• Haberler
  • Siyaset
  • Özgür Özel'den Akın Gürlek'e Mal Varlığı Yanıtı Ben Dava Açıyorum

Özgür Özel'den Akın Gürlek'e Mal Varlığı Yanıtı Ben Dava Açıyorum

CHP lideri Özel, Adalet Bakanı Gürlek'e yönelik mal varlığı iddialarını sürdürdü. Özel, Gürlek'e ilişkin yeni iddiaları da gündeme getirerek, 'Ömrü boyunca aldığı maaşın iki buçuk katı kadar mal varlığı biriktirmiş' dedi ve Gürlek'e yönelik dava açacağını açıkladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, CHP Grup Başkanvekili iken istifa edip kendi partisini kuran ve 12 yıl sonra CHP'ye dönen Emine Ülker Tarhan'a rozet taktı. Tarhan'ın rozetini takan Özel, "Partimize büyük hizmetler vermiş saygın bir siyasetçi, saygın bir hukukçu bugün babaocağına dönüyor. Önce avukat, sonra yargıç olarak görev yapan, YARSAV’ın kurucu üyesi, daha sonra genel sekreterlik ve genel başkanlık görevlerini yürütmüş olan, 24’üncü dönemde birlikte milletvekilliği yaptığımız, partimizin grup başkanvekilliği görevini yapmış olan sevgili Emine Ülker Tarhan, sevgili Muharrem İnce'nin katkılarıyla ve benim kendisini babaocağına davetim sonucunda bugün babaocağına geri dönüyor" diye konuştu.

'MAZOT VE GÜBRE DESTEĞİ VERMEK GEREKİYOR'

Özel, dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz ve hukukta adaletsiz bir iktidarla karşı karşıya olduklarını söyleyerek, "Çiftçinin durumu düzelmezse, hayat pahalılığının yanı sıra yeni bir gıda krizi çıkacak. O yüzden acilen ki dünyada belli ülkeler hızla başladı, mazot ve gübre desteği vermek gerekiyor. Çünkü Hürmüz Boğazı’nda yaşanmakta olan sıkıntı hem akaryakıt fiyatlarını çok yükseltti hem de gübre üretiminde çok büyük bir kriz var. Türkiye’nin tam da bahar ayları gelip de ekim zamanı gelirken, çiftçisine mazot ve gübre desteğini bir an önce hayata geçirmesi gerekiyor. Çiftçilerin geçen seneden kalan borçları, borçlarının faizleri bitmedi. Sadece ‘zirai krediler’ demiyoruz; çünkü Ziraat Bankası günde 3 çiftçiye zirai kredi veriyor. Başvuruların yüzde 98’inin geri dönüp ya başka bankalara ya da bankanın başka tür kredilerine, yüksek faizli kredilerine yönlendirdiği bir süreçteyiz. O yüzden tarım için kullanılmış bütün kredilerin faizlerinin silinmesini, anaparaların yapılandırılmasını bir kez daha öneriyoruz" dedi.

‘BU SABAH MAZOTTA 104 LİRAYA UYANABİLİRDİK’

Savaşın akaryakıt fiyatlarına etkisine yeni önlemler almanın zorunlu olduğunun altını çizen Özel, 3 hafta önce mazota zam geleceği ve eşel mobil sisteme geçilmesinin doğru olacağını söylediğini hatırlattı. Özel, “O gece bütün pompaların, benzin istasyonlarının önünde kuyruklar oluştu. Son yarım saatte zammı uygulamaktan vazgeçtiler. Ertesi gün de eşel mobil sistemini dörtte üç oranında, yani fiyat artışının yüzde 75’i ÖTV’den ve yüzde 25’i vatandaş tarafından karşılanacak, gelen artışın dörtte biri pompaya yansıyacak şekilde bir düzenleme yaptılar. Bu önerimizin bu ölçüde de dikkate alınması kıymetliydi. İş dünyasından çok önemli takdir cümleleri duyduk. Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin zamanında yapmış olduğu bu önerinin dile getirilmesi, hayata geçirilmesi önemliydi. O gün 60 lira olan mazot, bugün 80 lira. Hatta dün 74 liraydı. Eğer eşel mobil sistemine geçmeselerdi, 96 lira olmuş olacaktı. Bugün sabah da 104 liraya uyanmış olacaktık” değerlendirmesinde bulundu.

