Pandemi Gölgesinde Hırka-i Saadet Ziyareti

Mehmet Şakir YILDIZ

08-05-2020 17:32

Pandemi Gölgesinde Hırka-i Saadet Ziyareti

 

Bugün 8 Mayıs 2020. Aynı zamanda 15 Ramazan 1441.

 

Bu tarihi ya da 15 Ramazanı değerli kılan şey, bu topraklarda yaklaşık beş yüzyıldır –bazen sekteye uğrasa da- süre gelen bir gelenek: “Hırka-i Saadet Ziyareti”.

 

Hırka-i Saadet Ziyareti başta Hz. Peygamber’in hırkası olmak üzere, İslam’ın erken dönemlerinden kalan bazı eşyalar ve yine İslam öncesi dönemde Peygamberlerden tevarüs eden bir takım eşyaların ziyaretini ihtiva etmektedir. Biz, bu tarihi ve manevi öneme sahip eşyalara “Mukaddes Emanetler” ya da “Kutsal Emanetler” diyoruz.

 

Hemen söyleyelim Hz. Peygamber’in İstanbul’da iki hırkası vardır. Biri Kaside-i Bürde’nin yazarı Kâ‘b b. Züheyr’e hediye edilen hırkadır ki, bu Topkapı Sarayında bulunan ve Hırka-i Saadet Ziyaretinin merkezini oluşturan hırkadır; diğeri ise Veysel Karanî’ye verilmesini vasiyet ettiği söylenen bir hırkadır ki, bu da İstanbul Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde bulunmaktadır.

 

Hırka-i Saadet Moğol istilasından sonra Bağdat’tan Mısır’a götürülmüş, Yavuz Sultan Selim 1517 Mısır’ı fethedince Mekke şerifi II. Berekât tarafından, sultana bağlılığının nişanesi olarak oğlu Ebû Nümey vasıtasıyla Kahire’ye gönderilen Mekke’nin anahtarları ve diğer kutsal emanetlerle birlikte İstanbul’a getirilmiştir.

 

Böylece Kutsal Emanetlerin İstanbul’da bambaşka bir serüveni başlamıştır.

 

Mukaddes Emanetler Topkapı Sarayına getirildiğinde, daha önce Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılan ve özel bir teşkilata sahip; padişahın dinlendiği, bazı kabullerini yaptığı Enderun avlusunda bulunan Has Oda binasına konmuştur. Hırka-i Saadet ve diğer Kutsal Emanetler zaman içerisinde, farklı padişahlar tarafından özel muhafazalara konulmuş ve titizlikle bakımları yaptırılmıştır. Zira İstanbul ve tüm Osmanlı topraklarındaki en kıymetli hazineyi ihtiva etmektedir.

 

Osmanlı sultanları Hırka-i Saâdete hilâfet alâmeti olarak ayrı bir değer vermiştir. Dolayısıyla Hırka-i Saadet etrafında bazı önemli törenler, gelenek haline gelmiştir. Bunlardan ilki Cülus törenindedir. Osmanlı tahtına yeni çıkacak padişah en önce Hırka-i Saadet’e gelir, burada Has Oda ve Enderun erkanından biat alır. Akabinde devlet erkanından biat almak için Babüssaade önünde kurulan tahta geçer.

 

Diğeri ve daha mutantan olanı ise her yıl Ramazan ayının 15. gününde yapılan Hırka-i Saadet Ziyaretidir. Bu ziyaret öncesinde, bazı hazırlıklar yine bir tören ciddiyetinde gerçekleştirilir.

 

Ramazan ayının on ikinci günü başta padişah olmak üzere Has Oda ağaları mukaddes emanetleri Revan Odası’na taşıdıktan sonra her taraf süpürülür, gül suyu ile yıkanır, öd ve amber yakılır, böylece hırka-ı saâdet ziyarete hazırlanırdı. Ramazanın on dördünde ziyaret merasimine katılacak olan devlet adamlarına davet tezkireleri gönderilirdi. Sadrazam ve davetliler, ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüssaâde önünde silâhdar ağa tarafından karşılanırdı. Sadrazam sağında silâhdar ağa, solunda Has Oda başı, şeyhülislâmın da sağında ve solunda birer Has Odalı ağalarla beraber protokol sırasına göre hırka-i saâdetin ziyaret edileceği yerde toplanıp hünkar imamları ve pek çok müezzin ayakta Kur’an okurlar, padişah, şeyhülislâm, sadrazam ve diğer erkân hırkayı ziyaret ederlerdi. Ramazan ziyaretlerinde hırka-i saâdetin gümüş tahtı ve altın anahtarlı altın sandukası bizzat sultan tarafından açılır; ziyaretin sonunda hırka-i saâdet yine sultan tarafından yerine konulur, gelecek ramazana kadar açılmazdı. Eğer Hırka-i Saadet ziyareti cumaya rastlarsa, ziyaret cumartesi gününe bırakılırdı.

 

Hırka-i Saadet ziyareti ve Hırka-i Saadet dairesinde günün her saati Kur’an okunması geleneği, saltanatın ilgasından sonra kaldırılmıştır. Topkapı Sarayı müze haline getirildikten sonra Has Oda 1962’ye kadar ziyarete kapalı tutulmuştur. 1980’de Müzenin açık olduğu saatlerden Kur’an Tilaveti başlamış, 25 Ekim 1996’dan itibaren 24 saat boyunca Kur’an okunmaya başlamıştır.

 

Bugün 8 Mayıs 2020, Cuma. Aynı zamanda 15 Ramazan 1441 Cuma.

 

Her sene Ramazan ayının 15. gününe tekabül eden gün Topkapı Sarayı’na ziyaretçi akını olurdu. Yaklaşık beş yüz yıllık bir gelenek, manevi bir atmosferde; ziyaretçilerin meraklı bakışlarıyla canlandırılırdı.

 

Fakat 1441 Ramazanında işler hiç beklemediğimiz gibi oldu. Pandemi gölgesinde, bizler evlerimizde gönüllü karantinamızdayken, Kutsal Emanetler hiç alışık olmadığı şekilde Has Oda’da ziyaretçisiz.

 

Fakat elimizde ufak da olsa bir fırsat var: “Sanal Turlar”

 

Evet, bugün evimizde internetin başında Hırka-i Saadeti ve Kutsal Emanetleri ziyaret edebilir ve bu geleneğimizi yaşatabiliriz.

 

Bu arada bugün Cuma. İlla bugün ziyaret edeceğiz diye bir kaide yok.

 

Unutmayın, “Eğer Hırka-i Saadet ziyareti cumaya rastlarsa, ziyaret cumartesi gününe bırakılırdı.”

 

Mehmed Ş. Yıldız