Cumhurbaşkanı Erdoğan Dünya Nasıl Eski Dünya Değilse Türkiye'de Eski Türkiye Değil
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye'de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı parlayan bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, stadın dışında kurulan alanda yaptığı açıklamada, gençleri selamlayarak, "Sanayinin teknolojinin, bilimin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi Kocaeli’ye hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Kocaeli’de sizlerle buluşmaktan, sizlerle bir olmaktan, büyük bir memnuniyet duyuyorum. Samimiyetiniz, coşkunuz, sevginiz, bir ve bütün olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gönüllerimizi burada buluşturan Cenabı Allah’a hamdolsun" dedi.
"Sizlerle birlikte destan yazıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, ’Her şey Türkiye için’ diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin. menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz" diye konuştu.
"Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak"
Terörle mücadele için harcanan kaynakların eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya ve teknolojiye harcansın istediklerini vurgulayan Erdoğan, "Bakın, milletimiz yakın tarihimizde ’Gençlik eyvah’ diye çok hayıflandı. Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvah olmadığı gibi, kimseye eyvallahı da olmayacak çünkü hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir. Başımızın tacıdır. Her bir gencimiz. Varsın birileri size sürekli karamsarlığa sürüklesin, varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkarları, şairleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak" ifadelerini kullandı.
"Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye’de eski Türkiye değil"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Huzurun adresi olan Türkiye sizin omuzlarınızda yükselecek. Şunu bugün bir kez daha tüm samimiyetimle ifade ediyorum. Ülkemizi geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanını merhem olacak olan sizlersiniz. Yer yüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak; sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. Sevgili genç kardeşlerim, bugün artık avucunuzun içindeki telefonlara sığan bir dünya var. Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye’de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı parlayan bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Ve bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin altın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerji de yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek, ekonomide, istihdamda da, teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz, yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasının ardından gençlere hitap etmek üzere stadyumun içindeki alana geçti.
"ALPARSLAN'DAN KILIÇARSLAN'A, FATİH'TEN YAVUZ'A SİZLERİN IŞIĞIYLA RUHLARI ŞAD OLUYOR"
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Erdoğan, "Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan'dan Kılıçarslan'a, Fatih'ten Yavuz'a, Selahattin Eyyübi'den Abdülhamit Han'a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yad oluyor." diye konuştu.
"TÜRKİYE'Yİ AYDINLIK YARINLARIYLA BULUŞTURACAK GENÇLER BURADA"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç'un "Diriliş nesli", Nurettin Topçu'nun "Hareket nesli", Necip Fazıl Kısakürek'in "Büyük Doğu nesli" derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Asım'ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.' diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: 'Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih'in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih'i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih'in ruhunun ebedi hakimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih'in ruhu ölmez, Fatih'in ruhu ebedi kalacaktır.' İnanıyorum ki Fatih'in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye'yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
"GENÇLER GÜÇLÜYSE, DEVLET VE MİLLET GÜÇLÜ KALIR"
“Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir. Toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır.
Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur.
Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, ayrışmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
"GENÇLERİN GELECEĞİNİN KARARTILDIĞI GÜNLER YAŞADIK"
“Ne zamanki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı süreçleri de o dönemlerde yaşanmıştır.
Bu ülkenin gençlerini birbirlerine düşürdüler. Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık-kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık.
AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye'nin hak ettiği yerlere gelebilmesi için uğraştık.
Üniversite okumak, kamuda hizmet verebilmek için belirli bir giyim tarzına, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu günler artık geride kaldı. Zengin-fakir, şehirli-köylü, doğulu-batılı ayırmadan bu ülkenin evlatlarının arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımı ise elbette gençlerimize sağladık. Seçilme yaşını 18'e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik. Siyaseti dar kadro siyasetinden çıkartarak gençlerimizin kültür, sanat, siyaset ve sporda önünü açtık.”
"YÜKSEKÖĞRETİME AYRILAN BÜTÇEYİ 651 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK"
“23 yıldır ayırdığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002'de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 651 milyar liraya çıkardık.
Aynı dönemde üniversite sayımızı 76'dan 200'e yükselttik. Yurtlarımızda yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık.
Tüm burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz.”
Bakmadan Geçme