'BEN DE DAVA AÇACAĞIM'

Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği 16 taşınmazın ID numalarını gösterdiğini hatırlatarak, “Bu ID numaralarının yalan olduğunu, gerçek olmadığını söyleyen yok. Hatta bir gazeteci arayıp sorduğunda ‘ID’lere bir şey demiyorum’ dedi. Bu ID numaraları, her bir tanesi, bu 16 taşınmazın bu zamanda ya da çok yakın bir geçmiş zamanda kendisine ait olduğunu doğruluyor. Bakın bunu yalanlayan yok. Sadece bir tapu kaydı gösteriyor. ‘Dört tane var elimde sadece’ diyor. Filtreleyerek sadece İzmir ve İstanbul'u gösterdi, 4 tane var diye. Ama durum ondan daha vahim. Şimdi buradaki bu ID numaraları için bir kez daha sesleniyorum. Örneğin bakanlıklar, tapu dairelerinin bağlı olduğu bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Açıklamayı yaptığımız günden bugüne yalanlamadığınız bu 16 ID numarasından herhangi birisinde bir eksiklik varsa söyleyin. Bir eksiklik yok. Ama beyefendi diyor ki ‘Bende bu ikisi ve bu var.’ Yani ‘8, 10, 11 numaralar var’ diyor. Bunlar Ankara’da Mahall diye bilinen, İzmir’de Mahall Bomonti diye bilinen yerlere ait. Bu 3'ü ve bir tane daha. Bunların emsal değerleri, ortalama değerleri 71,5 milyon lira. Ömrü boyunca aldığı maaşların iki katı zaten. Bir haftadır yalanlama yok. Varsa bu öğleden sonra duyalım. Varsa 16 tapunun ID’lerine ilişkin bir itiraz, duyalım. Bunlar yok. Ne var? ‘Dava açacağım’ demek var. Açılmış bir dava yok. İyi haber şu. Ben de dava açacağım. Hazırladım, açıyorum. Birçok dava açıyorum ama özellikle bu konuda bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek, hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet yargı önünde kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor görecek. Hodri meydan" diye konuştu.

‘TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Özel, ekonomik kriz, İran savaşı, terörsüz Türkiye, güvenlik alanındaki eksiklere dikkat çekerek, "Bunları yapacak iradesi, enerjisi, becerisi bu iktidarın yoktur. AK Parti yönetimi milletten korkan, sandıktan kaçan ve bir avuç insanın ikbali için Türkiye’yi ateşe atan bir yere savrulmuştur. Adalet Bakanlığı'ndan arayan, kriminal, her tarafı kirli ilişkilerle dolu kişi arayıp diyor ki gazeteci arkadaşlara ‘Tarafınızı belli edeceksiniz. Ya bizim ya onların tarafından olacaksınız.’ Bu tehditlere rağmen yine de o haysiyetsize direnenlerin direncini sürdürmeleri en büyük tavsiyemdir. O tehditlerle ya da o tehdit edenlerle birlikte iş tutanlar tarihte; bir siyasi operasyona alet olan, adaletsizliğin dayatıldığı, haklıyı- haksızı vicdanında bildiği halde bu baskıya karşı teslim olanların arasında yer alacaktır. Tarih, günü gelince hepimizi bir yerlerde yazacak. Elbette kolay değil. Ama bu haysiyetsizliğe, bu vicdansızlığa teslim olmanın; yaptığınız meslekle, bulunduğunuz pozisyonla ve gelecekte kendinizi torunlarınıza, çocuklarınıza izah edebilecek bir pratikle asla ve asla bağlantısı yoktur. O yüzden biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak tarihin doğru tarafında, doğru yerinde durmaya devam edeceğiz. Birinin pervasızlığı, birilerinin gözü dönmüşlüğü, birilerinin ortaya koyduğu bu vicdansız ve cesaretli değil, aslında korkak ama devletten aldığı gücü, cübbeden aldığı gücü, makamdan, mevkiden aldığı gücü masumlar üzerinde orantısız kullananlara karşı asla ve asla teslim olmayacağız. Bu süreç ne Cumhuriyet Halk Partisi'ni ne muhalefeti bir adım geri attırabilecek bir süreç değildir. Kenetlendik, bir yıl boyunca mücadele ettik. Kenetlenmeye, bir arada durmaya, bu vicdansızlığa meydan okumaya hep beraber devam edeceğiz" dedi.

Bakmadan Geçme