanın beyanlarına göre, halihazırda 2 bin 500 kişi olarak belirlenen hedef sayı, gerekirse 5 bin kişiye kadar yükseltilecek. "Belli ki bu bir cinayettir. Kim o genç kıza zarar vermiş. 2 bin 500 taneye değil, 5 bine kadar da çıkartılmasını istiyorum. Bize, 2 bin 500 kişinin DNA'sına bakılacak. Bunu çoktandır talep ediyoruz. Ama şu anda yapılıyor. Bir haftadır DNA'lara bakılıyor. Şu ana kadar toplam 425 kişinin DNA'sına bakılmış" diyen Kabaiş, iki erkek DNA’sının kime ait olduğunun tespit edilmeden rahat etmeyeceklerini vurguladı.
Bakmadan Geçme