Dünyanın 4. Büyük Kompozit Tesisi Ankara’da üretime başladı

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii TUSAŞ’ın Türkiye ve global havacılık devleri için üretim yapacağı yeni nesil fabrikası Ankara’da üretime başladı.

TUSAŞ’ın Kahramankazan’daki merkez yerleşkesinde bulunan tesis, Türkiye’nin en büyük, dünyanın da kapalı alan bakımından 4. büyük kompozit tesisi.

Yeni Nesil Fabrikada Robotlar ve Yapay Zekâ İş Başında


Bu yeni nesil fabrikada, kompozit malzemeler el değmeden çeşitli büyüklük ve geometrik şekilde yapılarak, olası hataların tamamen elimine edilmesi hedefleniyor.

181 milyon dolar yatırımla gerçekleştirilen, 100 bin metrekare kapalı alana sahip tesiste uçak ve helikopter parçaları üretilecek.

İlk hedef, havacılıkta dünyadaki ihtiyacın %2’sini karşılamak.

Gökbey Helikopteri

Gökbey’in Kompozit Parçalarını da Yapacak

TUSAŞ Kompozit İmalat Müdürü Emre Eriş, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, ileri teknoloji ürünü bazı ekipmanların tedarikinin tamamlandığını ve kurulumlarının sürdüğünü açıkladı.

Eriş, tesiste Gökbey helikopterinin tüm kompozit parçalarının, Boeing’in uçaklarının hareketli kontrol yüzeylerinin üretiminin yapılacağını bildirdi.

Airbus’ın tüm yolcu uçaklarında kullanılabilecek bir kanat konsepti üzerinde çalıştığını kaydeden Eriş, “Geleceğin Kanadı” projesinde TUSAŞ’ın üstlendiği tasarım ve üretim faaliyetlerinin de yine bu tesiste gerçekleştirileceğini kaydetti.

Yapay Zekâ Donanımlı Fabrikada, Termoplastik Üzerinde Çalışılacak
Emre Eriş, “Uzun vadeli düşündüğümüzde kompozitin geleceğiyle ilgili özellikle revaçta olan konu termoplastik. Bununla ilgili de tesisimizde ciddi bir Ar-Ge yatırımı ve alanı oluşacak.” bilgisini verdi.

TUSAŞ Kompozit İmalat Müdürü Eriş, “Dünya çapındaki bir şirket buraya geldiğinde ‘Gözüm kapalı bu işi TUSAŞ’a veririm, TUSAŞ da bunu gerektiği şekilde yardımcı sanayi firmalarına yönlendirir’ öngörüsünü oluşturmak istiyoruz. Bu sayede 420 numaralı binada en az 1000 kişinin çalışmasını öngörüyoruz, yardımcı sanayiyle bunu 2, 3, 5, 10’a katlayarak ciddi bir istihdam yaratmayı hedefliyoruz.” dedi.

Havaecılıkta ileride uçaktaki ağırlığın azaltılmasında, karbon ile güçlendirilmiş termoplastiğin önemli rol oynayacağı belirtiliyor.

Kompozit İmalat Müdürü Türker Dölek de, “Kullandığımız 5 eksen veya CNC tezgahlar, olabilecek en üst seviye yazılımlarla donatıldı. Bunlar akıllı yazılımlarla ve yapay zekânın bize verdiği iyileştirmelerle güçlendirildi. Hem dijital dönüşüm hem tasarım ekiplerimiz tüm süreci, olabilecek en verimli hale getirmeye çalışıyor.” diye konuştu.

Çocuklarının gözü önünde dehşeti yaşadı

MANİSA’da çocuklarının gözü önünde boğazı falçatayla kesilen Esra Oymak, boşanmak istediği eşi Mikail Oymak’ın yaşattıklarını unutamıyor.

Manisa’da yaşayan 3 çocuk annesi Esra Oymak, geçen 20 Kasım günü, iddiaya göre, gündelik işlerde çalışan eşi Mikail Oymak’a (32) boşanmak istediğini söyledi. Sinirlenen koca, çocuklarının gözü önünde genç kadının boğazını, falçatayla kesti. Boğazında 15 santimetrelik kesik oluşan Oymak, tesadüfen gelen anne-babası tarafından, pencereden çıkartılarak, ölümden kurtarıldı.

Manisa Şehir Hastanesi’ne götürülen Esra Oymak’ın boğazına 15 dikiş atıldı. Gözaltına alınan Mikail Oymak ise, sevk edildiği adliyede, mahkemece tutuklandı. Hala yaşadığı korku dolu anların şokunu yaşayan Esra Oymak, çocuklarıyla birlikte psikolojik tedavi görüyor. Oymak, eşinin cezaevinden tehditlerini sürdürdüğünü belirterek, tahliye edilmemesini istedi.

“Psikolojik olarak ‘ölüm’ hissi yaşıyorum”
Yaşadıklarının hem kendisinin hem de çocuklarının rüyalarını girdiğini anlatan Esra Oymak, “Eşim boğazımı kesti. Şimdi cezaevinde, çıkmasını da istemiyorum. Bizi, resmen yıktı. Çocuklarımın psikolojisi bozuk, benim de öyle. Cezası neyse çeksin istiyorum. Psikolojik olarak ‘ölüm’ hissi yaşıyorum. Korkuyorum. Sokağa bile çıkamıyorum. Şu an tedavi amaçlı haplar kullanıyorum. Daha da kötü olmaya başladım, çocuklarım da aynı şekilde kötü durumda. Çocuklarımı daha dün psikoloğa götürdüm. ‘Yine gelir, tekrar aynı şeyleri yapar’ diye cezaevinden çıkmasını istemiyorum” dedi.

“Falçatayı direk boğazıma salladı”
Oymak, “O an gözlerimin önünden gitmiyor. ‘Seni öldüreceğim’ diye geldi, falçatayı direk boğazıma salladı. Amacı korkutmak değil, öldürmekti. Cezaevinden mektup yazarak, tehdit ediyor. Ben mektup yazmasını ve mektupların getirilmemesini istiyorum. Mektubu dahi tedirgin ediyor. Bütün hayatım karardı. Kimseye güvenim kalmadı. Herkesten korkmaya başladım” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu